Soru ve Cevaplarla İslam ve Hac Soruları Forumundan Hacda ihram yasakları ihlalinde fidye gerektiren durumlar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hacda ihram yasakları ihlalinde fidye gerektiren durumlar

    Reklam




    Bilindiği gibi ihramdaki hacıların bazı fiilleri işlemeleri yasaklanmıştır. Bu fiillerden bazısı işlendiğinde hac bozulur; bazısı işlendiğinde fidye vermek, di*ğer bazısı da işlendiğinde sadaka olarak gıda maddesi vermek gerekir.Fidye, kurban edilebilme şartlarını taşıyan bir davarı kesmek veya altı fa*kire yiyecek vermek ya da üç gün oruç tutmaktır. Şunu da belirtelim ki; elbise giymek, başı örtmek, tıraş olmak, tırnak kesmek veya koku sürünmek duru*munda ihramlı kişi dilerse bir koyun veya keçi keser yahut altı fakire birer sa*daka miktarınca sadaka verir ya da üç gün oruç tutar. Malî durumu elverişli olsa bile bu muhayyerlik hakkından yararlanabilir. Fidye, şu davranışlardan ötürü gerekir:
    1. Koku sürünmek. İhramlı bir kişi koku sürünürse fidye vermesi gerekir.
    2. Gömlek, pantolon, mest, sarık veya bunlara benzer dikişli ya da vücu*du saran bir giysiyi giyen kişinin fidye vermesi gerekir. Dikişli veya bedeni sa*ran bir giysiyi giymek, şu şartlarda fidye vermeyi gerekli kılar:
    a) Bunları giymenin fidye vermeyi gerektirdiğinin bilinmesi. Bu bilinmez*se, giyilmeleri durumunda fidye vermek gerekmez.
    b) Bu giysiler birinci tahallülden önce giyilmiş olmalıdır.
    c) Bunları giyen kişi kendi serbest iradesiyle giymiş olmalı ve kendisi de mümeyyiz biri olmalıdır.
    d) Bu giysileri giyen erkek olmalıdır. Çünkü kadınlar ihrama girerken üzerlerindeki elbiseleri zaten çıkarmazlar. Onların sadece yüzlerini açmaları vacip olur. Kadın, yüzüne temas eden bir örtü ile yüzünü örterse fidye verme*si gerekir. Şu da bilinmelidir ki, kadının eldiven takması, ceza olarak fidye ver*mesini gerektirir.
    Hanefî mezhebine göre kadının eldiven takması ceza gerektirmez.
    3. Vücuttaki saç ve tüyleri tıraş etmek, yolmak, tırnakları kesmek fidye vermeyi gerektirir. Saç veya tüylerin tıraş edilmesi veya makasla kesilip kısal*tılması ya da usturayla kazıtıiması yahut yakılması, ister tümünün isterse üç telden az olmamak kaydıyla bir kısmının giderilmesi, kişinin ister kendisinin is*ter başkasının gidermesi farketmeyip aynı hükme tâbidir. Yalnız bu da üç şartla fidye gerektirir:
    a) Saç veya tüylerin giderilmesi, kişinin kendi arzusuyla yapılmış olmalı*dır. Kişi uyumaktayken rızası alınmadan saçı kesilirse veya başını bir şeyle kaşır da haberi olmadan saçının birkaç teli dökülürse hiçbir ceza gerekmez.
    b) Saçın giderilmesi bir mazerete dayanmamalıdır. Ama bir mazeret se*bebiyle, meselâ kirpikleri uzayıp da bundan rahatsız olan kişi bu tüyleri gide-rirse fidye vermesi gerekmez. Bu hususta tüylerin baştaki saça ait olması şart değildir. Mazeret olmaksızın keyfî şekilde bedenindeki herhangi bir yerin üç tane tüyünü gideren kişinin fidye vermesi gerekir.
    c) Saç veya tüyün giderilmesi asıl maksat olmalıdır. Meselâ üzerinde tüy bulunan derisini soyan bir kişinin fidye vermesi gerekmez. Yine vücudundaki yara üzerinde bulunan tüyü gideren kişinin de fidye vermesi icap etmez.
    4. Cinsel ilişkinin öncüsü olan öpme ve elleme, kadınlara yapıldığı takdir*de abdesti bozar. İhramdan tam olarak çıkmadan, yani her iki tahallül gerçek*leşmeden bu gibi işleri yapmak haram olup fidye vermeyi gerekli kılar. Şeh*vetle bakmak ve arada bir perde bulunarak öpmek, fidye vermeyi gerektir*mez.
    5. Mastürbasyon yapmak da haram olup fidye vermeyi gerektirir.
    6. İster zeytinyağı ister hayvani yağ, isterse başka bir yağ olsun ve bu yağ da esanslı bir şeyle karışık olsun olmasın, bunlardan biriyle baştaki saçı, sakalı ve yüzün diğer tüylerini yağlamak, şu dört şartın gerçekleşmesi duru*munda fidye vermeyi gerektirir:
    a) Yağlanan organ, üzerinde tüy biten bir organ olmalıdır. Başında saç bitmeyen kel, başına yağ sürerse fidye vermesi gerekmez. Saçı dökülüp de hiç izi kalmamış olan kişi de kel hükmündedir. Saç bulunmayan çıplak yerle*ri yağlamakta sakınca yoktur. Sakalları bitmemiş gençler de yüz, yanak ve çe*nelerini yağlayabilirler. Başında yara bulunan kişi de onu içten yağlayabilir.
    b) Yağlama eylemi kasıtlı olarak yapılmış olmalıdır. Bunu unutarak yapan kişi cezalı duruma düşmez.
    c) Yağlanan kişi, bu işin ihramlıyken yapılmasının haram olduğunu bilme*lidir. Bilmeyerek yapanın fidye vermesi gerekmez.
    d) Yağlamayı yapan kişi, bunu kendi arzusuyla yapmış olmalıdır. İsteme*den yapan kişinin fidye vermesi icap etmez.
    İhramlıyken avlanma yasağının ihlâl edilmesi
    Hacıların ihramdan çıkmadan avlanmaları caiz olmayıp ceza gerektirir. Konuyla ilgili bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır: "Ey iman edenleri İh*ramlıiken (karada) av hayvanıöldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öl*dürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kabe'ye ulaştırılmaküzere, öl*dürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurban*lık hayvan veya yoksulları yedirmek suretiyle kefaret yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu ceza) yaptığı işin kötüsonucunu tatması içindir." (Mâide 5/95)
    Geyik veya yabani sığır gibi vahşi bir kara hayvanını avlayan veya bun*ları hedef olarak bir avcıya gösteren ya da elinin altında bu türden bir hayvan bulunup da telef eden veya hastalanmasına sebep olan ihramlı kişi, iki şartla cezalı duruma düşer. Bu şartlar şunlardır:
    1. Bu hayvan, ihramlı kişinin canına veya malına zarar veren bir hayvan olmamalıdır. Meselâ sırtlan gibi.




    Paylaş
    Hacda ihram yasakları ihlalinde fidye gerektiren durumlar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    2. Bu hayvan, ihramlı kişinin eşyasına pisleyen, yiyeceğini yiyen veya yol gitmesine engel olan, özetle ona zarar veren bir hayvan olmamalıdır. Meselâ yol üzerinde yaygın vaziyette ve çok miktarda çekirge bulunur da bunları öl*dürürse ne değerini tazmin eder ne de onlardan ötürü fidye verir.
    Avlanmadan ötürü cezalı duruma düşen ihramlı kişinin cezası şu şekilde açıklanabilir:
    Avlanan hayvan, evcil hayvanlardan benzeri olan güvercin, kumru ve ev güvercini gibi bir hayvan ise, bir tanesi için bir koyun veya keçi kesilir.
    Avlanan hayvan bir deve kuşu ise, onun için bir deve kesilir.
    Avlanan hayvan yabani bir sığır veya eşek ise, onun için ehlî bir sığır ke*silir.
    Avlanan hayvan erkek bir geyik ise, onun için bir teke, dişi bir geyik ise onun için dişi bir keçi kesilir.
    Avlanan hayvan bir ceylan ise, onun için küçük bir keçi kesilir.
    Avlanan hayvan bir tavşan ise, onun için dişi bir oğlak kesilir.
    Avlanan hayvan bir Arap tavşanı veya ada tavşanı ise, bunlardan her bi*ri için dört aylık dişi bir oğlak kesilir.
    Avlanan hayvan bir sırtlan ise, onun için bir koç; tilki ise onun için bir ko*yun kesilir.
    Avlanan hayvanla ilgili olarak hüküm belirten bir nakil yoksa, adaletli ve uzman iki kişi, avlanan hayvana şeklen benzeyen bir hayvanı emsal takdir ederler. Bu takdiri yaparken niteliklerde de eşitliği göz önünde bulundurmalı*dırlar. Büyük için büyük, küçük için küçük, sağlıklı için sağlıklı, kusurlu için ku*surlu olanı emsal olarak takdir ederler. Yalnız her ikisinin ayıp ve kusuru ay*nı cinsten olmalıdır. Meselâ her ikisinin de birer gözlerinin kör olması gibi. Ku*surlar ayrı cinsten olmamalıdır. Emsal takdirinde aynı şekilde şişmanlık, za*yıflık ve gebelik durumları da göz önünde bulundurulmalıdır. Yalnız gebe olan kesilmez, değerince yiyecek ve gıda maddesi dağıtılır veya bu yiyeceklerin her yarım sâı için bir gün oruç tutulur.Avlanan hayvanın mislini takdir etmede şer'î bir nakil veya adalet sahibi kimselerin hükmü bulunmazsa, adaletli iki kişi onun değerini takdir ederek hükme bağlar. Bu konuda vacip olan fidye, üç şeyden birini yapmakla eda edilmiş olur.
    Avlanan hayvanın misli olan bir davar ya kesilip eti Harem'deki yoksulla*ra sadaka olarak dağıtılır ya da sadaka-i fıtır olarak verilmesi caiz olan gıda maddelerinden satın alınarak yine Harem'deki yoksullara dağıtılır. Veya bu gıda maddelerinin her yarım sâı için bir gün oruç tutulur. Bu, misli bulunan hayvanların avlanmaları durumunda söz konusu olan bir hükümdür. Güvercin dışındaki diğer kuşlarla çekirge gibi misilsiz hayvanlara gelince; bunları avla*yan kişi, şu iki şeyden birini yapma seçeneğine sahiptir:
    1. Bu hayvanların değerince gıda maddesini Harem'deki yoksullara sa*daka olarak dağıtmak.
    2. Gıda maddesinin her yarım sâına karşılık bir gün oruç tutmak. Avcı ih-ramlı ise, avlanan hayvanın Harem dahilinde veya dışında olması bu hükmü değiştirmez. Avcı ihramlı değilse bu hüküm, sadece Harem dahilindeki avlan*mayı ilgilendirir. Avcı eğer mümeyyiz ise, anılan hükümler işlerlik kazanır. Unutarak, hükmünü bilmeyerek, hata ederek veya zorlanarak da olsa mü*meyyiz bir kişi avlanırsa, söz konusu hükümler işlemeye başlar.(Cezîrî, Mezâhib, 1/680.)
    Haccı bozmayacak derecede sakıncalı olan davranışlardan biri de, Ha*rem'deki ot ve ağaçları kesmek veya koparmaktır. Harem'deki büyük bir ağacı kesen kişinin bir sığır kesmesi, küçük bir ağaç kesenin bir davar kesmesi, çok küçük bir ağaç kesenin ise o ağaç değerince sadaka vermesi gerekir.Fidye olarak hayvan kesmesi gereken bir kişi dilerse o hayvanı kesip eti*ni sadaka olarak dağıtır, dilerse değeri kadar gıda maddesi satın alıp sadaka olarak dağıtır veya dağıtacağı bu gıda maddesinin her yarım sâına karşılık bir gün oruç tutar.Harem'deki bir otu koparan kişi, eğer bu otun yerinde ot yeşertecekse ne fidye ne de tazminat verir. Şayet yolduğu otun yerinde ot yeşertmeyecekse, yolduğunun değerince sadaka vermesi gerekir.Aşağıda sayacağımız şu hususlardan ötürü de, kurban edilmeye elveriş*li bir davar kesmek icap eder. Bunu yapacak güçte olmayan kişi, kurban yeri*ne hacda iken üç gün, memleketine döndükten sonra da yedi gün olmak üze*re toplam on gün oruç tutmalıdır. Şöyle ki:
    1. Temettü' haccı yapan kişi bir kurban kesmelidir. Çünkü bu kişi, haccı umreden sonra yapmakla bir süre ihram yasaklarından muaf kalmıştır.
    2. Kıran haccı yapan kişi de bir kurban kesmelidir. Zira bu da ifrad haccı yapmamıştır.
    3. Cemrelere atması gereken taşlardan üç veya daha fazla sayıda eksik taş atan,
    4. Mazereti olmadığı halde teşrîk günlerinin gecelerinde Mina'da gecele*meyen,
    5. Mazereti olmadığı halde Müzdelife'de gecelemeyen,
    6. Mazereti olmadığı halde mîkat mahallini ihramsız olarak geçen,
    7. Mazereti olmadığı halde veda tavafını yapmayan,
    8. Mahsur kalmaksızın Arafat vakfesini zamanında yapmayan kimselerin ceza olarak bir kurban kesmeleri gerekir.
    Hanefî mezhebine göre bu durumda kurban kesme mecburiyeti yoktur.( Zühaylî,el-Fıkhü'l-İslâmî, 3/2344.)
    Arafat vakfesini zamanında yapamayan kişi, kurban kesmekle birlikte umre yaparak ihramdan çıkar. Konuyla ilgili bir hadis-i şeriflerinde sevgili Pey*gamberimiz şöyle buyurmuştur: "(Arafat vakfesini zamanında yapamadığı için)haccı fevt olan kişinin bir kurban kesmesi gerekir. (Bu kişi) haccınıum*reye çevirip (ihramdan çıksın) ve ertesi sene haccetsin. (Zühaylî, el-Fıkhü'l-lslâmî, 3/2345)
    Bu kişi, haccın Arafat vakfesi dışındaki amellerini ifa eder. Müzdelife ve Mina'da geceleme ile cemrelere taş atma zorunluluğu kalmaz. Bundan sonra tavaf eder. Bayramdan önce sa'y etmemişse sa'yi yapar. İhramdan çıkma ni*yetiyle tıraş olur. Ertesi sene âcil olarak bu haccı kaza etmesi gerekir.
    Arafat vakfesini mazeret sebebiyle kaçırmış olan kişinin haccı nafile de ol*sa, kendisi muktedir olsa da olmasa da bu haccı kaza etmesi zorunludur. Kur*banı, vakfeyi kaçırmış olduğu senede değil, haccı kaza ettiği senede keser.

    Sorularla İslamiyet




ihramda saç dökülmesi,  hacda fidye,  hac da fidye,  ihram giyen adam resmi,  ihramlı iken otu koparan kişinin cezası,  ihramda kokuya ellemenin cezasi,  ıhramlının yüzü örtmesi cezası