Eğitim Bölümü ve İslamda Eğitim Forumundan Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı!!! Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı!!!

    Reklam




    Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı

    Bütün Türkiye’de okullara, kurslara, üniversiteye hazırlık yapan dershanelere karma eğitim zorunluluğu getirildi. Buna uymayan dershaneler kapatılıp idarecileri cezalandırıldı. Ülkemizde bunlar yaşanırken, aynı yıl Almanya’nın kuzey Rheinwestfalen eyaleti Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, bütün okullara talimatlar göndererek “Kademeli karma eğitim” uygulanması için projeler geliştirilmesini istedi. Bakan, en azından, kimya, matematik, bilgisayar, elişi derslerinde kızlara ayrı eğitim verilmesini istedi.
    Sosyal Demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Behler, karma eğitimin getirdiği zararların dolayısıyla sorgulanmasını istedi ve şöyle dedi: “Benim yaşımdaki bütün hanımlar gibi ben de kız lisesinde okudum. O zamanlar bu ayrımı can sıkıcı buluyordum. 70′li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliğini sağlayacağına inandık. Meğer bu aşırı iyimser bir bakış açısıymış.” Aynı yıl Hamburg, Scleswig Holstein, Hessen gibi birçok eyalette de teknik ve tabi bilimler derslerinin ayrı okutulması yönünde adımlar atıldı.
    “Kadınlara daha fazla şans” için ayrı eğitim kararı Fransa, İsviçre, Polonya, Japonya ve İran’da yankı yaptı. ABD, İskandinav ülkeleri, Avustralya karma eğitimin zararlarından kurtulmak için çalışmalar başlattı. Esasen Amerika ve İngiltere’de uzun süredir karma eğitimin zararları tartışılıyordu. ABD’deki kız okulları öğrenci akınına uğruyor. Alman eğitimci Doktor Maria Anna Kerienbaum, okulun çocuklara güçlü bir kişilik kazandırması gerektiğini, bunun ayrı eğitimle daha iyi gerçekleştiğini söylüyor. Prof. Dr. Sigrid Metz Göckel, Amerika’daki kız okullarından mezun kadınların başarısını şöyle anlatıyor: “Kız üniversitelerinden mezun olan kadınlar, yeni araştırmalara göre, iş hayatında ve bilimsel çalışmalarda çok başarılı. Amerika’da kız kolejinden mezun olanlar % 4 civarında olmasına rağmen mesleklerinde başarılı olan kadınların 1/3 ‘ü kız kolejlerini bitirmiş.”
    Batı karma eğitimin zararlarını tartışa dursun, bizzat karma eğitimin sınıfta strese yol açtığını tespit ettim ve yaşadım. Problemleri fark eden yalnızca ben değilim. Konuyu bir sohbet sırasında Pertevniyal Lisesi Edebiyat öğretmeni Mustafa Yaşar’a anlattım. Kızların, erkeklerin bulunduğu sınıflarda çekingenleştiğini, söz almak, sınıfta etkin olmak istemediğini, alay edilme korkusuyla içe kapandığını, hatta bazen anlamadığı konuda soru sormaya çekindiğini, kızların karma eğitimden zarar gördüğünü söyledim. O da kendi tecrübelerinden söz etti: “Kızlar, kaybeden taraf” diyorsun. Doğru. Ya erkekler? Yanına mini etekli bir kız oturan delikanlı kaybetmiyor mu? O nasıl ders dinleyecek? “Âşık olup dersleri tamamıyla boş verenlerin sayısı hiç de az değil. İlköğretimde çok çalışkan olup da liseye gelince kız arkadaş edinen ve hedef şaşıran çok öğrenci var. Karma eğitimin getirdiği sıkıntılar okulun duvarlarına, sıralarına, defterlere yazılan aşk yazılarından söz etmiyorum. Yine, kızına tecavüz edildiği için mahkemeye giden velilerin durumu da ayrı bir konu başlığı….
    Karma eğitim batı dünyasında tartışılıyor, özellikle Alman ve Amerikalılar, konuyu enine boyuna irdeleyen araştırmalar yapmışlardı. Der Spiegel, Schule Aktuel, Schuel Report gibi dergiler, bu araştırmaları haber konusu yapmışlar. Dr. Maria Anna Kreienbaum’un yayımladığı Schule Lebendig Gestalden isimli kitapta, karma eğitimle ilgili şu tespitler bulunmaktadır:
    - “Kız-erkek karışık eğitim, yüzyılın en büyük pedagojik yanlışıdır.”
    - “Karma eğitim, pedagojik bir ham ölüdür.
    - “Karma eğitim kızların daha iyi bir eğitim almasına yardımcı olmuyor, aksine yeteneklerini geliştirmelerini engelliyor.”
    - “Matematik, kimya, fizik, bilgisayar, elişi, spor gibi derslerde kızlar, erkeklerle yarışamıyor ve özgüvenlerini yitiriyor, ikinci kategoride kalmaya razı oluyorlar.”
    - “Karma eğitim toplumda kadın–erkek eşitliğini sağlamaya katkıda bulunmuyor.”
    - “Kadın ve kızların sözlü ve fiziki taciz edilmesine zemin hazırlıyor.”

    2000 yılı sonunda Seydişehir’de Sabah Dershanesinin MEB müfettişleri raporu ile sırf bir sınıf karma olmadığı için kapatıldığına şahit oldum. Dershane müdürüne, “Hiçbir eğitim kurumunda idarecilik yapamaz.” raporu vermişler. Karma eğitim prensip olarak toplumda, kadın-erkek eşitliğini sağlamak için ortaya atılmış bir eğitim modeliydi. 1960′lı yıllarda batıda yaygın bir şekilde, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Uygulanan bir projenin 20 sene sonra toplumda netice vermesi gerekir. Karma eğitim projesinin uygulanmaya konmasından 20 sene sonra, yani 1990′lı yıllara gelindiğinde toplumda gelinen nokta şu idi:
    - Kadın-erkek eşitliği sağlanamadı.
    - Toplumu yönetenler arasında çok az sayıda kadın var.
    - Aynı işi yapan kadın ve erkek arasında ücret farkı var, kadınlar daha az kazanıyor.
    - Kadınlar daha çok işsiz kalıyor.
    - Kariyer yapma konusunda erkekler kadınları geçiyor.
    - Okullarda cinsel taciz önlenemedi.

    Karma eğitim projesi üzerinden kimi ülkelerde; 30-40; bazı ülkelerde 50 yıl geçmesine rağmen, istenen netice alınamadı. Toplumda kadın-erkek eşitliği ve kadınların mağdur olması, ezilmesi, küçük görülmesi, reklâm malzemesi olarak kullanılması, hatta bazen de vücudunu satmak zorunda kalması önlenemedi.
    Amerika’da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu sıralar bu okullar öğrenci akınına uğruyor. Washington’ın yoksul mahallelerinden birinde yer alan Hayden Johnson Lisesi, karma okulda kız-erkek öğrencilerinin sınıflarının ayrılması yönündeki uygulamasıyla eğitim konusunda ABD’de yine bir tartışmayı gündeme getirdi. Kız ve erkek okullarına son zamanlarda artan ilginin yanı sıra karma okullarda kız ve erkek sınıflarının oluşması, eğitimde cinsiyetin öneminin beklenmedik bir şekilde arttığını gösterdi. Johnson Lisesi müdürüne göre, okuldaki erkek ve kız sınıflarının ayrılması, “hormonları yükselişe geçen gençlerin derslerinde dikkatlerinin dağılmasını engellemeyi” amaçlıyor.
    “Karma eğitim ile ilgili araştırmalar meşhur Der Spihegel dergisinin 16 Mart 1998 tarihli sayısına da konu oldu. Der Shipegel, şu başlığı kullandı: “Karma eğitim tarihi bir yanılgı mıydı?”
    Araştırmalar şu gerçeği ortaya koydu: Karma eğitimde meslek öğrenimi, kızların yetişmesine hizmet etmiyor.
    Amerika’daki 84 kız üniversitesi 1999 senesinde öğrenci sayısını ikiye katlamış. Milli eğitim bakanlığının emriyle 1999–2000 öğretim yılından itibaren özel öğretim kurumlarında karma eğitim mecburiyeti getirildi. Ayrıca özel okul öğretmen ve öğrencilerine de kılık kıyafet mecburiyeti getirildi ve bu okullara da yeniden başörtüsü yasağı kondu. Neden? Karma veya ayrı yapılan eğitimler üzerine bir araştırma yapıldı mı? Hayır. Karma eğitimin ayrı eğitimden daha verimli olduğu mu tespit edildi? Hayır. Peki, bakanlık bu kararı neden aldı? Çok sayıda veli karma eğitime karşı. Dindar insanlar, kız-erkek karışık eğitimine tepkili. Bu konuda bakanlığın bir takım bürokratlarının konjonktürün de etkisiyle veya militarist cepheden emir alarak hareket ettikleri açıkça biliniyor. Batıyı örnek alan eğitimciler, batıda rüzgârın ters yönde estiğini bilmiyorlar mı?
    Türkiye, Milli Eğitim bakanlığının talimatlarıyla her türlü eğitim kurumunu “karma” hale getirdi. Bunu yaparken karma eğitimin verimliliği hiçbir yerde tartışılmadı, tartışılmıyor. Veliler istemediği halde, bütün okular ve de özellikle İmam Hatip Liseleri karma yapıldı.
    Amerika, Almanya, İngiltere ve Japonya eğitim sistemlerinin yetiştirdiği insanlar yüzlerce Nobel ödülü aldı. Bu ülkeler kalkındı. Hatta Pakistan, Hindistan, Arjantin, Mısır, Yunanistan bilim adamları bile Nobel ödülü aldı. Türkiye ise bu ilkel eğitim anlayışı yüzünden hiçbir bilim dalında başarı gösteremedi. Yapılması gereken şey, başarılı ülkeleri örnek almaktır; ideolojik, verimsiz, faydasız eğitim anlayışını sürdürmek değil
    .



    YÖK’ten bilime ihraç


    Paylaş
    Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı!!! Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Eğitim ile ilgili herhangi bir uygulama getirildiği zaman onun sonucunu da düşünmek gerekir. Laik ilkesine dayanarak kız ve erkeklerin aynı yerde eğitim görmeleri özellikle meslek liselerinde doğruluğunu tartışmaya açan diğer ülkelerdeki başarılardır.