İslamda Hacc ve Önemi Bölümü ve İslamda Kurban ve Hükümleri Forumundan İSMAİL ' ini KURBAN ET !.. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İSMAİL ' ini KURBAN ET !..

    Reklam




    İSMAİL ' ini KURBAN ET !..

    "Gözünün nurunu Allah'a Kurban et !.."

    Bu emrin muhatabı,şefkatli bir peygamber ve merhametli bir baba olan Hz.İbrahim(A.S.)'dı.
    Gördüğü bir rüyada,senelerce önce,oğlu olursa onu Hakk'a kurban edeceğine dair söz verdiği hatırlatılıyor ve bu va'dini yerine getirmesi isteniyordu.

    "İbrahim" Nebi,isminin menşei olarak rivayet edilen
    "Ebün Rahim" terkibinden de anlaşılacağı üzere,
    "çok merhametli,müşfik,yufka yürekli bir baba'ydı"
    Kalbi öylesine rakik idi ki,CenabHak onu vasfederken, "İbrahim,gerçekten çok içli,duygulu,müsamahalı,yumuşak kalbli ve kendini Allah'a adamış bir kimse idi" buyuruyordu.Hep ah-ü enin eden,çok gözyaşı döken, merhameti engin,sevgisi ve şefkati sonsuz rasule;

    "İsmail'ini kurban et !.." deniliyordu.

    Koca bir yüzyılı sıkıntılarla geçirmiş,tevhidin müezzinliğini yapıp ŞİRK sütunlarını bir bir devirmiş,kendisinden sonra insanlara yol gösterecek hayırlı bir VARİS,göz aydınlığı olacak SALİH bir çocuk istemiş;beklemiş..beklemiş....
    artık yaşlanmış,saçı-sakalı ağarmış ve nihayet hayatının semeresini,insanlık ağacının "asıl meyve"sine dayelik edecek mübarek tohumu bulmuş bir baba ile yeni açmış tomurcuk bir oğul..

    Öyle bir oğul ki;babası onun gelişini yüz yıl beklemiş,o ise babasının hiç beklemediği bir anda gelmiş ve İbrahim'in can delikanlısı,hayatının neş'esi,aşk,umut ve zevk aşısı kutlu bir fidan oluvermiş.

    "İbrahim ! Bıçağı oğlunun boğazına daya ve onu kendi ellerinle kurban et !"

    İşte,Allah'ın Halil'i bu mesajın şokuyla belki hayatında ilk defa korkmuş,ürpermiş.

    Hangisini seçersin ey İbrahim?

    Esareti mi,kurtuluşu mu ?Hevesi mi,bilinci mi ?
    Bağlılığı mı,mesajı mı ?Babalığı mı,peygamberliği mi ?
    Babalık şefkatini mi,Nebilik ciddiyetini mi ?
    İsmail'i mi,Rabbini mi ?
    Seç ey İbrahim !..

    Biricik gönül meyveni,ciğer pareni,ilgi,merak ve zevklerinin odağı yaşama bahaneni,-dünya cihetiyle-seni hayata bağlayan ve bu diyarda tutan her şeyini...oğlunu,hayır doğrusu İsmail'ini kurbanlık bir koyun gibi tut,yere yatır... ve kes şah damarını...

    Yürek yakan bir hal,göz yaşartan bir sahne...
    Babada rüyayı anlatacak derman kalmamış.Ruhunun inleyişlerini terennüm edecek solukları dahi tükenmiş.

    "Ben seni kurban etmekle emrolundum" demenin hayali bile onu titretmekte.

    Durumu anlatmak için defalarca niyetlenir.."İsmail" der durur,biraz bekler,tekrar cesaretlenir,bir kere daha yavrusuna hitap eder,yine gerisini getiremez.Ama sonunda kalbini Allah'a ısmarlar,canını dişine takar ve hızla söyler;

    "Evladım,rüyamda seni kurban etmek üzere olduğumu, boğazlamaya giriştiğimi gördüm,sen ne dersin bu işe ?"

    İsmail durumu anlar.Babasının rikkatli yüzüne sevgiyle bakar,yufka yüreğine canı yanar,teselli eder onu;

    "Babacığım ! Hiç düşünüp çekinme,Hakk'ın buyruğunu yerine getirmekte tereddüde düşme.TESLİM OL RABBİNE, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap.İnşaAllah, benim de sabırlı,dayanıklı biri olduğumu göreceksin !"
    der.
    Canını Allah yolunda vermek üzere boynunu uzatabilen bir yiğit...
    İtaateki inceliği kavrayan ve Canan uğruna kurban olmayı temsil eden tevhid delikanlısı...
    İSMAİL.
    Hakkı kabullenme noktasında öyle yumuşak ve öyle uslu duruyor ki,sanki ONİKİ yaşında bir genç değil,
    "pek sabırlı bir kurban."
    Kalbi rikkat ve şefkatle çarpan Halil,
    önce aşkın ruha kazandırdığı gücü kullanarak kendi içinde kendini öldürür,kendi can damarını keser.
    İçi kendi benliğinden boşalınca,gönlü bütünüyle Allah'la dolar.
    O artık sadece "Hu" ile soluklanan bir canlı haline gelir.

    İşte her ikisi de Yaratan'ın emrine teslim...
    İbrahim,oğlunu şakağı üzere yere yatırır;çabuk ve rahat kessin de cancağızına çok acı çektirmesin diye önce elindeki bıçağı biler,onu taşa çalar...tamam,
    taş dahi iki parça...
    Ama hayret,taşı parçalayan bıçak,pek narin boğaza işlemiyor...
    Bu bıçak kesmiyor...
    Ve bir koyun,
    bir de mesaj;

    "Ey İbrahim ! Sen rüyana sadık kalıp onun gereğini yerine getirdin,vazifeni eda ettin;Allah da İsmail yerine kurban edesin diye bu koyunu gönderdi.Biz iyileri,ihsan ehlini işte böyle ödüllendiririz."

    Evet,Allah Teala hiçbir zaman İsmail(ler)'in kanını murad buyurmadı;
    O'nun kurbana asla ihtiyacı olmadı.
    Kesilen kurbanlıklardan maksat onların eti ve kanı da değildi.
    Her yerde ve her zaman söz konusu olan insanların maddi-manevi ihtiyacıydı.
    Rahman-u Rahim,İbrahim'i,"İsmail'i kurban etme doruğu" na çıkardı;ama İsmail'i kurban ettirmeden zirveyi fethettirdi.
    İbrahim'in torunlarından da et ve kan değil,niyetlerinde hulus ve takva istedi.

    Şimdi sen,ey bu devrin İbrahim'i...bugün de sen "kurban" emrine muhatapsın.

    "Senin İsmail'in kim veya ne ?"

    Makamın mı,şerefin mi,konumun mu,kariyerin mi,yavuklun mu ?
    Paran,evin,bahçen,bilgin,mesleğin,gençliğin ya da güzelliğin mi ?
    Yoksa,nefsin,enaniyetin,benliğin mi ?

    Söyledim ya sana;İbrahim için İsmail yalnızca bir babanın oğlu demek değildi;
    Izdıraplarla geçen bir ömrün mürüvveti,acılarla dolu bir asrın mükafatı,çileli bir hayatın meyvesi,yaşlı bir babanın sevinç vesilesi,
    Yüzyıllar sonra gelecek MEDİNE GÜLÜ 'nün tomurcuğu,
    Bir peygamberin nübüvvetle şereflendirilecek güzide mahdumuydu.
    İbrahim'in "İsmail" oğluydu;O oğlunu kurban olarak vermeye azmetti.
    Senin İsmail'in belki "kendin",belki "ailen",mesleğin, servetin,onurun..İsmail namındaki sevgin, canın, aşın, maaşın...işte senin İsmail'in.
    O bir şahıs da olabilir,bir mal da..bir konum,bir durum, hatta "zayıf nokta" da.
    Bırak tereddüt,te'vil ve yorumlarla oyalanmayı. Sorumluluktan kaçış yeter,kendini mesul tut.Nefsini,öz canını kurban etmeye ruhunu hazırla ki,bütün İsmail'ler kurtulsun.
    İsmail'ler yerine "ben" i kes.
    Ey nefsim;
    Gel,sen de kurban et beklentilerini,dünyevi taleplerini ve Canan'a götürmeyen,O 'nu hatırlatmayan her şeyi.
    Hz.İbrahim vazife mesuliyetini,babalık şefkatine tercih etti;
    sen de dava düşünceni bütün beklentilerinin önüne geçir; arzularını mefkurene kurban ver,
    yoksa fedakarlıktan,O'nun yoluna kurban olmaktan bahis açma lütfen !..

    OSMAN ŞİMŞEK-Alıntı ' dır..

    EsselamuAleyküm KAAN Kardeşim..
    Bu vesileyle Sizin ve Ailenizin Kurban Bayramı mübarek
    olsun..
    Selam ve dua ile Allah(CC)'a emanet olunuz..
    alıntı



    Paylaş
    İSMAİL ' ini KURBAN ET !.. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hazreti İbrahim kendisinden sonra Allahu tealanın davasını sürdürecek erkek bir çocuk ister ve bu gerçekleşirse Allahu tealanın yolunda kurban edeceğini söyler. Erkek çocuğu dünyaya geldiği zaman bu sözünde sadık olduğunu göstermesini Allahu teala ister. Keseceği vakit engellenir çünkü bu sadece hazreti İbrahim ve oğlunu sadakatini göstermesi içindi.