Eğitim Bölümü ve İslamda Eğitim Forumundan Ailede Mahremiyet eğitimi ve dikkat edilmesi gereken kurallar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ailede Mahremiyet eğitimi ve dikkat edilmesi gereken kurallar

    Reklam




    MAHREMİYET NEDİR?

    Mahremiyet, “haram” kelimesinden gelir ve “haram olma hali” demektir. Bu haram olan şey için “mahrem” kelimesi de kullanılır. Yasaklılık haline ise “mahremiyet” denir. Buna, dokunulmazlık da diyebiliriz. Mahremiyet kelimesi, özellikle insan vücudu için kullanıldığında cinsel dokunulmazlık anlamına gelir. Bu durumda mahremiyet; insan vücudunda bakılması, dokunulması ve konuşulması haram olan bölgeleriyle ilgili dokunulmazlık halidir. İslam, mahremiyete yani kişiler arası bedensel sınırların muhafaza edilmesine büyük önem verir. Mahremiyet kelimesi bu anlamda kullanılmakla birlikte kişinin özel alanı, gizlilik gibi anlamlarda da kullanılmaktadır. Ailede mahremiyet eğitimine dair şu hususlara dikkat edilmelidir:

    1-EVLERE İZİNSİZ GİRİLMEMELİ

    Cahiliye döneminde insanlar istedikleri eve her an izinsiz girebiliyor, gerek aile fertlerinin gerekse başkalarının mahremini görebiliyorlardı. Bu konudaki şikayetlerin arttığı sıralarda Nur suresindeki, mahremiyeti koruma kuralları koyan izin ayetleri peş peşe gelmiştir.

    “Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi fark ettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha iyidir. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız. Orada kimse bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size ‘geri dönün’ denilirse hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah yaptığınızı bilir.” (Nur 27-28)

    Evlere girmek için izin isterken kapının tam önünde değil de sağına yahut soluna çekilerek beklenmeli, evin içini hazırlıksız seyretmek gibi bir rahatsızlığa da sebebiyet verilmemelidir.

    Bir diğer husus da; içeriden “kimsiniz” diye gelen soruya belirsiz bir kelimeyle “benim” denmemeli, “ben falanım, filan için geldim” şeklinde tanıtıcı bilgi vererek izin istenmelidir.


    Cabir (r.a) diyor ki; “Resulullah’a geldim ve kapısını çaldım. Resul-i Ekrem:

    - Kim o? dedi.

    - ‘Benim’ diye cevap verdim. Allah Resulü (s.a.v ):

    - ‘Benim benim’diye tekrar etti. Galiba bu cevaptan hoşlanmamıştı.”(Buhari,İsti’zan,17)


    2- ODALARA GİRERKEN İZİN İSTENMELİ
    Aile bireylerinin, birbirlerinin odalarına girerken kapıyı çalarak ve izin alarak girmeleri çok önemlidir. Özellikle anne babanın bu tutumu, çocuklar açısından hem kendilerine değer verildiğinin hem de özel odalara girerken izin istenmesi gerektiğinin öğretilmesi açısından önemlidir.

    “Ey iman edenler! Sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz ergenlik çağına ermemiş olan (çocuklar), (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce , öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (bu ) üçü sizin için mahrem (vakitleri) dir…” (Nur 58 )

    Bir kimse peygamber efendimize gelerek:


    -
    “Ya Rasulallah içeriye girmek için annemden de izin alacak mıyım?” diye sorunca Efendimiz (s.a.v):


    -‘Evet’, buyurdu. Adam:

    - ‘Ancak ben onunla beraber ikamet etmekteyim’, dedi. Rasulullah (sav.):

    -‘Yine de izin almalısın’ buyurdu. (Muvatta, İsti’zan, 1)


    3- AİLE MAHREMİYETİ VE SIRLARI KORUNMALI

    Ev deyince emniyet, huzur ve güven akla gelir. Bu mekanlar, çocuklarımız ve yakınlarımızla pek çok şeyi paylaştığımız, zaman zaman mutlu olduğumuz, zaman zaman hatalar yaptığımız yerlerdir. Bu nedenle aile fertleri birbirine karşı saygılı olmalı, aile sırları sayılabilecek şeylerin yayılmasının büyük bir yanlış ve günah olduğunu bilmelidir.

    Yüce Rabbimiz Kur’an’da “Kadınlar sizin için elbise siz de onlar için elbisesiniz” (Bakara 187) buyurmaktadır. Yani elbise nasıl insanları örter, sarar sarmalar, ayıplarını örterse siz de birbirinizin ihtiyaçlarınızı karşılar, kusurlarınızı örtersiniz. Karı koca arasındaki


    sırrın ifşasını Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle nitelendirmektedir: “ Şüphesiz ki kıyamet günü Allah’ın en çok ehemmiyet vereceği emanet, karı koca arasındaki emanettir. Karı ile koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra hanımının sırlarını erkeğin etrafa yayması, o gün en büyük ihanettir.” (Müslim, Nikah, 123-124)

    Her hususta olduğu gibi mahremiyet eğitimi de ailede başlar. Anne babalar geleceğin büyükleri olan çocuklarına bu mahremiyet anlayışını ve haya duygusunu küçük yaşlardan itibaren kazandırmaya başlamalıdırlar. Mahremiyet eğitiminde ihmale uğrayan çocuklar, dışarıdan kendilerine gelebilecek istismarlara karşı savunmasız kalabildikleri gibi ileride kendi cinsel hayatlarını kontrol altında tutmakta da zorlanabilirler. Mahremiyet eğitimi, çocuklara en kolay olarak 4-7 yaş arasında kazandırılır. Çocuklara mahremiyet eğitiminin kazandırılmasında yukarıdaki maddelere ek olarak şu hususlara da dikkat edilmelidir:


    1-Tuvalet ve banyo adabı öğretilmeli

    Mahremiyet eğitiminin verilebilmesi için çocuklar, 4 yaşından itibaren anne babasıyla birlikte tamamen çıplak olarak banyoda bulunmamalıdır. Çocuk, kendi bedeniyle anne babasının bedeni arasında sınırlar olduğunu bilmelidir. Banyoda avret yerlerini örtmesi, tuvaletteyken kapısını kapalı tutması gerektiği çocuğa anlatılmalıdır. Artık 4 yaşına basmış bir çocuk, tuvaletin özel bir mekan olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacını gideren birisinin başkası tarafından görülmesinin uygun olmayacağını bilmelidir.


    2-Çocukların elbisesi herkesin içinde değiştirilmemeli

    Çocuğun, 4 yaşından itibaren avret bölgelerinin başkaları tarafından görülmesinin doğru olmadığını öğrenmesi gerekir. Bu bağlamda çocukların elbiseleri herkesin içerisinde değil kimsenin görmediği ortamda değiştirilmelidir.


    3-Ev içerisindeki kılık kıyafete dikkat edilmeli

    Anne babalar ve ailenin diğer fertleri, ev içi giyimde aşırıya kaçmamalıdırlar. Örneğin şort gibi kıyafetlerle ya da iç çamaşırlarla çocukların yanında dolaşmak, mahremiyet açısından kusurlu bir davranıştır. Anne babanın, bir taraftan çocuğuna vücudunun kimse tarafından görülmemesini öğretirken diğer taraftan bu şekilde giyinmesi çocuğun mahrem


    duygularının gelişmesine engel olur. Unutmayalım ki çocuk, ailesinden ne gördüyse hayatında da onu tatbik edecektir.

    4-Kardeşlerin odası ayrı olmalı

    Kız ve erkek kardeşler aynı yatakta ve hatta aynı odada yatırılmamalıdır. Yer sıkıntısı varsa oda, perdeyle ikiye ayrılmalıdır. Günümüzde 3-4 çocuğu olan ailelerin, her çocuğa bir oda tahsis etmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda yapılacak şey, çocukların giyinip soyunurken veya mahrem halleri sırasında ayrı odalara gitmeleri başkası görmeden üzerlerini değiştirmeleridir.


    “7 yaşındaki erkek ve kız çocuklarının erkek ve kız kardeşlerin yataklarını ayırın” ( Cem’ul-Fevaid c.1 s.139)


    Mahremiyet konusu içinde avret kavramının da işlenmesi yerinde olacaktır.
    Avret: kadın ve erkekte örtünmesi gereken yerlere denir. 4 çeşit avret vardır:

    1- Erkeğin erkeğe avreti: Diz ile göbek arasıdır. Buralara bakmak haramdır.

    2- Erkeğin kadına avreti: Diz ile göbek arasıdır.

    3- Kadının kadına avreti: Diz ile göbek arasıdır.

    4- Kadının erkeğe avreti: Kendisine namahrem olan bütün erkeklere karşı yüz ve el
    müstesna bütün vücudu avrettir. Sağlam görüşe göre ayaklar da avret sayılmaz.


    MAHREM: Haram olan yani evlenilmesi dinen caiz olmayan akrabalar demektir.

    NAMAHREM: Haram olmayan yani evlenilmesinde dinen bir mahzur olmayan kişilerdir.

    Bu iki hususun ayrıntılarını şu iki ayette bulmaktayız:


    “Mü’min kadınlara da söyle gözlerini haramdan sakınsınlar namuslarını korusunlar. Zinetlerini ise görülmesi zaruri kısımlar müstesna açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler. Kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, cariyelerinden, cinsi iktidarı olmayan hizmetçilerinden ve şehvet çağına gelmemiş çocuklardan başkasına zinet yerlerini göstermesinler, gizledikleri zinetleri belli olsun diye ayaklarını yere vurmasınlar, hepiniz Allah’a tevbe edin Ey Mü’minler, ta ki kurtuluşa eresiniz” ( Nur 31)

    Kadın için mahrem olan erkeklerin başlıcaları şunlardır: Babası, kayınpederi, oğlu, kocasının eski hanımından olan oğlu, kardeşi, erkek veya kız kardeşinin oğlu, amcası, dayısı, süt kardeşi…


    “Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız, eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikahlamakta size günah yoktur. Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kız kardeşi birden nikahınız altına almanız da size haram kılındı. Ancak geçmiş olan müstesnadır. Muhakkak ki Allah, çok bağışlayıcı çok merhamet edicidir.” (Nisa 23)


    Erkek için mahrem olan kadınların başlıcaları şunlardır: Annesi, kızı, kız kardeşi, halası, teyzesi, erkek ve kız kardeşlerinin kızları, süt annesi, süt kardeşi, kayınvalidesi, hanımının önceki kocasından olan kızı, oğlunun hanımı…


    Ayetlerde kadın ve erkeklere mahrem ve namahrem olan kişiler net bir şekilde belirtiliyor, ancak zaman zaman görüyoruz ki kadın, kayınbiraderiyle ya da kuzenleriyle aynı evde yaşamak durumunda kalabiliyor. Her ne kadar aynı mekanı paylaşmak durumunda kalsalar da mahremiyet sınırlarına dikkat edilmelidir. Tabi bu, sıla-i rahmin kesilmesi anlamında da anlaşılmamalıdır.


    Tüm bunlardan anlaşılıyor ki İslam bu hükümleri koyarken kişilerin özel alanına saygı duyulması, ailenin muhafaza edilmesi ve dolayısıyla toplumun korunması, huzur ve sükunu amacını hedeflemektedir.




    ÜNYE MÜFTÜLÜĞÜ

    AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU EKİBİ


    Paylaş
    Ailede Mahremiyet eğitimi ve dikkat edilmesi gereken kurallar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    çok önemli bilgiler Rabbimiz c.c razı olsun kardeşim.