Bebek Sağlığı ve Haberler Forumundan Her 10 çocuktan biri dileksi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Her 10 çocuktan biri dileksi

    Reklam




    HER 10 ÇOCUKTAN BİRİ DİLEKSİ

    Okula başlamak, çocuğunuzun yaşamındaki en büyük değişimlerden biridir. Kimi bu süreci sorunsuzca atlatır kimi ise karşılaştığı bu yeni dünyaya alışmakta güçlük çeker. Ve her çocuk bu süreci farklı yaşar. Evden ayrılma korkusu, öğrenci olmayı reddetme gibi uyum sorunlarının yanı sıra çocuklarda sıkça rastlanılan durumlardan biri de disleksi yani öğrenme güçlüğüdür. Günümüzde her 10 çocuktan birinde görülen disleksi hakkında merak edilenleri sizin için ...’den öğrendik.
    Uyum sorunu yaşayan çocukların özellikleri
    Kimi çocuk ilkokula, öğretmenine, arkadaşlarına çok çabuk uyum sağlarken kimi çocuk zorlanabiliyor. Aile, öğretmen ve gerektiğinde psikolog yardımıyla çözümlenen uyum sorunu, çocuğun aşağıdaki davranışları sergilemesine neden oluyor:
    • Okula gitmek istememe
    • Okulla ilgisi yokuş gibi umarsız davranma
    • Evde ders çalışma yerine oyun oynama isteğinin daha fazla olması
    • Sınıf içinde öğretmenin anlattıklarına ilgisiz kalma
    • Okuldan mutsuz dönme
    • Uyku ve iştah bozuklukları
    • Huzursuzluk, ağlama ve öfke nöbetleri ya da içe dönüklük
    • İdrar kaçırma

    Günlük yaşamda dile ve kelimelere dayalı bir kültür söz konusu. Böyle bir kültür içinde disleksililer birçok sorun yaşıyor. Adres yazmak ya da tabela okumak onlar için çok zor oluyor.
    Okula başlama heyecanı artık geride kaldı. Ancak çocukları bu yıl ilk defa okulla tanışan anne babaların içlerindeki telaş henüz bitmedi. Onlar çocuklarının girdikleri bu yeni ortamda neler yapacaklarını büyük bir merakla bekliyorlar. Bu dönemde kimi aileler hiçbir sorun yaşamazken bazı aileler çeşitli nedenlerle okula gitmek istemeyen çocuklarının derdine düşüyor.
    Çocukların okula gitmek istememelerinin birçok nedeni olabiliyor. Kimi öğretmenine ve arkadaşlarına alışamıyor kimi evinden ayrılmak istemiyor. Ancak bu sorunların önünde sonunda bir çözümü oluyor. Ailesinin, öğretmeninin ve gerektiğinde bir psikolog yardımıyla okulda kendini güvende hissetmeye başlayan çocuk, zamanla arkadaşlarıyla da iyi geçinmeye başlıyor.
    Ne var ki, bazı uyum sorunları bu kadar basit çözümlenemiyor. Disleksi yani öğrenme bozukluğu bunlardan biri. Bazı çocuklar yaşıtı diğer çocuklara göre daha yavaş öğreniyor ve algılaması diğer çocuklara göre daha zayıf olabiliyor. Böyle bir durumda eğer ki, çocuğun zihinsel bir özrü yoksa kimi zaman anne baba, çocuğundaki algı ya da öğrenme sorununu anlamakta ve kabullenmekte zorlanıyor. Hal böyle olunca hem çocuk hem de ebeveyn için zor bir süreç başlıyor. Bu zor süreci sağlıklı bir şekilde geçirmenin tek yolu ise sorun hakkında bilgi sahibi olmak.
    Peki, disleksi yani öğrenme bozukluğu nedir?
    "Futbol ligi üzerine konuşabiliyor, ama 2 ile 2’yi neden toplayamıyor?", "dede"yi neden "bebe" diye okuyor?", "b ve d harfleri arasındaki farkı göremiyor mu?", "Anlamını bildiği bu kelimeleri neden okuyamıyor?", "Çok çalışıyor ama neden yapamıyor?" Eğer bir anne baba bu soruları sormaya başladıysa çocuğunun öğrenmeyle ilgili bir sorunu var demektir.

    Disleksi yani öğrenme bozukluğu olarak adlandırılan bu bozukluk bir hastalık değil. Disleksili çocuklar okumada, yazmada, matematikte zorluk çekiyorlar ancak zeka düzeylerinde bir sorun yok. Bu çocuklar, özellikle öğrenme bozukluğunun tanınmadığı toplumlarda okulda ve ailelerinde "anlaşılamama" sorunu yaşıyorlar. Çünkü zeka düzeyleri ve diğer tüm davranışları normal olan bu çocuklar sadece öğrenme konusunda takılıp kalıyorlar. Erkek çocuklarda kızlara oranla 4 kat daha fazla rastlanılan disleksi, çocuklarda şu belirtilerle kendini gösteriyor:
    • Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk.
    • b ve d, p ve q harflerini, 6 ve 9 gibi sayıları ters algılama; kelimelerdeki harfleri ya da sayıları karışık algılama, ne’yi en; 3’ü E; 12’yi 21 olarak algılamak gibi.
    • Okurken kelime atlamak.
    • Hecelerin seslerini karıştırmak ya da sessiz harflerin yerini değiştirmek, sıklıkla yazım hatası yapmak.
    • Yazı yazmada zorluk.
    • Gecikmiş ya da yetersiz konuşma.
    • Konuşurken anlama en uygun kelimeyi seçmede zorluk.
    • Yön (yukarı, aşağı gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları konusunda sorunlar.
    • Elleri kullanmada hantallık ve beceriksizlik; okunamayan el yazısı.
    • Bazı durumlarda toplama, çarpma yapabilme; ama çıkartma ya da bölme yapamama.
    • Kimi zamanda matematiği yalnızca zihinden yapabilme, ama yazamama.

    Ne zaman, nasıl fark ediliyor?
    Disleksi genellikle çocukluk döneminde, okumaya başlama aşamasında fark ediliyor. Disleksi her çocukta farklı şekillerde kendini gösteriyor. Bu bozukluğu taşıyanların en belirgin özelliği ise aynı yaş ve zekâ düzeyindeki diğer çocuklara kıyasla okuma düzeylerinin daha düşük olması. Ancak bir çocuğun okuma düzeyinin düşük olmasının nedeni her durumda disleksi olmayabiliyor. Çocuğun kişilik yapısı, anne-babayla iletişimi, okula, arkadaşlarına ve öğretmenine olan ilgisi de okuma düzeyini etkileyebiliyor. Disleksinin bazı özellikleri ilkokula başlayan ancak öğrenme bozukluğu olmayan çocukların çoğunda geçici olarak görülebiliyor. Çünkü yazmayı yeni öğrenirken harf hataları, okumayı yeni öğrenirken heceleme hataları ve kavramları yeni öğrenirken zamanı yanlış söyleme okula yeni başlayan her çocukta olabiliyor. Bu yüzden anne-babaların birinci sınıfa başlayan çocukları için telaşlanıp, kendi kendilerine teşhis koymamaları gerekiyor. Eğer böyle bir şüphe varsa hemen bir uzmana başvurmak en doğru yol.

    Tek bir nedeni yok
    Öğrenme bozukluğunun ortaya çıkmasının tek bir nedeni yok. Doğum öncesi (yetersiz beslenme, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ilaç kullanma...), doğum sırasında (uzun ve zor doğum, plasenta ve göbek kordonu anomalileri...), doğum sonrası (doğumdan sonra nefes alana kadar geçen sürenin uzunluğu, erken yaşta ateşli hastalık, başa hızlı darbe...) ve kalıtsal (ailelerde disleksi olan başka kişilerin de olması) etmenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda beyin üzerinde yapılan çalışmalar normal bireylerde sağ beyin yarımküresinin sol beyin yarımküresine göre daha küçük, disleksililerde ise eşit büyüklükte ya da sol beyin yarımküresinin daha küçük olduğunu ortaya koyuyor. Disleksililerin sol beyin yarımküresindeki farklılıkların bu bozukluğun nedeni olduğu düşünülüyor.

    Nedeni tam olarak bilinmeyen disleksi yaş ilerledikçe geçmiyor. Bozukluk yetişkinlikte de sürüyor. Disleksililerin çoğu yetişkinliklerine kadar okumayı öğrenmiş oluyorlar, ancak yavaş okuyorlar. Disleksiyle ilgili yanlış kanıların en önemlilerinden biri de bu bozukluğun zekâ düzeyi yüksek olanlarda görülemeyeceğine ilişkin olanı. Bunu çürüten kanıt ise Albert Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci, Walt Disney gibi isimlerin disleksili olmalarıdır.
    Eğitim
    Disleksi, 40-50 kişilik sınıflarda her çocukla birebir ilgilenemeyen eğitimciler ve çocuklarını takip etmeyen anne babalar tarafından yeterince tanınmadığı için, çocuklar bazen okuma yazma becerisini ilkokul birinci sınıf düzeyinde bile kazanamadan beşinci sınıfa kadar ilerleyebiliyor. Fark edildiği durumlarda ise oldukça uzun ve incelikli uygulamalar yapmak gerekiyor. .....
    Ailenin desteği çok önemli
    Öğrenme bozukluğu olan çocuk eğer arkadaşları ve ailesi tarafından anlayışla karşılanmazsa zamanla hiçbir şeyi doğru yapamadığını düşünüyor. Yeterince iyi olmadığını, arkadaşlarının ve ailesinin onu sevmediğini sanıyor. Okulda ve evde yaşadıkları onun kendisine dair olumsuz düşünceler geliştirmesine neden oluyor. Çünkü, ailesi ya da öğretmeni çoğunlukla yalnızca olumsuz yönleriyle ilgileniyor. Hal böyle olunca kendini işe yaramaz ve sorunlu biri olarak görmeye başlıyor. Küçük dünyasında kendini hep yanlış yapan (yanlış yazan, yanlış okuyan, yanlış hesaplayan) biri olarak algılıyor. Durumun bu hale gelmemesi için öncelikle sizin çocuğunuza ve hayata bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor. Çünkü her şeyden önce çocuğunuzun kendine dair olumlu düşünceler geliştirmesi gerekiyor. Bunu sağlamak için de çocuğunuzun farklı becerilerini keşfederek onu bu konuda cesaretlendirmelisiniz.
    (alıntı)



    Paylaş
    Her 10 çocuktan biri dileksi Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Disleksi, çocukların istemediği fakat yapmak zorunda kaldıkları durumlar karşısında öğrenmeyi reddetmeleri ile oluşan sorunun adıdır. Okula gitmek için evden ayrılmayı istemeyen çocuklarda yaşanan sorundur.



dileksi