Diğer Kategoriler ve İslamda Tesettür Forumundan . Kadın Dış Örtüsünün Nitelikleri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    . Kadın Dış Örtüsünün Nitelikleri

    Reklam




    2. KADININ ELBİSESİ


    Kadının ev içi giyim tarzı ve süslenmesi konusunda serbestiyet hakimdir. Belirli hikmetlere binaen düzenlenmesi söz konusu edilen elbise ise kadının ev dışında giyeceği elbisedir.


    a. Kadın Dış Örtüsünün Nitelikleri :

    1) Genel Nitelikler :

    Kadın ve erkek giysisi ile ilgili genel niteliklerin iki önemli prensibi daha önce açıklanmıştı. Kısaca bu nitelikler :

    1- Teşebbüh niteliği arzetmemesi : Kadının giysisi erkeğe özel kıyafet niteliklerini ihtiva etmeyecektir. Erkeğe benzeme kastıyla yapılan görünüm, model ve ilaveler caiz görülmemiştir.

    2- Gayrı müslim kıyafetine muhalefet : Müşterek kıyafetler dışında müslüman kadın, elbisesini, gayrı müslimlerin özel kıyafet biçim ve modellerine benzetmeyecektir.

    Şimdi kadın kıyafetine ait özel nitelikleri ele alacağız.


    2) Dış Örtüsünün Özel Nitelikleri :


    Kadın dış kıyafetinde bulunması söz konusu edilen başlıca dört nitelik vardır. Bunlar,

    a) Elbisenin vücudu kaplaması
    b) Süs maksatlı olmaması
    c) Şeffaf olmaması
    d) Bol olması

    a) Elbisenin vücudu kaplaması :

    Kadın dış elbisesinin kadında avret olan uzuvları, bunun yanında ziynet olarak görülen elbise ve takıları tamamen örtmüş olması istenir.

    Ayette geçen “Ziynetlerini göstermesinler”[1] ifadesi, “kendiliğinden görünenler müstesna” ibaresi ile istisna edilen el ve yüz dışında, kadının tüm vücudunun örtülmesini içermektedir. Yine “Kadın avrettir”[2] tabiriyle gelen hadisler istisnalar dışında örtünün tüm vücudu kapatmasını ifade etmektedir.
    Diğer hadiste Ümmü Seleme’ye namaz elbisesinin niteliği hakkında sorulduğunda: “Başörtüsü ve ayakları yüzlerine kadar tamamen örten elbise”[3] cevabını vermiştir. Dış elbisede gözetilen kapalılık derecesi namaz elbisesine denk, hatta fazlası olduğuna göre, dış örtünün de namaz elbisesinde olduğu gibi tüm vücudu kaplaması gerektiği anlaşılır.


    b) Süs Maksatlı Olmaması :

    Kadın dış örtüsünün süsten uzak; ilgi ve dikkat çekmeyen bir mahiyette olması öngörülür. Kadının iç elbise ve süslerini gizlemesi maksadıyla giyinilen dış elbisesinin kendisinin süslü olması ve çekici bir nitelik arzetmesi söz konusu edilemez.[4]

    Ayette gelen “süslerini göstermesinler” emri süs kapsamına giren tüm giysileri içine almaktadır. Alusi, örtüde bulunan süsler hakkında, “Ziynet kapsamında yasak olan, zamanımızda kadınların elbiselerinin üzerine giydikleri çok renkli ipekten, gözleri alan, altın ve gümüş nakışları bulunan bu dış örtülerdir.”[5] açıklamasını yapar.

    Ümmü Seleme’den gelen rivayette şöyle demektedir: “Cilbablarını üzerlerine alsınlar” ayeti nazil olduğunda Ensar kadınları başlarında kumaştan kargalar varmış gibi çıktılar”.[6] İbn Kesir, hadisin açıklanması bağlamında Ebu Hatim’den şu ilaveyi nakletmektedir: “... üzerilerinde giyindikleri siyah elbiseler vardı.”[7] Özellikle siyah rengin tercihi, cilbabın süs ve gösterişten uzaklığını akla getirir.

    Bu prensibin uygulanması yönünde Hz. Ömer şu tavsiyede bulunmaktadır : “Kadın dışarı çıktığında pejmürde elbiselerini giysin, eve döndüğünde ise ziynetlerini takınıp kocasına süslensin”.[8] Bu doğrultuda İbnü’l-Hac, sünnet olanın kadının düşük ve kaba bir elbise ile dışarı çıkması olduğunu, bunun aksine kadınların evde ziynetsiz ve çekicilikten uzak bulunmaları ile dışarı çıktıklarında temizlenip süslenmelerinin, meşru olmayan tavırlar olduğunu beyan eder.[9]

    Dış elbisenin süs mahiyeti arzetmesi ise genellikle üç şekilde ortaya çıkmaktadır :
    1- Göz alıcı renkler.
    2- Kumaş üzerine işlenen çeşitli nakış ve simler
    3- İhtiyaç dışı süs amaçlı ilaveler.


    c) Şeffaf Olmaması :

    Kadının giydiği elbisenin kumaşı teni gösterecek derecede ince olmamalıdır. Şeffaf elbisenin süs mahiyetindeki konumu göz önünde bulundurulursa dış elbise olarak kullanılmasının uygunsuzluğu ortaya çıkar. Zira şeffaf elbise, bazen hiç olmamasından daha çok dikkatleri çekmektedir.

    Bu tip elbiseye dikkat çekilen hadiste Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Şu giyinik çıplak kadınlar, Allah’a itaatten sapar ve başkalarını da saptırırlar. Onlar cennete giremeyecekler, (cennetin) kokusu beş yüz senelik mesafeden hissedildiği halde onu da hissetmeyeceklerdir”.[10]

    Hadiste geçen “giyinik çıplaklar” ifadesi, görünüşte giyinik, gerçekte ise çıplak olanlar için kullanılmıştır.[11] Bu şekil giyinmenin iki tarzda tezahür ettiği belirtilir :

    Birincisi : Vücutlarının bir kısmı giyinik, diğer bir kısmı açık olanlar.
    İkincisi : Tenin rengini gösteren ve vasfeden elbise giyenler.[12]

    Esma bt. Ebi Bekr üzerinde ince bir elbise olduğu halde Hz. Peygamber’in yanına gelmiş, bunun üzerine Hz. Peygamber eli ile yüzünü işaret ederek: “Kadın büluğa erdiğinde şurası ve şurası hariç bedenini göstermesi uygun olmaz”[13] buyurmuş ve Esma’nın üzerindeki ince elbisenin gerekli örtünmeyi sağlamadığına işaret etmiştir.

    Halka yönelik emri bi’l-maruf ve nehyi ani’l-münker vazifesini yerine getiren Semra bt. Nehik’in dış elbise ve baş örtüsünün kalın bir kumaştan olduğu özellikle belirtilmektedir.[14]

    Abdurrahman’ın kızı Hafsa üzerinde ince bir örtü olduğu halde Hz. Aişe’nin yanına geldiği, bunun üzerine Hz. Aişe’nin örtüyü alıp yırttığı ve yerine sık dokunmuş bir örtü giydirdiği nakledilmiştir.[15] Yine Hz. Aişe’nin, başörtüsü ayeti indiğinde kadınların en sık kumaşlarını bölerek başlarını örttükleri rivayeti,[16] örtülen kumaşın niteliğini beyan eder.

    Hanefi mezhebinde, şeffaf olup altını belli eden elbisenin avret için yeterli bir örtü olamayacağı ve bu şekil elbisenin “tül” veya “ağ” mesabesinde olduğu kaydedilir.[17]

    Şafii görüşüne göre cilt rengini, beyaz ve siyahlığını belli eden elbise örtünme maksadını yerine getirmez.[18]

    Maliki mezhebinde şeffaflığın ölçüsü, uzaktan bakıldığında tenin görülmesi şeklinde verilir ve bu şekil elbiseden sakındırılır.[19]

    Hanbelilerden İbn Kudame, aynı görüşleri paylaşarak şeffaf elbise ile namazın caiz olmayacağını beyan eder.[20]


    d) Bol Olması :

    Dar elbise, cinsel uyarıların oluşmasını önleyici mahiyette bir örtünmeyi sağlayamamaktadır.[21] Dolayısıyla kadın elbisesinin geniş ve bol ölçülerde olması esas alınmıştır.

    Rivayette Hz. Aişe, müslüman kadının dışarıda giyebileceği elbiseyi: “Vücudun bütününü kaplayan enli elbise”[22] şeklinde izah etmektedir.

    Diğer hadiste Hz. Peygamber (s.a.v) Dıhyetü’l-Kelbi’ye bir parça gömleklik kumaş vermiş, diğer bir parçayı da karısı için verdikten sonra, “Eşine, belli etmemesi için altına bir şey almasını söyle”[23] uyarısında bulunmuştur.

    Ebu Yezid el-Müzeni, Hz. Ömer’in kadınları “kabati”* elbisesi giymekten nehyettiğini, kendisine bu elbisenin şeffaf olmadığı söylendiğinde ise Hz. Ömer’in, “Teni göstermese de vasfını belli eder” cevabını verdiğini bildirmektedir .[24]

    Kasani, vücuda yapışıp şeklini belli eden elbiseyi hadiste geçen “giyinik çıplaklar” elbisesinin ikinci türü olarak görür.[25]

    İmam Şafii, vücudun kalıbını belli eden elbise ile namaz kılmayı mekruh görmekte, kadının namazda ayrıca bir de vücut hatlarını belli etmeyen cilbab almalarının daha iyi olacağını kaydetmektedir.[26]

    Netice olarak bu konuda gözetilen ilke, kadının dışarıda giydiği elbisenin vücut hatlarını belli etmeyecek derecede geniş olmasıdır. Elbise, bedene oturacak şekilde dar olmamalıdır.







    [1] Nur, 24/ 31.

    [2] Tirmizi, Rada’, IV, 283, nu:1183. Tirmizi, hadis “hasen- sahih” demektedir.

    [3] Ebu Davud, Salat, I, 242, nu:635.

    [4] Hatemi, İlahi Hikmette Kadın, s. 262.

    [5] Alusi, Ruhu’l-maani, X, 215,

    [6] Ebu Davud, Libas, VI, 107, nu:4095.

    [7] İmaduddin Ebü’l-Fida İsmail b. Ömer İbn Kesir (ö.774/ 1372), Muhtasaru Tefsir İbn Kesir, I-III, Darü’l-Kur’ani’l-Kerim, Beyrut 1981, III, 115.

    [8] Abdurrezzak, el-Musannef, IV, 372, nu:8111.

    [9] İbnü’lHac, el-Medhal, I, 245.

    [10] Müslim, Libas, XIV, 156, nu:2128.

    [11] Kasani, V, 123 ; İbn Teymiye, Mecmu’u fetava, XXII, 146.

    [12] Zurkani, Ale’l-Muvatta’, IV, 341 ; Nevevi, el-Mecmu, IV, 470.

    [13] Ebu Davud, Libas, VI, 108, nu:4098.

    [14] Taberani, XXIV, 311, nu:785. Mecma’da, ravilerinin güvenilir olduğu kaydedilmektedir. (Taberani, Şerh, XXIV, 311).

    [15] Muvatta, Kitabü’l-cami’, IV, 340, nu:1758 ; Beyhaki, Sünenü’l-kübra, Salat, II, 235 ; İbn Sa’d, Tabakat, VIII, 56.

    [16] Ebu Davud, Libas, VI, 107, nu:4097.

    [17] Serahsi, el-Mebsut, X, 153 ; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, V, 123 ; el-Fetava’l-Hindiyye, V, 329.

    [18] Heytemi, Şerhu’l-Heytemi, I, 277 ; Gazzali, el-Vasit, II, 651.

    [19] Haraşi, Şerhu Muhtasarı Seyyid Halil, I, 244.

    [20] İbn Kudame, el-Muğni, I, 617.

    [21] Zeydan, el-Mufassal fi ahkami’l-mer’e, III, 330.

    [22] Abdurrezzak, el-Musannef, I, 293, nu: 1131.

    [23] el-Hakim, Müstedrek, Libas, IV, 207, nu: 31/ 7384.

    * İnce ketenden Mısır işi kumaş. Bk. Firuzabadi, el-Muhit, “k-b-t” md., s.880.

    [24] İbn Ebi Şeybe, el-Libasü ve’z-ziyne, VI, 24, Bab:16, nu:1.

    [25] Kasani, V, 123.

    [26] Şafii, el-Üm,I, 184.


    Paylaş
    . Kadın Dış Örtüsünün Nitelikleri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kadınların elbiseleri şeffaf olmamalı ve içlerini göstermemelidir.Sade ve gösterişten uzak kıyafetler ve kumaş türleri seçilmelidir.Aynı zamanda rahat edebilcek bir yapıda olmalıdır.



kadınların dış örtüleri