Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Sünen-i Nesai Gündüz ve Gece Kılınan Nafile Namazlar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sünen-i Nesai Gündüz ve Gece Kılınan Nafile Namazlar

    Reklam




    20- GÜNDÜZ VE GECE KILINAN NAFİLE NAMAZLAR
    1- NAFİLE NAMAZLARI EVDE KILMAYA TEŞVİK
    1580- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Nafile namazları evlerinizde kılınız ki evleriniz namaz kılınmayan kabirlere benzemesin.” (Tirmizî, Salat: 331; Ebû Davud, Salat: 205)
    1581- Zeyd b. Sabit (r.a)’ten rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) Mescidde hasırdan bir hücre yaptırdı ve geceleri teheccüd namazını orada kılardı. Pek çok kişi de geceleri Peygamber (s.a.v) ile birlikte kılmak için orada toplanmışlardı. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) bu işe engel olmak için oraya gelmemişti, insanlar; Peygamber (s.a.v) uyudu zannederek O’nu evinden çıkarıp oraya getirmek için öksürmeye başladılar. Bu öksürmeler üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Size ne oluyor, ne yapıyorsunuz. Bu namazın size farz olmasından korktum, eğer farz olursa kılamazsınız. Onun için ey ashabım, bu gece namazı olan teheccüdü evlerinizde kılınız. Çünkü farz namazlar hariç kişinin kıldığı namazların en değerlisi evinde kıldığı namazdır” buyurdular. (Buhârî, Ezan: 81; Müslim: Salatül Müsafirin: 29)
    1582- Sa’d b. İshak b. Ka’b b. Ucre (r.a), babasından ve dedesinden naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) akşam namazını Abduleşhel oğullarının mescidinde kılmıştı. Namazdan sonra cemaat nafile kılmak için kalkıştılar. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bu namazı evlerinizde kılmanız gerekir” (Tirmizî, Salat: 331)
    2- GECE NAMAZI (VİTR VE TEHECCÜD)
    1583- Sa’d b. Hişam (r.a) anlatıyor: İbn Abbas’la karşılaştım ve ona Rasûlullah (s.a.v)’in vitir namazını nasıl kıldığını sordum. O da: “Sana Rasûlullah (s.a.v)’in vitir namazını yeryüzünde en iyi bilen birini haber vereyim mi?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. O da: “Aişe’dir, git ona sor ve verdiği cevapları bana da bildir” dedi. Ona giderken yolda Hakim b. Eflah’a rastladım, onu da götürmek istedim. Fakat, O: “Ben gitmem çünkü ben ona şu iki gurup arasında cereyan eden olaylarla ilgili bir şey söylememesini istemiştim fakat dinlemedi” dedi. Bunun üzerine gelmesi için yemin verdim o da benimle geldi. Aişe’nin yanına girince; Aişe, Hakim’e: “Yanındaki kim?” diye sordu. Ben de: “Sa’d b. Hişam” dedim. “Hangi Hişam?” dedi. Ben de: “Amir’in oğlu” deyince; Amir’e rahmet okudu ve: “Amir ne iyi insandı” dedi. Ben de: “Ey Mü’minlerin annesi bana, Rasûlullah (s.a.v)’in ahlâkından bahset” dedim. O da: “Sen, Kur’an okumuyor musun?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. O da: “Rasûlullah (s.a.v)’in ahlâkı Kur’an’dı” dedi. Tam kalkacağım sırada Rasûlullah (s.a.v)’in gece kıldığı namazı aklıma geldi ve: “Ey Mü’minlerin annesi bana Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazından haber ver” dedim. “Müzemmil sûresini okumuyor musun?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. O da şöyle dedi: “Allah, bu sûrenin başında gece namazını farz kılmıştı bu yüzden Peygamber (s.a.v) ve ashabı bir yıla yakın bu namaza devam etmişlerdi. Bu namaz da ayakları şişerdi. Sonunda Allah, on iki ay geçince bu sûrenin son ayetini indirdi. Böylece farz olan bu teheccüd namazı nafile olmuş oldu. Yine tam kalkacağım sırada, Rasûlullah (s.a.v)’in vitri nasıl kıldığı hatırıma geldi ve: “Ey Mü’minlerin annesi, Rasûlullah (s.a.v)’in vitir namazından bahseder misin?” dedim. O’da şöyle buyurdu: “Biz, misvak ve abdest suyunu hazırlardık, Allah; O’nun ne zaman kalkmasını isterse o zaman gece namazı için O’nu kaldırırdı. O da dişlerini misvaklar, abdest alır ve hiç oturmaksızın sekiz rekat namaz kılardı. Sekizinci rekatta oturur, Allah’ı zikreder, dua eder ve bize işittirecek derecede sesli selâm verirdi. Sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar selâm verir sonra tek bir rekat daha kılardı. Böylece on bir rekat kılmış olurdu. Evladım! Rasûlullah (s.a.v), yaslanıp ta biraz şişmanlayınca yedi rekat vitir kılar sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar ve selâm verirdi. Böylece kıldığı rekat sayısı dokuz olmuş olurdu. Evladım! Rasûlullah (s.a.v), bir namazı kılmaya başladığında onu devamlı kılmayı severdi. Onun gece namaz kılmasına uyku, hastalık ve ağrı gibi bir şey engel olursa gündüz onun yerine on iki rekat kılardı. Rasûlullah (s.a.v)’in bir gecede Kur’an’ın tamamını okuduğunu, bir geceyi tamamı ile ibadetle geçirdiğini, Ramazan dışında hiçbir ayın tamamını oruçla geçirdiğini bilmem. Ben tekrar İbn Abbas’a geldim, anlatılanları ona aktardım. O da: “Doğru söylemiş eğer sizinle birlikte ben de gelseydim ağzına girercesine dikkatlice dinlerdim” dedi. (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Dârimi, Salat: 166)
    3- RAMAZAN ORUCU TUTANIN GÜNAHLARI AFFEDİLİR Mİ?
    1584- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan orucunu (ve gecesinde kılınan teravih namazını) inanarak ve sadece Allah rızası için yaparsa geçmiş günahları affedilir.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 25; Ebû Davud, Salat: 318)
    1585- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan orucunu ve gecesinde kılınan teravih namazını inanarak ve sadece Allah rızası için yaparsa geçmiş günahları affedilir.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 25; Ebû Davud, Salat: 318)
    4- RAMAZAN AYINDA KILINAN TERAVİH NAMAZI
    1586- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), bir gece mescidde teravih namazını kıldı, cemaatte O’nunla birlikte kıldı. Ertesi gece kıldığında cemaat daha da çoğalmıştı, üçüncü ve dördüncü gecelerde cemaat bir hayli çoğalmıştı fakat Rasûlullah (s.a.v) odasından dışarı çıkmadı. Sabahleyin ise şöyle buyurdu: “Geldiğinizi duydum fakat bu namazın size farz oluvereceğinden korktuğum için çıkmadım.” Bu olay Ramazan ayında olmuştu. (Buhârî, ezan: 80; Müslim, Salatül Müsafirin: 29)
    1587- Ebu Zer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte Ramazanda oruç tuttuk, ayın sonundan yedi gün kalıncaya kadar bize gece namazı kıldırmadı. Son yedinci gece, gecenin üçte biri süresince bize gece namazı kıldırdı, son altıncı gece yine kıldırmadı, son beşinci gecede gece yarısına kadar namaz kıldırdı. Ben: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu gecenin diğer yarısında da bize nafile namaz kıldırsanız” dedim. Şöyle buyurdular: “İmam namazı bitirinceye kadar onunla namaz kılan kimseye Allah; tüm geceyi namazla geçirmiş gibi sevap verir.” Daha sonra ay sonuna üç gün kalıncaya kadar bize namaz kıldırmadı, üçüncü gece tüm aile fertlerini ve hanımlarını da toplayıp bize namaz kıldırmıştı ki namazın uzamasından dolayı felahı kaçıracağımızdan korkmuştuk. “Felah nedir?” diye sordum. “Sahurdur” diye cevap verdi. (Ebû Davud, Salat: 318; Tirmizî, Savm: 81)
    1588- Nuaym b. Ziyad ebu Talha (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Numan b. Beşir’in, Hımıs’ta minberde şöyle dediğini duymuştum: Rasûlullah (s.a.v) ile beraber Ramazan ayının yirmi üçüncü gecesi gecenin ilk üçte birine kadar gece namazı (teravih) kıldık. Yirmi beşinci gecesi de yine gece yarısına kadar kıldık. Yirmi yedinci gece kıldığımız namazı o derece uzattı ki felahı kaçıracağımızı zannettik. O zamanlarda sahura felah ismi verilirdi. (Tirmizî, Savm: 81; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 173)
    5- GECE NAMAZINA TEŞVİK
    1589- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz uyuduğu zaman şeytan onun boyun köküne üç düğüm vurur ve her düğümde uzun geceler boyu uyu der. Eğer o kimse uyanır ve Allah’ı zikrederse, düğümün biri çözülür. Abdest alırsa, ikinci düğüm çözülür. Eğer namazı da kılarsa tüm düğümler çözülmüş olur ve o kişi böylece sabaha tertemiz bir kalp ve enerjik olarak çıkar aksi takdirde yorgun ve sıkıntılı olarak sabaha ulaşır.” (Ebû Davud, Salat: 307; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174)
    1590- Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in yanında bir adamın gece sabaha kadar uyuduğu söylendi. Rasûlullah (s.a.v) o kimse için şöyle söyledi: “Şeytan o kimsenin kulaklarına işemiştir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174; Müslim, Salatül Müsafirin: 28)
    1591- Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü! Falan kimse namaz kılmaksızın sabaha kadar uyudu” demişti de Rasûlullah (s.a.v): “O’nun kulaklarına şeytan işemiştir” buyurdu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174; Müslim, Salatül Müsafirin: 28)
    1592- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece kalkıp namaz kılan, hanımını da kaldıran, kalkmazsa yüzüne su serperek onu uyandıran adama; Allah merhamet etsin. Gece kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran uyanmazsa yüzüne su serperek onu uyandıran kadına da; Allah merhamet etsin.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 175; Müslim, Salatül Müsafirin: 27)
    1593- Ali b. Ebi Talib (r.a)’den rivayete göre, bir gece Rasûlullah (s.a.v) bana ve Fatıma’ya gelerek: “Niçin gece namazı kılmıyorsunuz?” dedi. Ben de: “Ey Allah’ın Rasûlü! İdaremiz Allah’ın elinde, eğer o kılmamızı isterse kıldırır” dedim. Bunu söylerken Rasûlullah (s.a.v) dönüp gitti, giderken de yanlarına vurarak şöyle diyordu: “Ama insan, tüm varlıklar içinde ne kadar da tartışmaya düşkündür..” (Kehf sûresi 54. ayet) (Müslim, Salatül Müsafirin: 28; Buhârî, Tefsir: 195)
    1594- Ali b. ebi Talib (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gece Rasûlullah (s.a.v), benim ve kızı Fatıma’nın yanına girmişti; namaz için bizi uyandırdı. Sonra tekrar evine döndü, bize hiç duyurmadan uzun müddet namaz kıldı, yanımıza tekrar gelip yine bizi uyandırdı ve kalkın namaz kılın dedi. Ben gözlerimi ovuşturarak oturdum ve şöyle dedim: “Allah dilemiş olsaydı mutlaka kılardık çünkü canlarımız O’nun elindedir, dilerse bizi uyandırır biz de namaz kılarız” dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) yanlarına, uyluklarına vurarak geri döndü ve şöyle tekrar edip duruyordu: “Allah yazmış olsaydı mutlaka kılardık, insanoğlu varlıklar içinde ne kadar da tartışmaya düşkündür.” (Kehf 54) (Müslim, Salatül Müsafirin: 28; Buhârî, Tefsir: 195)
    6- GECE NAMAZININ DEĞERİ VE KIYMETİ
    1595- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle buyurmuştur: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ramazandan sonra oruçların en faziletlisi Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en değerli namaz gece namazıdır.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, Sıyam: 43)
    1596- Humeyd b. Abdurrahman (r.a) şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Farz namazlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır. Ramazandan sonra en faziletli oruç Muharrem ayında tutulan oruçtur.” Bu hadisi Şu’be b. Haccac mürsel olarak rivâyet etmiştir. (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, Sıyam: 43)
    7- YOLCULUKTA GECE NAMAZI
    1597- Ebu Zer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Üç grup insan vardır ki, Allah onları sever; 1- Bir kimse tanımadığı bir topluma gider, Allah’ın adını vererek onlardan bir şeyler ister, onlar da vermezler ise, fakat o guruptan bir kişi gizlice geri kalıp o kimseye Allah rızası için kendisinden başka kimse bilmeyecek şekilde gizlice verirse, Allah bu kişiyi sever. 2- Gece yolculuğa çıkıp ta konaklayan bir gurup arasında hiçbir şeyin uykuya denk olmayacağı bir zamanda ve herkesin yatıp uyuduğu bir anda kalkıp Allah’a yalvarıp yakaran ve O’nun ayetlerini okuyan kimse 3- Bir müfrezeye katılıp müfrezenin bozguna uğradığı bir zaman şehid oluncaya veya feth gerçekleşinceye kadar tek başına savaşmaya çalışan kişi.” (Tirmizî, Sıfatül Cenne: 25; Müsned: 20550)
    8- GECE NAMAZINA HANGİ SAATTE KALKILIR?
    1598- Mesruk (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; “Rasûlullah (s.a.v)’in en çok sevdiği amel hangisidir?” diye sordum. “Devamlı yapılanlardı” dedi. “Gece namazını ne zaman kılardı?” dedim. “Horozun sesini duyduğu zaman” dedi. (Ebû Davud, Salat: 312; Müslim, Salatül Müsafirin: 17)
    9- GECE NAMAZINA BAŞLANMADAN NE OKUNUR?
    1599- Asım b. Humeyd (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; “Rasûlullah (s.a.v) gece namazından önce neleri okurdu?” diye sordum. O da şöyle cevap verdi: “Daha önce hiç kimsenin sormadığı bir şeyi sordun. Rasûlullah (s.a.v), on defa tekbir getirir, on defa elhamdülillah der, on defa sübhanellah der, on defa da lâ ilâhe illallah der, on defa da istiğfar edip, şöyle derdi: “Allah’ım! Beni affet, Beni doğru yolunda kıl, Beni rızıklandır, Bana afiyet ver, kıyamet günü yerimin dar olmasından Sana sığınırım Allah’ım.” (Ebû Davud, Salat: 316; Müsned: 23950)
    1600- Rabia b. Ka’b el Eslemi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in odasında geceledim, gece namazı için kalktığında; Uzun uzun “Sübhanellahi Rabbil âlemîn ve Sübhanellahi ve Bihamdihî” dediğini duyuyordum.” (İbn Mâce, Dua: 16; Müsned: 15979)
    1601- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) teheccüd için kalktığında şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Hamd Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve ikisinde bulunan her şeyin nûru Sensin, Hamd senin içindir. Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyin idaresi senin elindedir. Hamd Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin sahibi sensin. Yine eksiksiz övgüler Sana mahsustur. Sen haksın, va’din haktır. Cennet haktır, Cehennem haktır, kıyamet haktır. Peygamberlerin hepsi hak ve doğru yoldadır. Muhammed’de hak yoldadır. Sana boyun eğdim, Sana güvenip dayandım, Sana iman ettim.” Kuteybe sözünü şöyle devam ettirdi diyor: “Senin gönderdiğin delillerle mücadele ettim, hakkı ve gerçekleri inkar edenleri Sana havale ettim. Yaptığım ve yapacağım gizli ve açık günahlarımı affet. Öne geçiren de Sensin. Geri bırakan da Sensin. Senden başka ilâh yoktur. Güç ve kuvvetimiz ancak senin yardımınladır.” (Buhârî, Teheccüd: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 26)
    1602- Abdullah b. Abbas (r.a) anlatıyor: “Bir gece mü’minlerin annesi teyzem Meymune’nin yanında kalmıştım. Ben, Rasûlullah (s.a.v) ve teyzem bir yastıkta yatmıştık. Rasûlullah (s.a.v) gece yarısına kadar uyudu, gece yarısından biraz önce miydi sonra mıydı pek bilemiyorum. Rasûlullah (s.a.v) uyandı, oturur vaziyete geldi, elleri ile yüzünü ovuşturdu ve Âl-i İmrân sûresinin son on ayetini okuduktan sonra kalktı, asılı duran su tulumundan güzelce bir abdest aldı ve namaza durdu. Abdullah b. Abbas diyor ki: Ben de kalkıp aynı şeyleri yaptıktan sonra gidip yanına durdum. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) sağ elini başıma koyarak sağ kulağımı büker gibi yaptı ve iki rekat sonra tekrar iki rekat sonra tekrar iki rekat sonra yine iki rekat yine iki rekat sonra iki rekat daha kılıp vitri kıldı. Sonra biraz uzandı, müezzin gelip sabah namazı için çağırdığında ise hafif iki rekat daha kıldı.” (Buhârî, Teheccüd: 10; Muvatta', Teheccüd: 2)
    10- PEYGAMBER (S.A.V) GECE KALKINCA DİŞLERİNİ MİSVAKLAR MIYDI?
    1603- Huzeyfe (r.a)’den rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v) gece teheccüd için kalktığında dişlerini misvaklardı.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
    1604- Ebu Vail (r.a), Huzeyfe’den rivâyet ederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v) gece teheccüd için kalktığında ağzını misvaklardı.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
    11- GECELEYİN KALKINCA DİŞLER MİSVAKLANMALI MI?
    1605- Huzeyfe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Gece namaz için kalktığımızda ağzımızı misvaklamamız emredilmişti.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
    1606- Şakîk (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Gece namaz için kalktığımızda ağzımızı misvaklamamız emredilmişti.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
    12- GECE NAMAZINA BAŞLARKEN NELER OKUNUR?
    1607- Ebu Seleme b. Abdurrahman (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazına nasıl başladığını sordum. O da şu cevabı verdi: “Namaza şöyle başlardı: “Allah’ım! Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi, gökleri ve yeri yaratan! Görüneni ve görünmeyeni her şeyi bilen, kullarının arasında gerçek hükmü veren sensin. Allah’ım! Beni daima hidayette kıl, Sen dilediğine dosdoğru yolu gösterensin.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 26; Tirmizî, Tefsirül Kur’an: 10)
    1608- Humeyd b. Abdurrahman b. Avf (r.a)’tan rivâyete göre, Peygamberin ashabından bir adam şöyle anlatmıştır: “Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte bir yolculuktaydım, namazı nasıl kıldığını görmek için gözetlemeye başladım. Yatsı namazını kıldıktan sonra gecenin uzun bir bölümünü yatarak geçirdi. Sonra uyandı ve ufka bakarak Al-i İmran sûresinin 191-194. ayetlerini okudu. Sonra elini yatağına uzatıp oradan misvağını aldı, yanındaki kaptan bir bardağa su koyarak dişlerini misvakladı ve kalkıp namaza durdu. Namazdaki duruşu uyuduğu kadardı sonra yatıp uyudu, bu yatması da namaz kıldığı süre kadardı. Sonra tekrar uyandı, ilk önceki yaptıklarını aynen yaptı ve okuduklarını da aynen okudu. Rasûlullah (s.a.v) fecirden önce üç sefer aynen böyle yaptı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    13- RASÛLULLAH (S.A.V)’İN GECE NAMAZI NASILDI?
    1609- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’i geceleyin namazda görmek istediğimizde mutlaka O’nu namazda görürdük, uyurken görmek istediğimiz zamanda da mutlaka uyurken görürdük.” (Buhârî, Savm: 52; Tirmizî, Savm: 57)
    1610- Ya’la b. Memlek (r.a), Ümmü Seleme’ye; Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazından sormuştu da o da şöyle cevap vermişti: “O, yatsıyı kılar. Sonra, Allah’ı tesbih eder ve gecede Allah’ın dilediği kadar gece namazı kılardı. Bundan sonra tekrar yatar namaz kıldığı süre kadar uyuduktan sonra tekrar uyanır uyuduğu süre kadar tekrar namaz kılardı, son kıldığı namaz sabaha karşı olurdu.” (Ebû Davud, Salat: 316; Tirmizî, Fedailül Kur’an: 23)
    1611- Ya’la b. Memlek (r.a) Peygamber (s.a.v)’in hanımlarından Ümmü Seleme’ye; Rasûlullah (s.a.v)’in nasıl Kur’an okuduğunu ve ne zamanlar namaz kıldığını sordu. O da dedi ki: “Siz O’nun namazı gibi namaz kılamazsınız. O namaz kılar sonra namaz kıldığı süre kadar uyur. Sonra uyuduğu süre kadar tekrar namaz kılardı sonra tekrar namaz kıldığı süre kadar uyur böylece sabah olurdu. Okuması ise şöyle idi. Kur’an’ı açık açık harf harf ağır bir şekilde okurdu.” (Ebû Davud, Salat: 316; Tirmizî, Fedailül Kur’an: 23)
    14- DAVUD PEYGAMBER (S.A.V)’İN GECE NAMAZI NASILDI?
    1612- Abdullah b. Amr b. As (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah’ın en çok sevdiği oruç Davud (a.s)’ın tuttuğu oruçtur. O bir gün oruç tutar bir günde iftar ederdi. Yine Allah’ın en çok sevdiği namaz Davud (a.s)’ın kıldığı gibi kılınan namazdır. O gece yarısına kadar uyur gecenin üçte birini namazla geçirir ve geri kalan altıda birinde ise tekrar uyurdu.” (Buhârî, Savm: 54; Müslim, Sıyam: 35)
    15- MUSA (A.S) DA NAMAZ KILAR MIYDI?
    1613- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Miraç gecesi kırmızı bir kum yığınının yanında kabrinde Musa (a.s) namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1614- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Musa (a.s)’a vardım, kırmızı bir kum tepesinin yanında namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1615- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Musa (a.s)’ın kabrine uğradım, kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1616- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İsra gecesi Musa (a.s)’a uğradım; kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1617- Enes (r.a)’ten rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) İsra gecesi Musa (a.s)’a uğramıştı da o kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1618- Enes (r.a)’ten aktarıldığına göre, Rasûlullah (s.a.v)’in ashabından bazı kimselerin haber verdiğine göre, “Peygamber (s.a.v), Musa (a.s)’a uğramıştı da o kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
    1619- Yine Enes (r.a)’ten aktarılıp Rasûlullah (s.a.v)’in ashabından bazı kimselerin bize bildirdiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İsra gecesi Musa (a.s)’a uğradım, kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)


    Paylaş
    Sünen-i Nesai Gündüz ve Gece Kılınan Nafile Namazlar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    16- GECELERİ DEĞERLENDİRMEK
    1620- Abdullah b. Habbab b. Eret (r.a), Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte Bedir savaşında bulunan babasından naklediyor: Babam tüm gece boyu sabaha kadar Rasûlullah (s.a.v)’in nasıl namaz kıldığını öğrenmek için gözetlemiş. Rasûlullah (s.a.v) selâmını verince babam Peygamber (s.a.v)’in yanına gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! anam babam sana feda olsun. Bu gece şimdiye kadar hiç görmediğim bir şekilde namaz kıldınız” deyince; Rasûlullah (s.a.v): “Evet o korku ve Ümit namazıydı. Rabbimden üç şey istedim ikisini verdi birini vermedi. Rabbimden bizden önceki ümmetler gibi bizi helak etmemesini istedim, onu kabul etti. Düşmanlarımızın bize galip gelmemesini istedim, onu da verdi. Rabbimden bizi birbirimize düşürerek bölümlere ayırmamasını istedim, onu kabul etmedi.” (Tirmizî, Fiten: 14)
    17- GECELERİ DEĞERLENDİRME İLE ALAKALI DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1621- Mesruk (r.a)’tan rivâyete göre, Aişe (r.anha) şöyle demiştir: “Ramazan’ın son on günü girince, Rasûlullah (s.a.v) geceleri iyi değerlendirmeye çalışır aile fertlerini de uyandırır ve geceyi değerlendirmede işi sıkı tutardı.” (Buhârî, Teravih: 6; İbn Mâce, Sıyam: 57)
    1622- Ebu İshak (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Samimi bir arkadaşım olan Esved b. Yezid’e vardım ve; Ey Ebu Amr, Rasûlullah (s.a.v)’in namazı ile ilgili Mü’minlerin anası Aişe’nin sana anlattıklarını bana da anlat dedim. O da onun söylediğini söyledi: “Gecenin ilk kısmında uyur son kısmını ise değerlendirirdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 21; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182)
    1623- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in bir gecede Kur’an’ı hatmettiğini bilmiyorum. Sabaha kadar namaz kıldığını da bilmiyorum. Ramazan ayı dışında hiçbir ayın tamamını oruçla geçirdiğini de bilmiyorum. (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 178)
    1624- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v) yanıma geldi, o sırada yanımda bir kadın vardı. Rasûlullah (s.a.v): “Bu kimdir?” diye sordu. Bu falan kadındır, hiç uyumadan sabahlara kadar namaz kılar dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Sus! gücünüz yettiğince ibadet edin. Allah’a yemin olsun ki siz ibadetten usanmadıkça Allah sevap vermekten usanmaz. Fakat Allah katında en değerli ibadet sahibinin (az da olsa) devamlı yaptığı ibadettir.” (Buhârî, Savm: 51; İbn Mâce, Zühd: 28)
    1625- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) mescide girdi ve iki sütün arasında gerilmiş bir ip gördü ve: “Bu ip nedir?” dedi. Zeyneb’in ipidir dediler. Namaz kılarken ayakta duramayacak kadar yorulunca o ipe tutunur dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Çözün onu, sizden biri dinç olduğu zamanlarda namazını ayakta kılsın, yorulunca da oturarak kılsın.” (Buhârî, Teheccüd: 18; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 184)
    1626- Muğire b. Şu’be (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Kendisine şöyle denildi: “Allah yaptığın ve yapacağın günahları affetmesine rağmen bu şekilde niçin namaz kılıyorsun?” Rasûlullah (s.a.v): “Şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (Buhârî, Teheccüd: 6; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 200)
    1627- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) ayakları yarılıncaya kadar namaz kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 200)
    18- DEĞİŞİK NAFİLE NAMAZ ŞEKİLLERİ
    1628- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) geceleri uzun uzun namaz kılardı. Namazı ayakta kılıyorsa rükû’u da ayakta yapar, namazını oturarak kılıyorsa rükû’unu da oturduğu yerden yapardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 16; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)
    1629- Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) gece namazlarını hem oturarak hem de ayakta kılardı. Namaza ayakta başlarsa rükû’unu da ayakta yapar, Oturarak başlamışsa rükû’unu da oturduğu yerden yapardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 16; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)
    1630- Aişe (r.a)’den rivâyete göre, “Peygamber (s.a.v), nafile namazları oturarak kılarken kıraati de oturarak yapardı. Okuduğu ayetlerin bitmesine otuz kırk ayet kalınca oturduğu yerden kalkar ve ayakta tamamlardı. Sonra rükû’ ve secdelerini yapar birinci rekatı bitirmiş olurdu. İkinci rekatı da aynı şekilde yapardı.” (Buhârî, Taksirü’s Salat: 20; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)
    1631- Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Yaşlanıncaya kadar Rasûlullah (s.a.v)’i oturduğu yerde namaz kılarken görmedim. Fakat yaşlandığında oturduğu yerden nafile namazlarını kılar, okuyacağı ayetlerin bitmesine otuz kırk ayet kalınca ayağa kalkar, onları da ayakta okurdu ve sonra rükû’a giderdi.” (Buhârî, Taksirü’s Salat: 20; Müslim, Salatül Müsafirin: 16)
    1632- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) nafile namazlarında kıraati oturduğu yerden okurdu. Bir insanın kırk ayet okuyabileceği kadar bir zaman kalınca kalkıp rükû’ yapardı.” (Buhârî, Taksirü’s Salat: 20; Müslim, Salatül Müsafirin: 16)
    1633- Sa’d b. Hişam b. Âmir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Medine’ye geldim, Aişe’nin yanına vardım. “Sen kimsin” dedi. Ben de: “Sa’d b. Hişam b. Âmir’im” dedim. “Allah, babana rahmet etsin” dedi. Ben: “Rasûlullah (s.a.v)’in namazlarından bahset” dedim. Rasûlullah (s.a.v)’in namazları şöyle şöyle idi diye anlattı. Ben de: “O halde devam et anlatmaya” dedim. O da şöyle devam etti: “Rasûlullah (s.a.v) yatsı namazını kıldıktan sonra yatar uyurdu. Gece yarısı olunca kalkar, tuvalet ve temizlik ihtiyacını giderir, abdest alır ve mescide girerdi. Orada sekiz rekat namaz kılardı. Bana öyle geliyor ki bu kıldığı namazın kıyamı, rükû’u ve secdeleri aynı uzunlukta olurdu sonra bir rekat daha vitir kılarak kıldığı namaz sayısını tek hale getirirdi. Sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar ve yanı üzerine yatardı. Bazen uyuklamadan önce bazen da uyuklayınca Bilal gelir kendisini sabah namazı için çağırırdı. Çoğunlukla sabah namazını çağrılacağı anda uyukladı mı? uyuklamadı mı şüpheye düşerdim. Rasûlullah (s.a.v) yaşlanıp şişmanlayıncaya kadar namazlarını böylece kılardı. Aişe (r.anha) Rasûlullah (s.a.v)’in şişmanlamasından biraz bahsettikten sonra son zamanlarındaki kıldığı namazından da şöyle bahsetti. Rasûlullah (s.a.v) yatsıyı kıldırdıktan sonra yatağına girerdi. Gece yarısı olunca kalkar, abdest suyunu hazırlar, tuvalet ihtiyacını giderir, abdest alır sonra mescide girer ve altı rekat namaz kılardı. Ben O’nun bu kıldığı namazda kıratı, rükû’ ve secdeleri aynı uzunlukta yaptığını zannediyorum sonra bir rekat vitir kılarak kıldığı namazları tek hale getirirdi sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar ve yanı üzerine uzanırdı. Bazen uykuya dalmadan bazen de uyuyakaldığında Bilal gelir, sabah namazı için çağırırdı. Namaz için çağırıldığında çoğunlukla uyuyakaldı mı yoksa uyumadı mı konusunda bir karara varamazdım. Rasûlullah (s.a.v)’in ihtiyarladığı zamandaki kıldığı nafile namazı da böyleydi.” (Müslim, Salatül 18; Dârimi, Salat: 165)
    19- NAFİLE NAMAZLAR OTURARAK DA KILINIR MI?
    1634- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) oruçlu iken yüzümden (öpmekten) çekinirdi. Hayatının son anlarında kıldığı nafile namazlarını, oturarak kılardı, sadece farzları ayakta kılardı. Onun en çok sevdiği amel azda olsa devamlı olanıydı.” (İbn Mâce, Zühd: 28; Buhârî, Rikak: 18)
    1635- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in vefatından önce farzların dışında kıldığı namazların çoğunu oturarak kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)
    1636- Yine Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in vefatına yakın dönemlerde farzın dışındaki kıldığı namazların çoğunluğu oturarak idi. O’nun en çok sevdiği amel az da olsa devamlı olanıydı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140; Müsned: 25333)
    1637- Ümmü Seleme (r.anha) naklediyor: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah (s.a.v), vefatına yakın kıldığı namazların çoğu farzlar dışında oturarak idi. O’nun en çok sevdiği amel azda olsa devamlı olanıydı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140; Müsned: 25333)
    1638- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vefatına yakın son zamanlarında nafile namazları oturarak kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140; Buhârî, Taksirü’s Salat: 20)
    1639- Abdullah b. Şakik (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe (r.anha)’ya sordum; “Rasûlullah (s.a.v) oturduğu yerden namaz kılar mıydı?” O da: “Evet, insanlar O’nu yorduktan (ihtiyarladıktan) sonra” diye cevap verdi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140; Müslim, Salatül Müsafirin: 16)
    1640- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Vefatından bir yıl öncesine kadar Rasûlullah (s.a.v)’in oturarak namaz kıldığını görmedim. Son zamanlarında namazını oturarak kılar ve okuduklarını da ağır ağır okurdu. Sanki okuduğu sûre olduğundan daha uzunmuş gibi görünürdü.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140; Müslim, Salatül Müsafirin: 16)
    20- RASÛLULLAH (S.A.V), OTURARAK DA NAMAZ KILAR MIYDI?
    1641- Abdullah b. Amr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’i oturarak namaz kılarken gördüm. Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Rasûlü! Oturarak kılınan namazın ayakta kılınandan yarı yarıya sevabının az olduğu sizden bana aktarılmıştı, halbuki Siz oturarak kılıyorsunuz?” dedim. Bunun üzerine: “Evet öyledir ama Ben, sizden biri gibi değilim” buyurdular. (Ebû Davud, Salat: 179; Dârimi, Salat: 108)
    21- HANGİ ŞEKİLDE KILINAN NAMAZ, DAHA DEĞERLİDİR?
    1642- İmran b. Husayn (r.a) dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e oturarak namaz kılmanın durumunu sordum, şöyle buyurdular: “Ayakta kılmak en faziletlisidir. Oturarak namaz kılana ayakta kılan kimsenin yarısı kadar sevap yazılır. Yattığı yerde kılanın sevabı ise oturarak kılan kimsenin yarısı kadardır.” (Ebû Davud, Salat: 179; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123)
    22- OTURARAK NAMAZ NASIL KILINIR?
    1643- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’i bağdaş kurmuş vaziyette namaz kılarken gördüm. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    23- GECE NAMAZINDA SESLİ Mİ OKUNUR?
    1644- Abdullah b. ebi Kays (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe (r.anha)’ya; Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazında sesli mi yoksa gizli mi okuduğunu sordum. “Her iki şekilde de okumuştur, bazen gizli bazen da sesli” diye cevap verdi. (Müsned: 24005)
    24- KUR’AN SESLİ Mİ OKUNMALI?
    1645- Ukbe b. Âmir (r.a)’in naklettiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kur’an’ı sessiz okuyanın durumu ise gizlice sadaka veren kimse gibidir. Kur’an’ı sesli okuyanın durumu sadakasını açıkça veren kimse gibidir.” (Ebû Davud, Salat: 315; Tirmizî, Fedailül Kur’an: 21)
    25- GECE NAMAZINDA KIYAM RÜKÛ’ VE SECDELER DENK Mİ OLUR?
    1646- Huzeyfe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) ile beraber bir gece tehecüd namazı kılmıştım. Fatiha sûresinden sonra okumaya Bakara sûresinden başladı, yüz ayet okuyunca rükû’ yapar, dedim. Yapmadı devam etti. İki yüz ayet okuyunca rükû’ yapar dedim. Yine devam etti yapmadı. Bir rekatta Bakara sûresinin tamamını okuyacak, dedim. Yine devam etti ve Bakara’dan sonra Nisâ sûresini okumaya başladı, onu da bitirdi Al’i İmran sûresine geçti, ağır ağır onu da okudu. Tesbih ayetine gelince Allah’ı tesbih eder, istek ayetlerine gelince Allah’tan istekte bulunur, sığınma emreden bir ayete geldiğinde de Allah’a sığınırdı sonra rükû’a gitti ve “Sübhaneke Rabbiyel Azim” dedi rükû’u da kıyamı gibi uzun sürdü sonra başını kaldırdı ve “Semiallahü limen hamideh” dedi ve buradaki duruşu da rükû’daki duruşu kadar uzundu sonra secdeye vardı. Secdede “Sübhane Rabbiyel a’la” diyordu ki secdesinin uzunluğu da rükû’u kadardı.” (Ebû Davud, Salat: 152; Müslim, Salatül Müsafirin: 27)
    1647- Yine Huzeyfe (r.a)’den rivâyete göre, Huzeyfe bizzat kendisi Ramazan ayında Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte namaz kılmıştı. Rükû’da; “Sübhane Rabbiyel Azim” diyordu. Rükû’unu da kıyamda durduğu gibi uzunca yaptı Celse’yi de aynı şekilde uzatarak “Rabbiğfirli, Rabbiğfirli” diyordu, ve ayakta olduğu süre kadar uzattı sonra secdeye vardı “sübhane Rabbiyel a’la” diyerek, secdesini de ayakta kaldığı süre kadar uzatmıştı. Bu şekilde tam dört rekat kılmıştı ki Bilal gelip sabah namazı için çağırdı. (Dârimi, Salat: 79; Ebû Davud, Salat: 152)
    26- GECE NAMAZI KAÇ REKAT OLARAK KILINIR?
    1648- İbn Ömer (r.a) Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Gece ve gündüz kılınan nafileler ikişer rekat olarak kılınır.” (Dârimi, Salat: 154; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 172)
    1649- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e; gece namazının şeklinden sormuştu. O da: “İkişer ikişer kıl, sabah namazının vakti girmesinden korktuğunda ise tek rekat kılarak vitir namazını da kılmış ol” buyurdu. (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1650- Sâlim (r.a)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır. Sabah vaktinin girmesinden korktuğun zaman bir rekat vitir kılıver.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1651- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) minberde iken gece namazından sorulduğunu duydum, şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır. Sabah namazının vaktinin gireceğinden korkarsan vitiri tek kıl.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1652- İbn Ömer (r.a)’in haber verdiğine göre, bir adam; Rasûlullah (s.a.v)’e gece namazının nasıl kılınacağını sorduğunda şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır sabah namazı vaktinin girmesinden korkarsanız vitir namazını tek olarak kılıverin” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1653- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekat olarak kılınır. Sabah vakti gireceğinden korkarsınız vitir namazını bir rekat olarak kılınız.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1654- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Müslümanlardan biri Rasûlullah (s.a.v)’e gece namazının şeklinden sormuştu. O da şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır. Sabahın olmasından korkarsanız vitir namazını bir rekat olarak kılınız.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1655- Abdullah b. Ömer (r.a)’in haber verdiğine göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e gece namazının şeklinden sormuştu. O da şu cevabı verdi: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır. Sabah vakti girmesinden korktuğunuzda vitir namazını bir rekat olarak kılıverin.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    1656- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam kalktı ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Gece namazı nasıl kılınır?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v) de şöyle buyurdu: “Gece namazını ikişer ikişer rekattır. Sabah vaktinin girmesinden korktuğunuzda vitir namazını tek rekat olarak kılın.” (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 20)
    27- VİTİR NAMAZI MUTLAKA KILINMALI MI?
    1657- Ali (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) vitir namazını kıldıktan sonra şöyle buyurdu: “Ey Kur’an ehli, vitir namazını kılınız çünkü Allah tektir tek olanı sever.” (Ebû Davud, Salat: 336; Tirmizî, Vitir: 333)
    1658- Ali (r.a) den rivâyete göre, şöyle demiştir: Vitir namazı diğer farz namazlar gibi Allah tarafından emredilmemiştir. Fakat o namaz Rasûlullah (s.a.v)’in devam edegeldiği bir sünnettir. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 114; Dârimi, Salat: 209)
    28- VİTİR UYKUDAN ÖNCE Mİ KILINMALI?
    1659- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Dostum Rasûlullah (s.a.v), bana üç şeyi tavsiye etti: 1- Vitir namazından sonra uyumayı, 2- Kameri ayların üç gününde oruç tutmayı, 3- Ve kuşluk namazı kılmayı.” (Ebû Davud, Salat: 336; Tirmizî, Vitir: 334)
    1660- Yine Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Dostum Rasûlullah (s.a.v) bana üç şeyi tavsiye etmişti. 1- Gecenin ilk vaktinde yatmadan önce vitir namazı kılmak 2- Sabah namazının iki rekat sünneti 3- Ve her kameri aydan üç gün oruç tutmak.” (Ebû Davud, Salat: 336; Tirmizî, Vitir: 334)
    29- BİR GECEDE İKİ VİTİR YASAKTIR
    1661- Kays b. Talk (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babam Talk b. Ali, bir Ramazan gününde bizi ziyaret etmişti. Ve bizde akşamladı. O gece bize gece namazını ve vitir namazını kıldırdı. Sonra da mescide giderek arkadaşlarına namaz kıldırdı. sıra vitir namazına gelince bir adamı öne geçirerek ona şöyle dedi: Vitir namazını bunlara kıldırıver çünkü Ben Rasûlullah (s.a.v) den: “Bir gecede iki vitir kılınmaz” diye duydum. (Ebû Davud, Salat: 344; Tirmizî, Vitir: 344)
    30- VİTİR NAMAZININ VAKTİ
    1662- Esved b. Yezid (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; Rasûlullah (s.a.v)’in namazlarından sordum şöyle cevap verdi: “Gecenin başında uyur sonra kalkar namaz kılar seher vakti olunca da vitri kılardı. Sonra yatağına gelir ihtiyaç duyarsa hanımıyla birlikte olur. Sabah ezanını duyunca; cünüpse gusleder. Değilse abdest alıp namaza çıkardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 17; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182)
    1663- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını gecenin başında, ortasında, sonunda kılardı. Son dönemlerinde ise vitri sabah namazına yakın kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 121; Tirmizî, Vitir: 335)
    1664- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Gece teheccüd kılan kimsenin son kıldığı namaz vitir olsun çünkü Rasûlullah (s.a.v) böyle emrederdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 20; Ebû Davud, Salat: 316)
    31- VİTİR, SABAH NAMAZINDAN ÖNCE KILINMALI
    1665- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e vitir namazından soruldu da; O’da: “Vitir namazını şafak sökmeden kılınız” buyurdu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 211)
    1666- Ebu Said (r.a) Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Vitir namazını tan yeri ağarmadan kılınız.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 211)
    32- SABAH NAMAZINDAN SONRA VİTİR KILINIR MI?
    1667- İbrahim b. Muhammed b. Münteşir (r.a), babasından naklediyor: Muhammed b. Münteşir Amr b. Şurahbil’in mescidinde idi. Namaz için kamet getirildi. Herkes Amr’ı bekliyordu. Nihayet geldi ve: “Vitir kılıyordum onun için geciktim” dedi. Cemaat, Abdullah’a: “Ezandan sonra vitir kılınır mı?” diye sordu. O da: “Evet, kametten sonra bile kılınabilir” dedi ve Peygamber (s.a.v)’in uyuya kaldığını ve güneş doğunca uyanıp namaz kıldığından bahsetti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    33- BİNİT ÜZERİNDE VİTİR KILINIR MI?
    1668- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre; “Rasûlullah (s.a.v) biniti üzerinde vitir namazını kılardı” dedi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 345)
    1669- Nafi (r.a)’den rivâyete göre, İbn Ömer, devesi üzerinde vitir kılar ve Rasûlullah (s.a.v)’in de böyle yaptığını söylerdi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 345)
    1670- Said b. Yesar (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer bana Rasûlullah (s.a.v)’in devesi üzerinde vitir kıldığını söyledi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 345)
    34- VİTİR NAMAZI KAÇ REKATTIR?
    1671- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Vitir gecenin sonunda kılınan tek rekattır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 336)
    1672- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Vitir gecenin sonunda kılınan bir rekatlık bir namazdır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 336)
    1673- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Bir bedevi, Rasûlullah (s.a.v)’e; gece namazı ile ilgili bir soru sordu da, Rasûlullah (s.a.v) şöyle cevap verdi: “Gece namazı ikişer ikişer rekattır gecenin sonunda da vitir bir rekat olarak kılınır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Tirmizî, Salat: 336)



  3. 3
    35- VİTİR NAMAZI NASIL TEK HALE GETİRİLİR?
    1674- Abdullah b. Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Gece namazını ikişer ikişer kıl, bitirmek istediğinde tek rekat kıl ki böylece tüm kıldıkların tek olmuş olsun.” (Dârimi, Salat: 210; Tirmizî, Salat: 336)
    1675- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer kılınır, vitir ise tek bir rekattır.” (Dârimi, Salat: 210; Tirmizî, Salat: 336)
    1676- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, bir adam, Rasûlullah (s.a.v)’e gece namazından sormuştu da; Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece namazı ikişer ikişer rekat kılınır. Sabah vaktinin girmesinden korkarsanız tek rekat vitir kılınız ki; böylece tüm kıldıklarınız tekleşmiş olur.” (Dârimi, Salat: 210; Tirmizî, Salat: 336)
    1677- İbn Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’den şöyle buyururken işittiğini naklediyor: “Gece namazı iki rekat iki rekat olarak kılınır. Sabah vaktinin girmesinden korkarsanız tek rekat vitir namazı kılarak tüm kıldıklarınızı tekleştirmiş olursunuz.” (Dârimi, Salat: 210; Tirmizî, Salat: 336)
    1678- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) gece namazı olarak on bir rekat kılardı. Bunlardan bir rekatı vitir namazı idi. Namazdan sonra da sağ yanı üzerine uzanır yatardı. (Müslim, Salatül Müsafirin: 16; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 126)
    36- VİTİR NAMAZI ÜÇ REKAT OLARAKTA KILINIR MI?
    1679- Ebu Seleme b. Abdurrahman (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Mü’minlerin annesi Aişe’ye Rasûlullah (s.a.v)’in Ramazanda kıldığı namazlardan sordum, şöyle anlattı: Rasûlullah (s.a.v) Ramazanda ve diğer zamanlarda geceleri on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat kılar onun güzelliğinden ve uzunluğundan sorma! Yine dört rekat kılar onun güzelliğinden ve uzunluğundan sorma! Daha sonra da üç rekat kılardı. Aişe diyor ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! Vitir namazını kılmadan önce uyuyor musunuz?” diye sordum. O da “Ey Âişe, gözüm uyur fakat kalbim uyumaz” buyurdu. (Müslim, Salatül Müsafirin: 17; Tirmizî, Salat: 325)
    1680- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) vitir namazının ikinci rekatında selâm vermezdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    37- VİTİR NAMAZINDA NELER OKUNUR?
    1681- Übey b. Ka’b (r.a)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) vitir namazını üç rekat olarak kılar ilk rekatında A’lâ sûresini, ikinci rekatında ise Kâfirûn sûresini üçüncü rekatta ise İhlâs sûresini okurdu. Rükû’dan önce kunut dualarını yapardı. Namazı bitirdiğinde ise üç defa “Sübhanel melikil kuddüs” derdi ve son söylediğini ise biraz uzatırdı. (Tirmizî, Vitir: 340; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 115)
    1682- Übey b. Ka’b (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının birinci rekatında A’lâ sûresini; ikinci rekatında, Kâfirûn sûresini; üçüncü rekatında ise İhlâs sûresini okurdu.” (Tirmizî, Vitir: 340; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 115)
    1683- Übey b. Ka’b (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının ilk rekatında A’lâ sûresini; ikinci rekatında Kâfirûn sûresini; üçüncü rekatında ise İhlâs sûresini okur ve sadece üçüncü rekatın sonunda selâm verir, selâmdan sonra da üç sefer “Sübhanel melikil kuddus” derdi.” (Tirmizî, Vitir: 340; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 115)
    38- ÜÇ REKATLIK VİTİR NAMAZINDA NELER OKUNUR?
    1684- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını üç rekat olarak kılar, birinci rekatta A’lâ; ikinci rekatta Kâfirûn; üçüncü rekatta ise İhlâs sûresini okurdu.” (Tirmizî, Vitir: 340; Dârimi, Salat: 212)
    1685- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre: “Bizzat kendisi vitir namazını üç rekat olarak kılar; ilk rekatta A’lâ; ikinci de Kâfirûn; üçüncü de ise İhlâs sûresini okurdu.” (Tirmizî, Vitir: 340; Dârimi, Salat: 212)
    39- GECE NAMAZLARI İLE ALAKALI DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1686- Muhammed b. Ali (r.a)’nin babasından ve dedesinden aktardığına göre, “Rasûlullah (s.a.v), gece kalktı, dişlerini fırçaladı sonra iki rekat namaz kıldı. Sonra uyudu, sonra tekrar kalktı dişlerini fırçaladı, sonra abdest alıp ikişer rekattan altı rekat daha namaz kıldı. Sonra üç rekatlık vitir namazını kıldıktan sonra (sabah namazının) iki rekat sünnetini kıldı.” (Müslim, Tahara: 15; Ebû Davud, Tahara: 30)
    1687- Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbas (r.a), babasından ve dedesinden aktararak şöyle demiştir: “Bir gece Rasûlullah (s.a.v)’in yanında idim; kalktı, abdest alıp dişlerini fırçaladı. Fırçalarken de Ali İmran surasi 190. ayetini okuyordu. Sonra iki rekat namaz kıldı, sonra dönüp uyudu, horlamasını (nefes alışını) bile duydum. Tekrar kalktı, abdest aldı, misvak kullandı ve iki rekat daha namaz kıldı sonra tekrar uyudu. Sonra kalkıp abdest alıp misvak kullanıp iki rekat daha kıldı sonra arkasından da üç rekat olarak vitri kılmıştı.” (Ebû Davud, Tahara: 30; Müslim, Tahara: 15)
    1688- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), geceleyin sekiz rekat namaz kılar üç rekat da vitir eklerdi. Sabah namazının farzından önce de yine iki rekat (sabahın) sünnetini kılardı. (Ebû Davud, Salat: 316; Müslim, Salatül Müsafirin: 17)
    1689- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) on üç rekat olarak vitir kılardı. Yaşlanıp (halden düşünce) şişmanlayınca (olması lazım siyer ve hadis bilgilerine göre) yedi rekat olarak vitir kılmaya başladı.” (Tirmizî, Vitir: 335; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123)
    1690- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), geceleyin dokuz rekat vitir kılardı, yaşlanıp (halden düşünce) şişmanlayınca (olması lazım siyer ve hadis bilgilerine göre) yedi rekat kılmaya başladı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Müslim, Salatül Müsafirin: 16)
    40- VİTİR NAMAZI HAKKINDA DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1691- Ebu Eyyub (r.a)’tan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Vitir namazı haktır; dileyen yedi, dileyen beş, dileyen üç, dileyen de bir rekat olarak kılsın.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 210)
    1692- Ebu Eyyub (r.a)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Vitir namazı haktır; arzu eden beş, dileyen üç, isteyen de bir rekat olarak kılsın.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 210)
    1693- Ebu Eyyub el Ensari (r.a) şöyle diyor: “Vitir namazı kılmak haktır. Kim beş rekat kılmaktan hoşlanırsa beş kılsın, kim de üç kılmayı severse o da üç kılsın, bir rekat kılmak isteyen de bir olarak kılıversin.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 210)
    1694- Ebu Eyyub (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Vitri dileyen yedi rekat kılsın, dileyen beş kılsın, dileyen üç kılsın, dileyen de bir rekat olarak kılsın, dileyen de ima ile kılıversin.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Dârimi, Salat: 210)
    41- VİTİR NAMAZI İLE İLGİLİ DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1695- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını beş ve yedi rekat olarak kılardı, rekatlar arasında ne konuşur ne de selâm verirdi.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123)
    1696- Yine Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını beş ve yedi rekat olarak kılar ve aralarında hiç selâm vermezdi.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 124)
    1697- Mi’ksem (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Vitir namazı yedi rekattır, beş rekattan aşağıda olmaz.” Ravilerden biri bu sözü İbrahim’e aktarınca; “Senin bu haberi işittiğin kimse bunu nereden duymuş?” diye sordu. O da: “Bilmiyorum” dedi. Bunun üzerine Ravilerden Hakem şöyle söylüyor: “Bu sözün delilini buldum; Mi’ksem’e bu sözleri kimden duydun?” dedim. O da: “Güvenilir kişiler olan Aişe ve Meymune’den” dedi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 124; Müsned: 22941)
    1698- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v), vitir namazını beş rekat olarak kılar ve namazı bitirinceye kadar hiç teşehhüde oturmazdı.” (Dârimi, Salat: 210; Müsned: 22941)
    42- YEDİ REKAT OLARAK VİTİR
    1699- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) yaşlanıp etlenince, vitir namazını yedi rekat olarak kılardı ve en son rekatta teşehhüd için otururdu. Yine oturduğu yerden iki rekat daha kılardı ve böylece dokuz rekat olmuş olurdu.” Yavrucuğum Rasûlullah (s.a.v) bir namaza başladığı zaman onu devamlı kılmayı severdi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Müslim, Salatül Müsafirin: 18)
    1700- Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını dokuz rekat olarak kıldığında sekizinci rekatta otururdu ve Allah’a hamd edip O’nu zikredip, dua ettikten sonra selâm vermeden ayağa kalkar ve dokuzuncu rekatı da kılardı. Dokuzuncu rekatın teşehhüdüne oturunca Allah’ı zikreder, dua eder ve bize duyuracak şekilde selâm verirdi. Sonra da oturduğu yerden iki rekat daha kılardı. Yaşlanıp zayıf düştüğü zaman yedi rekat olarak vitir kılar sadece altıncı rekatta teşehhüde oturur, selâm vermeden kalkarak yedinci rekatı da kılar; sonra selâm verirdi. Sonra oturduğu yerde iki rekat daha kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123; Müslim, Salatül Müsafirin: 18)
    43- DOKUZ REKAT KILINAN VİTİR
    1701- Sa’d b. Hişam (r.a), Aişe’nin şöyle söylediğini aktarıyor: “Biz Rasûlullah (s.a.v)’in misvak ve abdest suyunu hazırlardık. Allah ta O’nu dilediği zaman da uyandırır ve namaz için kaldırırdı. O da hemen dişlerini misvaklar, abdest alır ve dokuz rekat vitir kılardı. Sadece sekizinci rekatta oturur. Allah’a hamdeder, Peygamberine salevat getirir, dua eder ve selâm vermeden dokuzuncu rekata kalkardı. Dokuzuncu rekatı kıldıktan sonra oturur -sekizinci rekatın teşehhüdünde okuduklarını okuyarak- Allah’a hamdedip peygamberine salevat getirip dualar eder ve bize duyuracak şekilde selâm verir, oturduğu yerde iki rekat daha kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    1702- Sa’d b. Hişam b. Amir (r.a), İbn Abbas’a giderek, Rasûlullah (s.a.v)’in nasıl vitir kıldığını sordu. Gelince de bize haber verdi. İbn Abbas demişti ki: “Yeryüzünde Rasûlullah (s.a.v)’in nasıl vitir kıldığını en iyi bilen birini size haber vereyim mi?” Sa’d: “Kimdir o” dedi. İbn Abbas: “Aişe’dir” dedi. Hemen Aişe’nin yanına gittik, selâm verdik ve yanına girdik; “Rasûlullah (s.a.v)’in vitir namazından bize bahseder misin?” dedik. O da şöyle dedi: “Biz O’nun misvak ve abdest suyunu hazırlardık. Allah dilediği zaman Onu uyandırır, O da dişlerini misvaklar, abdest alır sonra dokuz rekat vitir kılardı. Sekizinci rekata kadar hiç teşehhüde oturmazdı, sekizinci rekatın teşehhüdünde Allah’a hamd eder, O’nu zikreder ve dua eder, selâm vermeksizin dokuzuncu rekata kalkar onu da kılar teşehhüde oturur, Allah’a hamd eder, O’nu zikreder ve dua eder ve bize duyuracak şekilde selâm verir ve oturduğu yerde iki rekat daha namaz kılardı. Böylece on bir rekat kılmış olurdu. Yavrucuğum! Rasûlullah (s.a.v), yaşlanıp şişmanladığı zaman vitiri yedi rekat olarak kılar sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılardı ki, böylece dokuz rekat olmuş olurdu. Yavrucuğum! Rasûlullah (s.a.v) bir namaza başladığı zaman ona devam etmeyi severdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    1703- Sa’d b. Hişam (r.a), Aişe (r.anha)’dan şöyle işittiğini naklediyor: “Rasûlullah (s.a.v), dokuz rekat vitir kılar, sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılardı. Zayıflayıp ihtiyarlayınca vitiri yedi rekat olarak kılar, oturduğu yerden iki rekat daha kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    1704- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), dokuz rekat vitir kılar, sonra da oturduğu yerden iki rekat daha kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    1705- Sa’d b. Hişam (r.a), mü’minlerin annesi Aişe’ye gelerek Rasûlullah (s.a.v)’in namazından sormuştu da; O da şöyle buyurdu: “O, geceleyin sekiz rekat namaz kılar; tek bir rekat daha kılarak kıldıklarını tek hale getirirdi. Sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    1706- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) geceleri dokuz rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; Ebû Davud, Salat: 316)
    44- ONBİR REKAT OLARAK TA VİTİR KILINIR MI?
    1707- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, “Peygamber (s.a.v), geceleri on bir rekat olarak vitir kılar, son rekatıyla kıldıklarını tek hale getirirdi. Sonra da sağ yanı üzerine yatardı.” (Dârimi, Salat: 210; Muvatta', Teheccüd: 2)
    45- ON ÜÇ REKAT OLARAK TA VİTİR KILINIR MI?
    1708- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), on üç rekat olarak vitir kılardı. İhtiyarlayıp zayıflayınca, dokuz rekat olarak kılmaya başladı.” (Tirmizî, Vitir: 335; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 123)
    46- VİTİR NAMAZINDA NE OKUNUR?
    1709- Ebu Micles (r.a)’den rivâyete göre, Ebu Musa, Mekke ile Medine arasında idi. Yatsı namazını iki rekat olarak kıldı, sonra kalkıp bir rekat da vitir kıldı. Vitir namazında Nisâ sûresinden yüz ayet kadar okudu ve şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v)’in yaptığını ben de aynen yapıp, O’nun yolundan ayrılmak istemedim ve böylece O’nun okuduğunu ben de okudum.” (Müsned: 18925)
    47- VİTİR NAMAZINDA NELER OKUNUR?
    1710- Übey b. Ka’b (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazını üç rekat olarak kılar, ilk rekatta A’lâ sûresini; ikinci rekatta Kâfirûn sûresini okur; üçünçü rekatta da İhlâs sûresini okur ve selâm verince de üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” derdi.” (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1711- Übey b. Ka’b (r.a)‘tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), kıldığı vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.” (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1712- İbn Abdurrahman, İbn Ebza (r.a)‘nın babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazın da A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.” (Müsned: 14812)
    48- VİTİR NAMAZI İLE ALAKALI DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1713- İbn Abdurrahman, İbn Ebza (r.a)‘nın babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa “Sübhanel Melikil Kuddûs” der, üçüncüde sesini biraz yükseltirdi.” (Müsned: 14812)
    1714- Abdurrahman (r.a)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa “Sübhanel Melikil Kuddûs” der, üçüncüde sesini biraz yükseltirdi.” (Müsned: 14812)
    1715- Abdurrahman b. Ebza (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında; A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” der üçüncüde sesini biraz uzatırdı.” (Müsned: 14812)
    1716- Yine Abdurrahman b. Ebza (r.a), babasından aktararak şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.” (Müsned: 14812)
    1717- Yine İbn Ebza (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa “Sübhanel Melikil Kuddûs” derdi. (Müsned: 14812)
    49- VİTİR NAMAZI HAKKINDA DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1718- İbn Ebza (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v) vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.” (Müsned: 14812)
    1719- Said b. Abdurrahman b. Ebza (r.a), babasından naklederek, Rasûlullah (s.a.v)’in vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okuduğunu bize söyledi. Abdurrahman b. Ebza (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur namazını bitirince de üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” derdi. (Müsned: 14812)
    50- VİTİR HAKKINDA DEĞİŞİK RİVAYETLER
    1720- Abdurrahman b. Ebza (r.a) babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur namazını bitirince de üç defa “Sübhanallah Melikil Kuddûs” derdi. (Müsned: 14812)
    1721- Yine Abdurrahman b. Ebza (r.a)‘dan rivâyete göre, vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur namazını bitirince de üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” der üçüncüsünü biraz uzatırdı. (Müsned: 14812)
    1722- Yine Abdurrahman b. Ebza (r.a)‘dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazında A’lâ sûresini okurdu.” (Müsned: 14812)
    1723- İmrân b. Husayn (r.a)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) vitir namazında A’lâ sûresini okurdu.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    1724- İmrân b. Husayn (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), öğle namazını kıldı, bir adam da namaz da A’lâ sûresini okumuştu. Namazı bitirince: “A’lâ sûresini kim okudu?” diye sordu. Bir adam: “Ben okudum” deyince; “Bazılarınız sesli okumakla zihnimi karıştırıyorsunuz” buyurdular. (Ebû Davud, Salat: 138; Müslim, Salat: 12)
    51- VİTİR NAMAZIN DA KUNUT DUASI
    1725- Hasan (r.a)‘den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), bana vitir namazında Kunut duası olarak okumam için şu duayı öğretti: “Allah’ım! Hidayet ettiğin kimselerle birlikte bana da hidayet et. Beni de afiyette kıldığın kimseler içerisine al. Beni de velisi olduğun kimselerden eyle. Verdiklerini bereketli kıl. Hüküm verdiğin şeylerin bazısının şerrinden beni koru. Sen hükmedersin, Sana hükmolunmaz. Senin velisi olduğun kimse zelil olmaz. Kutsalsın ve yüceler yücesisin Ey Rabbimiz.” (Tirmizî, Vitir: 341; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 117)
    1726- Hasan b. Ali (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Vitir namazında okumam için Rasûlullah (s.a.v) bana şu duayı öğretti: “Allah’ım! Hidayet ettiğin kimselerle birlikte bana da hidayet et. Beni de afiyette kıldığın kimseler içerisine al. Beni de velisi olduğun kimselerden eyle. Verdiklerini bereketli kıl. Hüküm verdiğin şeylerin bazısının şerrinden beni koru. Sen hükmedersin, Sana hükmolunmaz. Senin velisi olduğun kimse zelil olmaz. Kutsalsın ve yüceler yücesisin Ey Rabbimiz! Peygamberin Muhammed (s.a.v)’e salat olsun…” (Tirmizî, Vitir: 341; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 117)
    1727- Ali b. ebi Talib (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının sonunda şu duayı okurdu: “Allah’ım! Gazabından rızana sığınırım, cezalandırmandan affına sığınırım, Senden, Sana sığınırım. Seni övmeyi beceremem. Sen, kendini övdüğün gibisin.” (Ebû Davud, Salat: 341; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 117)
    52- VİTİR NAMAZINDA DUA EDERKEN ELLER KALKAR MI?
    1728- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) yağmur duası dışında ellerini fazlaca kaldırmazdı.” Şu’be, Sabit’e: “Sen, bunu Enes’ten bizzat duydun mu?” dedi. O da: “Evet” manasında “Subhanallah” dedi. Şu’be tekrar: “Duydun mu?” deyince, Enes yine: “Sübhanallah” dedi. (Buhârî, İstiska: 21; Müslim, İstiska: 1)
    53- VİTİR NAMAZININ SECDESİNDE NE KADAR DURULUR?
    1729- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), yatsı namazı ile sabah namazı arasında on bir rekat namaz kılardı. Sabah namazının iki rekat sünneti bunun dışındadır. Bu namazların (veya vitrin) secdelerini sizin elli ayet okuyacağınız kadar bir zaman süresinde yapardı.” (Ebû Davud, Salat: 341; Muvatta', Teheccüd: 2)
    54- VİTİR NAMAZINDA OKUNAN SÛRE VE DUALAR
    1730- Abdurrahman İbn Ebza (r.a)’nın babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa “Sübhanel Melikil Kuddûs” der üçüncüde sesini biraz yükseltirdi. (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1731- Yine Abdurrahman b. Ebza (r.a)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının her bir rekatında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, namazını bitirince de üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” der üçüncüsünü biraz uzatırdı.” (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1732- Yine Abdurrahman b. Ebza (r.a)’dan rivâyete göre, vitir namazının her bir rekatında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, namazını bitirip ayrıldığında ise, üç defa “Sübhanel Melikil Kuddûs” der ve sesini yükseltirdi. (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1733- Abdurrahman b. Ebza (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), vitir namazının rekatlarında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okur, selâm verdikten sonra da üç defa: “Sübhanel Melikil Kuddûs” der üçüncüsünde sesini yükseltir ve sonra kalkardı.” (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    1734- Abdurrahman b. Ebza (r.a)‘ın babasından rivâyete göre, vitir namazının her bir rekatında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu. Namazını bitirince, “Subhanel Melikil Kuddûs” derdi. (Tirmizî, Vitir: 341; Ebû Davud, Salat: 241)
    55- RASÛLULLAH (S.A.V)’İN GECE NAMAZI NASILDI?
    1735- Ebu Seleme b. Abdurrahman, Aişe’ye; Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazıyla ilgili bir soru sormuştu da, O’da şöyle demişti: “Geceleyin on üç rekat namaz kılardı ki, bunun dokuz rekatını ayakta kılar ve vitir yapardı. Sonra iki rekat daha oturduğu yerden kılardı. Rükû’ edeceğinde kalkıp rükû’unu yapar, sonra da secde yapardı. Vitir namazından sonra böylece yapardı. Sabah ezanını duyunca kalkıp iki rekat kısa bir namaz daha kılardı ki, bu namaz, sabah namazının sünnetiydi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 17; Ebû Davud, Salat: 316)
    56- SABAH NAMAZININ SÜNNETİNE DEVAM ETMEK
    1736- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v) öğleden önceki dört rekatı ve sabah namazından önceki iki rekatı terk etmezdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; Ebû Davud, Salat: 290)
    1737- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) öğle namazından önceki dört rekatı ve sabah namazından önceki iki rekatı terk etmezdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; Ebû Davud, Salat: 290)
    1738- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sabah namazının iki rekat sünneti dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; Tirmizî, Salat: 308)
    57- SABAH NAMAZININ SÜNNETİ EVDE Mİ KILINIR?
    1739- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) sabah ezanı okunduğunda namaza çıkmadan önce evinde kısaca iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1740- İbn Ömer (r.a), Hafsa’dan naklederek şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v), şafak söküp ortalık aydınlandığı zaman iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    58- SABAH NAMAZININ İKİ REKAT SÜNNETİNDEN SONRA NE YAPILIR?
    1741- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), müezzin sabah ezanını bitirdikten sonra kalkar ve iki rekat kısaca namaz kılardı bunu kılarken şafak sökmüş olurdu. Daha sonra da sağ yanı üzerine uzanırdı.” (Ebû Davud, Salat: 293; Dârimi, Salat: 148)
    59- GECE NAMAZINI TERKEDEN KINANIR MI?
    1742- Abdullah b. Amr (r.a)‘den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bana şöyle demişti: “Falan gibi olma o gece namazlarına devam ederdi sonradan bunu terk etti.” (Buhârî, Cuma: 17; Müslim, Sıyam: 17)
    1743- Yine Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ey Abdullah falan kimse gibi olma! O gece namazlarına devam ederdi sonradan bunu terk etti.” (Buhârî, Cuma: 17; Müslim, Sıyam: 17)
    60- SABAH NAMAZININ SÜNNETİ HAKKINDA RİVAYETLER
    1744- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v), sabah namazının sünnetini kısa olarak kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1745- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) sabah ezanı ile kameti arasında kısa iki rekat kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1746- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), sabah ezanı ile sabah namazının farzı arasında hafifçe iki rekat sünnet kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1747- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, “Peygamber (s.a.v), sabah namazının ezanı ile kameti arasında, hafifçe iki rekat sabah namazının sünnetini kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1748- Hafsa (r.anha)’dan aktarıldığına göre: “Rasûlullah (s.a.v), sabah namazının ezanı ile kameti arasında kısa iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1749- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Hafsa’nın haber verdiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) sabah namazından önce iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1750- Hafsa (r.anha)’nın haber verdiğine göre, “Rasûlullah (s.a.v) sabah namazı için ezan okunduğunda sabahın farzından önce iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1751- Mü’minlerin annesi Hafsa (r.anha)’nın haber verdiğine göre, “Rasûlullah (s.a.v), müezzinin sabah ezanını okuyup bitirmesinden sonra kısa iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1752- Mü’minlerin annesi Hafsa (r.anha)’nın haber verdiğine göre, “Rasûlullah (s.a.v), sabah namazı için müezzin ezan okuyup bitirdikten sonra sabah olunca, farz kılınmadan önce kısa iki rekat namaz kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1753- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kardeşim Hafsa’nın bana haber verdiğine göre, Rasûlullah (s.a.v), sabah namazının farzından önce kısacık iki rekat sünnet kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1754- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v), fecir vakti girince iki rekat sabah namazının sünnetini kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1755- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), tan yeri ağardığında sadece hafif olarak iki rekat kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1756- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v), sabah ezanı okunduğunda farza durmadan önce iki rekat kısaca sünnet kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1757- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kardeşim Hafsa’nın haber verdiğine göre, “Rasûlullah (s.a.v), sabah namazının farzından önce tanyeri ağarmış olduğu halde iki rekat sünnet kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1758- Hafsa (r.anha)’nın haber verdiğine göre: “Rasûlullah (s.a.v), fecir aydınlandığı zaman iki rekat sabah namazının sünnetini kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1759- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v) sabah ezanıyla kameti arasında iki rekat kısaca sünneti kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1760- Ebu Seleme (r.a), Aişe’ye Rasûlullah (s.a.v)’in gece namazı hakkında bir soru sordu. O da şöyle dedi: “Geceleri on üç rekat namaz kılardı. Sekiz rekat kılar, dokuzuncu rekatı vitir olarak kılardı, daha sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılardı ki; bu kıldığı rekatta rükû’a varmak istediğinde kalkarak rükû’unu da yapardı. Daha sonra sabah namazının ezanı ve kameti arasında iki rekat sabah namazının sünnetini kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 101)
    1761- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) sabah namazının sünnetini ezanı duyduğunda kısa bir şekilde kılardı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    1762- Saib b. Yezid (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’in yanında Şüreyh el Hadramî’den bahsedildi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “O Kur’an’ı yastık edinmez.” (Müsned: 15166)
    61- GECE NAMAZINDA DEVAM EDEN UYANAMAZ İSE NE OLUR?
    1763- Aişe (r.anha)’dan haber verildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece namazını devamlı kılan bir kimseye; uyanamadığı zamanda da alacağı sevap aynen yazılır. Onun o geceki uykusu kendisine verilmiş bir sadakadır.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 28; Ebû Davud, Salat: 309)
    1764- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Devamlı gece namazı kılan bir kimse bazen uyuyakalıp bu namazı kılamaz ise, onun o geceki uykusu aziz ve celil olan Allah’ın o kimseye verdiği bir sadakasıdır. Namazından kazanacağı sevap o kimseye o günlerde de mutlaka yazılır.” (Ebû Davud, Salat: 309; Müslim, Salatül Müsafirin: 28)
    62- GECE NAMAZINA NİYET EDEREK YATAN UYANAMAZ İSE NE OLUR?
    1765- Ebu’d Derda (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Gece namazını kılmak üzere niyetlenip yatan kimse sabaha kadar uyanamaz ise niyetine göre sevap kazanır. Onun uykusu Aziz ve Celil olan Rabbinin ona bir ikram ve sadakasıdır.” (Tirmizî, Salat: 327; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 177)
    63- GECE NAMAZINI BİR SEBEPLE KILAMAYAN NE YAPAR?
    1766- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) bir gece namazını uyku veya ağrı sebebi ile kılamaz ise gündüzleyin onun yerine on iki rekat namaz kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 177; Dârimi, Salat: 167)



  4. 4
    64- GECE YAPACAĞI BİR İBADETİ YAPAMAYAN NE YAPAR?
    1767- Ömer b. Hattab (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Gece kılacağı namazı veya okuyacağı Kur’an’ı uyuyakaldığı için yapamayanlar, sabah namazı ile öğle namazı arasında yaparlar ve böylece kendilerine gece yapmış gibi sevap yazılır.” (Ebû Davud, Salat: 309; Dârimi, Salat: 167)
    1768- Ömer b. Hattab (r.a) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim, gece yapacağı ibadet ve kulluğu uyuya kalır da yapamaz ise, bunu sabah namazı ile öğle namazı arasında yaparsa gece yapmış gibi sevap yazılır.” (Ebû Davud, Salat: 309; Dârimi, Salat: 167)
    1769- Ömer b. Hattab (r.a), şöyle demiştir: “Her kim gece yapacağı ibadet ve kulluğu güneşin doğuşundan öğle namazına kadarki vakit içerisinde yaparsa, o saatte yapacağını aynen alır sevabından hiçbir şey eksilmez ve o sevaba kavuşmuş olur.” (Ebû Davud, Salat: 309; Dârimi, Salat: 167)
    1770- Humeyd b. Abdurrahman (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle demiştir: “Her kim gece yapması gereken kulluğundan birini değişik bir sebeple yapamaz ise öğleden önce bunu yapsın. O, gece namazı ve ibadeti yerine geçer.” (Dârimi, Salat: 167)
    65- FARZ NAMAZLARIN ÖNCESİ VE SONRASINDA KILINAN SÜNNET (NAFİLE) LER KAÇ REKATTIR?
    1771- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece ve gündüz farzların dışında kılınması gereken on iki rekatı kılanlar Cennete girerler. Dört rekat öğleden önce, iki rekat öğleden sonra, akşamdan sonra iki rekat, yatsıdan sonra iki rekat, sabah namazından önce iki rekat.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1772- Aişe (r.anha), Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Kim farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınması gereken on iki rekata devam ederse, Aziz ve Celil olan Allah, onun için Cennette bir ev yapar. Bu on iki rekat şöyledir: Öğleden önce dört, öğleden sonra iki, akşamdan sonra iki, yatsıdan sonra iki, sabah namazından önce iki rekattır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Tirmizî, Salat: 306)
    1773- Ebu Süfyan (r.a)’ın kızı Ümmü Habibe (r.anha)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle söylediğini duydum demiştir: “Bir günün gece ve gündüzünde farzların dışında kılınması gereken on iki rekatı kim kılarsa, Allah o kimseye Cennette bir köşk inşa eder.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1774- İbn Cüreyc (r.a) şöyle demiştir: Ata’ya sordum: “Cuma’dan önce on iki rekat namaz kıldığını duydum, bunu neye göre yapıyorsun?” O da şöyle haber verdi: “Ümmü Habibe, Anbese b. Ebu Süfyan’a; Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu aktarmıştır: “Bir günün gece ve gündüzünde farz namazların dışında her kim on iki rekat namaz kılarsa, Allah o kimseye Cennette bir köşk ikram eder.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1775- Ümmü Habibe (r.anha), Rasûlullah (s.a.v)’den şöyle buyurduğunu işitmiştir: “Kim bir gün boyunca, farz namazlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Allah’ta ona Cennette bir köşk inşa eder.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1776- Ya’la b. Ümeyye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Taif’e geldim ve Anbese b. Ebu Süfyan’ın yanına vardım. Ölüm döşeğinde idi. Onu halsiz ve bitkin gördüm ve: “İyisin” dedim. O da şöyle dedi: “Kardeşim Ümmü Habibe, bana Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle söylediğini haber vermiştir: “Kim gece ve gündüzde farz namazlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Aziz ve Celil olan Allah, ona Cennette bir köşk inşa eder.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1777- Ebu Süfyan (r.a)’ın kızı Ümmü Habibe’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kim öğleden önce on iki rekat namaz kılarsa; Allah o kimseye Cennette bir ev inşa eder.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100)
    1778- Ümmü Habibe (r.anha)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “On iki rekat namazı kim kılarsa; Allah o kimse için Cennette bir köşk inşa eder; Öğleden önce dört, sonra iki rekat, ikindiden önce iki rekat, akşamdan sonra iki rekat ve sabahtan önce iki rekat.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1779- Ümmü Habibe (r.anha)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim on iki rekat namaz kılarsa, Allah’ta o kimseye Cennette bir köşk inşa eder. Dört rekat öğleden önce, iki rekat öğleden sonra, ikindiden önce iki rekat, akşamdan sonra iki rekat, sabahtan önce iki rekat.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1780- Ümmü Habibe (r.anha) şöyle demiştir: “Bir gün ve gecede farz namazlar dışında kim on iki rekat sünnet (nafile) namaz kılarsa, Allah o kimse için Cennette bir köşk inşa eder. Dört rekat öğleden önce, iki rekat öğleden sonra, iki rekat ikindiden önce, iki rekat akşamdan sonra, iki rekat sabahtan önce.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    66- FARZ NAMAZLARDAN ÖNCE VE SONRA KILINAN SÜNNETLER
    1781- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir gün boyunca on iki rekat sünnet namazı kılarsa, Allah ta o kimse için Cennette bir köşk inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1782- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir gün ve gecede her kim farz namazlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Allah o kimseye Cennette bir köşk inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1783- Yine Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kim bir gece ve gündüz içersinde farzlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Allah ta o kimse için Cennette bir köşk inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1784- Ümmü Habibe (r.anha) şöyle aktarmıştır: “Kim bir günde on iki rekat namaz kılarsa, ona Cennette bir köşk inşa edilir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1785- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim bir gün boyunca, farz namazlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Allah ta o kimseye Cennette bir köşk inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1786- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir gün ve gece içerisinde kim on iki rekat namaz kılarsa, Allah’ta o kimseye Cennette bir köşk inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1787- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kim bir gece ve gündüz içerisinde on iki rekat namaz kılarsa o kimseye Cennette bir köşk inşa edilir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1788- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim bir günde farz namazlar dışında on iki rekat namaz kılarsa, Allah o kimse için Cennette bir ev inşa eder.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1789- Hassan b. Atıyye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Anbese, rahatsızlığından dolayı kıvranmaya başlamıştı. Ne olduğu sorulunca şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v)’in hanımı Ümmü Habibe’nin, Rasûlullah (s.a.v)’den şöyle bir hadis naklettiğini duydum: “Kim öğleden önce dört sonra dört rekat namaz kılarsa Allah o kimsenin vücudunu Cehennem ateşine haram kılar.” Ben bu haberi duyduğumdan beri bu namazı hiç terk etmemiştim.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1790- Anbese b. ebi Süfyan (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Kız kardeşim Ümmü Habibe anlattı. Rasûlullah (s.a.v)’in hanımı Ümmü Habibe’ye sevgilisi Ebu Kasım (s.a.v) şöyle buyurdu: “Öğleden sonra dört rekat namaz kılan her mü’minin yüzüne Allah, ebediyen Cehennem ateşini dokundurmaz.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1791- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim öğleden önce dört, sonrada dört rekat namaz kılarsa, Allah o kimseye Cehennem ateşini haram kılar.” (
    1792- Ümmü Habibe (r.anha), Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Öğle namazından önce ve sonra dört rekat namaz kılan kimseye, Allah Cehennem ateşini haram kılar.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1793- Muhammed b. Ebu Süfyan (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ölüm kendisine yaklaşınca kıvranmaya başladı ve şöyle dedi: Ebu Süfyan’ın kızı, kızkardeşim Ümmü Habibe şöyle aktarmıştı: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim öğleden önce dört sonra da dört rekat namaz kılmayı alışkanlık haline getirirse, Allah o kimseye Cehennem ateşini haram kılar.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)
    1794- Ümmü Habibe (r.anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim, öğle namazından önce dört, sonra da dört rekat namaz kılarsa; Allah, ona Cehennem ateşini dokundurmaz.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 100; Müslim, Salatül Müsafirin: 15)



süneni nesai den örnekler,  kaza namazı kılarken yorulunca oturarak kılınır mı,  gündüz hangi namazlar kılınır,  tehe