Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Yazı (kitabet) ile ilgili bazı adaplar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Yazı (kitabet) ile ilgili bazı adaplar

    Reklam




    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in risâlet kariyerinde yazının yerini belirtirken, yazışmalarda uyulmuş olan ve hatta bizzat Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından emredilen bir kısım âdâbı da belirtmemizde fayda var. Bunlar günümüz sekreterliğinde riâyet edilen kaidelere tekâbül ederler. Böylece yazı mes'elesinin nasıl bir titizlik ve ciddiyetle ele alınmış olduğu daha iyi anlaşılmış olacaktır.


    1- Yazılara Bismillâhirrahmanirrahîm diye başlanmaktadır. Hudeybiye Sulhü'nde olduğu üzere, muhâtab bu formülü (besmeleyi) kullanmamakta direnmişse câhiliyye devrinde besmele makamında kullanılan Bismike Allahümme formülü kabûl edilmiştir. Müslüman olduğu anlaşılan ve hattâ kendi kavminin zekâtını toplamak üzere âmil tâyin edilen Kays İbnu Mâlik el-Erhâbî'ye gönderilen mektubun, görünür bir sebep yokken bu tabirle başlaması bir istisna teşkîl etmekte ve izahsız kalmaktadır.


    2- Muttarıd olan yazı, yazıyı verenin ismiyle başlamaktadır: "Allah'ın elçisi

    olan Muhammed'den falanca'ya" şeklinde. Gerek Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde ve gerekse Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın irtihâlinden sonra, başta Hulefâyı Râşidîn olmak üzere Ashâb (radıyallahü anhüm ecmân) yazışmalarda buna riayet etmişlerdir. Hz. Peygamber'in: "Mektuba kendi isminizle başlayın" emrinde bulunduğu da bilinmektedir. Hattâ Alâ İbnu'l-Hadrami'nin bizzat Hz. Peygamber'e yazdığı mektuba kendi ismiyle başladığı, Hâlid İbnu Velîd'in ve Hz. Ali (radıyallahu anhüm)'nin de bu tarzda mektup yazdıkları, bunun Ashâb'ın hepsi nezdinde câri bir âdet olduğu belirtilir.


    3- Gönderen ve muhâtabın isimlerini umûmiyetle selâm takib etmektedir. Ancak muhâtab mü'min değilse "es-selâmu alâ meni'ttebea'l-hüdâ" yâni (selâm hidâyete uyanlara olsun" denmektedir.

    4- Asıl maksada geçilirken "Emmâ ba'd" denmektedir. Dilimizde ne bu tâbiri, ne de bunun bir mukaabilini kullanmak âdet olmamıştır. "Asıl maksada gelince" mânâsında bir tâbirdir.


    5- Maksad çok veciz olarak ifâde edilmekte, muhâtaba göre bir dil kullanılmakta, muhâtabın kolayca anlayacağı temâlara, tâbirlere ve hattâ mahallî kelimelere yer verilmektedir. Bilhassa ehl-i kitaba yazılan mektuplarda onları hoşnud edecek, onlarca malûm, itiraz edilmeyecek mes'elelere temâs edilmiş olması dikkat çekmektedir. Müşriklere yazılan bir kısım mektuplarda, tehdîde bile yer verildiği vâriddir.


    6- Mektuba şâhid olanlar ve mektubun yazılmasında kâtiplik yapanlar, mektubun sonunda çoğunlukla ismen belirtilmiştir.


    7- Bir kısım vesîkaların yazılış târihi de belirtilmiştir.


    8- Vesîkalar mühürlüdür ve Hz. Peygamber (aleyhisselatu vesselâm) mührüne "Muhammed, Resûl, Allah" ibâresini kazdırmıştır.


    9- Vesîkalar, biri muhâtaba verilmek, biri de merkezde saklanmak üzere iki nüsha olarak hazırlanmıştır.


    KÂTİB (YAZICI) İLE İLGİLİ BAZI ÂDÂBLAR


    Hz. Peygamber bizzat, kâtibi ilgilendiren bir kısım irşadlarda da bulunmuştur. Hz. Muâviye (radıyallahu anhüm)'nin rivâyetine göre, Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)'a kâtiplik yaparken, aradaki fâsılalarda boş kaldıkça, kalemi

    bâzan ağzına, bâzan da yere koymuştur. Ancak bu hallerin her birinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) müdâhale ederek kulaklarının arkasına koymasını emretmiş, bunun "gerek kâtip ve gerekse imlâ ettiren (yazdıran) için daha hatırlatıcı" olduğunu açıklamıştır.


    Zeyd İbnu Sâbit'ten de benzer rivâyetlerin olduğu dikkate alınınca, bu âdâbı Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in umumîleştirdiği anlaşılır.


    Öte yandan kâtiplere, yazdıkları vakit mürekkebi kurutmak için yazılı sayfa üzerine toprak atmayı tavsiye eder.

    Kütub-u Sitte



    Paylaş
    Yazı (kitabet) ile ilgili bazı adaplar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Öte yandan kâtiplere, yazdıkları vakit mürekkebi kurutmak için yazılı sayfa üzerine toprak atmayı tavsiye eder.