islamda Aile ve İslamda Evlilik ve Hükümleri Forumundan Ayrılmadan Önce Tekrar Düşünün Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ayrılmadan Önce Tekrar Düşünün

    Reklam




    Ayrılmadan önce tekrar düşünün

    Kuranda, boşanmak, “şikak” kelimesiyle ifade edilmiştir, Arapçada şikak, iki bitişik şeyin birbirinden ayrılması değil de bir şeyin ikiye bölünmesi anlamındadır
    Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisi.
    Boşanmanın kötü karşılanmadığı bir kültürün tarih boyunca var olduğunu sanmıyorum. Peygamber efendimiz, boşanmayı en kötü helal olarak açıklarken diğer hadisler ve İslam’ın bu konuyla ilgili hükümleri, İslam dininin boşanmak konusuna sadece acil durumlarda başvurulması gereken olağanüstü bir çıkış kapısı olarak baktığını ortaya koyuyor. Benzetmek gerekirse boşanmak aynen kangren olan bir hastanın vücudunun bir parçasını kesip ayırmaya benziyor.
    Kuranda, boşanmak, “şikak” kelimesiyle ifade edilmiştir, Arapçada şikak, iki bitişik şeyin ayrılması değil de bir şeyin ikiye bölünmesi anlamındadır; bu da, evlenen kadın ve erkeğin evlilikle birlikte bir bütün haline geldiklerini veya en azından böyle olmaları gerektiğini ortaya koyuyor.
    Boşanma olaylarını araştırdıkça bu kara olayın yeni bir olumsuz boyutuyla karşılaşıyoruz. Boşanmak, aile temellerini yerle bir eden şiddetli bir deprem gibidir, gerçek depremlerde olduğu gibi ayrılık depreminde de artçı şokları devam ediyor ve bir süre kişilerin hayatını olumsuz etkiliyor.
    Boşanmak, eşler için bütün arzuların bitiş noktası olabilir ama çocuklar için hayatın sonu anlamındadır; boşanmak, ailedeki herkesi çok kötü etkiliyor ama herkesten çok çocukları etkiliyor. Ayrılmaya karar veren eşler, boşanmanın kara etkisinin birkaç gün, hafta veya birkaç ay sonra bitmeyeceğinin farkında olmalıdırlar.
    Baba ve annesinin ayrıldığını gören çocuklar her şeyden fazla onların sevgisine ihtiyaç duyduklarında yalnız kalmaktan korkuyorlar; çocuklar anne ve babalarını bir arada istiyorlar, onların sevgisini aynı çatı altında hissetmek istiyorlar.
    Boşanmanın çocuklar üzerindeki en önemli olumsuz etkileri şunlardır:
    1- Psikolojik çöküntü
    Boşanmanın ilk kurbanları çocuklardır; anne ve babasının ayrıldığını gören çocukların çoğunlukla psikolojik dengeleri bozuluyor ve özellikle çok sevilen çocuklar, büyük bir psikolojik çöküntü yaşıyorlar.
    2- Hayat korkusu.
    Anne ve babası ayrılan çocuklar, evi bir korku yuvası olarak görüyorlar ve sığınacak bir yer arıyorlar, onları huzura kavuşturacak rahatlatacak sakin bir yer.
    Çocukların birçok önemli konuya karşı duyarsız kalması ve hatta daha önce çok sevdikleri şeylere bile ilgi göstermemeleri, ayrılıktan sonra sık görülen bir sorundur.
    3- Yetim psikolojisi.
    Anne ve babanın ayrılmasından sonra tam anlamıyla çocuklar yetim birer çocuk oluyorlar; özellikle küçük yaştaki çocuklar bunu daha çok hissediyorlar. Anne ve babaya ulaşamamak duygusu bir çocuğun hazmedeceği türden bir duygu değildir. Mahkemenin belirlediği saatler dışında anne veya babaya ulaşamamak çocukları en çok zorlayan olumsuz duygulardan birisidir.
    Bazen çocuk, gecenin bir yarısı kalkıp da annesini arayabilir; annesini yanında bulamayan bu çocuğun nasıl bir duygu yaşadığını anlayabilir misiniz?
    4- Perişanlık.
    Boşanmak, çocukların perişan bir hale düşmesinden başka bir sonuç doğuramaz; çocukların perişan bir şekilde kendi hallerine bırakılması veya en iyi ihtimalle bir üvey anne veya üvey babaya teslim edilmesi çocuğunuz için normal bir hayat çizgisinden çıkmak anlamındadır.
    Boşandıktan sonra çocuğunuz bir kukla gibi bir gün sizin yanınızda diğer gün annesinin yanında diğer başka bir gün halası, dayısı, teyzesi ya da çocuk yuvasında olacaktır; çocuğunuzun sizin kontrolünüzden çıkması ve her gün bir yerden etkilenmesi onun üzerinde ne tür bir etki bırakacağını düşünebiliyor musunuz?
    5- Suçluluk hissi
    Anne ve babasının ayrıldığını gören çocuklar suçluluk hissine kapılabiliyorlar, çocuk kendisini anne ve babasını rahatsız eden, onların ayrılmasına sebep olan kötü bir varlık olarak görebiliyor. Bazen çok masumca şöyle diyebiliyorlar: “anne gel, artık seni rahatsız etmeyeceğim”, “baba, dön artık, söz veriyorum bir daha yaramazlık yapmayacağım” bu sözleri söyleyen çocuklar, aslında kendilerini asıl suçlu gördükleri için suçluluk hissine kapılan çocuklardır.
    6- Boşluk.
    Dağılmış bir ailenin çocuğu kendisini büyük bir boşlukta hisseder, eğitimini önemsemez, hastalanabilir ve sürekli sevgi arar. Aslında bu çocuklar gerçekten hasta değildirler ama sırtlarını yaslayacak güvenilir sağlam bir destek bulamıyorlar dolayısıyla da bu tür çocukları ilaçla tedavi edemezsiniz, onların tek ilacı sevgidir.
    7- Gelişimsizlik.
    Anneden yoksun çocukların birçok yönden diğer çocuklardan bir adım geride oldukları defalarca araştırılıp kanıtlanan bir gerçektir, psikolojik gelişimin yanı sıra bu çocukların fiziki gelişimi de yavaşlıyor.
    8- Kötü zan.
    Anne ve babası ayrılan çocuklar, genellikle ebeveynlerinin birisine karşı sürekli kötü düşünceler beslerler; anne veya babalarını kötü bir insan olarak görürler ve bazen de onlara karşı saygısızca davranışlarda bulunurlar.
    Burada anne ve babanın rolünü unutmamak gerekiyor zira çocukların yanında kendi saygılarını korumayan ebeveynler, onları örnek alan çocukları tarafından saygısızca davranışlara maruz kalabilirler.
    9- Sevgisizlik.
    Anne veya babasından ayrılan çocuk, sevgi eksikliği hissediyor ve genellikle sevgiye susamış bir halde olduğu için bu sevgiyi başka yerlerde arar ve maalesef bu tür çocuklar kolaylıkla kötü insanların yemi haline gelebiliyorlar, bu, toplumumuzda defalarca örnekleriyle karşılaştığımız bir olaydır.
    10-Uyumsuzluk.
    Anne ve babası ayrılan çocuklar, genellikle uyumsuz ve asi ruhlu olabiliyorlar; Alman psikologların araştırmaları bu tür çocukların diğer çocuklara oranla çok daha fazla suç’a meyilli olduğunu gösteriyor.
    11-Diğer olumsuz etkiler.
    Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisi nedir? Boşanan, ailelere yansıyan direkt olumsuz psikolojik etkiler nelerdir? Araştırmacı psikologlar bu tür çocukların ailedeki diğer fertlere karşı çok kayıtsız olabildiklerini gösteriyor. Örneğin büyük kardeşlere karşı gerekli saygının gösterilmemesi ve aileleriyle birlikte yaşayan arkadaşları kıskanmak gibi. Yine aynı araştırmacılar, bu tür çocukların sosyal faaliyetlerden uzak durmaya çalıştıklarını, sorumluluklardan kaçtıklarını ve sosyal hayata uyum sağlamakta zorluk çektiklerini söylüyorlar.
    12-Suç’a eğilim.
    Sosyologların şimdiye kadar yürüttüğü araştırmalar, boşanma olayının çocukları suç’a itebildiğini gösteriyor. Ailedeki baba boşluğu çocukların suç’a eğilmesini kolaylaştırdığı gibi ailesizliğin verdiği psikoloji de çocukların suç’a itilmesinde oldukça büyük bir katkı sağlıyor.
    Araştırmalar, bu tür çocukların suç’a ve özellikle de cinayet’e daha meyilli olduğunu gösteriyor, İslam’ın bu konu üzerindeki hassasiyeti ve boşanmayı zorlaştırmasının bir sebebi de bu olabilir.
    13-Fuhuş batağı.
    Ev ortamı çocuğun kendisini güvende hissettiği ve huzur bulduğu bir ortamdır. Anne ve babanın bir çatı altında olması, her ne kadar çocuğa yönelik yanlış davranışları olsa da, çocuk için büyük bir güven kaynağıdır. Bu ortam, çocuğun kendisini birçok kötülükten uzak tutması için yeterlidir.
    Çocuklar, anne ve babanın boşluğunu hissettiklerinde kendilerini özgür ve her şeye karşı kayıtsız hissetmek isterler, bu da birçok kötülüğün meydana gelmesi için yeterli bir etkendir. Bu tür çocuklar aileden almaları gereken birçok eğitimden yoksun oldukları için genellikle birçok konuda bilgisiz kalıyorlar örneğin bu ortamda büyüyen bir erkek çocuğu, yetişkin bir erkek olduğunda yeterince erkeklik özellikleri, taşımayabilir, aynı konu kızlar için de geçerlidir.
    14-Psikolojik rahatsızlıklar.
    Çocukların yaşadığı birçok psikolojik rahatsızlık anne ve babanın boşanmasından kaynaklanıyor; bu, psikologların her zaman söylediği bir gerçektir. Anne ve baba ayrıldığında, çocuk, ister istemez kendisini yalnız hissediyor ve hayatının geri kalanı için büyük endişelere kapılıyor buda çocuğun gün buyu büyük psikolojik zorluklar yaşamasına ve bunun sonucunda da normal psikolojik dengesini kaybetmesine sebep oluyor. Bastırılmış duyguların getirdiği psikolojik dengesizlik, anne ve babaya karşı beslenen kin duygusu ve güvensizlik hissi bu tür çocukların yakından tanıdığı duygulardır.
    Anne ve babanın ayrılması çocuğun duygusal dengesini bozulması, psikolojik depresyon, sosyofobi, hayal ve gerçeği ayırt edememek ve hatta bütünüyle bilincini kaybetmek gibi etkileri beraberinde getirebilir. Bu etkilerin bıraktığı kalıcı izler ise genellikle kişinin geleceğini olumsuz etkilediği gibi hayatının sonuna kadar da devam ediyor.
    Boşanmış ailelerin çocukları yıllar sonra bile duygularını tam anlamıyla kontrol edemiyorlar.
    İnsan kişiliğinin küçük yaşta şekillendiğini göz önünde bulunduracak olursak, boşanan ailelerin çocuklarının neden genellikle kişilik sorunu yaşadıklarını daha kolay anlayabiliriz.
    Bu çocuklar, genellikle pratik hayatta başarısız insanlardırlar; bunun sebebi ise geleceğe yönelik aydın bir beklentilerinin olmamsında saklıdır.

    Çeviri/Zehranet.




    Paylaş
    Ayrılmadan Önce Tekrar Düşünün Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    boşandıktan sonra pişman olup tekrar aynı kişiyle evlenmek bazı şartları olduğundan boşanmadan önce tekrar düşünülüp sorunların çözülemeyecek kadar kördüğüm olup olmadığını düşünmek gerekir.



dinimizde ayrılmak,  islamda ayrilmak,  ayrılmadan önce,  kuranda boşanma,  dinimizce ayrilmak,  kuranda ayrilmak,  dinimizde ayrilmak