Doğum Kadın ve Hamilelik Genel Bilgiler Forumundan hamilelikte DÜŞÜKLER (ABORTUS) Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    hamilelikte DÜŞÜKLER (ABORTUS)

    Reklam




    DÜŞÜKLER (ABORTUS)



    Düşükler, tıbbi literaturde “abortus” olarak geçmekte olup gebeliğin ilk yarısında yani yirminci gebelik haftasından önce veya bebek 500 gram ağırlığa ulaşmadan önce gebeliğin değişik nedenlerle sonlanmasıdır.

    Bu dönemdeki bebek (fetus), plasenta (eş kısmı), amniyon kesesi ve amniyon zarından oluşan rahim içi içeriğe “gebelik materyali” veya “gebelik ürünü” adı verilmektedir.


    Gebeliğin 20. haftasından 37. haftasına kadar gerçekleşen doğum eylemleri ise düşük olarak değil “erken doğum eylemi (preterm eylem)“ olarak tanımlanmaktadır.


    DÜŞÜK (ABORTUS) TÜRLERİ (Başlıklar)
    Erken düşük
    Geç düşük
    Spontan abortus (Kendiliğinden düşük)
    Abortus imminens (Düşük tehdidi)
    Abortus insipiens (Kaçınılmaz düşük)
    İnkomplet abortus (Tam olmayan düşük)
    Rest abortus (Artık materyal kalması)
    Komplet abortus (Tam düşük)
    Boş gebelik (blighted ovum, anembriyonik gebelik)
    Missed abortus (Farkedilmemiş düşük)
    Elektif abortus (isteğe bağlı düşük)
    Kimyasal gebelik
    (Habitüel abortus, tekrarlayan düşükler)
    Septik Abortus (Kriminal abortus)

    Düşük türlerini ayrıntılı olarak inceleyebiliriz…


    DÜŞÜK (ABORTUS) TÜRLERİ (Ayrıntılı biçimiyle)

    Erken düşük: Gebeliğin ilk 12 haftasında ortaya çıkan düşüklerdir.

    Geç düşük: Gebeliğin 12-20. haftaları arasındaki düşüklerdir.

    Spontan abortus (Kendiliğinden düşük): Herhangi bir müdahale olmaksızın direkt olarak gebeliğin rahim dışına kendiliğinden atılmasıdır.

    Abortus imminens (Düşük tehdidi): Gebeliğin ilk yarısında rahim içinde yaşayan bir bebeğin olmasına rağmen vajinal kanamanın olması durumudur. Bu durumda henüz düşük gerçekleşmemiş olup bir düşük tehdidii ve düşük riski mevcuttur.

    Vajinal kanamalarda kanamanın rengi kahverenginden parlak kırmızıya kadar değişik şekillerde olabilir. Parlak kanamalar taze (yeni gerçekleşmiş) kanamayı ifade eder ve daha tehlikelidir.

    Kahverengi kanamalar ise önceden içeriye oluşmuş kanamaların daha sonraki dönemlerde dışarıya drene oluşuyla ilişkilidir.
    Kanamalarla beraber kramp tarzında ağrılar da olabilir. Ancak abortus imminenste rahim ağzında herhangi bir açıklık mevcut değildir.

    Gebeliklerde ilk haftalardaki kanamaların %90 ‘ı kendiliğinden geçicidir ve bebekle ilgili bir sakatlık (anomali) oluşturmaz. Ancak %10’u kasılmaların artması ile kaçınılmaz düşüğe (abortus insipiens) dönüşebilir.

    Gebeliğinizde vajinal kanama ile birlikte doktorunuza başvurduğunuzda yapılan ultrasonda düşük tehtidi (Abortus imminens) tespit edildiğinde yapmanız gerekenler;
    Mutlak yatak ıstırahati (15-20 gün süreyle) yapmanız
    Cinsel ilişkiden kaçınmanız
    Ağır yük kaldırmaktan ve ağır iş yapmaktan kaçınmanız
    Stresten uzak durmanız
    Doktorunuzun vereceği önerileri dikkate alıp gerekli ilaçları kullanmanız
    Kanamanızın artması ve parça düşürmeniz durumu ile karşılaşmanız durumunda yeniden doktorunuza bilgi vermeniz son derece önemlidir.

    Abortus insipiens (Kaçınılmaz düşük): Kanama ve şiddetli ağrı ile birlikte rahim ağzında (cervix) açılma sonrasında düşüğün kaçınılmaz hale gelmesi durumudur.

    Abortus insipiens tanı konulan gebelerde kürtaj ile gebeliğin kontrollü bir şekilde sonlandırılması gerekir. Çünkü bu durumda kişi ağrı çekmektedir ve gebeliğin devam etmesi olası değildir.

    İnkomplet abortus (Tam olmayan düşük): Bebek (fetus), plasenta, amniyon kesesi ve amniyon zarından oluşan “gebelik materyali” nin rahim içinden rahim dışına tam olarak atılamaması, içeride bir miktar materyal kalması halidir.

    Bu durumda kanama ve utrerin kontraksiyonlar (rahim kasılmaları) ile birlikte gebelik materyalinin bir kısmının atılması ile gebelik kesesi bozulur, ancak atılamayan materyal rahim içinde kalır.

    Ultrason ile rahim içinde kalan artık (rest) materyal tespit edilen hastalar “kürete edilmeli” yani rahim içi temizlenmelidir.

    Rest abortus (Artık materyal) : Bazen düşükten veya bazen de kürtajdan günler hatta haftalar sonra rahim içinde kalan gebelik materyali “rest” olarak tanımlanır ve rest materyal kanamalara sebebiyet vererek hastanın hekime başvurmasına neden olabilir.

    Bu durum tespit edildiğinde kişinin rahim içinde kalan gebeliğe ait materyali kürtajla temizlenmelidir.

    6-7 haftadan büyük gebeliklerde düşük sonrası içeride parça kalma olasılığı yüksek olduğundan şüpheli hastalarda kürtaj yapılarak parça kalmadığından emin olunması gerekir.

    Komplet abortus (Tam düşük): Gebeliğe ait ürünlerin hepsinin kanama ve rahim kasılmaları ile birlikte vücut dışına atılması durumudur ve bu durumda rahim içinde gebeliğe ait hiçbir doku kalmamıştır.

    Özellikle 4-5 haftalık çok erken gebeliklerde rahim içindeki doku hacmi az olduğundan rahim kasılmaları ile gebelik materyali tam olarak dışarı atılabilir. Bu durum vajinal ultrasonla tespit edilebilir ve rahim içinde gebeliğe ait bir materyal kalmadığından çoğu kez bir müdahaleye gerek kalmaz. Kişinin kanaması da kendiliğinden azalmaya başlar.

    Boş gebelik (Blighted ovum, Anembriyonik gebelik): Halk arasında “su gebeliği”, “boş gebelik” veya “boş kese” olarak da adlandırılan bu durumda gebelik kesesini oluşturan amion kesesi ve plasenta oluşurken bu yapıların içinde bir bebek bulunmamaktadır.

    Kişi kan veya idrar testi yaptırdığında gebelik testleri pozitif olmasına rağmen rahim içinde sağlıklı bir gebelik olmadığından kürtajla gebeliğin kontrollü bir şekilde terminasyonu (sonlandırılması) yani kürtaj işlemi şarttır.

    Aksi takdirde gebelik olur olmaz bir zamanda kendiliğinden kanama ile sonlanacaktır. Bu ani durum kişilerde panik durumuna yol açabilir.

    Missed abortus (Farkedilmemiş düşük):
    Intrauterin exitus; bebeğin rahim içinde ölmesini tanımlayan ve sık kullanılan bir terimdir.

    İşte missed abortus; intrauterin exitus durumunun gerçekleşmesi yani bebeğin rahim içinde ölmesine rağmen rahim kasılmalarının olmaması nedeni ile düşük tam olarak gerçekleşemez ve uzun süre geçmesine rağmen durum fark edilemeyebilir.

    Bebeğin uzun süreli rahim içinde ölü kalması zaman içinde kirli kahverengi kanamalara sebebiyet verebilir. Günümüzde ilk dönemlerde yapılan rutin ultrason kontrolleri ile missed abortus görülme sıklığı da oldukça azalmıştır.

    Fetusun uzun süre atılmadan rahim içinde ölü kalması anne adayının hayatını tehdit edebilecek kan pıhtılaşması problemlerine neden olabileceğinden son derece önemli bir durumdur.

    Elektif abortus (İsteğe bağlı düşük): Herhangi bir komplikasyon olmamasına karşın anne ve baba adayının kendi rızası ile gebeliğin terminasyonu yani sonlandırılmasıdır.

    İsteğe bağlı abortuslar halk arasında genellikle “kürtaj” olarak ifade edilmektedir. Halbuki kürtaj kelime anlamı olarak rahim içinin temizlenmesi ile ilgili tüm işlemleri kapsamaktadır.


    Kimyasal gebelik: Kimyasal gebeliği tam olarak anlayabilmek için gebeliğin başlangıcı ile ilgili bilgileri vermekte fayda olduğunu düşünüyorum.

    40 haftalık bir maraton olan gebelik, anneden gelen yumurta hücresi (oosit) ile babadan gelen sperm hücresinin tüplerde birleşmesi ile başlamaktadır. Bu aşamadan sonra döllenen yumurta bölünerek çoğalır. Oluşan yeni canlının (zigot) içerdiği hücreler bir yandan sayıca artar, diğer yandan tüp içinde ilerleyerek “blastokist” aşamasında rahim iç zarına (endometriuma) tutunarak yuvalanır (implantasyon olayı).

    Blastokist aşamasına gelindiğinde artık embryo rahim içine ulaşmıştır ve human koriyonik gonadotropin (HCG) adı verilen gebeliğe özgü hormon salgılanmaya başlar. Gebelik ilerlemeye devam ettikçe bu hormonun önce kandaki ve sonrasında da idrardaki miktarları artar. İdrarda saptanabilmesi için kan düzeylerinin yüksek değerlere ulaşması gerekir.

    HCG hormonu düzeyi genelde 500-1000 IU/mL miktarına ulaştığında gebelik kesesi alttan yapılan “vajinal ultrasonografi” ile görülebilir.
    Karından yapılan ultrasonlarda ise gebeliğin görülmesi daha geç olacaktır ve bunun için kanda gebelik testi (Beta HCG) değerinin 5000 IU/ml değerlerine yükselmesi gereklidir.



    Vajinal veya karından (abdominal) ultrasonlar ile rahim içinde bir gebeliğin görülmesi duruma “klinik gebelik” adı verilir.

    Bazı durumlarda ise henüz bir adet gecikmesi olmadan, 1-2 gün kala kanda yapılan gebelik testi ile hCG düzeyindeki artış saptanabilir. Ancak herhangi bir nedenle gebelik canlılığını yitirdiğinde bazen adet kanamasında herhangi bir gecikme olmadan ya da 1-2 günlük gecikme sonrası kanama ile gebelik sonlanır. Böyle bir durumda “kimyasal gebelik” ten söz edilir. Yani gebelik kanda yapılan incelemeler ile saptanmış ancak klinik olarak saptanabilecek aşamaya gelemeden sonlanmıştır.

    Yani, kimyasal gebelikte yumurta hücresi ile sperm tüplerde birleştikten sonra oluşan “blastokist” rahim içine tutunamadan veya tutunduktan birkaç gün sonra atılıp kaybolmaktadır. Oluşan tüm gebeliklerin %50 kadarı kimyasal gebelik şeklinde abort ile sonuçlanmaktadır. Atılmanın sebebi ise bebeğin oluşum aşamasında oluşan bir takım hatalardır.

    Habitüel abortus (tekrarlayan düşükler): Birbirini izleyen iki veya daha fazla gebeliğin düşük ile sonuçlanması durumunda tekrarlayan düşüklerden (habituel abortus) söz edilir. Tekrarlayan düşüklerin sebepleri tek bir kez olan “spontan (kendiliğinden) düşük”lerden farklıdır.


    Septik Abortus (Kriminal abortus): Abortusun enfeksiyon ile komplike olmasıdır. En sık yasal olmayan şekilde ehliyetsiz kişiler tarafından, özellikle büyük gebelik haftalarında ve steril olmayan ortamlar sonrasında septik abortus görülebilir.

    Bazen de kişinin kendi kendine bebeğini steril olmayan bir takım cisimler ile düşürmek amacıyla gebelik kesesini vajinal yolla bozması sonrasında görülebilmektedir.

    Kriminal abortlar, anne ölümlerinin önde gelen nedenleri arasındadır.


    DÜŞÜKLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI
    Kimyasal gebeliklerin %50-60 kadarı kendiliğinden sonlanmakta ve çoğu zaman yalnızca birkaç günlük adet gecikmesi olarak algılanarak fark edilememektedir.

    Bilimsel çalışmalarda rapor edilen düşük sıklığı ise tahminlerin üzerinde ortalama olarak % 20 civarındadır. Genelde en sıklıkla ilk 3 ay risk dönemidir. Gebelik ilerledikçe düşük olma olasılığı da giderek azalmaktadır.

    Düşüklerin %80'inden fazlası birinci trimester içinde yani ilk 13 haftada meydana gelir. En fazla risk ise ilk 8 haftada olup, bu gebelik haftasından sonra düşük şansı giderek azalmaktadır.

    DÜŞÜK NİYE OLUR?
    Erken dönemde embryoya ait nedenler düşüklerin %90'ını oluşturur. Bunlar arasında en önemli neden o bebeğe ait “kromozomal bozukluklar”dır. Erken dönem düşüklerin yarısından fazlasında bebeğe ait kromozom anomalileri saptanmaktadır.

    Düşüklerin en önemli nedeni olan kromozom bozuklukları ailevi geçiş göstermezler ve tamamen bir şans eseri rastlantısal olarak ortaya çıkarlar. Yani hatalı bir üretim sonucunda oluşan gebeliğin kendi kendine sonlanmasıdır bir yede düşük.

    Bu nedenle düşük aslında çok fazla üzülmeyi gerektiren bir yaşam deneyimi değildir. Doğanın bebeğinizin sağlıklı ve sorunsuz olması için harcadığı büyük çabanın sadece küçük bir parçasıdır.

    Nedeni bilinen diğer düşük nedenleri arasında gebeliğin erken dönemlerinde kullanılan ilaçlar, radyasyon ya da benzeri çevresel faktörler sayılabilir.
    %3 olguda anne ya da babada bulunan bir takım genetik anormallikler tekrarlayan düşüklerin sebebidir.

    Öte yandan rahimde doğuştan gelen şekil bozuklukları ya da bazı bağışıklık sistemi hastalıkları da değişik mekanizmalarla düşüğe neden olmaktadırlar.


    DÜŞÜK NEDENLERİ

    Embryoya ait kromozom anomalileri
    Özellikle ileri anne yaşı olanlarda embriyoya ait problemler sık olarak ortaya çıkarak düşüğe sebep olmaktadır.
    Örneğin 20 yaşında bir kadın hamile kaldığında bunun düşükle sonuçlanma olasılığı %13 iken 42 yaşından sonra bu oran %50 dir. Bunun nedeni annenin yumurtalıklarındaki yaşlanmadır.


    Paylaş
    hamilelikte DÜŞÜKLER (ABORTUS) Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Düşük hamileliğin 12. ve 20. haftalarında gerçekleşir. Bu nedenler daha çok annenin yaşının ilerlemiş olması, kromozom sayıları gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.



missed abortus yaşayanlar