Doğum Kadın ve İkiz gebelik ve çoğul gebelikler Forumundan İkizlerin dünyası Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İkizlerin dünyası

    Reklam




    İkizlerin dünyası

    Tek yumurta ikizleri her zaman merak edilir. Dışarıdan bakıldığında tıpatıp birbirlerine benzerler. Ayırt etmek oldukça zordur onları. Anne ve babaları tarafından bile karıştırılırlar. Birbirine fizyolojik olarak tıpatıp benzeyen ikizler için hayat nasıldır? Fizyolojileri gibi, ruhsal dünyaları da aynı mıdır? Tek yumurta ikizi iki kardeş Neval ve Seval. İkiz olmanın dünyasını paylaştık birlikte.

    “Dört kişilik ailenin iki çocuğu. O iki kişilik çocuk da biziz” diyorlar gülerek. Dolayısıyla ikizlik dışındaki kardeşlik duygusunu da deneyimleme imkânları olmamış.
    Çocukluktan beri ikiz oldukları için ilgi odağı olma hali varmış. “Sadece anne ve babamız değil, etraftaki herkes, akrabalar, komşular, çevremizdeki herkesin ilgisi üzerimizdeydi. Hatta anne ve babamızın anılması şu şekildeydi; ikizlerin annesi veya babası..”
    Bu da onlarda kontrol duygusunun erken gelişmesini sağlamış. “Her şeyimizin göründüğünü, gözlemlendiğini hissedip, otokontrol sistemini erken sağladık, ama bundan memnunuz” diyorlar.

    Onlar da çocukken aynı giysileri giyiyorlarmış. Ama bu onların tercihiymiş. “Annemin seçtiğinden çok biz kendimiz tercih edip giyiyorduk. Çünkü aynı şeyleri beğeniyorduk. Tercihlerimiz aynı olunca, ikimizden biri o şeyi alamayınca fedakârlık yapmış gibi olacaktı. Bunun adaletli olmadığını düşünüyorduk. Gerçi aynı giyinmek bir problem de değildi bizim için. Biricikliğini kaybetmek gibi değildi yani.”
    “Aslında ikiniz de biriciksiniz,” diyorum. Gülerek, “Evet, evet” diyorlar.
    Hani hep merak edilen bir şeydir, ikizlerin ruhsal yakınlığı ve bu yakınlığın birbirleriyle olan ilişkilerinde yansıma şekli.
    “Biz birbirimizin yanında olmadığımız zaman boşluk hissediyoruz. İnsanın daha iyi bir arkadaşı olamaz. Onun ötesinde bir ilişki kurmak bir başkasıyla bize çok zor gibi geliyor” diyorlar.
    Ama üniversite yıllarında, ayrı ayrı da hayatlarını sürdürebileceklerini anlamışlar. Çünkü farklı üniversitelerde okumuşlar.
    “Akşam uzun uzun sohbetler vardı. Bütün gün neler yaptığımızı anlatırdık. Ama diğer kişilerle ilişkilerimizde de bir sorun yoktu. Hiçbir zarar vermedi bu durum bize.”
    Aslında bu durum onları zenginleştirmiş. Erken yaşta otokontrolü hissetmek sosyal ilişkilerini çok daha olumlu yönden etkilemiş.

    “Birinizin yokluğunda diğerinizi arıyorsunuz. Bu arkadaşlık anlamında bir arayış mı, yoksa diğer yarının yokluğunu hissetmek gibi bir boşluk mu oluşturuyor?” diye soruyorum.
    “Öyle bir duygu bilmiyoruz. Zaten çok büyük ayrılıklarımız da olmadı. İki defa yaklaşık bir hafta kadar ayrılığımız oldu. Onun dışında olmadı. Ama ayrı olduğumuz günlerde yaptığımız bir şey var. Yaşadıklarımızı paylaşmak üzere not tutuyoruz. Çünkü her şeyi aktarmak istiyoruz.”

    “Yani birbirlerini en iyi anlayan iki dost gibi,” deyince gülerek, “Tabii, hiç kuşkusuz” diyorlar.
    “Bazı şeyleri anlatmaya gerek yok ve anlaşılmadım kaygısı da yok. Tek yumurta ikizleriyle ilgili araştırmalar yapılıyor. Sosyal olarak bir arada oldukları için mi böyleler, yoksa genetik olarak mı bu var diye? Biz tek yumurta ikizi olduğumuz için hiç ayrılmadık. Hep aynı şeyleri hissettik. Dolayısıyla, sosyal açıdan hep beraber olduğumuz için mi böyle hissediyoruz, yoksa genetik mi diye hiç düşünmedik. Zaten bu durum bizi çok da ilgilendirmiyor.”
    Hiç farklı yanları var mı, merak ediyorum doğal olarak. “Neval daha konuşkan benden” diyor Seval. “Daha dışa dönük. Bu en belirgin farklılık. Bunun dışında bir fark yok. İnsanlar bu tür farkları bile çok büyük algılıyorlar.”
    Olaylar karşısında aynı tepkiyi veriyorlar. “Mesel┠diyor Seval, “bana bir olay anlatılıyor ve benden sonra Neval’e anlatıldığında, o da benim verdiğim tepkinin aynısını veriyor. Bu durum çok şaşırtıcı geliyor insanlara” diyor. Neval ekliyor, “Bir uyaran var diyelim; film, müzik her şey olabilir. Ben bir şey söylüyorum onun üzerine ve Seval de aynı şeyi söylüyor. Her gün, günde birkaç kere bu durumu yaşıyoruz” diyor.
    Etraftaki insanları da en çok bu durumları şaşırtıyor. “İyi anlaşıyoruz. Niye anlaşmayalım ki? Eğer kişinin kendisiyle derdi yoksa, kendisiyle iyi anlaşır. Bu da kendinle anlaşmak gibi bir şey” diyorlar ve gülüyorlar.
    Tek kavgaları da ergenlik dönemlerinde, ortaokul sıralarındayken olmuş. Ondan sonraki süreçte hep çok iyi iki dost olmuşlar.
    “Ruhsal olarak çok daha benzer insanlarız, ama beden yapılarımız biraz farklı. Meyilli olduğumuz hastalıklar farklı. Yani birbirimize ne kadar çok benziyor gibi görünsek de, farklı noktalarımız da var.”
    “Meselâ birbirinizin üzüntü ya da sevincini hissedebiliyor musunuz?” diye soruyorum.
    “Aynı ortamda yaşadığımız için bunu deneyimleme şansımız olmadı. Aynı hadiseleri yaşadığımız için birbirimizin üzüntüsü ya da sevinci diğerimizin de oluyor. Hani bizzat birimizin yaşadığı bir hadise varsa, diğeri de kaçınılmaz olarak o atmosferin içine giriyor. Ama şu şey var ya, biraz bana doğa üstü gibi geliyor. Onun kolu ağrıdı, benimki de ağrıdı falan. Biz de öyle bir şey yok. O his yoluyla haberleşme olayına sıra gelmiyor, çünkü sürekli beraberiz” diyorlar.

    Meryem Tortuk


    Paylaş
    İkizlerin dünyası Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İkiz çocukların diğer kardeşlerine yaklaşımlarından farklı olarak tüm duygularını da ortak ve en yakın şekilde birbirlerine hissetmekte, birbirlerini en iyi anlayan kişilerdirler.



ikizler birbirini hisseder mi,  tek yumurta ikizleri aynı şeyleri hisseder mi,  tek yumurta ikizleri birbirlerini hisseder mi,  ikizlerin dünyası,  ikizlerin birbirini hissetmesi,  ikizler ayni hissedermi,  birbirine çok benzeyen ikizler