Eğitim Bölümü ve İslamda Eğitim Forumundan Çocuklarda ALLAH Tasavvuru Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuklarda ALLAH Tasavvuru

    Reklam




    ÇOCUKLARDA ALLAH TASAVVURU
    Bundan önceki konularda, çocukta din duygusunun varlığı, gelişimi, çocuğun Allah'a inanma isteği ve ihtiyacından bahsetmiştik. Çocuktaki bu duygunun varlığı ve ondaki inanma ihtiyacı neticesinde Allah'ı tasavvur temayülü ortaya çıkar. Zaman zaman anne babaların çocukları tarafından "Allah nerede? Allah ne kadar büyük? Nerede oturuyor, onun evi var mı?" gibi sorulara muhatab olmaları, bu temayülün bir sonucu-dur.56
    Çocukları en çok meşgul eden ve ilgilerini çeken konu, şüphesiz Allah'tır.57 Onların Allah'ı bu denli merak etmelerinde, yaratılıştan getirdikleri inanç duygusunun tesiri olduğu gi-bi; "çocukluk çağının bir vakıası olan, çocukların tabiat üstü kuvvet ve varlığa karşı duydukları temayülün"58 de payı vardır.
    Konuya girmeden önce bir noktaya değinmek yerinde olacaktır. Din Eğitimi ve Din Psikolojisinin, memleketimizde henüz kurulan ve pek az araştırmaya sahip ilim dallan olduğun-dan daha önce bahsetmiştik. Bunu bir kez daha ifade ederek 2 ilâ 7 yaş arasındaki çocuklarımızın Allah'ı ne şekilde tasavvur ettiklerine dair hemen hiçbir bilgiye sahip olmadığımızı ve yedi yaşından önceki Müslüman çocukların Allah tasavvurları hakkında açık bir kanaatte bulunmanın fazla bir atılganlık olacağı görüşüne59 katıldığımızı belirtmeliyiz. Bu itibarla, yedi yaşından önceki çocukların müşahhas Tanrı tasavvurlarını ele alırken, genellikle Hıristiyan kaynaklı pedagojik eserlere dayandırılan bilgilere yer vermek zorunda olduğumuz ifade etmeliyiz.
    Konuyu incelemeye başlarken önce tasavvurun tarifini yapmak gerekecektir.
    1. Tasavvur Nedir?
    "Düşüncenin bir türü" olarak kabul edilen60 tasavvurun pek çok çeşidi olduğu söylenebilir. Hatta ne kadar idrak (algı) varsa, o kadar da imaj61 türü vardır denilebilir.62 Ayrıca tasavvuru, "ruhsal güçler veya duygusal uyanlarla zihinde önceden oluşan her hangi bir nesnenin, olayın, fiilin ya da bir kavramın, istekli olarak yeniden, özel bir şekilde şekillenmesi, canlanması, anlam kazanması veya hatırlanması"63 olarak tarif etmekte mümkündür.
    2. Çocuklarda Müşahhas (Somut) Tanrı Tasavvuru
    Çocukların genellikle üç yaşından itibaren dinî nitelikte bir korku ve saygıyla, kutsal olan varlığa karşı ilgi duyduğu bi-linmektedir."64 Bu korku ile beraber olan saygı duygusu, ebeveynin, bilhassa baba imajının arkasında akseden Allah imajı gerçeği ile kuvvetlenir.65 Rousseau bunu, 'Tanrı kudretinden çocuklara bahs olununca, babalarının kudretini ölçü alırlar ve Tanrıyı babalan kadar kuvvetli varlık olarak tasarlarlar" şeklinde ifade etmektedir.66
    Bu duygunun animizm dönemiyle aynı zamanda başlaması ise başka yönden dikkate değerdir. Çünkü çocuk, ateist bir çevrede yaşamış olsa bile, gerek animist ve artifisialist, gerekse egosantrik düşünceler tesiriyle, "niçin ve neden"li sorular sorarak, kendisinin bu dünyaya neden ve nereden geldiğini, niçin ve kim tarafından yaratıldığını bilmek isteyecektir.67 Bu sorulara karşılık olarak aldığı cevaplar sonucu, kendisinin bir yaratıcısı olduğunu öğrenecek ve O'na karşı ilgi duymaya başlayacaktır. Genellikle, Allah hakkında fikir yürütmeye başladığı dönem dört yaş civandır. Bu yaştaki çocuğun Allah'ı tasavvurda herhangi bir güçlüğü yoktur. Zira bu yaş onun dinî dünyaya ilgisinin altın yaşıdır.68
    Bu yaşlardaki çocuklarda Allah tasavvuru, antropomorf (insana benzetme) bir özellik arz eder. Onlar henüz mücerret (soyut) kavramları anlayabilecek durumda olmadıklarından69, kavrama kabiliyetleri ancak görünen şeylere yöneliktir. Bu itibarla çocuğa Allah'tan bahsedildiğinde, o, Allah'ı kendi zihnî sınırlan içinde hayal ederek, yine kendine has birtakım yorumlarla anlamaya çalışmaktadır. Nasıl ki, "Çocuk bir kelimeyi öğ-rendiği vakit onun manasını da bellemekte"70 ise, aynı şekilde "Allah ile ilgili işittiklerini ve öğrendiklerini, kişisel algılarla basitleştirip sadeleştirerek ve kendine özgü bir değişikliğe uğratarak, yine kendi anlayışına uygun ve yararlı bir duruma ge-tirmektedir."71
    3-7 yaş arası çocuklardaki Allah tasavvurunun antropo-morf özellikler taşıdığı çeşitli örneklerden anlaşılmaktadır, Allah'ı büyük bir insan şeklinde tasavvur ederek "Allah gökyü-zünde oturan sakallı bir dededir"72 diyen çocuklar olduğu gibi, çeşitli insan resimleri için, "Allah bu mu?" diye soranlar da çı-kabilmektedir.73
    Görüldüğü gibi bu yaşlardaki çocuğun düşüncesi ve tasav-vurları antropomorf bir karakter taşımakta ve çocuk tasavvur ettiği yaratıcısını, genellikle insana benzetmekte veya benzetmek istemektedir. Ancak yaşının ilerlemesiyle ondaki antropomorfist kavrayışın, yerini gitgide sembolik ve ruhanî bir anlayı-şa terk ettiği görülecektir. Özellikle Müslüman çevrede yaşayan çocuklarda bu değişme daha kolay bir şekilde teşekkül etmektedir. Nitekim bazı batılı psikologlar Hıristiyan çevrede yetişme sonucu antropomorfist bir anlayışına sahip olan çocukların bile, yaşlan ilerleyip bulûğ çağına vardıklarında bu tür düşünceleri terk ederek soyut bir Tanrı anlayışı kazandıklarını id-dia etmektedirler.74 Hatta Allport, antropomorf Tanrı tasavvu-runa çocukluk döneminde bile tepki uyandığını ve bu cümleden olarak, ahlâk ve insanlık dışı davranışlarda bulunan kişiden Tanrı olamayacağını düşünen çocukların çıktığını belirtmekte-dir.75 Ayrıca, hristiyan toplumunda rastlanan, Allah'ın Noel ba-ba veya periye benzetilmesi fikrinin doğru olmadığını savunan batılı pedagog ve psikologların varlığı da bilinmektedir.76
    İster Müslüman, ister hristiyan çevrede yetişmiş olsun, hemen her çocukta rastlanabilen ve zaman zaman ifadelere dökülen antropomorfist Tanrı tasavvuru, 3-7 yaştaki çocuklar için tabii sayılmalıdır. Zaten çocuktan daha fazlasının beklenemeyeceği de bir gerçektir. Çünkü çocuğun zekâsının mücerret kavranılan anlayacak seviyeye gelmesi uzun bir zaman almaktadır. Burada önemli olan, çocuğa mücerret anlayışa sahip olabilmesi için gerekli olan zihnî gelişimin sağlanmasıdır. Öte yandan, çocuğun bu tür düşünce ve sözlerinden dolayı sorumlu olmadığını77 belirtmekle birlikte, eğitim yoluyla, bu tür düşüncelerini terk etmesinde anne babaların çocuklara yardımcı olması gerektiğini de ifade etmeliyiz.
    3. Çocukta Mücerret (Soyut) Allah Tasavvuru
    a. Çocuğun Allah'ı İnsanî Özelliklerden Ayırdığı ilk Dönem:
    Genellikle çocuk 5-7 yaşından itibaren yavaş yavaş tasavvur ettiği "Yüce Kudret"i, insanlardan ayırt etmeğe başlamaktadır. Bunda, ona verilen cevaplara, çocuğun hayal gücünü de eklemesinin etkisi vardır.78 Ancak, onun Allah hakkındaki mü-şahhas düşüncelerinin zayıflamasına ve yok olmasına özellikle bir insan olan babasının, "Her şeye gücünün yetmediğini görmesi" sebep olmakta; böylece çocuğun şuurunda, Allah'ın in-sanlardan farklı olduğu fikri ortaya çıkmaktadır. Çünkü ona gö-re Allah her şeye kadir, onu her türlü kötülükten koruyacak güçtedir. Bu düşüncenin bir uzantısı olarak, çocuk için Allah, artık bir insan değil, "Meleklerle birlikte egemenliğini süren, görün-meyen, resmi çizilemeyen ve her yerde olan bir varlıktır."79
    b. Çocuğun Mücerret Düşünceye Geçmesine Yardımcı Olan Faktörler:
    Çocuğun mücerret anlayışa geçmesinde bir çok faktör rol oynar. Bunlardan en önemlisi olarak kabul edilen, çocuğun, ebeveyninin gücünün sınırlılığını hissederek hayal kırıklığına, uğramasına az önce değinmiştik. Diğer faktörlere geçmeden önce, çocuğun ne zaman mücerret düşünceye geçeceğinin, kesin sınırlarla belirlenemeyeceğini ifade etmek gerekecektir. Bununla birlikte, esas olarak kabul edilen 5-7 yaşlarına bakıldı-ğında, bu yaşlarda çocuğun okuma yazmayı yavaş yavaş kavradığı görülecektir. Dolayısıyla, çocuk bu yaşlarda telkine, eği-tim ve öğretim faaliyetlerine elverişli bir duruma, gelmiştir de-nilebilir.
    Çocuğun mücerret Allah tasavvurunu kazanmasında rol oynayan diğer faktörlerden biri de Ailedir(*) Daha sonra eğitim ve öğretim gelmektedir, çünkü çocuğa, Allah'ın insan veya in-sana benzer bir varlık olmadığı çeşitli yollarla öğretilebilir. Bu konuda, ona-kolayca kavrayabileceği için-bol resimli, az yazılı dinî hikaye kitaplarının faydası olacaktır(**) Bunların yanında, çocuğun sağlıklı bir vücut yapısına paralel olarak ruhî ve zihnî güçlerini geliştirecek diğer faktörlerin de (oyun, arkadaş vs.) etkisi olduğu unutulmamalıdır.80
    c. Mücerret Allah Tasavvurunda Egosantrik Özellikler:
    Çocuktaki müşahhas Allah tasavvurunun temel karakte-ristiği nasıl ki antropomorfizm (=insana benzetme) ise, müşah-has düşünceyi yavaş yavaş terk ederek, mücerret bir anlayışa sahip olan çocukta da bu kez egosantrik duyguların tesirinde kalan bir Allah tasavvuru söz konusudur. Bu kanaatimizi, aşa-ğıdaki bilgilerle temellendirmek mümkündür.
    Yapılan araştırmalarda, yaratıcısının bir insan veya insana benzeyen bir varlık olmadığını öğrenen çocuk, O'nun ruhanî, görünmeyen, kendisini, ailesini, yakınlarını besleyen, büyüten ve koruyan bir varlık olduğuna inandığı sonucuna varılmıştır.81
    Egosantrik duyguların tesirinde kalan çocuğa göre Allah, başta kendilerinin yaratıcısıdır. Sonra O, anne-baba ve kardeşler vermiş, yaşamaları için gerekli yiyecekler, içecekler hazırlamıştır. "Allah yanımızda/ Her zaman baş ucumuzda/ Sürekli bizimle beraber" gibi ifadeler, çocuk egosantrizminin Allah tasavvuru-na yansıyan yönleridir.82
    Çocuklara göre Allah, onları tehlikelerden, güç durumlardan, sıkıntılardan kurtardığı gibi; onların dilek ve isteklerini de geri çevirmeyip kabul etmektedir.83
    Egosantrik duygular, 10-12 yaşlarına nisbeten 7-9 yaşla-rında daha güçlüdür. Aynı zamanda bu farklılık, köy çocukları ile şehir çocuklarında da ortaya çıkmaktadır. Özellikle köy ço-cukları tabiatla iç içe olduklarından, dağ, taş, güneş, ay, yıldız-lar vs. çocukları çok yakından etkilemektedir. Çocuk bütün bunları yakından izleyerek, egosantrik bir tutum içinde Allah ile ilişki kurmaktadır. Tabiatta gördüğü bütün olaylar ve Allah'ın kendisine verdiği sayısız varlıklar ve ürünleri gözlemesi, onda hayret uyandırmakta; böylece inancının sağlamlaşmasın-da etkili olmaktadır.84
    Buna karşılık şehir çocukları çevrelerindeki büyüleyici at-mosferden, köy çocukları kadar etkilenmemektedir. Fakat tabi-at ve tabiat olaylarına hiç de yabancı olmadıkları onların Allah tasavvurlarından anlaşılabilir.85 Ayrıca şurası da ifade edilmeli-dir ki, her türlü ihtiyacı anne-babası tarafından karşılanan varlıklı aile çocuklarına göre, fakir ve gecekondu çevrelerinde, çe-şitli yoksulluklar içinde yaşayan çocukların Allah tasavvurunda egosantrizmin tesirleri, daha bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.86
    Görüldüğü gibi, bir takım farklılıklar arz etmesine rağmen bu yaşlardaki (5-7) çocukların hemen hepsinde, egosantrizmin tesirinde kalmış bir Allah tasavvuruna rastlamak mümkün-dür.
    d. Allah Tasavvurunda 7-9. Yaşların Önemi:
    Müşahhas anlayışı terk ederek, mücerret Allah anlayışını kavramaya başlayan çocuklar, yedi yaşından itibaren, Allah'a duygulan ve idrakleriyle yaklaşmaya çabalarken, bir yandan da söylediklerini mantık kontrolünden geçirmeye çalışırlar. 7-8 yaşlarındaki çocukların Allah tasavvurlarına bakıldığında, bunların canlı ve sürekli bir gelişme içinde olduğu görülebilir. Ancak bu yaşlardaki çocukların, Allah'ı kavrayışları değişken ve akıcı olduğundan veya gelişme sürecini devam ettirdiğinden, henüz yeterince kökleşmiş olduğu söylenemez.87 Çünkü mücerret kavramların kazanılmasına yardımcı olan faktörler-den "kas ve sinir sistemi"nin gelişmesi uzun bir zamanı gerek-tirmektedir.88 Bununla birlikte, yedi yaşından itibaren çocuğun Allah tasavvuru oldukça açıklık kazanmıştır denilebilir. Al-lah'ın nasıl olduğunu, başta kendisinin, yakınlarının ve başka-larının yaratıcısı ve hakimi oluşunu, çocuklar zengin bir biçim-de anlatmaktadırlar.89
    Allah'ın varlığı, özellikle zâti ile daha çok 7-9 yaş grubu çocuklar meşgul olmaktadır. Onlar, başta Allah'ın büyüklüğü, ne, nasıl, nerede?, neden bir tane olduğunu ve neden onun eşi, benzeri, ortağı olmadığını merak ederek, "Allah olmasaydı, biz olmasaydık ne olurdu?" gibi soruların yanında, "O yemez, içmez, uyumaz, O'nun buna ihtiyacı da yoktur, peki ama yeri göğü yaratan, çiçeklerle donatan Allah'ın aslı nedir?" gibi metafizik soruların da cevabını öğrenmeye çalışmaktadırlar.90 Bun-dan başka, bu yaştaki çocuklar Allah'ı "Çok yüce, her şeyden ve herkesten büyük, her şeyi yaratan, her şeyi bilen, duyan ve gören, göz, kulak, akıl gibi nimetler veren, kullarını koruyan, acıyan, kötüleri cezalandıran, dünyayı insanları, hayvanları, bitkileri, yiyecek ve içecekleri yaratan, kendilerini besleyen, büyüten Ulu bir varlık" olarak tasavvur etmektedirler.91
    Genellikle bu yaşlardaki çocuklar Allah'ın gökte ve her yerde olduğunu düşünmektedirler. Çocuk, Allah için, "gökte-dir" derken, O'na kendisinin şimdiye kadar düşünebildiği ve tasavvur edebildiği yüksekliklerde uygun bir yer ayırmak iste-mektedir. Yüce ve Ulu bildiği Allah, mekânıyla da Uludur. Ço-cuk için Allah nasıl Yüce ise, gök de yüce bir yerdir. Bu, "Allah her zaman, her yerdedir." tasavvuru için de geçerlidir. Allah'ın sınırsız büyüklüğüne, eşsiz gücü ve sınırsız hâkimiyetine uygun bir yer, çocuğun dilinde, bildiği ve düşünebildiği kadarıyla ancak "O, her yerde, her zaman hâzır ve nazırdır." cümlesiyle mana kazanmaktadır.92
    Bu müspet ifadelerle karşılık, az da olsa çocuklardan, "O'nun nasıl olduğunu düşünemiyorum/ Allah insana benzer/ Allah'ı büyük, korkunç bir şey sanıyorum ama düşünemiyorum / İnsandan Allah olabilir/
    Bizleri yaratan ulu bir kimsedir, bir tek kişidir/ Allah yüce bir insandır/ Allah büyük Müslüman bir insandır." gibi cevaplar da alınmış93 ve aynı zamanda, daha oluşumunu tamamlamamış ya da uydurulmuş tasavvurlara da rastlanmıştır.94 Bunlar, çocuklar için normal karşılanması gereken ifadelerdir. Burada eğitim, ruhî yapı, çevre ve daha birçok faktörün varlığı söz konusudur. Bir başka ifadeyle, bu faktörler, çocuğun Allah tasavvurunu çeşitli yönlerden etkilemekte ve bunların tesiriyle çocuk, Allah'ı farklı şekillerde düşünmektedir. Zaman içinde çocuk, gerek yaşının ilerlemesi, ruhî ve zihnî yönden gelişmesi ve gerekse aldığı eğitim ile, hatalı ve yanlış tasavvurlarını düzeltme ve değiştirme imkan bulacaktır.
    Özetle, üç yaşından itibaren Allah hakkında bilgi edinmeğe başlayan çocuk, önceleri antropomorf bir nitelik taşıyan tasavvurlarını 7-9 yaşlarında mücerret bir şekle dönüştürmektedir. Yine bu yaşlarda Allah'ın gökte olduğuna inanırken, 10-12 yaşlarında ise O'nun her zaman ve her yerde olduğunun kabul etmekte ve diğer yönlerde olduğu gibi, Allah'ı tasavvur hususunda da bir gelişmeye yöneldiği görülmektedir.
    ------------------------------------------------------------------------------------------------
    56. N. Armaner-Z. ökmen. Din Eğitim ve Öğretiminde Melodik Bilgiler, ist. 1960,8.15; Yavuz, age, s. 71.
    57. Yavuz, age, s. 83.
    58. Armaner-Z. Ökmen, age, t. 12.
    59. Yavuz, age, s. 175.
    60. Yavuz, age, s. 159.
    61. İmaj, tasavvur ve hayal kelimeleri aynı manadadır. Bk. Gövsa age, s. 52; Dwelshauvers, G. Psikolojisi (çev. M. Ş. Tunç) îst. 1938, s. 230.
    62. Paul Guillaume. Psikoloji (çev. R. Semin) îst. 1970, s. 138.
    63. Yavuz, age, s. 159.
    64. Kemplein ve Hansen'e göre, çocuk üç yaşlarında dinî bir tasavvur kazanır, ancak bu dinî tasavur ve ondaki Allah imajı rasyonel (akılcı) olmaktan çok majik (sihirli) dir. Schraml, age. s. 322.
    65. Vergote, agm, XXH, 318; Armaner, Din Psikolojisi, s. 83.
    66. Rousseau, age, s. 195. Ancak burada şu noktaya dikkat edilmelidir. Hristiyan inancında, Tanrı'ya, "Babamız" diye hitap edilmektedir. Mütemadiyen bunları duyan çocuğun Tanrı'yı babası ile özdeşleştireceği tabiidir. Bir başka ifadeyle, Rousseau'nun bu görüşü hristiyan toplumunda yetişen çocuklar için normal karşılanabilir, ama bu Müslüman bir toplumda yetişen çocuklar söz konusu olamaz.
    67. Yavuzed, Çocuk Psikolojisi, l, 37; Halis Ayhan, Din Eğitimi ve Öğretimi, Ank. 1985, s. 107.
    68. Vergote, agm, XXH, 317; Armaner, Din Psikolojisi, s. 84.
    69. Özbaydar, age, s. 12.
    70. Guülaume, age, s. 263.
    71. Yavuz, age, s. 172.
    72. Yöriikoğlu, Çocuk Ruh Sağkğı, s. 10.
    73. Bu konudaki örnekler için bk. Armaner, age, s. 84.
    74. Bk. Yavuz, age, s. 176.
    75. Allport, şöyle bir olay anlaür: Allı yaşında bir çocuk dua ederken, duanın girişindeki "Babamız" kelimesini söylemeyi reddetmiştir. Bunun sebebi araştırılınca, çocuğun babasının, ayyaş ve dinini terk eden biri olduğu ve çocuğun Allah kavramıyla, kendi babası arasında bir ilişki kurmaya tahammül edemediği anlaşılmıştır. Bk. W.G. Allport, The tndividual and His Religion, London, 1954, s. 34.
    76. Özgür, Çocuk Psikolojisi, s. 219.
    77. Bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır. "Üç kişiden kalem kaldırılmıştır. Bulûğa ermeyen çocuk, uyuyan kimse, kendine gelmeyen deli" bk. Tirmizî, Hudûd, 1; Ebû Davud, Hudûd, 16; Nesâî, Talak, 13; Dârimî, Hudûd, 1.
    78. Armaner, age, s. 86.
    79. Verçote, agm, XXH, 318, 329.
    (*). Aile faktörü, HI. Bölümde etraflıca ele alınacaktır.
    (**). Memleketimizde son zamanlarda yayınlanan dinî nitelikli çocuk kitapları, onun Allah hakkındaki düşüncelerinin olumlu yönde gelişmesinde olumlu katkılarda bulunacaktır.
    80. Bk. Baymur, age, s. 56; Yavuzer, age, s. 1. 64 vd.; Yörükoğlu, age, s. 46.
    81. Yavuz, age, s. 254.
    82. Yavuz, age.s. 183.
    83. Yavuz,age.s. 103,174.
    84. Yavuz,age,s. 171.
    85. Bk. Yavuz, age, s. 161-165.
    86. Yavuz, age, s. 174.
    87. Yavuz, age, s. 171.
    88. Selman Erdem, Psikoloji, IsL 1972. s. 119.
    89. Yavuz, age, s. 170.
    90. Yavuz, age, s. 83.
    91. Yavuz, age, s. 159-162.
    92. Yavuz, age, s. 181.
    93. Anket sonuçlan için Bk. Yavuz, age, s. 159-166.
    94. Yavuz, age, s. 168.


    Paylaş
    Çocuklarda ALLAH Tasavvuru Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allahu Teala azze ve celle gani gani razi olsun .



7 15 yaş arası çocuklarda allah tasavvuru