Din Ve İman Bölümü ve İnançsızlara Cevaplar Forumundan Evrimci ve ateistler istemese de bilimsel bulgular hep yaratılış gerçeğini kanıtlar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Evrimci ve ateistler istemese de bilimsel bulgular hep yaratılış gerçeğini kanıtlar

    Reklam




    Bu bölümün başında da belirtildiği gibi, bilim yanlış ideolojiler tarafından yönlendirildiğinde zaman, para, emek kaybı oluşmaktadır. 18. yüzyıldan bu yana bilim, ağırlıklı olarak materyalistlerin hakimiyeti altında kalmış ve hemen hemen tüm çalışmalar materyalist felsefeyi bilimsel olarak kanıtlayabilmek için yapılmış, materyalist felsefeyi yalanlayan bilimsel deliller ya gözlerden ya da halka çarpıtılarak sunulmuştur.

    Dikkat edilmesi gereken sonuç ise, evrimcilerin evrimi ispatlamak için yaptıkları araştırma ve deneylerin sonucunda hep yaratılışı destekleyen deliller bulmalarıdır. Bilim, Allah'ın varlığına inananlar için çok kolay ve zahmetsizdir. Çünkü var olan bir sistemi araştırmak ve onunla ilgili delilleri aramak bilim adamları için bir zorluk çıkarmaz. Ancak olmayan bir delili aramak evrimcilerin kendi ifadeleriyle "can sıkıcı" ve "baş ağrıtıcıdır".

    Bu durumun en açık örneklerinden biri de Kambriyen Devrine ait paleontolojik bulgulardır. Kambriyen Devri canlılığın ilk izlerine rastlanan ve yaklaşık 550 milyon yıl önce yaşanan döneme verilen isimdir. Bu dönemde var olan canlıların her biri son derece karmaşık sistemlere sahip olan gelişmiş canlılardır. Örneğin trilobit ismi verilen ve soyu tükenmiş olan bir canlı türü oldukça karmaşık petek göz yapısına sahiptir. 100 mercekten oluşan bu göz yapısı günümüzde yaşayan yusufçuk gibi bazı böceklerinki ile aynıdır. Ve evrimciler açısından "baş ağrıtıcı" olan ise bu karmaşık yapılara sahip olan canlıların hiçbir ataya sahip olmadan birdenbire bu tabakalarda belirmeleridir. Bu bilimsel bulgular açık olarak Yaratılış'ı göstermektedir.


    Evrimciler her ne kadar aksini ispatlamaya çalışsalar da bulunan her bilimsel bulgu Allah'ın varlığını ve yaratışının özelliklerini ortaya koymaktadır. Kambriyen Döneminde aniden ortaya çıkan kompleks yapıya sahip canlılar da bu yaratılış delillerindendir.

    Ünlü evrimci bilim adamı İngiliz zoolog Richard Dawkins elde ettikleri bulguların yaratılış gerçeğini desteklemesi ile ilgili olarak şöyle söylemektedir:

    ...Kambriyen katmanları, başlıca omurgasız gruplarını bulduğumuz en eski katmanlardır. Bunlar, ilk olarak ortaya çıktıkları halleriyle, oldukça evrimleşmiş bir şekildeler. Sanki hiçbir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler. Tabi ki, bu ani ortaya çıkış, yaratılışçıları oldukça memnun etmektedir.36

    Kambriyen Devri'nde ortaya çıkan trilobit fosili ve sahip olduğu petek gözün özellikleri yaratılışın delilleridirler.

    Paleontoloji konusunda yaşanan bu "sonuçsuzluk" evrimin en büyük açmazlarından biridir. Baştan beri üzerinde durduğumuz gibi evrimci bilim adamları onlarca yıldır evrime delil olacak ara geçiş formları (bir canlının diğer bir canlıya dönüşüm aşamaları) bulma çabası içindedirler. Ancak böyle canlılar yeryüzünde hiçbir zaman yaşamadıkları için kesinlikle bir sonuç alamamışlardır. Evrimcilerin bir türlü aradıkları ara geçiş formlarına ait fosillerini bulamamalarını evrimci paleontolog Mark Czarnecki şöyle ifade eder:

    Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türleri Allah'ın yarattığı savunan yaratılışçı argümana destek sağlamıştır.37
    Bazı evrimcilerin de satır aralarında itiraf ettikleri gibi, evrime bilimsel destek arayan her türlü çalışma boşa çıkmakta, olumlu bir sonuç vermemektedir. Aksine evrimci bilim adamlarının herşeyin tesadüfe dayalı olarak oluştuğu yönündeki iddialarıyla ilgili her araştırma, apaçık bir gerçeği karşılarına çıkarmaktadır: Tüm canlıları kusursuz bir şekilde göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın yarattığı gerçeğini...


    Günümüzde yaşayan yusufçuğun göz yapısı da trilobitinki ile benzer karmaşıklıktadır.

    Sonuç

    Çevremizde ve içinde yaşadığımız evrende, yaratılış gerçeğine ait sayısız delil bulunmaktadır. Bir sivrisinekteki hayranlık verici sistem, bir tavuskuşunun kanatlarındaki muhteşem sanat, göz gibi karmaşık ve mükemmel bir organ ve daha milyonlarca varlık iman eden insanlar için Allah'ın varlığının ve O'nun üstün ilminin ve aklının delilleridir. Yaratılış gerçeğini kabul eden bir bilim adamı da, doğayı bu gözle inceleyecek ve yaptığı her gözlemden, düzenlediği her deneyden büyük bir zevk alacak, yeni araştırmalar için ateşleyici güç bulacaktır.

    Oysa evrim gibi bir hurafeye inanmak ve bunu bilime rağmen savunmaya çalışmak, psikolojik yönden bilim adamlarını da sıkıntıya sokar. Evrendeki ahenk ya da canlılardaki tasarım, onlar için büyük bir sıkıntı kaynağı olur. Darwin'in aşağıdaki sözü, gerçekte tüm evrimcilerin ruh haline ışık tutmaktadır:

    Gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama kendimi zamanla bu probleme alıştırdım. Şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız ediyor. Örneğin bir tavuskuşunun tüylerini görmek, beni neredeyse hasta ediyor.38
    Tavuskuşunun tüyleri de, doğadaki tüm diğer sayısız yaratılış delili de, evrimcileri sürekli olarak rahatsız etmeye devam etmektedir. Gördükleri apaçık delillere bu şekilde gözlerini kapatan bu kişilerde, doğal olarak gerçeklere karşı umursuzluk ve buna bağlı bir yargı bozukluğu gelişmektedir. Hıristiyanlara seslenirken; "eğer bir heykelin sizlere el salladığını görseniz dahi, bir mucize ile karşı karşıya olduğunuzu sanmayın... çok küçük bir olasılıktır, ama belki de heykelin sağ kolundaki atomların hepsi, tesadüfen, bir anda aynı yönde hareket etme eğilimi içine girmiş olabilirler"39 diyecek kadar ileri giden ünlü evrimci Richard Dawkins, bu yargı bozukluğunun tipik bir örneğidir.

    Bilimin ilerleyebilmesi için bu 19. yüzyıl artıklarının bir kenara bırakılması ve özgürce düşünen ve gördüğü gerçeği kabul etmekten çekinmeyen bilim adamlarının varlığı gerekmektedir.


    Tavuskuşunun tüylerinin “Darwin’i hasta etmesinin” nedeni bu tüylerin açıkça üstün bir Yaratıcı’nın varlığını gösteriyor olmasıdır.


    DİPNOTLAR

    6. A.g.e, ch1.354

    7. Henry Margenau, Roy Abraham Vargesse. Cosmos, Bios, Theos. La Salle IL: Open Court Publishing, 1992, s. 241

    8. William Lane Craig, Cosmos and Creator, Origins & Design, Bahar 1996, cilt 17, s. 18

    9. AlbeMichael Denton, Nature's Destiny: How the Laws of Biology Reveal Purpose in the Universe, The New York: The Free Press, 1998, s. 14-15

    10. Malcolm Muggeridge, The End of Christendom, Grand Rapids: Eerdmans, 1980, s. 59

    11. Søren Løvtrup , Darwinism: The Refutation of A Myth, New York: Croom Helm, 1987, s.422

    12. Paul R. Ehrlich ve Richard W. Holm, Patterns and Populations, Science, cilt. 137 (31 Ağustos1962), s. 656-7

    13. Sidney Fox, Klaus Dose,. Molecular Evolution and The Origin of Life,. New York: Marcel Dekker, 1977. s. 2

    14. Klaus Dose, The Origin Of Life: More Questions Than Answers, Interdisciplinary Science Reviews, cilt 13, no.4, 1988, s. 348

    15. George Gamow, Martynas Ycas, Mr. Tompkins Inside Himself, Allen & Unwin, Londra, 1966, s. 149

    16. Pat Shipman, Birds Do It... Did Dinosaurs?, New Scientist, 1 Şubat 1997, s. 28

    17. Colin Patterson, Harper's, Şubat 1984, s.60

    18. Pierre-P Grassé, Evolution of Living Organisms, New York, Academic Press, 1977, s. 103

    19. Canlı vücudunun genetik şifresinde meydana gelen değişikliklere mutasyon denir. Radyasyon ve bazı kimyasallar mutasyona neden olan etkenlerdendir. Evrimciler canlıların mutasyona uğrayarak evrimleştiklerini iddia ederler. Ancak mutasyonların tamamı zararlıdır ve canlıları sakatlamaktan başka bir etkileri olmaz.. Çernobil'de meydana gelen radyasyon sızıntısı mutasyonların zararlarının göstergelerinden biridir. Bu faciadan sonra çok sayıda insanda kan kanseri gibi çeşitli hastalıklar, sakat doğumlar gibi ciddi ve kalıcı rahatsızlıklar görülmüştür.

    20. Michael Pitman, Adam and Evolution, London, River Publishing, 1984, s. 70

    21. Gordon Taylor, The Great Evolution Mystery, New York: Harper and Row, 1983, s. 34-38

    22. Leakey, R., & Lewin, R. People of the Lake: Mankind and Its Beginnings, New York: Anchor Press/Doubleday, 1978, s. 17

    23. S. J. Jones, A Thousand and One Eves, Nature, cilt 34, 31 Mayıs 1990, s. 395

    24. William A. Dembski "Science and Design", First Things, sayı 86, Kasım, 1998, s. 26

    25. G. Mansfield, Creation or Chance! God's purpose with mankind proved by the wonder of the universe, Logos Publications

    26. S.R. Scadding, "Do 'Vestigial Organs' Provide Evidence For Evolution?", Evolutionary Theory, Cilt 5, Mayıs 1981, s. 173

    27. Michael J.Behe, Darwin's Black Box, New York: Free Press, 1996 s.231-232

    28. Colin Patterson, Evolution and Creationism, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nin Açılışındaki Konuşmasından, New York, 5 Kasım 1981

    29. A.g.e,

    30. The Earth Before Man, s. 51

    31. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, cilt.I, New York. Appleton and Company, 1888, s.413

    32. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, cilt.I, s.315

    33. F. Clark Howell, Early Man, NY: Time Life Books, 1973, s.24-25

    34. Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, New York: Ticknor and Fields 1982, s. 204

    35. Charles Darwin'in, Origin Of The Species (Türlerin Kökeni) kitabının "Dutton: Everyman's Library" baskısının Önsözü, 1956, s.xxii

    36. Richard Dawkins, The Blind Watchmaker, London: W. W. Norton 1986, s. 229

    37. Mark Czarnecki, The Revival of the Creationist Crusade, MacLean's, 19 Ocak 1981, s. 56

    38. Norman Macbeth, Darwin Retried: An Appeal to Reason, Boston, Gambit, 1971, s. 101

    39. Richard Dawkins, The Blind Watchmaker, London: W. W. Norton, 1986, s. 159

    alıntı



    Paylaş
    Evrimci ve ateistler istemese de bilimsel bulgular hep yaratılış gerçeğini kanıtlar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Evrimciler, ölümden sonraki dirilişi ve Allahu tealanın ezelden beri var olduğunu kanıtlayamadıkları için saplantıya girmişlerdir. Onların öne sürmüş oldukları teorilerin mantıklı açıklaması ve bilimsel izahı yoktur fakat kuranı kerim ve hadisi şerifler bilimsel verilere ışık tutacak kaynaklardır.