Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Peygamberimiz (s.a.v)in terk etmediği sünnet İtikaf Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Peygamberimiz (s.a.v)in terk etmediği sünnet İtikaf

    Reklam




    Dini bir kavram olarak itikaf, bir mescitte belirli kurallara uyarak ibadet niyetiyle kalmak demektir.
    İtikâfın meşruiyeti Kur’an ve sünnetle sabittir. Orucu tarif ettiği ayetin sonunda Allah Teala mealen şöyle buyurmaktadır:
    Mescitlerde itikâf halinde iken eşlerinizle birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara böyle açıklar, belki sakınırlar.” (Bakara, 2/187)
    Hz. Peygamber de Medine’ye hicretinden sonra vefat edinceye kadar her yıl Ramazanın son on gününde itikâfa girmiştir. Bunu da bize tavsiye etmiştir.

    İtikaf İslam inancının üzerinde hassasiyetlerden ve tavsiyelerden birisidir. Zira “kişinin Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde ibadet ve kullukta bulunmak amacıyla zamanının belirli bir kısmını ayırması ve bu esnada meşru bile olsa her türlü nefsanî ve şehevî arzulardan uzak durması kişinin manen olgunlaşması için önemli vesilelerden biridir.
    Dinî duygu ve düşüncenin yoğun bir şekilde yaşandığı, mümkün olduğu ölçüde maddî ilgilerden uzaklaşarak yüce yaratıcıya yönelinen bir ortam insana derin bir manevî ufuk ve imkân sunmaktadır ki itikâf da bunu bize sağlayan en güzel ibadetlerden birisidir.
    Ramazanın son on gününde itikâf, kifâye olarak sünnet-i müekkede'dir. Cemaatten biri itikâfa girince bu görev diğerlerinden düşmüş olur.
    İtikâfın şartları, niyet etmek, oruçlu olmak, itikâfı beş vakit cemaatle kılınan camide yapmak ve kadının ayhalî ve lohusa halinde olmamasıdır. Kadın, camide değil, evinde namaz kıldığı odada itikâf yapar.

    İtikâfın adabı:
    1. Camilerin en faziletlisinde ve Ramazanın son on gününde itikâfa girmek.
    2. İtikâf esnasında sadece hayırlı şeyler konuşmak.
    3. Kur'an okumak, hadis-i şerif, peygamberlerin hayatına ait kitaplar okumak.
    4. Temiz elbise giymek, güzel koku sürünmek. İtikâfa giren kimse camide yer, içer, uyur ve lâzım olan şeyleri camide alır. Bunlar için dışarı çıkarsa itikâfı bozulur.
    Tuvalete gitmek, abdest almak ve gerekli ise gusül yapmak gibi tabiî ihtiyaçları için camiden dışarı çıkar. Cuma namazı aynı yerde değil de başka yerde kılınıyorsa cuma için bulunduğu yerden çıkıp oraya gidebilir. Cenaze namazı için dışarı çıkamaz.
    Kendisine ve malına bir zarar geleceği korkusu ile ve zorla camiden çıkarılması durumunda başka bir camiye geçmek üzere camiden çıkabilir.
    Bu zorunlu haller dışında camiden çıkarsa itikâfı bozulur. İtikâfda olan kimsenin eşi ile cinsel ilişkide bulunması itikâfını bozar. İhtilâm olmak (uyku halinde cünüplük meydana gelmesi) itikâfı bozmaz.
    İtikâfa giren kimse hayırlı ve iyi işler söylemeli, kötü sözlerden sakınmalıdır.
    İhlas ile itikâf yapan mü'min, bir süre dünya işlerinden ayrılarak Allah'a yönelir. Düşmanı olan şeytanın şerrinden Allah’a sığınmış, camide onun sonsuz rahmetine iltica etmiş olur.
    İtikafın bu güzelliğine binaen Peygamber Efendimiz, vefat edinceye kadar Ramazanın son on günü itikâfa devam etmişlerdir.

    M.Zeki Uyanık



    Paylaş
    Peygamberimiz (s.a.v)in terk etmediği sünnet İtikaf Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İtikafı iyi anlamak gerekir.İnziva ve itikaf birbirlerinden iyice ayrılmalıdır.İnzivaya çekilmek bizim dinimizde olmayan bir uygulamadır.Fakat itikaf yani insanın belli bir süre kendi içine kapanması ve manevi olgunluğa erişmesi olarak da bilinebilir.