Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Hz.Peygamber(aleyhissalatu vesselam)'ın profosyenel katip İbnu-i Erkam'a duası Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hz.Peygamber(aleyhissalatu vesselam)'ın profosyenel katip İbnu-i Erkam'a duası

    Reklam




    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kâtiplik işinde çokça istihdâm ettiği kimselerden gelen bu çeşit rivâyetlere, Abdullah İbnu'l-Erkâm'dan -ki bunun ismi de Hz. Peygamber'in en müdâvim kâtipleri arasında geçer- gelen müteâkib açıklamalar ilave edilince, kâtiplik işlerinde istihdâm edilenlerin hususî şekilde bu işte yetiştirildikleri anlaşılır. Rivâyet şöyle: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bir adamdan mektup gelmişti.
    Abdullah İbnu'l-Erkâm'a: "Benim yerime buna cevap ver" dedi. Abdullah cevabını yazdı, sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a okudu.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Tamam, güzel de yapmışsın" dedi ve şu duada bulundu: "Ey Allahım, onu (bu işlerde) hep muvaffak kıl".


    Bu duanın bereketiyle Abdullah, diğer bâzıları gibi, kâtipliği ârızî bir hizmet olarak yapmamış, hayatı boyu devam eden bir meslek olarak icra etmiştir. Resûlûllah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın vefâtından sonra Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'a da kâtiplik yapmıştır. İbnu Hacer'in kaydettiği bir rivâyet, Abdullah İbnu'l-Erkâm'ın siyâsî yazışmalarda başarıyı çok ileri götürerek, zamanla yazdığını kontrole hâcet bırakmadan mühür basılacak itimada ulaştığını göstermektedir: "...O, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bedel, krallara cevap verirdi. Resûlullah'ın ona olan itimadı öyle bir seviyeye ulaştı ki, Hz. Peygamber herhangi bir krala cevap vermesini emrederdi. O da yazardı. Hz. Peygamber kendisine olan güveni sebebiyle okumadan mühürlerdi".


    Siyâsî yazılar için böyle davranan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın vahiy yazdırmalarında çok titizlik gösterdiği yine rivâyetlerde tasrîh edilmiştir. Zeyd İbnu Sâbit (radıyallahu anh), vahiy imlâ ettirdikten sonra, her seferinde, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yazılanları kontrol ederek, şayet

    bir atlama veya başkaca bir hata yapıldı ise anında düzelttirdiğini belirtir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in müdâvim kâtiplerinden Hanzala İbnu'r-Rebî'in "el-Kâtib" lâkabıyla şöhret bulması bu sâhada profesyonel mânâda adam yetiştirmeye bir diğer müşahhas örnek olmaktadır.


    BiR MEKTUP ÖRNEĞİ: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in siyâsî ve içtimâî yazılarından bahsederken, yukarıda belli başlı 19 nev'e irca ettiğimiz mektupların her nev'inden birer nümûne kaydetsek bizi asıl mevzûmuzdan uzaklaştırır. Bol örnek görmek için Muhammed Hamîdullah'ın el-Vesâiku's-Siyâsiyye kitabına müracaat edilmesini hatırlatarak, biz burada, -mütedâvil kitaplarımıza intikal etmediği için- pek fazla bilinmeyen bir tâziye mektubunu Arabça metniyle birlikte kaydedeceğiz.
    Mektup, bir oğlu ölmüş bulunan Muâz İbnu Cebel'e, onu tâziye etmek için yazılmıştır:


    بسم اللَّه الرحمن الرحيممن محمدٍ رسولِ اللَّه إلى معاذِ بن جبل: سمٌ عليكَ فإني اَحَمَدُ إليْكَ اللَّهَ الذي إلهَ إّ هُو أمّا بعدُ: فعظّم اللَّهُ لَك ا‘جْرَ والْهَمَك الصّبْرَ ورزَقنا وإيّاكَ الشّكر ثمّ إن أنفُسنَا واهْلِيناَ وموَالينا من مواهبِ اللَّهِ السّنيةِ وعوارِفِه المسْتَودعةِ، تمَتّع بها إلى أجلٍ معدودٍ وتقبضُ لوقْتٍ معلومٍ ثم افترضَ علينا الشكر إذا اعطى ، والصّبرَ إذا ابتَلى وكان ابنكَ من مواهبِ اللَّهِ الهينة وعوارِفهِ المستودعة متّعكَ به في غطةٍ وسرور وقبضه منكَ بأجرٍ كثيرٍ: الصّةُ والرحمةُ والهدىَ إن صبرْتَ واحتَسَبْتَ . فَ تَجْمَعَنّ عليْكَ يا مُعاذُ خَصْلَتَينِ إن يحبطَ جزعكَ صبرَك فتنْدمُ على ما فاتَكَ. فلَوْ قَدِمتَ على ثوابِ مُصيبتكَ قد أطعْت ربّكَ وتنجَزتَ موعودَه عرفْتَ أن المصية قد قصرت عنه واعلم أنّ الجزع يرُدّ ميتاً و يدفع حزنا فأحسن الجزاء وتنجّز الموعودَ وليذهب اسفكَ ما هو نازل بك فكأن قد.

    "Bismillâhirrahmânirrahîm,


    "Allah'ın elçisi Muhammed'den Muâz İbnu Cebel'e.


    "Sana selâm olsun. Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a olan hamdini ifâde ederim.
    "Emmâ ba'd: Allah ecrini büyük kılsın, sana sabır ilham etsin. Bize de, sana da, şükretmeyi nasîb etsin. Şurası muhakkak ki, nefislerimiz, mallarımız, ehlimiz, Allah'ın hoş mevhîbeleri ve geri almak üzere emânet bıraktığı âriyetleridir. Onlardan belli bir müddet istifâde edersin. Önceden belirlenen vakit gelince elinden alınırlar. Ayrıca şunu da bil: Allah verince şükretmemizi, alınca da sabretmemizi farz kıldı. Oğlun da Allah'ın tatlı bir mevhîbesi, geri almak üzere emânet ettiği bir âriyeti idi. Seni neş'e ve sürûr içinde bir müddet onunla nimetlendirdi. Büyük bir ecir mukaabilinde de senden geri aldı. Şöyle ki: Mükâfatını umarak sabrettiğin takdirde, Allah'ın mağfireti, rahmet ve hidâyeti seninledir.
    "Öyleyse ey Muâz! Üzerinde iki sıfatı cem etme. Dövünüp yakınmaların sabrını yok ederse, kaybettiklerine pişman olursun. Sana gelen musîbetin sevabını almaya gayret edersen, Rabbine itaat etmiş olur ve buna mukaabil vaâdettiği mükâfaatın haklı tâlibi olursun. Bilirsin ki O'na musîbet ulaşmaz.


    Şunu da bil ki, dövünüp yakınmalar boşadır, öleni geri getirmez, üzüntüyü defetmez. Mükâfaatının güzel olmasına çalış. Vaâdedilen ecrin tâlibi ol ki başına gelen musîbet(ten elde edeceğin ecrin tesellisi) üzüntünü kaldırsın, hiç yokmuş gibi olsun. Kaderde olan değişmez. Vesselâm".


    Kütub-u Sitte


    Paylaş
    Hz.Peygamber(aleyhissalatu vesselam)'ın profosyenel katip İbnu-i Erkam'a duası Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bilirsin ki O'na musîbet ulaşmaz.



istihdam dua