Diğer Kategoriler ve Hadis Forumundan Sünnete niçin muhtacız? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sünnete niçin muhtacız?

    Reklam




    Sünnete niçin muhtacız?
    Dr. H. İbrahim Kutlay


    Sünnet'e uymak Allah'ın emri, Allah sevgisinin gereğidir. Rasul'e itaat, Allah'a itaat demektir. Pek çok ayetti Rasule itaatin Allah'a itaatle birlikte zikredilmesi, Sünnet'in değer ve önemini göstermekte, hu iki itaatin birbirlerinden ayrılamayacağına işaret etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:

    "Size iki şey bıraktım. Bu iki şeye sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapıklığa düşmezsiniz: 1.Allah'ın Kitabı (Kur'an) 2.Peygamberinin Sünneti." Bu hadisi şerifte vurgulandığı gibi Dinimizin iki temel kaynağı vardır: 1.Allah'ın Kitabı: Kur'anı Kerim 2.Peygamberimizin Sünneli Seniyyesi. İslam Hukuku'nun ikinci temel kaynağı: Sünnet Kur'anın Sevgili Peygamberimiz tarafından yapılan canlı, dinamik, eşsiz yorumu anlamındaki Sünnet, İslam Hukukıı'ıuın ikinci temel kaynağıdır. Sünnet, Efendimizin eşsiz hayal çizgisi, mükemmel hayat anlayışı ve ideal hayat tarzıdır. Sünnet, Peygamberim i/in sözleri. Elleri ve takrirlerinden meydana gelmekledir. a.Kavlî Sünnet: Allah Rasûlünün fiilleri gibi sözleri de O'nun hayal anlayışını sergilemekledir. O kısa, özlü ifadelerle derin manaları ifade etmektedir, "O, kendiliğinden konuşmaz. O'nun her konuştuğu kendisine indirilen vahiyden ibarettir." b.Fiilî Sünnet: Efendimiz'in tavır davranışları ibadet, ahlak ve muamelat noktasında bizim için izlenilmesi gerekli ulvî davranışlar niteliğindedir. O'nun hayatı başlı başına ölçüler ve prensipler manzumesidir. c.Takriri Sünnet: Peygamberimiz (s.a.v.)'in onayı ve tasvibi niteliğini taşıdığı için sükut etmesi Sünnetin Önemli bir bölümünü teşkil eder. Çünkü O. hiçbir zaman haramları onaylamamış, batıl karşısında hiçbir zaman sessiz kalmamış, yanlışlıkları görmezlikten gelmemiştir. O'nun görüp de sustuğu söz ve davranışlar ta çeşit söz ve davranışların en azından haram olmadığını gösterir. Hadisi Şerifler ise. İslam alimleri tarafından büyük bir titizlikle tesbit edilen Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in muazzez hayatının Sünnetinin zamanımıza kadar gelen yazılı belgeleridir. Hadisi Şerifler, O'nun Sünnetini aslî yapısıyla bozulmadan bize kadar neı ve berrak bir şekilde nakletmekledir. Allah'ın Kitabının emri olduğu için Sünnet'e uymaya muhtacız Sünnet'e uymak Allah'ın emri, Allah sevgisinin gereğidir. Resul'e itaat, Allah'a itaat demektir. Pek çok ayetle Rasûle itaatin Allah'a itaatte birlikle zikredilmesi, Sünnet'in değer ve önemli göstermekte, bu iki itaatin birbirlerinden ayrılamayacağına işaret etmekledir. "Kim Rasûl'e itaat ederse Allaha itaat etmiş olur." Rasulullah (s.a.v)'a İtaat etmeyi, O'na uymayı, O'nun verdiği hükme teslim olmayı ve buna gönülden razı olmayı emreden Kur'anı Kerim, Sünnetîn "bağlayıcı" olduğunu kesin ifadelerle belirtmektedir. "Hayır. Rabbine yemin olsun ki: onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayin etmedikleri, verdiğin hükmü gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymadan kabul etmedikleri ve bun tam anlamıyla teslim olmadıkları müddetçe gerçek mümin olamazlar." Rahmet Peygamberi ile Rahmet Kitabını birbirlerinden ayrı imiş gibi mütalâa etmeye çalışanlar daima yanılmışlardır. Sünnete uymak ilahî bir emir olduğu için gönlü Allah sevgisiyle dolu olanlar bu sevginin hemen yanı başına Rasulullah sevgisini de koymak zorundadırlar. Allah'ın Kitabının en iyi şekilde anlaşılması için Sünnetin rehberliğine muhtacız Kur'anı anlamak. Kur'anı tanımak, Kur'anın özüne ve ruhinin vakıf olabilmek için Sünnet'e muhtacız, Kur'an, bizzat Kur'an dan-Ondan tefsir edip açıklandığı gibi, aynı şekilde hadis-i şerifler tarafından da açıklanmakta, yorumlanmakladır. Sünnetin Kur'an yanında üç önemli fonksiyonu bulunmakladır a- Açıklama: Sünnetin en önemli fonksiyonu Kur'anı açıklaması, dır. Sünnet, Kuranda kapalı gibi görünen (mücmel) hükümleri açıklar, anlaşılması zor (müşkil) ifadelere açıklık getirir, mutlak ifadeleri belirli kayıtlara bağlar, genel hükümlere daraltıcı yorumlar (tahsis) getirir. b- Vurgulama ve pekiştirme: Sünnet, Kur'anın hükümlerini destekleyici ve vurgulayıcı ifadele ve uygulamalarla Kur'anın manalarını te'yid eder. c- Yeni hüküm koyma: Kur'anın herhangi bir hüküm koymadığı bazı konularda sünnet. Allah'ın izniyle Kur'andan bağımsız olarak yeni hükümler ortaya koyar. Allah'ın Kitabının en güzel uygulanma biçimini görmek için Sünnet'e muhtacız Hayatla uygulanmak ve yaşanmak için gönderilmiş olan Kur'anı Kerimi en güzel şekilde uygulayan Efendimiz (s.a.v.) bir hayat sistemi olan İslam'ı sünnetiyle hayata yansıtmıştır. Hayatın ilahi emirlere uygun olarak yaşanması noktasında sünnet. Kur'anın hemen yanında yeralmıştır. Dolayısıyla Kur'ansız sünnetin hiçbir değeri olamayacağı gibi, Sünnetsiz Kur'anın da pek anlamı olmayacaktır. Sünnet. İslam Ümmeti arasında pratik hayatla ortak düşünce, ortak anlayış ve ortak uygulamanın yerleşmesine gelişmesine en büyük katkıda bulunmakladır. Mü'min. sünnetle birlikte yaşayacak, sünnetten ayrılma yabancılaşma ve yozlaşmaya sebep olacaktır. Hz. Aişe validemize Sevgili Peygamberimiz {s.a.v)'in ahlakı sorulduğunda; "Hz. Peygamber(s.a.v.)'in ahlakı Kur'andan ibaretti" buyurmuştu. Sünnet, İslam'ı hayatta yaşamanın imkânsız ve hayal olmadığını. Mekke şirk toplumunda sıfırdan başlayan Allah Rasûlü'nün nasıl mükemmel bir İslam toplumu yetiştirdiğini göstermektedir. Sünnet, eğitimciler için en ideal pratik uygulama örneğidir. Sünnet, ideal devlet sisteminin en güzel nümunesidir. Sünnet, İslâm'ın dünya ve ahireti dengesini nasıl kurduğunu ve bunu nasıl koruduğunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Manevî ve ahlaki değerlerden uzak ilkel, vahşi, barbar insanları lokum gibi yumuşatma ve üstün insanî değerlerle bezenmiş medenî bir topluluk haline getirme modelidir. Peygamberimiz’e olan sevgimizin gereği olarak Sünnet'e muhtacız Efendimiz (s.a.v.)'in en değerli ve en seçkin kul ve en son Resul olduğuna şehadette bulunmak imanımızın gereğidir. Allah ve Rasûlünü her şeyden ve herkesten daha çok sevmek, imanın lezzetini tatmaya vesiledir. O'nu herkesten daha fazla sevmek gerçek mü'min olmanın şartlarından biridir: "Sizden biriniz, beni anne ve babanızdan, çocuklarınızdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe gerçek mü'min olamaz." O'na olan sevgimizi her vesileyle ifade etmeli, özellikle bu sevgiyi Onun Sünnetine bağlılıkla göstermeliyiz, Sünnete bağlılık sadece şekilde O'na benzemekle kalmamalı, ruh ve düşünce haliyle de O'na ve O'nıın değerli ashabına benzemeliyiz. İman, takva, ihlas, ilim ve cihadda O değerli şahsiyete benzemeye çalıştığımız gibi; sevgi, rahmet, adalet, hoşgörü, yardımlaşma, kardeşlik ve anlayış noktasında da Efendimiz (s.a.v.)'i Örnek almalıyız. O'nun her sözünün vazgeçilmez bir ilke ve prensip olarak kabul etmeliyiz.Hadisi şerifleri iyi kavrama, ezberleme ve başkalarına duyurma gereği Sünnetin yazılı belgeleri olan hadisi şeriflerin dikkatle ezberlenmesi, anlaşılması ve bunun insanlığa duyurulması bizzat Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından tavsiye edilmiş, bu görevi yerine getiren kimselere Efendimiz |s.a.v.) dua ve niyazda bulunmuştur: "Allah, benim sözümü işiten, bunu iyice kavrayan, ezberleyen ve başkalarına duyuran kişinin yüzünü nurlandırsın." O'na olan sevgimizi ve saygımızı Sünnet'e gönülden bağlılıkla ortaya koymalı, kendimizi O'nun sünneliyle tartmalıyız. Efendimiz (s.a.v.)'in mübarek tavsiyelerine uyarak manalanyla birlikte en az 40 hadisi şerif ezberlemeliyiz. O'nu anarken kuru ve saygısız ifadelerle anmamak, Peygamberimiz, Efendimiz gibi ifadelerle anmalı. O'nun mübarek ismini andığımız zaman "Allahüm-me salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Mu-hammed" demeyi ihmal etmemeliyiz.Bilindiği gibi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) sadece karşısındaki sahabeye değil, onların şahsında kıyamete kadar gelecek bütün ümmetine, hatta bütün insanlığa hitap ediyordu. Dolayısıyla O. çağlarüstü bir mesajı seslendiriyordu. O. sadece Arap yarımadası halkı için değil, alemlere rahmet olarak gönderilmişti. Dolayısıyla O'nıın mübarek ağzından dökülen her kelime, hafızalara nakşedilmeli, iyice kavranmak hafızalara nakşedilmeli ve nesillerden nesillere aktarılmalıdır. Bu mübarek mesaj, bu ulvî hitap hiç unutulmamalı, devamlı tekrarlanmalı, nesillere O'nun sevgisi aşılanmalıdır. İçinde yaşadığımız toplumun O'nun nebevi işaretlerine son derece muhtaç olduğu unutulmamalıdır. Maddî-manevî krizlerden, buhranlardan, sıkıntılardan kurtuluş yolu Sünnet'e sarılmaktır. İmam Malik (rh.a)'in ifadesiyle: "Sünnet, Nuh aleyhisselam'ın gemisi gibidir. O'na binen kurtulur. O'na binmeyen boğulur."


    Paylaş
    Sünnete niçin muhtacız? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allah cc razı olsun kardeşim...