Kıssalar Dini Hikayeler Öyküler ve Hadislerden ve Sahabelerden Öyküler Forumundan Bir Kıssa Bin Hisse Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Bir Kıssa Bin Hisse

    Reklam






    İranlı İhtiyar Mecusi her zamanki gibi odasına girdi ve putunun önünde diz çökerek, Ona yalvardı:

    “Aciz kaldım! Bana merhamet et! Bana yardım et! Sıkıntımı gider!”

    İhtiyar saatlerce diz çöküp yalvardı Ağladı, sızladı Gözyaşı döktü Fakat işlerini bir türlü yoluna koyamadı Aksine işleri daha da kötüye gitti

    İhtiyar putu adına adaklar adadı, kurbanlar kesti İlâhiler okudu Duâlar etti

    Fakat işlerini hiçbir şekilde yoluna koyamadı İşleri giderek çığırından çıktığı gibi, kendi ruh sağlığı da bozulmaya başladı

    Öte yandan Müslümanlar İran’ı fethetmişler, İslâmiyet İran’da yayılmaya başlamıştı Puta tapmanın ne kadar çıkmaz bir yol olduğu herkes tarafından söylenir olmuştu Fakat bu ana kadar bizim ihtiyar atalarının yolu diye tutturmuş, puta tapmaktan inatla vazgeçmemişti İslâm inancına karşı putları savunuyor, yenice İslâmiyet’i seçen komşularını hainlikle suçluyordu

    Ama artık kendisi de puta tapmanın çıkar yol olmadığına kanaat getirmeye başladı Putuna taptıkça işleri iyice sarpa sarınca, bir gün kızdı ve putuna sövüp saymaya başladı:

    “Bu kadar sene sana taptım, saçlarımı, sakallarımı senin yolunda ağarttım Yapılması gereken bir işim var Yapmayacaksan beni bırak Ben seni bırakıyorum ve işte Müslümanların Allah’ından istiyorum” diye inledi

    Ardından döndü, toprakta yuvarlanarak Allah’tan istemeye başladı

    “Ey Müslümanların İlâhı! Benim duâmı kabul edersen ne iyi olur Ben putumdan bir hayır görmedim Sende hayır olduğunu zannediyorum!” diye duâ etti

    Ve Mecusî daha topraktan başını kaldırmadan muradına erdiği müjdesini aldı

    Mecusî Müslüman oldu

    Mecusî bunu bir mecliste anlatınca, oradaki birisi şöyle düşündü:

    “Bir sersem, adi, batıla tapan, başı henüz putçulukla sarhoş, gönlünü küfürden, elini hıyanetten çekmemiş olan böyle birinin dileğini Cenâb-ı Hak anında cevap verdi ha!”

    Adam böyle düşününce gönül defterine şu kayıtlar ilham oldu:

    “O aklı eksik ihtiyar, putun önünde çok yalvardı Fakat sözü makbule geçmedi, istediği olmadı Onun niyazı eğer bizim dergâhımızda kabul edilmeseydi, sanem (p ile Samed (Allah) arasında ne fark olurdu?”

    “Ey dost! Gönlünü Samed’e bağla ki, insanlar Samed’den daha acizdirler Eğer Samed kapısına baş koyarsan, eli boş dönmezsin”

    Süleyman KÖSMENE



    Paylaş
    Bir Kıssa Bin Hisse Mumine Forum

  2. 2
    Reklam





    Ebû Zerr-i Gıfârî (ra) anlatmıştır:

    Ben devamlı olarak Peygamber Efendimiz’i (asm) gözetler ve onu bir yerde yalnız görünce gidip yanına oturarak faydalanırdım Bir gün yine onu ararken, evden çıktığını gördüm Onu takip ettim Gidip bir yere oturdu Ben de yanına oturdum Bana:

    “Yâ Ebâ Zer, niçin geldin?” buyurdu Ben:

    “Allah ve Resûlü için geldim” dedim

    Az sonra Ebû Bekir (ra) geldi, sağ yanına oturdu Ona da:

    “Yâ Ebâ Bekir, niçin geldin?” buyurdu O da:

    “Allah ve Resûlü için geldim” dedi

    Biraz sonra Ömer (ra) gelip Ebû Bekir’in (ra) sağına oturdu Resûlullah (asm):

    “Niçin geldin ey Ömer?” buyurdu Ömer:

    “Allah ve Resûlü için geldim” dedi

    Biraz zaman sonra Osman (ra) geldi O da Ömer’in sağına oturdu Peygamber Efendimiz (asm):

    “Niçin geldin ey Osman?” buyurdu Osman:

    “Allah ve Resûlü için geldim” dedi

    Sonra Peygamber Efendimiz (asm) yerden yedi veya dokuz adet çakıl taşı aldı Çakıl taşları Resûlullah’ın (asm) elinin içinde bal arısının iniltisini andıran bir sesle Allah’ı tesbih etmeye başladılar Peygamberimiz (asm) taşları yere bırakınca sesler kesildi Resûlullah (asm) taşları alıp Ebû Bekir’in eline koyunca taşlardan yine Allah’ı zikir sesleri işitildi Ebû Bekir çakıl taşlarını yere bırakınca sesler kesildi Resûlullah (asm) bu sefer taşları Ömer’in elinin içine koydu Taşlar onun elinde de aynı şekilde tesbihe başladılar Ömer taşları yere bırakınca sesler kesildi Resûlullah (asm) onları alıp Osman’ın avucuna bıraktı Çakıl taşları onun elinde de aynı inilti ile Allah’ı tesbihe başladılar Osman taşları yere bırakınca sesleri kesildi Çakıl taşlarının tesbihini cemaatte bulunanların hepsi işitiyorlardı

    (Heysemî, 8/299)

    Süleyman KÖSMENE




zikir ile ilgili kıssalar,  zikir ile ilgili kissalar,  zikir hakkında kıssalar,  Zikir kıssaları,  zikir ile ilgili hikayeler,  zikir ile ilgili menkıbeler,  allahı anmak ile ilgili hikayeler