İslam Dini ve İman Bölümü ve İman Forumundan İslamın hakim olmadığı yerlerde Müslümanlar ve İslami duruş Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İslamın hakim olmadığı yerlerde Müslümanlar ve İslami duruş

    Reklam




    Yaşadığımız dönemde müslümanların (çoğunluk itibarıyla) durumu içler acısıdır. Bu konudaki problemleri maddeler halinde saymaya çalışalım:

    1. Müslümanlar İslâm'ı bilmiyor; ilimden uzaklar; ilimden, yani mutlak hakikat olan İlâhî vahiyden mahrum, Kur'an'dan kopuk yaşadıkları için, Allah'ın Kitabından, birinci elden dini öğrenmiyorlar.

    2. Bilmemekten daha kötüsü; İslâm'ı yanlış biliyorlar. Ölçü yanlış. Kur'an terazisiyle tartılıp ölçülmüyor bilinenler.

    3. Kur'an'a dayalı iman esaslarını dosdoğru şekilde bilmiyorlar. Dosdoğru inanmıyor ve yaşamıyorlar. [26]

    4. İnanç ve amellerine birçok şirk, hurâfe ve bid'at karışmış. Kimi bilinçli-bilinçsiz irtidat etmiş, kimi Allah'a endâd/eşler edinmiş, kimi de küfür içinde bir hayat sürüyorlar. "Onların çoğu Allah'a şirk koşmadan iman etmezler." [27]

    5. İsyan ve itaat bilinci yok. "Lâ ilâhe" deyip reddetmesi gerekenleri bilmiyor; "illâ" diye teslim olması gereken zât belli değil. [28]

    6. Siyasî bilinç yok. Tâğutlara sevgi içinde ve onlara destek ve yardımcı olma sözkonusu. [29]

    7. Cihad ruhu yok; kardeşlik ve vahdet anlayışından uzak, ümmet bilincinden mahrum bir anlayış ve yaşayış. [30]

    8. Tebliğ (emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münker) terk edilmiş. Bedenin ihtiyacı olan gıdaların alınıp uygun şekilde çıkarılamayınca ne tür hastalık oluyorsa; okunan, duyulan, sohbet ve derslerde öğrenilen hakikatlerin uygun şekilde dille veya elle yazılarak dışarıya çıkarılamaması da fikrî kabızlığa sebep oluyor. [31]

    9. Câhiliyeyi yıkmak için mücadele edecekleri yerde, dinlerini müdâfaa bile edemiyorlar.

    10. Yanlış hizmet anlayışı; haramlarla, Batılı tarzda ve sadece aklî ya da pragmatizm ölçülerinde hizmet anlayışı. Rabbânî tarzda ve nebevî ölçülerde, kulluğun içine girecek şekilde hizmet değil.

    11. Müslümanların kahir çoğunluğu dünyevîleşti, kapitalistleşti. Dünyaya aşırı meyil, malın kulu, paranın nesnesi olma, lüks, israf, eşya tutkunluğu herkesi ve her yeri kuşattı.

    12. Âhirete (cennet ve cehenneme)yakînî iman ve âhireti öncelikleyip oraya hazır olmak yok. Bu toplumun fertleri tek kanatlı kuş gibiler, iki dünyalı değiller. Dünyalarını âhiret açısından değerlendirmeyiş sözkonusu.

    13. Ulusçuluk, vatancılık, ırkçılık, hemşehricilik, düzencilik (devletçi çizgi),

    14. Atalar dinine sarılma, gelenek ve âdetleri kutsama ve mutlak doğru kabul etme.

    15. Modernizm çizgisinde müsteşrike benzer din anlayışı; ılıman İslâm denen, içi boşaltılmış ve çağdaş câhiliye değer(sizlik)leriyle doldurulmuş yapay din anlayışı

    16. Geçim uğraşısından başka bir şeyi görmeyiş veya zengin olma hayalleri içinde Karun gibi olmak için ne gerekirse yapmaya hazır olma.

    17. Futbol hastalığı, müzik tutkunluğu, TV. ve özellikle dizi bağımlılığı, internet düşkünlüğü ve bilgi kirliliğine muhâtap olma.

    18. Demokrasi ile işlerin düzeleceğini sanıyorlar. "Oyu ver, koyuver" anlayışı. Aslında ülkeyi kimlerin yönettiğini görmek için çok zeki olmaya gerek yok. Ülkenin derin devlet denilen, başta yattığı yerden Atatürk (onun laiklik gibi ilkeleri) olmak üzere, silâhlı kuvvetler; Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar, para ve TÜSİAD gibi para babaları, Amerika, Batı ve onların prensipleri yönetiyor. Halkın seçtikleri en son sırada. Onlar sekreter ve piyon durumunda. Halk bunun farkında değil. Kendi tâğutunu seçme telâşında. Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenleri velî (dost ve yönetici) kabul etmekte.





    Paylaş
    İslamın hakim olmadığı yerlerde Müslümanlar ve İslami duruş Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    19. Sünnetullah'ı bilmiyorlar. Allah'ın değişmez yasalarına ters düşen tavırlar sergiliyorlar. Sıkıntıyla, zorluklarla, korkuyla, cihadla, açlıkla sınanmadan kurtuluş bekliyorlar. Rahat ve keyifleri (hevâlarını tanrı edinme) öne çıkıyor. Üzerine düşen görevleri yapmadan sadece dille duâ sâyesinde netice isteniyor.[32]

    20. Din'in “asl”ında tenzilât, “ayrıntılarda” ilâvelerde bulunma şeklinde beliren yanlış dindarlık ve yanlış takvâ anlayışı, gerçek Müslümanlık kabul ediliyor. İnsanlar şirkten sakınmadan nâfile ibâdetlerle dindar olabileceklerini sanıyor. Mistisizm; pasif din ve dindarlık anlayışı yaygın.

    21. Bilinçli-bilinçsiz tevhidî İslâm'a ve muvahhid Müslümanlara düşmanlık.

    22. İbâdetlere önem verilmiyor; tâğutlara, putlara, bâtıla farkında olmadan da olsa ibâdet ediliyor. Haram-helâl, farz-vâcip önemsenmiyor.

    23. Her çeşit ahlâk krizi; Zulme râzı, edilgen, rüzgâr nereden kuvvetli esiyorsa onun götürdüğü yere sürüklenen nesneleşmiş insanlar.

    24. Mürcie düşüncesi: “İman ayrı, amel ayrı” diyerek amellere önem vermeden cenneti garanti gören zavallı anlayış.

    25. Çevre şartlarına teslimiyet: Medya, düzen, okullar, moda, çılgınca tüketim, reklâmların etkisinde kalma, yaşama biçimi yönüyle kâfirlere benzeyen ve onlara tavır al(a)mayan bir yaklaşım.

    26. Kimlik problemi: a- Kimliksizlik (ne Müslüman olduğu belli, ne gâvur olduğu) b- Çok kimliklilik (Her boyaya giren, her inanca uygun davranan, aslında hiçbirinde samimi olmayan münâfık tipli iki yüzlülük, iki yüz yüzlülük.

    27. Laiklik: Camide veya namazda başka İlâha; sokakta, işyerinde başka ilâha uyma. Tanrının hakkını (sadece ibâdet gibi hususlarda) Tanrıya, Sezar'ın (devletin) hakkını (olmayan hakkını) Sezar'a verme; böylece çok tanrı edinme anlamında laiklik uygulaması.

    28. Aynı Allah'a, aynı Peygamber'e, aynı Kitab'a inanmıyor insanlar. Herkesin kendine göre farklı bir Allah, Peygamber ve Kitab anlayışı var. Kur'an'ın tanıttığı şekilde özellikleri olan Allah, Nebî ve Kur'an anlayışı yok; kargaşa var bu konuda, her Kur’an kavramıyla ilgili hususlarda.

    29. Vahyin ışığında aklı kullanmamak, akletmemek, düşünmemek, tefekkürden uzak yaşamak; buna rağmen din hakkında ahkâm kesmek, bilgiçlik taslamak, nutuk atmak.

    30. Bütün bunların hem sebebi ve hem sonucu olarak izzet ve onurlarını kaybettiler, zillete mahkûm yaşıyorlar. [33] Zaten izzeti yanlış yerde arıyorlar. Mü’minlere karşı aziz/sert, kâfirlere karşı ise zillet/alçak gönüllü davranış.


    -------------------------

    [26] Bak. 2/Bakara, 85-86; 4/Nisâ, 136
    [27] 12/Yusuf, 106) Yine bak. 39/Zümer, 65-66; 31/Lokman, 13

    [28] Bak. 4/Nisâ, 13-14
    [29] Bak. 2/Bakara, 256-257; 4/Nisâ, 76; 16/Nahl, 36; 39/Zümer, 17-18
    [30] Bak. 49/Hucurât, 15; 49/Hucurât, 10; 3/Âl-i İmrân, 103, 110; 21/Enbiyâ, 92
    [31] Bak. 3/Âl-i İmrân, 104-105
    [32] Bak. 2/Bakara, 155; 29/Ankebût, 1-3; 49/Hucurât, 15
    [33] Bak. 4/Nisâ, 13; 63/Münâfıkan, 8


    Ahmet Kalkan