Hac ve İlgili Konular ve Hac ile ilgili Yazılar Forumundan Tavaf ederken günaha girmemek için... Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Tavaf ederken günaha girmemek için...

    Reklam




    Tavaf ederken günaha girmemek için


    Tavafla ilgili birkaç yanlışa işaret etmek istiyorum

    1- Kâbe ile ilk defa karşılaşmada yapılan duaların makbuliyeti hemen herkesin malumu

    Buradan hareketle çoklarının günlerce "şunu da, şuna da" deyip adeta hafızasına kazıdığı istekler hep ilk defa burada dile getirilir Memleketten ayrılırken dua için isimlerini liste halinde yazıp hacı adayının eline tutuşturanların ilk isteği şudur mesela: "İlk defa Kâbe'yi gördüğünde yapacaksın ha!" Bununla alakalı teklifim; havaalanında bekleme, üç-dört saatlik -daha az veya daha fazla- uçak yolculuğu, pasaport işlemleri, Arapların "mektep" dedikleri kefalet kurumuna uğramalar, otele yerleşim; hasılı oldukça yorucu bir seyahat, hem madden hem de manen Bu safhada iki şey yapılabilir; her şeye rağmen Kâbe'ye gidip hasreti vuslatla taçlandırmak veya yorgunluğu banyo ve istirahatle giderip madden ve manen dinç ve zinde iken vuslata yürümek Tavsiyem ikincisi Madem Kâbe ile ilk karşılaşmada yapılan dualar makbul; günahların hacaletini üzerimizden atmak için bir fırsat diye yıllardır bekliyoruz bu anı; madem başkalarına sözler verdik isimlerinizi anacağız diye; bütün bunlar zinde bir vücut, âteşîn bir dimağ ister Öyleyse acele etmemeli, ayaküstü yapılacak dualarla geçiştirilmemelidir bu fırsat Tavafa bir an önce girmek için acele edilmemelidir Ne yapacağız o zaman? Kâbe'yi cepheden görecek bir kenara çekilip uzun boylu dualar edilmelidir Sadece tavsiye ama önemli bir tavsiye Zira bu ilk karşılaşmadaki ruh halinin ilerleyen zamanlarda yakalanması oldukça zor olabilir

    2- Cep telefonu

    Tavafı namaz gibi bir ibadet kabul eden insan telefonunu nasıl namazda açık tutmuyorsa, tavafta da açık tutmaz, tutmamalı Rabb'isi ile mülakat halinde olduğuna inanan zinde bir dimağ, uyanık bir şuur, hüşyar bir kalb kendini tavaf ibadetinde derinleşmeye verir, vermeli İnsan selinden oluşan girdabın içinde bir damla olmaya çalışır ve çalışmalı Velev ki tavafa böyle bakmıyor, böyle duymuyor, o zaman en azından böylelerine saygılı davranır, davranmalı Dolayısıyla her iki halde de tavafta telefon kapatılmalıdır

    Niye böyle diyorum? Çünkü Arapça-Türkçe-İngilizce ve başka lisanlarla sanki müstakil odasında telefonla bağıra bağıra konuşan insanlar gördüm Tavafa kendilerini kaptırmış kişileri yükseldikleri yerlerden alıp aşağıya çekiyor bu türlü konuşmalar Semaviliğe doğru yükselen rampanın üzerindeki insanları yeniden arziliğe çağırıyorlar Bana göre kul hakkına tecavüz ediyorlar Kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok orada Efendimiz (sas), Müslüman'ın Müslüman'a eziyet etmesini hangi sebeple olursa olsun tasvip etmiyor

    3 - Kadınlarla aynı safta namaza durma meselesi

    Bu konuda Efendimiz dönemi uygulamaları meydanda Bunlardan hareketle fıkhın dedikleri de ortada Şerhe, izaha gerek yok Ama ne var ki mekânın nâmüsaitliğinden dolayı bu hükümler ister istemez deliniyor Zarurete bağlı olarak bazı ulema da istisnaî ve şaz hükümler ortaya koymuşlar bununla alakalı olarak Aslında en güzeli fizikî olarak mataf alanının genişletilmesi veya istiab haddi ölçüsünde insanın içeriye alınması Fakat bugün itibarıyla bu sanki muhali talep O zaman geriye bir tek ihtimal kalıyor; mevcudu olduğu gibi kabullenip, şahısların bu konuda dikkatli olması Nasıl? Namaz vakti gelmeden çok önce tavafı bırakıp müsait bir yerde saf tutma Veya illa Kâbe'ye nâzır bir yerde kılacağım ısrarından vazgeçerek selamet yerleri tercih Veya zarurete binaen verilmiş şaz fetvalarla amel etme Bunlar haricinde benim aklıma gelen bir çıkış yolu yok

    Yeri gelmişken bir hatıra: Türklerin yoğun olarak toplandığı müezzin mahfilinin orada ezanı bekliyorum Tam ezan okunmaya başladığı esnada hemen herkesin Türk olduğu safa başka millete mensup bir bayan hacı adayı, safı sıkışmaya çağırarak oturmaya çalıştı Arka saftan birisi müdahale etti Müdahale "hacı haram, hacı haram" sözleri ile başladı, Kâbe'nin harimine yakışmayacak hakaretlerle devam etti Ürpermemek elde değil O kadının yaptığı yanlış amenna, ama bizimkinin yaptığı doğru mu? Uzun sözün kısası, mevcudu kabullenmeden başka çare yok gibi gözüküyor

    4 - Söz namaza gelmişken bir de namaz kılanın önünden geçme problemi var orada

    Kadınlarla aynı safta namaza durmadan çok daha yoğun yaşanan bir problem hem de Dinde bunun yeri malum Efendimiz, 'Bunun günahını bilseydiniz 40 beklerdiniz' buyuruyor Yani selam verinceye kadar 40 40 ne? 40 saat mi, gün mü, hafta mı, yıl mı? Burası mutlak bırakılmış ve söylenmiyor hadiste İhtimal, önünden geçilen insanın namazdaki haleti ruhiyesi ile doğru orantılı Rab'le konsantrasyonunu tamamlamış, O'nun bizzat müşahedeleri eşliğinde namaz kılıyor gibi yani Peygamberler misüllü namaz kılan birisinin önünden geçtiğinde cinayet daha büyük olacak, bunlar için 40 sene beklemek daha hayırlı olabilir Sıradan, kafasında binbir tane dünyevi problemle robot gibi namaz kılan ve sadece şekil şartlarına uyarak bedenine bu namazı kıldıran kişinin önünden geçmek de 40 dakika olabilir vs Şarihlerin izahı bu merkezde

    Pekala bize düşen ne? Azami dikkat 'Namaz kılanın secde edeceği yerin biraz uzağından geçilebilir' fetvasına rağmen azamî dikkat bizim şiarımız olmalı Kimsenin Rabb'isi ile arasına girmemelidir

    Safta başkalarına yer açmanın da bir problem olduğunu söyleyip bununla alakalı bir hatıramı nakledeyim: Yine Türklerin genellikle toplandığı müezzin mahfili çevresinde akşam namazı vaktini beklerken İranlı bir hacı adayı yanımıza oturdu İngilizce uzunca sohbet ettik Onun yanına ezanın okunmaya durduğu anda gelen bir başka Türk sıkışmaya çalıştı İranlı bacağındaki rahatsızlığı eliyle işaret etti, teşehhütte o tarafa doğru ayağını uzatacağını söyledi ve yer vermek istemedi Normal şartlarda bir kişinin daha sığabileceği o mekâna başkasının oturmasına rahatsızlığı sebebiyle izin vermek istemedi sizin anlayacağınız Biraz gürültü-patırtıdan sonra bizim amca serdi seccadeyi ve oturdu Farz ve sünnetleri kıldık, ferdî tesbihat yapıyorduk İranlı ise nafile namaza devam ediyordu Tam bu arada uzun boylu, iri yarı, dev gibi bir adam önümüzden geçmeye kalktı; İranlı secde halinde olduğu için durakladı Namaz öncesi bu yer kavgası meselesine şahit olan arka saflardaki bir başka Türk, o uzun boylu, dev şahsa şöyle bağırdı: "Bas, bas onun boynuna İranlı o Namaz öncesi bize yer vermedi!" Elbette o kişi bir şey anlamadı bu sözlerden, İranlı hacı başını secdeden kaldırınca yürüdü gitti, ama söylenenler doğru mu? Bence ne Harem ne de başka bir yer, hiçbir zaman, hiçbir yerde ve hiçbir Müslüman'a karşı takınılmaması gereken bir tavır Sizce de öyle değil mi?

    5 - En büyük problemlerden birisi Hacerü'l Es'ad'i öpme meselesi

    Aslında buna problem deme yanlış; kavga, hatta savaş dememiz lazım Maalesef dinimizin ne insanî ilişkiler adına koyduğu kurallar, ne de Hacerü'l Es'ad'i öpme adına spesifik kaideleri işliyor burada Mesele Hacerü'l Es'ad'i öpme olunca herkes farklı bir karaktere bürünüyor sanki Onu öpme haccın, umrenin, tavafın olmazsa olmaz bir şartı gibi kabulleniliyor ve dillerin değil ellerin, kolların, ayakların, yumrukların konuştuğu bir kavga arenasına dönüyor orası İhramlı-ihramsız, kadın-erkek hiç ayırt etmeksizin o turnikenin içine giren hemen herkes, hemen herkese böyle davranıyor O arbede esnasında izdihamdan, nefes darlığından, kalp problemlerinden ya da ters bir yerine yediği tokat, yumruk ve dirseklerden insanların ölmesi vak'ayı adiyeden şeyler Kadın-erkek ihtilatı ve mahremiyet kuralları diyecek olursanız, hak getire!

    Halbuki böylesi izdiham durumlarında yapılacak şey belli; uzaktan Hacerü'l Es'ad'i selamlamak Pekala neden? Elbette sevap almak için Hiç kimsenin samimiyetinden şüphem yok Ama bu samimiyet yapılan yanlışı, doğru yapmıyor İnsana ihtimal ki sevap kazandırmıyor Öyle inanıyorum ki sırf kul hakkına girmemek, mümin kardeşine eziyet vermemek için Hacerü'l Es'ad'i selamlamayı tercih edenler, yukarıda çerçevesini belirlediğimiz ortamda onu öpen, öpmeye çalışanlardan daha çok sevap kazanıyordur Hak katında

    6 - Tavaf esnasında yapılan dualar

    Hac rehberleri kitaplarında yazılı olan birinci, ikinci, üçüncü vb devamla her şavta ait tahsis edilmiş duaları okumak ne haccın, ne tavafın vazgeçilmez şartıdır Bu duaların bazıları Efendimiz'den menkul, dolayısıyla mesnun olsa da, birçoğu ulemanın, sulahanın, aktabın, evliyanın kaleme aldığı dualardır Şöyle de diyebiliriz; tavaftaki dualarda namazda Fatiha, Tahiyyat okunması türünden bir zaruret yoktur; aksine serbestiyet hakimdir Öyleyse insan tavaf esnasında başkalarını bire bir taklitten ziyade kendisi olmaya çalışmalı ve içinden geldiği gibi duaya durmalıdır Ama bu demek değildir ki kitaplarımızda yazılı dualar yapılmayacak; hayır yapılacak; fakat tavaf ancak bunlarla makbul gibi bir anlayışın doğru olmadığı da muhakkak

    Tavafta dua ile alakalı ikinci bir husus; grup tavaflarında işin hakikatine vakıf insanları şaşkınlığa, hayretten hayrete sürükleyen hatta güldüren içler acısı durumumuzdur Rehberin ağzından çıkan her sözün tekrarlandığı tavafları kasdediyorum Aynı şey sa'yde de var Şöyle ki rehber diyor: "Allahümme" Grup bağırıyor ardından "Allahümme!" Anlaşıldı sanırım Karşı değilim, elbette yapılır, hele ilk tavaflar için öğretici bile olabilir bu usul Ama baştan sona, 10 günlük Mekke hayatı içinde tavafı bu şekilde eda etme, "Rabbena atina fi'd-dünya" gibi herkesin bildiği duaları bile mezkur usul üzere tekrar etme, işte başkalarını şaşırtan, güldüren manzara bu Tavsiyem o ki; bu türlü tavaf bir-iki defaya mahsus kalmalı, gerisini kişiler ferdî yapmalıdır Böylece hem başka tavaf yapanların konsantrasyonunu bozmamış olurlar, hem de kendileri ferdî konsantrasyonları içinde tavaflarını eda ederler

    Tavafla alakalı yanlışları bağlarken, eşiyle-dostuyla, karısıyla-kocasıyla sohbet edenlere de rastlamak mümkün orada Bizzat kendi kulaklarımla şahit oldum; başkası söylese ihtimal inanmazdım; Fenerbahçe-Galatasaray maçı değerlendirmeleri yapan insanlar gördüm ben orada Tavafın ibadet olduğu unutuluyor herhalde Ya da 50-60 tavaf yapacağım türünden girilen yarışlar insanları ülfet ve ünsiyete sürüklüyor Ben şahsen bu aşamada bu tür tavaf yanlış, caiz değil, kabul olmaz vs demek yerine meseleyi herkesin kendi vicdanına havale etmenin daha doğru olduğuna inanıyorum Dönün ve sorun vicdanlarınıza; Kâbe'de, Rabb'in "beytim" dediği yerde, Rabb'e ibadet ederken yapılan bu muhabbetler doğru mu? Otel lobilerinde, TV ekranları önünde, arkadaş meclislerinde yapılacak böylesi konuşmaların Kâbe'ye, mataf alanına, tavafın içine taşınmasının anlamı nedir? Bize kazandıracağı veya Allah muhafaza kaybettireceği şeyler nelerdir? Şeytanın mel'abesi olmamak gerek diye düşünüyorum Biraz dikkat, biraz temkin, biraz sabır; hepsi bu

    7 - Makam-ı İbrahim'de namaz

    "Siz de Makam-ı İbrâhim'i namazgâh edininiz!" (2/125) emri gereğince tavafların ardından iki rekatlık nafile namazlar genelde o mekânda kılınır Makam-ı İbrahim, Hz İbrahim'in Kâbe'yi inşasında kullandığı iskele taşının mahfazalar içinde saklandığı yerin adıdır Tarih boyunca bu taşı korumak için estetik ve mimari açıdan çeşitli şekiller denenmiş, taşın çevresi kıymetli taşlar, madenlerle çevrilerek süslenmiş, oda inşa edilmiş, mahfazalar yapılmış vs Şu an itibarıyla dıştan bakıldığında görülen camlı bir kafeste ve Kâbe'ye 15 metre uzaklıkta bir mesafede yer alıyor

    Hacı adaylarımız, hacılarımız namazlarını bu taşın içinde bulunduğu mahfazanın hemen önünde Kâbe'ye müteveccih bir halde kılmak için ısrarcı oluyorlar Gerek Hacerü'l Es'ad hizasına gelindiğinde Hacerü'l Es'ad'i öpmek veya istilam için durma, duraklama, gerekse Makam-ı İbrahim önünde namaz kılma ısrarı, ister-istemez tavaf edenlerin hızını kesiyor ve alan daralıyor, sıkışmalar oluyor Halbuki namazı illa bire bir Makam-ı İbrahim'in önünde kılmak şart değildir O taşın oraya konulması zaten içtihadî bir hadisedir Nitekim rivayetlere göre ilk dönemlerde o mübarek taş, Kâbe'ye bitişik bir vaziyette yerleştirilmişti Hz Ömer aynı gerekçe ile yani halkın orada namaz kılma ısrarı, tavaf edenlerin hızının kesilmesi ve alanın daralmasından dolayı onu bugünkü yerine aldırdı Buradan hareketle birçok fakih günümüzde yine aynı gerekçeye bağlı olarak makamın mataf alanının en dışına yani Osmanlı revaklarına bitişik bir yere yerleştirilmesi hususunda içtihadlarını ortaya koymuşlardır Uygulamaya geçilmesi için Suud hükümetinin idari kararı bekleniyor bildiğim kadarıyla Bugün itibarıyla bizi aşan bu idari tasarruf bir kenara, biz mevcut verili durumu esas alarak ne yapabiliriz ona bakmak lazım

    Madem Makam-ı İbrahim'de namaz demek illa mahfazanın önünde değil, onun hizasında namaz kılmak demektir; o zaman tavaftaki kişilere eziyet etmemek için Makam-ı İbrahim'in hizasında mataf alanının arkasına doğru gerilemek, kimseyi rahatsız etmeyecek ve kimse tarafından rahatsız edilmeyecek bir mekânı seçmek en uygunudur

    8 - Zemzem çeşmeleri önünde abdest alma

    Tek kelime ile yanlış Yeni düzenlemeye göre konuşuyorum; yoksa eskiden mataf alanının içinde alt katta zemzem suyu ile abdest almak için hazırlanmış lavabolar vardı; şimdi zarurete binaen onlar kaldırılmış, matafın bazı yerlerine çeşmeler ve bidonlar konulmuş Beşeriyet icabı abdesti bozulan, Harem'den ayrılmak istemeyen bazıları hemen bidonların önünde abdeste duruyor Çünkü dışarı çıktıklarında içeri girme ihtimali zayıflıyor Tuvalet ihtiyacı da olmayınca en kolay yol içeride abdest almak, hem de zemzemle Fakat şu husus gözden kaçırılıyor; abdest esnasında yerlere akan su ve özellikle ayakları yıkamaktan kaynaklanan ıslaklık mermer zemini kaygan hale getiriyor Çıplak ayakla yapılan tavaf esnasında bunun farkına varamayan çokları da maalesef kayıp düşüyor Sırf bu yüzden hastanelik olanlar, kolunu-bacağını kıran ve hac vazifesini ifa edemeyen kişileri görebilirsiniz Kul hakkına tecavüzün bir başka örneği bu mesele Daha ötesini, nasıl davranılması gerektiğini sizlerin engin düşüncelerinize havale ediyorum

    AHMET KURUCAN



    Paylaş
    Tavaf ederken günaha girmemek için... Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    bunlar çok önemli bilgiler okuyup kulağımıza küpe olsunki yanlışları yapmayalım sağolasınız inşALLAH bu sene çıkarda hac görürüz o mubarek yerleri farzımızı eda ederiz ALLAH nasip ederse



50 tavafın sevabı,  çıplak ayakla tavaf,  makamı ibrahimde kılınan nafile namaz