Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Sünen-i Nesai Mescitler Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sünen-i Nesai Mescitler

    Reklam




    - MESÂCİD KİTABI (BÖLÜMLERİ)
    1-MESCİD YAPMANIN DEĞER VE KIYMETİ
    681- Amr b. Abese (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim içersinde Allah’ın isminin anılacağı bir mescid yaptırırsa, Allah’ta onun için Cennette bir ev yapar.” (Buhârî, Salat: 65; Müsned: 18620)
    2- MESCİD YAPMAKTA YARIŞ EDİP ÖVÜLMEK KIYAMET ALAMETLERİNDEN MİDİR?
    682- Enes (r.a)‘den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: ”İnsanların mescid yaptırma konusunda birbirleriyle yarış etmeleri ve böbürlenip övünmeleri kıyamet alametlerindendir.” (Dârimi, Salat: 123; İbn Mâce, Mesacid: 2)
    3- İLK YAPILAN MESCİD HANGİSİDİR?
    683- İbrahim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yolculukta babama Kur’an okuyordum, secde ayetini duyunca babam hemen secdeye vardı. Ben de: “Ey babacığım, yolda da mı secde ediyorsun?” dedim. O da şöyle dedi: Ebû Zer’den işitmiştim şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v)’e hangi mescidin ilk önce yapıldığını sormuştum. “Mekke’deki Mescidi Haramın kendisi yani Kâbe’dir” buyurdu. “Sonra hangisi?” dedim. “Mescidi Aksa” buyurdu. ikisinin yapılışı arasında ne kadar zaman geçti diye sorduğumda “Kırk yıl” buyurdu. ”Yeryüzü senin için mesciddir. Namaz vakti nerede gelirse orada namazını kıl” buyurdu. (İbn Mâce, Mesacid: 7; Müslim, Mesacid: 1)
    4- HANGİ MESCİD DAHA DEĞERLİ VE KIYMETLİDİR
    684- Peygamber (s.a.v)’in hanımlarından Meymune (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v), Medine’deki Mescidinde kılınan namaz hakkında: “Mekke’deki Mescidi Haram hariç, benim Mescidimde kılınan namaz, diğer mescidlerde kılınan namazdan bin kat daha faziletlidir derken işittim.” (Müslim, Hac: 93; Müsned: 25596)
    5- RASÛLULLAH (S.A.V) KABE İÇİNDE NAMAZ KILDI MI?
    685- Sâlim (r.a), babasından aktararak şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v) Üsâme b. Zeyd, Bilal ve Osman b. ebi Talha; Kâbe’ye girerek kapıyı kapattılar. Rasûlullah (s.a.v) kapıyı açtığı zaman içeriye ilk giren ben oldum. Bilal ile karşılaştım ve: “Rasûlullah (s.a.v), Kâbe içerisinde namaz kıldı mı?” diye sordum. O da: “Evet şu iki yemen sütunu veya sağdaki iki sutun arasında namaz kıldı cevabını verdi. (Muvatta', Hac: 63; Dârimi, Salat: 43)
    6- MESCİDİ AKSA VE ORADA KILINAN NAMAZIN DEĞERİ VE KIYMETİ
    686- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Davud oğlu Süleyman Beyti Makdis’i yapınca Allah’tan üç şey istedi; 1- Doğru ve isabetli hüküm verme yeteneğinin kendisine verilmesini istedi ki bu kendisine verildi. 2- Kendisinden sonra kimseye nasib olmayacak bir saltanat verilmesini istedi, bu da kendisine verildi 3- Mescidin inşaatını bitirdikten sonra bu mescide sadece namaz kılmak için gelen bir kimseyi annesinden yeni doğmuş gibi oradan çıkarmasını niyaz etmişti. (Müsned: 6357)
    7- MEDİNEDEKİ MESCİDİ NEBİNİN VE ORADA KILINAN NAMAZIN DEĞERİ
    687- Cühenîlerin azatlı kölelerinden ve Ebû Hureyre’nin de arkadaşlarından Ebû Seleme b. Abdurrahman ile Ebû Abdullah el Eğar (r.anhüma) anlatıyorlar: Rasûlullah (s.a.v) mescidinde kılınan bir namaz; Mescidi Haram hariç diğer mescidlerde kılınan namazlardan bir kat daha hayırlıdır. Çünkü Peygamber (s.a.v), son Peygamber (s.a.v) olup, mescidi de mescidlerin sonuncusudur. Ebû Seleme ve Ebû Abdullah derler ki: “Biz, Ebu Hureyre’nin bu sözleri, Rasûlullah (s.a.v)’in sözlerinden aktardığından şüphe etmiyorduk. Ebû Hüreyre’nin söylediği bu hadisin doğru olup olmadığını tesbit etmekten de men olunmuştuk. Nihayet Ebû Hüreyre vefat edince bu hadisi hatırladık ve kendi aramızda Ebû Hüreyre’nin bu hadisi Rasûlullah (s.a.v)’den işitip işitmediği konusunu tartışmaya başladık. Böyle birbirimizle tartışırken; Abdullah b. İbrahim b. Karız’ın yanına oturduk ve bu konuyu kendisine aktardık. Abdullah b. İbrahim bize şöyle dedi: “Ben Ebû Hüreyre (r.a)’den işittim ve şahitlik ederim ki: Ebû Hureyre’den işittiğime göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştu: “Ben Peygamberlerin sonuncusuyum, Mescidim de Mescidlerin sonuncusudur.” (Müslim, Hac: 94; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 195)
    688- Abdullah b. Zeyd (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Benim evimle minberimin arası; Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” (Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke: 5; Müslim, Hac: 92)
    689- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Benim şu minberimin ayakları vasıtasıyle Cennete yükselinir.” (Müsned: 25721)
    8- TAKVA ÜZERE KURULAN MESCİT HANGİSİDİR?
    690- Ebû Said el Hudrî (r.a), babasından aktararak şöyle diyor: İki kişi temelleri takva üzere atılan mescid konusunda tartışıyorlardı. Birisi bu Kuba Mescidi’dir derken, diğeri Mescidi Nebevi olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “O mescid işte benim şu mescidimdir” buyurdu. (Müslim, Hac: 96; Tirmizî, Salat: 255)
    9- KUBA MESCİDİ VE ORADA KILINAN NAMAZIN DEĞERİ
    691- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre; Rasûlullah (s.a.v) Kuba mescidine bazen yaya bazen de binitli olarak namaz kılmaya gelirdi. (Müslim, Hac: 97; Buhârî, Fad-ı Salati Mescidi Mekke ve Medine: 2)
    692- Ebû Umâme Sehl b. Huneyf (r.a) anlatıyor: Babamın bana aktardığına göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim evinden çıkar da şu Kuba mescidine gelerek namaz kılarsa, umre sevabına denk sevap kazanır.” (Müslim, Hac: 97; Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke ve Medine: 2)
    10- YOLCULUK SIKINTISINA KATLANILABİLECEK MESCİDLER
    693- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdular: “Ancak şu üç mescide gitmek için yolculuk yapılabilir: 1-Mekke’deki Mescidi haram (Kâbe) 2- Medine’deki benim Mescidim 3-Mescidi Aksa.” (Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke ve Medine: 2; Dârimi, Salat: 228)
    11- HAVRA VE KİLİSELERİ MESCİD OLARAK KULLANMAK
    694- Talk b. Ali (r.a) anlatıyor: Heyet halinde Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek O’nun siyasi otoritesini kabul edip O’nunla birlikte namaz kıldık. Ve kendisine memleketimizde bir havra olduğunu haber verdik. Abdest suyundan arta kalanını bize hediye etmesini istedik. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v), su getirtti, abdest aldı, suyu çalkalayıp bir kaba döktü. Suyu almamızı emrederek: “Şimdi çıkıp gidin, memleketinize varınca havranızı yıkın, onun yerine bu suyu serpin ve orayı mescid olarak kullanın” buyurdu. Biz de şöyle dedik: Memleketimiz uzak, sıcaklar fazla, bu su buharlaşıp yok olabilir. Bunun üzerine: “O suyun üzerine su ilave edin, ilave edeceğiniz su onun özelliğini bozmaz” buyurdu.
    Yola çıktık, memleketimize geldik. Havrayı yıktık ve o yere o suyu serptik ve orayı mescid olarak kullandık, orada ezan okuduk. O Havranın Rahibi Tay kabilesinden birisi idi; bizim okuduğumuz ezanı işitince şöyle dedi: “Bu hak bir davettir.” (Daha sonra) Vadinin yamaçlarına doğru yöneldi. Bir daha onu görmedik. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    12- KABİRLER KALDIRILIP O YERİN MESCİD OLARAK KULLANILMASI
    695- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Mekke’den Medine’ye hicret edip geldiğinde şehir merkezine yakın olan Amr b. Avf oğulları mahallesinde konakladı ve orada on dört gün kaldı. Sonra Neccar oğullarından bir guruba haber gönderdi, onlar da kılıçlarını kuşanıp geldiler. Devesi üzerinde Peygamber (s.a.v) terkisinde Ebû Bekir çevrelerinde, Benî Neccar heyeti olduğu halde yola çıktıklarını halen görür gibiyim. Nihayet Ebû Eyyub’un bahçesinin olduğu yere varmıştı. O güne kadar Rasûlullah (s.a.v), namaz vakti gelince nerede bulunursa orada namazını kılıyordu. Hatta koyun ağıllarında bile. Sonra mescid yapılmasını emretti. Beni Neccar’dan bir cemaate haber gönderdi, onlar gelince; Rasûlullah (s.a.v): ”Ey Neccar oğulları, şu bahçenizin değerini söyleyin de bedelini ödeyeyim” buyurdu. Onlar da: “Bedelini istemeyiz ama, Allah rızası için veririz” dediler.
    Enes diyor ki: O bahçede müşriklere ait kabirler, yıkıntı halinde binalar ve hurma ağaçları vardı. Rasûlullah (s.a.v)’in emri üzerine müşrik mezarları düzeltildi, hurma ağaçları kesildi. Harabe halindeki binalar düzeltildi, kesilen hurma ağaçları mescidin kıble tarafına sıra halinde dizildiler. Kapı olacak yerin sağı ve solu taştan yapıldı. Sonra kaya ve taş parçaları taşınmaya başlandı. Bu işi yaparken Rasûlullah (s.a.v)’in de katılımıyla şöyle söylüyorlardı: “Allah’ım, ahiret hayrı dışında hayır yoktur. Bu hayırlı iş için Ensar ve Muhacirlere yardım et.” (Buhârî, Salat: 48; Ebû Davud, Salat: 12)
    13- KABİRLER MESCİD OLARAK KULLANILAMAZ
    696- Aişe (r.anha)’dan ve İbn Abbas (r.a)‘dan rivâyete göre, şöyle diyorlar: “Rasûlullah (s.a.v), ölüm hastalığına yakalandığında örtüsünü yüzüne örtüyor, ateşlendiğinde ise çekiyordu. Bu durumda iken şöyle buyurdu: ”Allah Yahudi ve Hristiyanlara lanet etsin çünkü onlar peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler.” (Dârimi, Salat: 120; Müslim, Mesacid: 3)
    697- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre; Ümmü Seleme ve Ümmü Habibe, Habeşistan’da içerisinde çeşitli resimlerin bulunduğu bir kilise gördüklerini söylediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): ”Onlar aralarında yaşayan iyi bir kimse öldüğünde kabri üzerine mescid yaparlar ve içersine de öyle resimler yaparlar. Kıyamet gününde yaratıkların en kötüleri işte onlardır” buyurdu. (Dârimi, Salat: 120; Müslim, Mesacid: 3)
    14- MESCİDLERE GİTMENİN SEVABI
    698- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimse mescide gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı her adımdan dolayı kendisine bir sevab yazılır ve bir günah silinir.” (Ebû Davud, Salat: 49; İbn Mâce, Mesacid: 15)
    15- KADINLARIN MESCİDE GİTMELERİNE ENGEL ÇIKARMAMALI
    699- Sâlim (r.a), babasından naklederek şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Birinizin karısı camiye gitmek istediğinde ona engel olmasın.” (Ebû Davud, Salat: 53; Dârimi, Salat: 57)
    16- CAMİYE GELMESİ ENGELLENECEK OLANLAR
    700- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim şu sebzeyi yerse -ilk gün sadece sarımsağı söylemişti daha sonra soğan ve pırasayı da ilave etti- mescidlerimize yaklaşmasın. Çünkü; Melekler, insanların rahatsız oldukları şeylerden rahatsız olurlar.” (Müslim, Mesacid: 17; Tirmizî, Et’ıme: 13)
    17- MESCİDDEN KİMLER ÇIKARILIR?
    701- Ma’dan b. ebi Talha (r.a)’dan rivâyete göre, Ömer b. Hattab şöyle demiştir: “Ey insanlar! Siz soğan ve sarımsak gibi kötü kokulu şeylerden yiyorsunuz, ben şahidim ki; Rasûlullah (s.a.v), bunların kokusunu bir kimsede hissetse onu mescidden çıkarıp Baki tarafına gönderiyordu. Bu sebeple kim bu iki şeyden yemek isterse pişirerek kokusunu gidersin ve öyle yesin.” (Müslim, Mesacid: 17; Tirmizî, Et’ıme: 13)
    18- MESCİDLERE ÇADIR KURULUR MU?
    702- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) itikaf etmek istediğinde sabah namazını kılar ve gireceği yere girerdi. Bir defa Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek istedi ve emretti de kendisi için mescidde çadır kuruldu. Hanımlarından Hafsa’da kendisi için çadır kurulmasını emretti. Hafsa’nın çadırını görünce Zeyneb’te çadır kurulmasını emretti, onun için de bir çadır kuruldu. Bütün bunları Rasûlullah (s.a.v) görünce: “Bu yaptığınız şeyin ibadet ve kullukla ilgisi var mı?” O yıl Ramazanda (bu hareketlere kızıp) itikafa girmedi ve şevval ayının on gününde itikafa girdi. (Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat: 77)
    703- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sa’d, Hendek savaşında Kureyşli birinin attığı bir okla yara almıştı da; Rasûlullah (s.a.v) onun için sık ziyaret imkanı olsun diye mescide çadır kurdurmuştu. (Buhârî, Salat: 77; Müslim, Mesacid: 9)
    19- MESCİDLERE ÇOÇUK GETİRİLİR Mİ?
    704- Amr b. Süleym ez Züreki (r.a), Ebû Katade’den şunları duyduğunu söyledi: “Mescidde oturuyorduk, Rasûlullah (s.a.v) yanımıza çıkageldi sırtında Ebû’l Âs b. Rabi’in kızı Ümâme’yi –Ümâme’nin annesi Rasûlülah’ın kızı Zeyneb’tir- Rasûlullah (s.a.v), çoçuk omuzunda olduğu halde namazını kılıyordu. Rükû’ya gideceğinde çocuğu yere bırakıyor, kalkarken tekrar alıyordu ve bu şekilde namazını bitirmişti.” (Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat: 106)
    20- MESCİD DİREKLERİNE ESİR BAĞLANABİLİR Mİ?
    705- Said b. ebi Said (r.a), Ebû Hureyre’den şunları işittiğini söylemiştir: Rasûlullah (s.a.v), Necid tarafına bir müfreze göndermişti. Bu müfreze, Benî Hanife’ye mensup; Yemamelilerin efendilerinden Sümâme b. Üsal isimli birini esir alıp getirmişlerdi. Bu kimse mescidin direklerinden birine bağlanmıştı. Bu hadis kısa olarak zikredildi. (Buhârî, Salat: 76; Müslim, Cihad ve Siyer: 19)
    21- MESCİDİ HARAMDA DEVE İLE TAVAF EDİLİR Mİ?
    706- Abdullah b. Abbas (r.a)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), Veda haccında, Kâbe’yi devesi üzerinde tavaf edip; Hacer’ül Esvedi de bastonuyla istilâm ediyordu.” (Buhârî, Salat: 76; Tirmizî, Hac: 40)
    22- MESCİDDE ALIŞVERİŞ YAPILABİLİR Mİ?
    707- Amr b. Şuayb (r.a)’ın babasından ve dedesinden aktardığına göre, Rasûlullah (s.a.v), Cuma günü mescidlerde halkalar yaparak oturmayı ve mescidlerde alışveriş yapmayı yasakladı. (Tirmizî, Salat: 240; Buhârî, Salat: 70)
    23- MESCİDLERDE KARŞILIKLI ŞİİR SÖYLEMEK YASAKTIR
    708- Yine Amr b. Şuayb (r.a), babasından ve dedesinden aktararak; “Peygamber (s.a.v), mescidlerde karşılıklı şiir okumayı yasakladığını bize bildirdi.” (Buhârî, Salat: 68; İbn Mâce, Mesacid: 5)
    24- MESCİDLERDE GÜZEL FAYDALI ŞİİRLER SÖYLENEBİLİR
    709- Said b. Müseyyeb (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir defasında Ömer, Hassan b. Sabit’e mescidde şiir söylerken uğramıştı da bu işten hoşlanmayıp ona dik dik bakmıştı. Bunun üzerine Hassan b. Sabit: “Ey Ömer, vaktiyle ben, bu mescidde senden daha hayırlı bir zat olan Peygamber (s.a.v) varken de şiir söylerdim” dedi ve Ebû Hüreyre’ye dönerek şöyle dedi: “Ey Ebû Hüreyre! Rasûlullah (s.a.v), haydi sende benim adıma müşriklere cevap ver” dediğini ve: ”Allah’ım onu Ruhûl Kudûsle destekle” diye dua ettiğini işitmedin mi?” deyince, Ebû Hureyre: “Allah şahittir ki evet, öyle olmuştu” diye cevap vermişti. (İbn Mâce, Mesacid: 5; Buhârî, Salat: 68)
    25- MESCİDDE KAYIP ARANMAZ
    710- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam gelip mescidde kaybettiği bir şeyi bulmak için bağırmaya başlamıştı da Rasûlullah (s.a.v): “Bulamayasın” buyurdu. (Dârimi, Salat: 118; Buhârî, Salat: 66)
    26- MESCİDDE SİLAHLA DOLAŞILIR MI?
    711- Süfyan (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Amr’a; “Câbir’in şöyle dediğini duydun mu?” dedim. Bir adam yanında oklarla mescide girmişti de Rasûlullah (s.a.v) ona: “Okların sivri taraflarını elinle tut demişti” Amr da: “Evet” dedi. (Dârimi, Salat: 119; Buhârî, Salat: 69)
    27- PARMAKLARI NAMAZDA BİRBİRİNE KENETLEMEK
    712- Esved (r.a)’ten rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Ben ve Alkame, Abdullah b. Mes’ud’un yanına vardık. Bize dedi ki: “Namaz kıldınız mı?” Biz de hayır dedik. “Kalkın ve namaz kılın” dedi. Bizde onu imam kabul ederek arkasına durduk. Birimizi sağ tarafına diğerimizi de sol tarafına alarak ezansız ve kametsiz namaz kıldı. Rükû’a vardığında parmaklarını birbirine kenetleyip iki dizi arasına koyuyordu ve şöyle diyordu: “Rasûlullah (s.a.v)’in böyle yaptığını gördüm.” (Müslim, Mesacid: 5; Ebû Davud, Salat: 150)
    28- MESCİDDE SIRT ÜSTÜ YATILABİLİR Mİ?
    713- Abbad b. Temim (r.a) amcasından aktararak şöyle diyor: Amcam Rasûlullah (s.a.v)’i mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğeri üzerine atmış şekilde gördüğünü söylemiştir. (Buhârî, Salat: 85; Müslim, Mesacid: 18)
    29- MESCİDDE UYUNUR MU?
    714- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, “O, Peygamber (s.a.v)’in zamanında genç ve bekar iken Medine mescidinde yatıp uyurdu.” (Tirmizî, Salat: 239; Dârimi, Salat: 117)
    30- MESCİDE TÜKÜRÜLÜR MÜ?
    715- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mescide tükürmek günahtır, onun keffareti ise onu yok etmektir.” (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 72)
    31- MESCİDİN KIBLE TARAFINA TÜKÜRÜLMEMELİ
    716- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), mescidin kıble duvarında bir balgam gördü ve onu yok edip insanlara dönerek şöyle buyurdu: “Biriniz namaz kılarken kıble yönüne doğru tükürmesin çünkü, Allah; namaz kılan kimsenin ön tarafındadır.” (Müslim, Mesacid: 13; Muvatta', Kıble: 3)
    32- NAMAZ KILAN KİMSE ÖNÜNE VE SAĞINA TÜKÜRMEMELİ!
    717- Ebû Said el Hudri (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), Mescidin kıble duvarında bir balgamlı tükrük gördü ve bir çakıl taşıyle onu kazıdı. Ve şöyle buyurdu: “Kişi önüne ve sağına tükürmesin. Tükürmesi gerekiyorsa soluna veya sol ayağının altına tükürsün.” (Müslim, Mesacid: 13; İbn Mâce, Salat: 48)
    33- NAMAZ KILAN KİŞİ SOL TARAFINA VE ARKASINA TÜKÜREBİLİR
    718- Tarık b. Abdullah el Muharibi (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: ”Namaz kılarken sakın önüne ve sağına tükürme. Eğer kimse yoksa arka tarafına ve sol tarafına tükür. Başkaları varsa o zaman şöyle yap dedi ve ayağının altına tükürüp ayağıyla yok etti.” (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 38)
    34- TÜKÜRÜK HANGİ AYAKLA YOK EDİLİR?
    719- Ebû’l Ala b. Şıhhir (r.a), babasından şunu aktarıyor: “Rasûlullah (s.a.v) in tükürdüğünü ve sol ayağıyla yok ettiğini gördüm.” (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 38)
    35- MESCİTLERİ GÜZEL KOKU İLE KOKULAMAK
    720- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Mescidin kıble duvarında bir tükrük gördü ve o kadar gazaplandı ki yüzü kıpkırmızı oldu. Ensardan bir kadın kalkarak tükrüğü kazıdı ve oraya güzel bir koku sürdü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) de “Ne güzel oldu” buyurdu. (Müslim, Mesacid: 13; İbn Mâce, Mesacid: 10)
    36- MESCİDE GİRERKEN VE ÇIKARKEN YAPILACAK DUA
    721- Abdülmelik b. Sait (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Humeyd ve Ebû Useyd’ in şöyle söylediklerini işittim. Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz mescide girerken şöyle dua etsin: “Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç.” Çıkarken de: “Allah’ım! Sana yalvarır lütfundan isterim.” (Tirmizî, Salat: 234; Dârimi, Salat: 115)
    37- MESCİDE GİRİNCE OTURMAZDAN ÖNCE NAMAZ KILINMASI
    722- Ebû Katade (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Biriniz mescide girdiğinde oturmadan önce iki rekat namaz kılsın.” (Tirmizî, Salat: 235; Dârimi, Salat: 114)
    38- SAVAŞ DÖNÜŞÜ MESCİDDE NAMAZ KILMAK
    723- Abdullah b. Ka’b (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ka’b b. Malik’in Tebük seferine katılamayışını anlatırken şöyle söylediğini işittim: Rasûlullah (s.a.v) bir sabah Tebük gazvesinden dönüp Medine’ye geldi. Bir savaştan dönünce önce mescide girer iki rekat namaz kılar sonra insanların dertlerini dinlemek için otururdu. Yine aynı şekilde yapıp oturunca: Tebük seferine katılmayanlar özür dileyip yemin etmeye başladılar. Bunlar seksenden fazla idiler. Rasûlullah (s.a.v) bunların söyledikleri özürlerini ve biatlarını kabul etti, onlar için istiğfar etti, onların iç yüzlerini de Allah’a havale etti. Bu sırada ben de geldim ve selâm verdim, Rasûlullah (s.a.v) bana gazablı bir şekilde tebessüm etti ve şöyle dedi: ”Gel…!” Ben de gelip önüne oturdum, bana dedi ki: “Seni savaşa katılmaktan geri bırakan sebep Nedir? Sen Akabe’de biat etmemiş miydin?” Ben de: “Ey Allah’ın Rasûlü! Vallahi dünyada sizden başka kimin yanına otursam özür beyan ederek O’nun gazabından kurtulacağımı tahmin ederim. Çünkü ikna kabiliyetim çok fazladır. Fakat, Allah’a yemin olsun ki; şunu iyice anladım; bugün beni affetmeniz için yalan söylesem Allah benim yalan söylediğimi sana bildirerek bana karşı senin kızgınlığını artırır. Eğer size doğruyu söylesem yine bana kızarsınız ama doğruyu söylemekle Allah’ın beni affadeceğini umarım. Vallahi ben sizinle savaşa katılmayıp geri kaldığım günlerdeki kadar hiçbir vakit sağlam ve bolluk içerisinde olmadım.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Evet bu doğru söyledi dedi. Kalk ve; Allah senin hakkında bir hüküm verinceye kadar bekle” dedi. Bende belli bir süre bekledim. Bu hadis buradakinden daha uzuncadır. (Buhârî, Cihad ve Siyer: 197; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 12)
    39- MESCİDE UĞRAYAN KİMSENİN NAMAZ KILMASI
    724- Ebû Said b. Mualla (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) zamanında biz çarşı ve pazara giderken mescide uğrar ve orada namaz kılardık.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    40- MESCİDE OTURUP NAMAZ VAKTİNİ BEKLEMEK
    725- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz namaz kıldığı yerde abdestini bozmaksızın beklediği sürece melekler onun için: Allah’ım! Onu bağışla, ona merhamet et diye dua ederler.” (Dârimi, Salat: 122; İbn Mâce, Mesacid: 19)
    726- Ayyaş b. Ukbe, Yahya b. Meymûn’dan aktararak şöyle diyor: Sehil b. Saidi’ den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle demişti: “Mescidde namaz vaktini bekleyen kimse namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır.” (Dârimi, Salat: 122; İbn Mâce, Mesacid: 19)
    41- DEVE AĞILLARINDA NAMAZ KILMAK YASAKLANMIŞ MIYDI?
    727- Abdullah b. Muğaffel (r.a)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v) deve ağıllarında namaz kılmayı yasaklamıştı.” (İbn Mâce, Mesacid: 12; Tirmizî, Salat: 259)
    42- YERYÜZÜNÜN HER TARAFINDA NAMAZ KILINABİLİR
    728- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Yeryüzünün her tarafı benim için namazgah kılınmıştır ve temizdir. Ümmetimden kim nerede namaz vaktine ulaşırsa hemen oracıkta namazını kılıversin.” (Buhârî, Teyemmüm: 1; Dârimi, Salat: 111)
    43- RASÛLULLAH (S.A.V) HASIR ÜZERİNDE NAMAZ KILMIŞ MIDIR?
    729- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, “Ümmü Süleym; Rasûlullah (s.a.v)’den evine gelip orada namaz kılmasını istedi. Rasûlullah (s.a.v)’in namaz kıldığı yeri de namazgah edineceğini söyledi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v), Ümmü Süleym’in evine geldi. Ümmü Süleym hemen bir hasır seccade getirdi, yumuşasın diye üzerine su serpti. Rasûlullah (s.a.v) o hasır üzerinde namaz kıldı, onlarda O’nunla birlikte namaz kıldılar.” (Dârimi, Salat: 101; Buhârî, Salat: 20)
    44- SECCADE ÜZERİNDE NAMAZ KILMAK
    730- Meymune (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), humre denilen bir çeşit sergi üzerinde namaz kılardı.” (Müslim, Mesacid: 48; Dârimi, Salat: 101)
    45- MİNBER ÜZERİNDE NAMAZ KILINIR MI?
    731- Ebû Hazım b. Dinar (r.a)’dan rivâyete göre, bazı kimseler, Sehl b. Sa’d es Saidi‘nin yanına gelerek: Medine Mescidindeki Minberin hangi ağaçtan yapıldığında ihtilafa düşüp ona sordular Sehl‘de şunları anlattı: “Vallahi ben minberin hangi ağaçtan yapıldığını biliyorum. Hatta minberin yerine ilk konduğu günü de Rasûlullah (s.a.v)’in oturduğu ilk günü de biliyorum. Rasûlullah (s.a.v), bir kadına haber göndererek -Ravi Sehl’in o kadının ismini söylediğini fakat bu hadiste geçmediğini söylüyor- “Marangoz olan kölene emret insanlara konuşacağımda üzerine çıkacağım bir yer yapsın.” Bunun üzerine kadın, kölesine; Rasûlullah (s.a.v)’in istediğini yapmasını emretti. Köle de ormandaki Tafra denilen ağaçtan isteneni yapıp getirdi. Kadın, bunu alıp Rasûlullah (s.a.v)’e gönderdi. Rasûlullah (s.a.v)’in emri üzerine bu minber işte şuraya kondu. Sonra Rasûlullah (s.a.v) minberin üzerine çıkıp namaz kıldığını gördüm. Tekbir alıp namaza durdu, yine minber üzerinde rükû’a vardı sonra geri geri inerek yere secde etti sonra tekrar minbere çıktı, namazını bitirince insanlara dönerek şöyle buyurdu: ”Ey insanlar: Benim namaz kıldığımı göresiniz ve bilesiniz ve Bana uyasınız diye böyle yaptım.” (Ebû Davud, Salat: 222; Buhârî, Salat: 64)
    46- BİNİT ÜZERİNDE SADECE NAFİLE NAMAZ KILINIR
    732- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’i, eşeği üzerinde Hayber tarafına doğru nafile namaz kılarken gördüm.” (Dârimi, Salat: 181; Müslim, Mesacid: 49)
    733- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’i bindiği deve üzerinde Hayber’e doğru ilerlerken nafile namaz kıldığını gördüm. Halbuki kıble Rasûlullah (s.a.v)’in arka tarafındaydı.” (Dârimi, Salat: 181; Ebû Davud, Salat: 277)


    Paylaş
    Sünen-i Nesai Mescitler Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Küçük ibadet yerlerine mescit adı verilmektedir.Genellikle insanların iş yerlerinde yada küçük çaplı namaz kılınması gereken yerlerde olmaktadır.Mescitler ve camiler insanların cemaat olması ve namaz kılacak yerlerin olması nedeni ile önemlidir.



mescitte uyunurmu