islamda Aile ve İslamda Evlilik ve Hükümleri Forumundan Kadın ve evlilik hakkında soru ve cevaplar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kadın ve evlilik hakkında soru ve cevaplar

    Reklam




    KADIN VE EVLİLİK

    Bu bölümde 140 cevap vardır.
    Nikâh Talebi ile İlgili Meseleler:
    1- Kadının bir hastalığı varsa, kendisine talip olana bunu bildirmeli midir?: Velisinin talip olan kimseye onun kusur veya hastalığını bildirmesi gerekir. eğer bildirilmezse aldatma söz konusu olur. (el-Lecnerud Daime)
    2- Eğer kadın kendisine talip olan ile evlenmeye razı ise bunu velisine bildirmesi gerekir mi?: Velisinin salahı ve emanetine güvendiği kimse hakkında kızına danışmasında sakınca yoktur. (el-Lecnetud Daime)
    3- Kadın evlenmek için kendisini arz edebilir mi?: Bunda sakınca yoktur. Nitekim Hadice radıyallahu anha bunu yapmıştır. Ömer radıyallahu anh de kızı Hafsa radıyallahu anha’yı Ebu Bekir radıyallahu anh’e sonra da Osman radıyallahu anh’e evlenmesi için arz etmiştir. (el-Lecnetud Daime)
    4- (Nişanlı) Erkek, evlilik öncesinde onunla evlenmek istemediğini anlarsa, nikâh akdinden önce bildirmesi gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    5- Kızın doğurganlığı hususunda sorun varsa talip olana haber verilmeli mi?: Eğer bu sorun başka kadınlarda da bulunup geçici bir şeyse bildirmesi gerekmez. Bu hastalık ağır olup kalıcı ise, bunun bildirilmesi gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    6- Kadının küçüklüğünde başına gelen bir hadise sebebiyle bekareti bozulmuşsa bunun bildirilmesi gerekir mi?: Dinen bunun gizlenmesine bir engel yoktur. Duhulden sonra bunu sorduğu zaman hakikatini bildirir. (el-Lecnetud Daime)
    7- Talip olanın kadına bakması: Başına, yüzüne, ellerine ve ayaklarına bakmasında sakınca yoktur. Bazı ilim ehli dediler ki: ellere ve yüze bakması yeterlidir. Lakin birinci görüş daha doğrudur. Lakin yalnız kalmamaları gerekir. (İbn Baz)
    8- Kızın kendisine talip olan hakkında görüşü: Baba ile anne ihtilaf eder, anne birini, baba birini tercih ederse bu işi kıza sormaları gerekir. zira onunla beraber yaşayıp hayatını paylaşacak olan odur.
    9- Ama eğer kız, din ve ahlak bakımından dengi olmayan birini tercih ederse onun görüşüne bırakılmaz. (İbn Useymin)
    10- Erkek ve kadın için evlenmeye uygun yaş: Kadının evlilik için uygun olan eşi beklemesi gerekir. Eğer Salih ve uygun birisi talip olursa, kendisinden büyük olsa bile muvafakat etmesi gerekir. Erkek ve kız Salih iseler yaş bir mazeret ve bir kusur sayılmamalıdır. (İbn Baz)
    11- Evlilikten önce tıbbi muayeneye gerek yoktur: Her ikisinin de Allah’a hüsnü zan etmeleri gerekir. Muayene doğru olmayan sonuçlar verir. Allah bizleri ve sizleri her kötülükten korusun. (İbn Baz)
    12- Müslüman kadının bir kâfirle evlenmesi caiz değildir, nikâh batıldır. (İbn Baz)
    13- Evlilik ve öğrenim: Kadının dengi olan talibine muvafakat etmesi, öğrenim görüyor olmasının buna mani teşkil etmemesi gerekir. Özellikle bu asırda evliliğin pek çok faydaları vardır. (İbn Baz)
    14- Şer’i bir özür bulunursa evlenmemek caiz midir?: Kadın için meşru olan evlenmesidir. Zira bunda namusun korunması, gözün haramdan sakınılması, neslin çoğalması söz konusudur. Evlenmemekte ise büyük tehlikeler vardır. Zira bunda sünnete muhalefet vardır. Kadının kendisine münasip bir talibi olduğu zaman evliliği geciktirmesi layık değildir. Fakat sadece kendisinin bilip insanların bilmesini istemediği, buna arzusu olmaması veya evliliğe engel başka bir özrü varsa, evlenmemesinde sakınca yoktur. (İbn Baz)
    15- Kadın için evlilik gerekli midir?: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ibadetini sormaya gelenlerin kıssasında, onlardan biri: “Ben kadınlardan uzak duracak, hiç evlenmeyeceğim” demişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ise bu görüşü: “Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir”(Buhari) buyurarak reddetmiştir.
    — bu kıssada Yahudi ve Hıristiyanların ruhbanlık olarak evlilikten uzak durmalarından sakındırmaya işaret vardır. Kadının da evlilikten uzak durması uygun değildir. (el-Lecnetud Daime)
    16- Kızların evlenme taleplerini gazete sayfaları ve dergilerde özelliklerini belirterek ilan etmeleri: Hayâya ve tesettürün haşmetine aykırıdır. Bu Müslümanların âdeti olmayıp terk edilmesi gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    17- Talip olan kişinin kızla konuşması: Eğer nikâh için maslahat gereği ise caizdir. Bununla beraber daha evla ve ihtiyatlı olanı bunu velisi ile konuşmasıdır. (İbn Fevzan)
    18- Evlilikten önce buluşma: Eğer nikâh akdinden sonra fakat düğünden önce buluşmak isterlerse bunda sakınca yoktur. Zira düğün merasimi yapılmamış olsa bile nikâh akdi ile onun eşi olmuştur.
    19- Ama nikâh akdinden önce söz kesilmişken veya bundan önce görüşmeleri haramdır. Kişinin mahremi olmayan kadınla konuşması, ona bakması, yalnız kalması caiz değildir. (İbn Useymin)
    20- Nişanlısı ile halvet: Kadının nişanlısı ile nikâh akdinden önce yanlarında mahremi olmadan beraber çıkması caiz değildir. Zira bu fitne vesilesidir. (el-Lecnetud Daime)
    21- Eğer kıza velisi razı olduğu birisini takdim ederse, diğer akrabalarının onunla evlenmesine itiraz etme hakları yoktur. Zira onlar velayet sahibi değillerdir. (el-Lecnetud Daime)
    22- Talip hakkında kendisine danışılan kişi gerçeği söylemeli midir?: Kendisine danışılan kişinin tanıdığı kimse hakkında bildiği gerçeği söylemesi gerekir. Yalan söylemesi caiz değildir.
    23- Kadına kan vermek: aralarında mahremlik sağlamaz. Her biri diğeri ile evlenebilir.
    24- Kızın: “Velim bu kimseden razı ise ben de razıyım” diyerek talepte bulunması sahihtir.
    25- Anne babası razı olsa bile, kızı razı olmadığı kimse ile evlenmeye zorlamak caiz değildir.
    26- Gizli nikâh: İslam’da evlilik nikâhın ilan edilmesine bağlıdır. Gizlemek caiz değildir. Bunun meşruiyeti için ilan edilip gizlenmemesinde önemli hikmetler vardır. Bunların en önemlilerinden biri: zina ile evliliğin ayırt edilmesidir. Zira zina gizli yapılır. Evliliğin şahitlere ilan edilmesi yeterlidir. (el-Lecnetud Daime)
    27- Kadını babasının vekâleti olmadan abisi evlendirirse nikâh batıldır. Bunu sahih hale getirmek için babasının yeni bir nikâh akdi yapması veya vekâlet vermesi lazımdır. (Muhammed Bin İbrahim)
    28- Eğer kadın talibinden okumasına engel olmaması şartını isteyerek evlenmişlerse bu şart sahihtir. Kocasının buna engel olma hakkı yoktur. Eğer engel olmaya kalkarsa kadın serbesttir. Dilerse onunla kalır, dilerse şer’i hâkime giderek nikâhın feshini isteyebilir. (İbn Baz)
    29- Erkeğin kadına, kocasının ölümünden sonra evlilikten uzak durması şartı koşması caiz midir?: Caiz değildir. Zira bu peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarına özeldir. Kocasının bu şartı koşması caiz değildir. Buna itaat de gerekmez. (el-Lecnetud Daime)
    30- Resmi nikâh ve örfi nikâh: Şer’i şartlar yerine geliyorsa resmi nikâhta sakınca yoktur. Her Müslüman erkek ve kadının şer’i nikâh ile evlenmesi gerekir. Bu nikâh ise nikâh rükünlerini ve şartlarını kapsıyorsa şer’i nikâh sayılır. Bu şartlar: veli, mehir, şahitler ve eşlerin rızasıdır. (İbn Baz)
    31- Eğer eşler kadının belirlenmiş bir sürede ailesinde kalması hususunda ittifak etmişlerse, nikâh da gizlenmeyip ilan edilmişse bunda sakınca yoktur. (İbn Baz)
    32- Talip olan kadının taliplisi önünde süslü elbise ile veya makyaj ile süslenerek çıkması: Caiz değildir. Zira onun namahremidir. Zira talipli onu süslü halde görür, sonra kadın bu halini değiştirir, onun gözünde de durumu değişir. (İbn Useymin)
    Mehir ile İlgili Meseleler:
    33- Mehir: Kadının hakkıdır. Reşit olduğu halde kendisine ne zaman verilirse bu sahih olur. Eğer mehirini bağışlamamışsa ondan bir şey almak caiz değildir. (İbn Baz)
    34- Mihr-i müeccel: Mihri ertelemek caizdir. Bilinen belirli bir süre verilmişse bu sürede verilmelidir.
    35- Eğer belirli bir süre tayin edilmemişse, boşanma, nikâhın feshi ve ölüm gibi ayrılık durumlarında hak edilir. (İbn Useymin)
    36- Eğer kocası zenginse kadının mihri müeccelden zekât vermesi gerekir. Fakirse gerekmez. (İbn Useymin)
    37- Eğer reşit ise kadının ertelenmiş mehiri bağışlaması caizdir. Ama eğer buna zorlanırsa veya yapmadığı takdirde boşanma ile tehdit edilirse mehir hakkı çıkmaz ve buna zorlamak caiz değildir. (İbn Useymin)
    38- Eğer malı yoksa mihrin kadına Kur’ân öğretmek olarak nikâh anında belirlenmesi mümkündür. (el-Lecnetud Daime)
    39- Mihr olarak Mushaf vermek caizdir. Âlimlerin görüşlerinden sahih olanına göre Mushaf alım satımı caizdir. (el-Lecnetud Daime)
    40- Kadının mihr olarak umreyi şart koşmasında sakınca yoktur. (el-Lecnetud Daime)
    41- Babanın, kızının mihrinden bir şey alması caiz midir?: babasının, kızının mihrinden ona zarar vermeksizin alması caizdir. (el-Lecnetud Daime)
    42- Kadının mihre hak sahipliği nikâh ile başlar ve ilişki, halvet veya ikisinden birinin ölümü ile tamamlanır. (İbn Fevzan)
    43- Zifaftan veya halvetten önce boşarsa, mihrin yarısı gerekli olur. Fakat ikisinden birinin bundan vazgeçmesi caizdir. (İbn Fevzan)
    44- Nikâh sebebiyle alınan babasına, kardeşine elbise gibi şeyler mihre dâhildir. (İbn Fevzan)
    45- Nikâh kıyılmış fakat mehir belirlenmemişse nikâh sahihtir. Bu “tefviz” diye isimlendirilir ve mihri misil uygulanır. (ibn Fevzan)
    46- Eğer zifaftan önce talak ile ayrılırlarsa kocanın kendisine zor gelmeyen bir mut’a ödemesi gerekir.
    47- Eğer zifaftan önce kadın tarafından bir ayrılık olursa ona bir şey gerekmez.
    48- Evlilikteki bereketin büyüklüğü kolay olmasındadır: Mihrde aşırı gitmek dine aykırıdır. En bereketli evlilik kolay olanıdır. Ondaki masraf azaldıkça bereket artar. Bu çoğunlukla kadınlara bağlı olmaktadır. Zira kadınlar kocalarını ağır mihir yükü altına sokmaktadırlar. (İbn Useymin)
    49- Hayız halinde nikâh akdi: Caiz ve sahihtir. Lakin temizleninceye kadar onunla zifafa giremez. Boşanmada ise aksi geçerlidir. Hayız halinde talak caiz değildir. (İbn Useymin)
    Karı Koca Hakları İle İlgili Meseleler:

    Kocanın Hakları:
    50- Kadının, kocasının emrettiği meşru hususlarda gücü yettiği kadarıyla itaat etmesi gerekir.
    51- Kocasının namusunu, malını, çocuklarını muhafaza etmesi, onun ailesinin haklarını gözetmesi gerekir.
    52- Kendisini yatağa çağırdığı zaman çekinmemesi gerekir.
    53- Evden kocasının izni olmadan çıkmaması gerekir.
    54- Ev işlerinden üzerine düşeni yapması gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    Ve son olarak: Güzel geçinmesi, ona güzel muamelede bulunması, aralarında sevgi ve ünsiyet yerleşene kadar kötülüğü iyilikle karşılaması gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    55- Koca, eşinin ana babasını evde kabul etmesine engel olamaz. Ancak onların ziyaretleri bir zarar ve fesada sebep olacaksa buna engel olabilir. (el-Lecnetud Daime)
    56- Eşlerden birinin diğerini şer’i hakkından alıkoymasının hükmü: Kadının zarar vermedikçe ve farzdan alıkoymadıkça kocası için her zaman hazır olması ve ilişkide istekli olması gerekir. Aynı şekilde kocanın da eşiyle ilişkiye uzun süre ara vermesi caiz değildir. (İbn Cibrin)
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Kişi karısını yatağa çağırır ve kadın buna yanaşmayıp onu kızdırmış halde akşamlarsa sabaha kadar melekler ona lanet eder.” (Buhari, Müslim)
    Kadına arkadan ilişki:
    57- Bu dinen caiz değildir. Allah’a tevbe etmesi, bağışlanma dilemesi ve bunu bir daha yapmamaya azmederek pişman olması gerekir.
    58- Bu işten dolayı kadın kocasından boşanmaz.
    59- Âlimlerin görüşlerinden sahih olana göre dübürden ilişkiye kefaret yoktur.
    60- Bu büyük kötülükte (arkadan ilişkide) kocaya itaat edilmez.
    61- Eğer tövbe etmezse bundan dolayı nikâhının fesih edilmesini talep etmesi gerekir. (İbn Baz)
    62- Eşlerin birbirlerine bakmasında mubah olan: Kadının, kocasının bütün vücuduna bakması caizdir. Aynı şekilde koca da karısının her yerine bakabilir. (İbn Useymin)
    63- Kocaya hizmet vaciptir: Nitekim hanım sahabeler, kocalarına hizmet ederlerdi. Esma radıyallahu anha kocası Zübeyr radıyallahu anh’e hizmet edişini haber verdiği gibi, Fatımatuz Zehra radıyallahu anha da Ali radıyallahu anh’e hizmet etmiş, ona yemek yapmış, elbiselerini, bulaşıklarını yıkamış ve evini temizlemiştir. (el-Lecnetud Daime)
    64- Kadının yüksek talepte bulunması halinde kocanın ödemesi gereken nafaka miktarı: Kadının güç yetmeyecek nafaka istemesi caiz değildir. Gücü yetse bile maruf olandan fazla istememelidir. Zira Allah Azze ve Celle buyurmuştur ki: “Onlara maruf ile muamele edin”(Nisa 19) (İbn Useymin)
    65- Kadının kocasına ve evine hizmetten çekinmesi caiz değildir. Zira bu ona kötü muameledir. Buna sabredip üzerindeki hakkı eda etmelidir. (el-Lecnetud Daime)
    66- Kadının kocasının malından izinsiz alması caiz değildir. Zira Allah Azze ve Celle kullarının birbirlerinin mallarını almalarını haram kılmıştır. (İbn Useymin)
    67- Kadının kocasının malından onun haberi olmadan almasının hükmü: Kadının, kocasının malından israf etmeden ve savurganlık yapmadan meşru şekilde, onun haberi olmadan kendisi ve çocukları için alması caizdir. Bundan fazla alamaz. Eğer nafakalarını vermiyorsa kendisine ve çocuklarına gerekenden fazla nafaka alamaz. (İbn Useymin)
    68- Kocanın, karısı razı ise onun malından alıp kendi malına katması caiz midir?: Eğer kocasına bu konuda müsamahalı ise bu caizdir, kendisine helal olur. Ama karısı buna izin vermezse caiz değildir. Aynı şekilde malından vermediği için karısına kötü muamele etmesi de caiz değildir. (İbn Cibrin)
    69- Erkeğin, karısının malını harcaması hususunda itiraz hakkı var mıdır?: Kadın malının sahibidir. Bunda tasarruf hakkı ona aittir. Hediye eder, sadaka verir ya da borç verir. Eşi akil ve baliğ ise kocası ona itiraz edemez. (İbn Cibrin)
    70- Kocasının malından onun haberi olmadan biriktirmek için almak caiz midir?: Nafakası konusunda cimrilik etmedikçe biriktirmek için kocasının haberi olmadan cebinden almak caiz değildir. Binaenaleyh, bu şekilde biriktirilmiş olanı da ona geri vermek veya haber vermek zorundadır. (İbn Cibrin)
    71- Şahsi bir durumu sebebiyle kocasından imtina eden kadın günaha girmiş olur mu?: Kadının, kocası yatağa çağırdığı zaman icabet etmesi gerekir. Ama kocasına mukabele edemeyeceği şahsi bir hastalığı varsa, kocasının bunu istemesi helal olmaz. Zira Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Zarar vermek de, zarara uğratmak da yoktur” buyurmuştur. (İbn Useymin)
    72- Eşlerden birinin diğerini kendisine mahrem olan akrabalarına benzeterek çağırması, “anne, kardeşim,” ya da “baba, ağabey” şeklinde seslenmesi mekruhtur. (el-Lecnetud Daime)
    73- Kadının kocası evde olmadığı zaman eve yabancı alması caiz midir?: Kocasının arkadaşı ve güvenilir biri olsa dahi caiz değildir. Zira bunda kadının yabancı ile halveti söz konusudur.
    Aynı şekilde erkeğin de, arkadaşının hanımından kendisini eve almasını ve bir işini görmek istemesi haramdır. Bunda şeytanın her ikisine vesvese vermesi korkusu vardır. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Sizleri kadınların yanına girmekten sakındırırım!” buyurunca: “Ey Allah’ın rasulü! Hamv hakkında (Kaynı gibi akrabalarına) ne dersin?” dediler. Bunun üzerine: “Kayın ölümdür!” buyurdu. (Buhari) Hadiste geçen “hamv” kelimesi kocanın erkek kardeşi ve akrabalarıdır. Başkalarından sakınmak ise daha önceliklidir. (İbn Cibrin)
    74- Kocası cennetlik değilse, kadın cennette kocasının yerini alır mı?: Şüphesiz ahiretteki sevap erkekler ve kadınlar hakkında umumidir. Allah Azze ve Celle buyurur ki: “Erkek veya kadın kim mümin olarak salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler.” (Nisa 124) Eğer kadın birden fazla evlilik yapmışsa eşlerinden en güzel ahlaklısını tercih ederek onunla cennete girer. (İbn Cibrin)
    75- Kız evlenir ve zifaftan sonra bakire olmadığı görülürse ne yapılır?: Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Bekâret zina dışında bir sebeple de bozulmuş olabilir. Dış görünüşünde istikamet sahibi ise ona hüsnü zanda bulunmak gerekir. Nitekim bekâret, hayzın şiddeti ile veya bir yerden bir yere atlamak ile de bozulabilmektedir. Eğer çirkinlik yapmış sonra da tevbe edip hayırlı ameller izhar etmişse bunda zarar yoktur. (İbn Baz)
    76- Kocanın karısından uzun süre uzak kalması: eğer karısı razı olursa, dört ay, altı ay, bir sene veya iki sene uzaklaşması şu şartlarda zarar vermez:
    — Karısı razı olduğu, güvenilir ve rızkı hususunda zorluk çekmeyeceği bir yerde olmalıdır.
    — eğer güvenilir bir yerde değil ve orada kalmaktan razı değilse bu helal olmaz. Eşine maruf ile muamele etmelidir. (İbn Useymin)
    77- Kadın, kocasına: “Sen ağabeyim, babam ve her şeyimsin” derse, bunu kocasına söylemesi ile ona haram olmaz. Zira bunun anlamı: “sen benim nazarımda saygınlık ve riayet bakımından baba ve ağabey menzilesindesin” demektir. Bundan kastı onun babası ve ağabeyi gibi mahrem olması değildir. Bunun hükmü yemin gibidir, zıhar değildir. Kadının bundan dolayı yemin kefareti vermesi gerekir. bu da on fakiri doyurmaktır. Her bir fakire memleketinin âdeti olan yiyecekten yarım ölçek verir. (İbn Useymin)
    78- Uyarı: Kocanın karısına zıhar yapması gibi, kadının kocasına zıhar yapması söz konusu değildir. (İbn Useymin)
    79- Kadının yatak sırrını ifşa etmek: Karı koca arasında yatak sırrı varsa bu bir emanettir. Bunun ifşa edilmesi, mürüvvetin, insanlığın ve aklın azlığını gösterir. Bu kötü bir ahlaktır. (Muhammed Bin İbrahim)
    80- Kocanın karısının maaşından bir şey alması ancak onun izni ve rızası dâhilinde caizdir. (İbn Baz)
    81- Kadın evlendikten sonra kocasında razı olmadığı şeyler görür ve ayrılmak isterse: boşanmayı istemesi caizdir. Bu durumda ondan aldığı her şeyi geri vermesi gerekir. Zira zifaftan önce bazı şeyler gelmiştir. Eğer bu konuda müsamaha gösterirlerse sakınca yoktur. (İbn Fevzan)
    82- Cima anında zikretmek erkeğe mi özeldir?: Eşlerden her birinin cima edecekleri zaman: “Allahın ismiyle, Allah’ım! Şeytanı bizden uzaklaştır ve şeytanı bizi rızıklandırdığın şeyden de uzaklaştır” demeleri müstehaptır. (Buhari’nin rivayet ettiği hadiste geçer.) (el-Lecnetud Daime)
    83- “Ben kısır bir adamım fakat eşim bilmiyor”: Bunu eşine söylemen gerekir. Aksi halde onu aldatmış olursun. (el-Lecnetud Daime)
    84- Ramazan ayında evlilik: Bunun mekruh olduğuna dair bir delil yoktur. (el-Lecnetud Daime)
    85- Balayı: Caiz değildir. Zira bu gayrimüslimleri taklittir. Bunda malın ziyan edilmesi ve özellikle gayri İslami ülkelerde din işlerinin zayi edilmesi söz konusudur. (İbn Useymin)
    86- Kocanın annesine hizmet gerekir mi?: Dinde kadının kayınvalidesine hizmet etmesinin gerektiğine dair bir delil yoktur. Ancak kocasıyla geçimine katkı sağlanması için meşru ölçüde, takati sınırında yaparsa güzeldir. (el-Lecnetud Daime)
    87- Düğünden önce nikâh akdi yapılmışsa: Eşiyle cimada: din açısından bir sakınca yoktur. Ama bu kötü neticeler verecekse bundan uzak durmalıdır. (el-Lecnetud Daime)
    88- Koca, eşinin kendi malından lüks harcama yapmasına engel olabilir mi?: Bu ona gerekmez. Fakat eğer israf eder veya haram bir şey satın alırsa onu israftan ve Allah’ın haram kıldığını işlemekten alıkoyması gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    89- Karısından kendisiyle beraber gecelemesini isterse: Kadının kocasına meşru hususlarda itaat etmesi gerekir. Eğer kocası kendisiyle gecelemeye çağırır da bu sebeple sabah namazını vaktinde eda edemeyecekse veya bir münker olan bir şeyse ona itaat gerekmez. Ama bunun dışında gece namazını kaçırması söz konusu olsa bile itaat etmesi gerekir. Zira gece namazı sünnet olup kocasına itaat etmek vaciptir. (el-Lecnetud Daime)
    90- Kocasının izni olmadan evden çıkmak: Ne ana babasına ne de başka bir yere kocasının izni olmadan çıkması caiz değildir. Zira bu onun haklarındandır. Ancak çıkmaya mecbur kalmışsa dinen genişlik vardır. (el-Lecnetud Daime)
    91- Nafaka kocaya aittir: Karısının iyi bir maaşı olsa da böyledir. Zira kocasının nafakası, kendisinden faydalandığı içindir. Ancak kadın kendi isteğiyle müsamaha gösterir ve geçimde yardımcı olursa tercih kendisinindir. (İbn Useymin)
    92- Edeplendirmek amacıyla eşinin yatağından ayrılmak: Kadın, kocasının hakkını yerine getirmede aksilik ederse, ona nasihat eder. Yaptığından vazgeçmezse yatağını ayırması gerekir. Bunun anlamı onunla yatmaması ve konuşmamasıdır. Yaptığından dönünceye kadar ondan yüz çevirir. Bu, müslümanın müslüman kardeşine üç gün küs kalması hakkındaki yasakla çelişmez. Zira bunda yasaklanan günah sebebiyle olmayan küslüktür. Kadının aksilik yapması ise masiyet olduğu için kendisine kocasının küsmesini mubah kılar. (İbn Fevzan)
    93- Kadını kocasına karşı kışkırtmak: Kadını kocasına karşı kışkırtıp aralarını bozmak haramdır. Bu işi yapanın akrabası olması da fark etmez. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Kadını kocasına karşı, köleyi de efendisine karşı kışkırtan bizden değildir” buyurmuştur. (Ebu Davud)
    Bunun anlamı: Onun ahlakını bozup aksilik etmesine sebep olmaktır. (el-Lecnetud Daime)
    94- Koca, eşine nafaka bırakmadan gitmişse, geçmiş nafakayı da karşılaması gerekir.
    95- Kadın kocasından izinsiz sefere çıkmışsa veya onunla beraber sefere çıkmayı reddetmişse ya da onunla yatmaktan yüz çevirmişse ona nafaka hakkı yoktur. Zira o naşize gibi asidir.
    96- Nüşuz: Kadının kocasına karşı yapması gerekenlerde isyan etmesidir.
    97- Zina edenlerin birbiriyle evlenmesinde şu iki şartla sakınca yoktur:
    — Her biri bu suçtan dolayı Allah’a tövbe etmelidirler.
    — Bu kötü fiillerinden pişmanlık duymalıdırlar.
    — Bir daha bunu yapmamaya azmetmelidirler.
    — Salih amelleri artırmalıdırlar.
    Uyarı: Evlenmek istedikleri zaman nikâhtan önce hayızdan beri olmalıdır. Eğer hamile kalmışsa doğurmadıkça nikâh geçerli olmaz. (el-Lecnetud Daime)
    98- Erkek, karısı hakkında çocuğun kendisine benzememesinden dolayı şüphe ederse buna aldırmamalıdır. Zira atalarından veya eşinin atalarından birine benzediğini bilemez. Eşi istikamet üzere olmaya devam ettikçe şüphe etmemeli, buna aldanmayıp taşlanmış şeytandan Allah’a sığınması gerekir. (İbn Useymin)
    100- Koca, eşinin annesine hala veya teyze diyebilir bu caizdir. (el-Lecnetud Daime)
    101- Koca, eşinin babasına da amca veya dayı diyebilir, caizdir. (el-Lecnetud Daime)
    NİKAHTA SAKINCALI OLAN ŞEYLER

    Nikâhta sakınılması gereken durumlar şunlardır:
    102- Nikâh akdinde mihr belirlenmemesi: Nikâhta mihrin belirlenmesi gerekir. Eğer belirlenmezse mihri misil vacip olur. Bunun nikâh akdinde zikredilmesi gerekir. Zira bu çekişmeyi ortadan kaldırıcı ve kadın için daha yararlıdır.
    103- Kadının velisi olmadan evlenmesi: Kadının evlenmesinde veli şarttır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Velisiz nikâh olmaz” buyurmuştur. İmam, (yani halife, idareci) velisi ve akrabası olmayanın velisidir.
    104- Şehadet: Nikâh akdi ancak Müslüman mükellef ve adil olan iki erkek şahidin şahitliğiyle gerçekleşir.
    105- Her iki eşin birbirlerinden razı olmaları gerekir.
    106- Eşlerden her biri diğerini bilmelidir.
    107- Kocanın, karısına sabrı ve güzel hizmetine karşılık hayatında ve sıhhatli iken dilediğini bağışlaması caizdir. Eğer bunu diğer varislere zarar vererek yapmazsa, malının dörtte biri şeklinde sınırlandırılamaz.
    108- Aynı şekilde kadın da kocasına malından dilediği gibi bağışlayabilir. (İbn Cibrin)
    109- Karısının malından alıp ölümünden sonrası için vasiyet etmek: hayatında aldığı mala karşılık ise bu caizdir. Eğer vasiyet ettiği miktar, zimmetinde sabit olana eşitse, onu alır, kalan mirasın üçte biri olmaz. (el-Lecnetud Daime)
    110- Eşlerin aralarında geçenleri anlatmaları şiddetle haramdır. Bunu ne din, ne akıl ne de tabiat kabul etmez. Bundan uzak durmak, namusu ve mahremiyeti korumakta gayretli olmak vaciptir. Bu imandan ve fıtratın doğruluğundandır. (el-Lecnetud Daime)
    111- Kocaya, eşinin bütün vücudundan faydalanması, göğsünü emmesi caizdir. Midesine onun sütünün ulaşması ile mahremlik oluşmaz. (el-Lecnetud Daime)
    112- Dübüründen olmamak şartıyla eşiyle arkasından ön tarafına cima etmesi caizdir. (el-Lecnetud Daime)
    113- Kocası içki içiyorsa kadının onunla yatmaktan uzak durmasında günah var mıdır?: Onun günahına katılmadan ona nasihat etmesi gerekir. Eğer bu kabahatinde ısrar ederse ondan boşanmasını ister, kötülükten uzak durur. (el-Lecnetud Daime)
    114- Kadının kocasına sesini yükseltmesi: Eşlerden birinin diğerine sesini yükselterek veya başka şekilde haksız yere eziyet vermesi caiz değildir.
    Nafaka Kadından Ne Zaman Sakıt Olur?
    115- Kadın kendisini kocasından alıkoyarsa, kocasının kendisinden faydalanma hakkına mani olduğu için nafaka sakıt olur. (İbn Fevzan)
    116- Kocasına, yatağına gitmemek ve izinsiz evden çıkmak gibi onun hakkı olan hususlarda isyankârlık ederse sakıt olur. (İbn Fevzan)
    117- Özel ihtiyacı için onun izniyle sefere çıksa bile veya kocasının izni olmadan sefere çıksa nafaka hakkından bu düşer. (İbn Fevzan)
    118- Kadın hamile olsun veya olmasın vefat ettiğinde mal varislerine intikal eder. (İbn Fevzan)
    119- Evde kalmışlara nasihat: Kendilerine dini ve ahlakı hususunda razı olacakları bir kimse nasip etmesi için Allah Azze ve Celle’ye dua ve tazarru ile sığınsınlar. Eğer insan Allah’a sadık bir şekilde sığınır, duanın edeplerine riayet ederse, duası kabul görür, Allah Subhanehu ona icabet eder. (İbn Useymin)
    120- Eşlerin arasında bağlılık için sihir yapmanın hükmü: Haramdır, caiz değildir. Buna “atf” denilmekte, aralarını ayırmak için yapılana da “sarf” denilmektedir. Her ikisi de haramdır. Bu ya küfür ya da şirk olur. (İbn Useymin)
    121- Eşlerin birbirilerine sevmeleri veya birbirini seven eşlerin ayrılmaları için yazılan şeyler sihirdir. (İbn Fevzan)
    122- Şüphe edercesine eşini kıskanan: Müslüman kadında asıl olan adaleti ve nezahetidir. Mücerret şüphe, şeytandan gelen vesveseler veya bozguncu dedikoducuların lafıyla Müslüman eşi hakkında şüpheye düşmek caiz değildir.
    — Kocasına böyle bir psikolojik hastalık isabet eden kadın sadakat ve iffeti ile sabretmelidir. Kocasının bu düşünceleri ona zarar vermemelidir. Zira psikolojik hastalıktan kaynaklanan bu tür hastalıklar Allah’ın izni ile geçicidir. (İbn Fevzan)
    123- Kocası sılayı rahim yapmasına engel olursa: kocanın eşini, eğer bir fesada sebep olmayacaksa, ana babasını ve akrabalarını ziyaret etmekten alıkoyması caiz değildir. (İbn Fevzan)
    124- İkinci evlilik yapan kişinin, ilk eşine davranışı: Kocanın her iki eşi arasında nafaka, mesken, giyim, beraber geceleme gibi hususlarda adaletli olması gerekir. Zenginlik ya da fakirlik bunda fark etmez, zira her ikisi de eşidir. (İbn Fevzan)
    125- Kadının, sorunlardan uzaklaşmak için kocasının ailesiyle oturmaktan ayrılması: bu durumda olan kimse için kocası, eşiyle ailesinin arasını düzeltmelidir. Bu mümkün olmazsa ayrı eve çıkmasında sakınca yoktur. Ailesiyle de bağlarını koparmaz, aksine onlara sılayı rahim yapar ve güzel muamele etmelidir. Eşine de ailesine de gereken güzel muameleyi yapmalıdır. (İbn Useymin)
    126- Karısının izni olması, cimada azil yapmak için şarttır. Azil: meniyi ferc dışına akıtmaktır. Doğrusu: sebepsiz yere azil yapmak şu şartlarda sakıncasızdır:
    1- Hür eşinin izni olması: Zira onun çocuk sahibi olma hakkı vardır.
    2- Karısının izni olmadan azil yapmak, onun hakkından bir eksikliktir. Kadının faydalanma hakkı ancak azil yapmayıp inzal vaki olunca tamam olur. (İbn Useymin)
    127- Evlenme talebinde olan kişi faizli bankada çalışıyorsa: Evla olanı: durumu bu olan talipli ile evlenmemektir. (İbn Baz)
    128- “Kocam bana maruf şekilde muamele etmiyor”: Kadına gereken buna sabretmesi, ona en güzel şekilde nasihat etmesi, Allah’ı ve ahiret gününü hatırlatması, onun hidayeti için dua etmesi gerekir. Senin de nefsini hesaba çekmen, Allah’ın hakkı, kocanın hakkı ve başkalarının hakkı olan hususlarda yaptığın hatalardan tevbe etmen gerekir. Muhtemelen bu musibet, kendi işlediğin günahlar sebebiyle de başına gelmiş olabilir. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder”(Şura 42/30)
    Çok Eşlilik ile İlgili Meseleler:

    129- Çok eşliliğin hikmeti:
    1- Eğer sayılacak olursa, doğan kızların erkeklerden fazla olduğu ve savaş vb. sebeplerle ölen erkeklerin kadınlardan fazla olduğu görülür.
    2- Şüphesiz kadınlar hayız olur, hamile kalır, doğum yaparlar, onlardan bir müddet loğusa kanı gelir. Eğer erkek bir eşten fazlasıyla evlenmezse, fercini haramdan koruyamaz.
    — Şayet çok eşlilik yasaklanırsa, evde kalan kadınların sayısı artar, faydalanma haklarını elden kaçırırlar, cinsel arzularını şerefe ve saygınlığa layık şekilde doyuramazlar.
    Son olarak: Çok eşli olan kimsenin yanında bulunanlara merhametli, sevecen, hikmetli davranması gerekir. “O (Allah) yaptığından sorgulanmaz ama onlar sorgulanacaktır.” (el-Lecnetud Daime)
    130- Birden fazla evlilikte ilk eşin rızası şart mıdır?: Erkek, ikinci evlilik yapmak istediği zaman ilk hanımının rızasını alması farz değildir. Ancak onun gönlünü almak ve iyi davranmak güzel ahlaka dâhildir. Bunun için razı olmasını kolaylaştıracaksa ona mal vermelidir. (el-Lecnetud Daime)
    131- Eşler arasında adalet: Nafakada ve cimada söz konusudur. Ama sevgi konusunda adaleti güç yetmeyecek iştir. (İbn Baz)
    132- Hayız ve nifaslı olana da pay (kasame) vermesi gerekir. Zira hepsi de onun eşidir. (Hanbelî mezhebi)
    133- Eğer bakire ile evlenirse onun yanında bir hafta kalır, sonra diğer eşleriyle kasame yapar. Eğer dul ile evlenirse onunla üç gün kalır.
    134- Kendisine ait gece dışında karısının yanına girmek: Doğrusu: adet olan zamanda ona dönmektir. Eğer başka bir gecede veya günde onun yanına girerse insanlar onu zalim sayamaz. Delil olmayan meselelerde adete müracaat etmek büyük bir esastır. (Şeyh es-Sa’dî)
    135- Kadının kocasıyla geceleme hakkını, kocasının diğer hanımı için bağışlaması caizdir. Zira bu onun hakkıdır. Ne zaman bu bağışından vazgeçerse, kocasının tekrar ona kasame yapması gerekir. (el-Lecnetud Daime)
    136- Kocanın, meşru bir mazeret olmadan diğer eşlerini bırakarak bir eşine bağışta bulunması caiz değildir. Ancak fazladan hizmetine karşılık olarak ona vermişse bunda sakınca yoktur. (el-Lecnetud Daime)
    137- İnsanların hoşlanmaması sebebiyle çok evlilikten hoşlanmamanın hükmü: Müslüman’ın Allah’ın meşru kıldığı ve insanların nefret ettiği bir şeyden hoşlanmaması caiz değildir. Bu İslam dininden dönmek anlamına gelir. Zira Allah Azze ve Celle şöyle burmuştur: “İşte böyle: çünkü onlar, Allah'ın indirdiğini çirkin (kerih) gördüler, bundan dolayı, O da, onların amellerini boşa çıkardı.” (Muhammed 9) Bu çok tehlikelidir. Bunun sebebi de İslam’dan nefret eden kâfirlerin çağrılarından etkilenmektir. Onlar İslam şeriatının hikmetlerini, bunda kadının maslahatının erkekten öncelikli oluşunu bilmezler. (İbn Fevzan)
    138- Yolculuğa çıkarken hanımlarından birini götürecekse kura çekmelidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığı gibi, kurada çıkanı yolculuğa götürür. Yolculuk esnasında bu hanımı ile geçirdiği zamanı diğer hanımlarına da taksim etmesi gerekmez. Zira aralarında kasame mevcut bulunduğu zamanlar, hac ve umre gibi diğer yolculuklar içindir. Bunlarda kuradan kaçınılamaz. (el-Lecnetud Daime)
    139- İkinci evlilik yapan için birinci hanımına da mihr vermesi gerekmez. Ancak onun da gönlünü almak için bazı takılar alırsa bu güzeldir. (el-Lecnetud Daime)
    140- Eğer kadın hükmünü biliyorsa ve ikinci hanım aldığı takdirde onu boşamasını şart koşmuşsa bu şart geçersizdir. Eğer hükmünü bilmiyorsa nikâhın feshi hakkına sahiptir. (Muhammed Bin İbrahim)
    Evliler İçin Altın Öğütler:
    Bu bölüm, Salih el-Gazali’nin “el-Kamus Fi Ma Yahtac İleyhil Arus” adlı kitabından alınmıştır:
    1- Bazı kadınların yanlış bir inancı vardır. Kocanın kendisine infakını sevginin biricik göstergesi zannederler. Nafakayı artırdıkça sevgisinin de arttığını, azalttıkça sevgisinin de azaldığını düşünürler.
    2- Akıl sahibi bir kadının bütün insanlara yaptığı tasarrufları, kocasına yapmaması şaşılacak işlerdendir.
    3- Kadının hatalarından biri de kocasını eve döndüğü sırada kötü karşılamaya devam etmesidir.
    4- Bakış, konuşma, dokunma ve güzel koku etkileme vesilelerindendir.
    5- Eşlerden her birinin diğerine karşı müsamahalı olmayı şiar edinmesi gerekir.
    6- Aşırı kıskançlıktan sakınmalısın! Zira bu boşanma anahtarıdır. Eşine karşı süslenmelisin. Süslerin en güzeli sürmedir. Güzel koku sürünmelisin. Kokuların en güzeli güzelce abdest almak, temizlenmektir.
    7- Bazı kadınların kötü bir adetleri vardır. Bir kadın diğeriyle oturduğu zaman yabancı da olsalar büyük küçük aile sırlarını açarlar.
    8- Kadın, kocası kendisini sevse de sevmese de düşüncesinde orta yolu pek bulamaz, aşırı gider. Eğer kadın kocasının kendisini sevmediğine inanmışsa vay onun haline ve vay kocasının haline!..
    9- Eşler arasındaki sorunların çoğu, bir bakıma ikisinin veya ikisinden birinin zariflikte kusur etmeleri sebebiyledir. Diğer sorunlar bundan kaynaklanır. Diğer sorunlardan önce bu sorunun aşılması problemin çaresidir.
    10- Akıl sahibi kadın, diğer kadınlardan kocalarını methe dair her duyduğunu tasdik etmemelidir. Zira bu kendi kocası hakkında kötü etki yapar. Bazen onlar sadece övünmek ister ya da seni kıskandıkları için sıkıntı vermek isterler. Veya seninle kocan arasına düşmanlık sokmak isterler.
    11- Evlilerin muhabbeti muhafaza etmesi hakkında deneyimli kişilerden biri şöyle nasihat ediyor:
    — Hediyeleşmek: en güzel hediye hoş sözdür.
    — Telefonla hal hatır sormak
    — Nezih bir yerde onunla baş başa sohbet etmeli.
    12- Evlilik hayatı her iki eş için, sabır, hikmet, tahammül, vefa, sevgi, güven ve İslam’ın doğruları ışığında hataları düzeltme gibi pek çok haslete muhtaçtır.
    13- Eşlerden pek çoğu, eşlerinin uzun süre evde olmadıkları zaman bundan şikâyet ederler. Fakat buna kendilerinin sebep olduğunu unuturlar… Böylece ev bir ateş parçasına döner. Kocası da eve kalmayı sevmez olur.


    Paylaş
    Kadın ve evlilik hakkında soru ve cevaplar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kadının istenmesi durumunda hayatını birleştireceği kişi ile bir ömür yaşayacağından erkek ve kız birbirlerinden sır saklamaları doğru olmaz evlendikten sonra açığa çıkacak gizli sır evliliği tehlikeye sokar.



islamda balayı,  evlilik üzerine sorular,  dinde evlilik soru ve cevaplar,  balayı caiz mi,  kadının kocasına küsmesi,  kadın kocasıyla ilişkiye girmezse,  evlilik hakkında sorular