Makale ve Şiirler ve Güzel ve Anlamlı Sözler Forumundan Mevlana Sözleri Şiirleri-( Resimli Arşiv) Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Mevlana Sözleri Şiirleri-( Resimli Arşiv)

    Reklam




    Mevlananın resimli sözleri,Mevlananın sözleri,Mevlananın en güzel sözleri,Mevlana Şiirleri


    MEVLANANIN EN GÜZEL SÖZLERİ VE ŞİİRLERİ

    Sevgide güneş gibi ol,
    dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
    hataları örtmede gece gibi ol,
    tevazuda toprak gibi ol,
    öfkede ölü gibi ol,
    her ne olursan ol,
    ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

    Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır

    Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..



    Paylaş
    Mevlana Sözleri Şiirleri-( Resimli Arşiv) Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Mevlana’nın çok güzel bir şiiri.










    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.

    Işığı gördüm, korktum.

    Ağladım.


    Zamanla ışıkta yaşamayı ögrendim.
    Karanlığı gördüm, korktum.

    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladim sevdiklerimi. ..
    Ağladım.


    Yaşamayı ögrendim.
    Dogumun, hayatın bitmeye başladığı an oldugunu;
    aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu

    ögrendim.

    Zamanı ögrendim.
    Yarıştım onunla...
    Zamanla yarışılmayacagını,
    zamanla barışılacağını, zamanla ögrendim...

    Insanı ögrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler oldugunu...
    Sonra da her insanın içinde
    iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.

    Sevmeyi ögrendim.
    Sonra güvenmeyi...
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı oldugunu,
    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kuruldugunu

    ögrendim.

    İnsan tenini ögrendim.
    Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. ..
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde oldugunu ögrendim..


    Evreni ögrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını ögrendim.
    Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni

    aydınlatabilmek gerektigin ögrendim.

    Ekmeği ögrendim.
    Sonra barış için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini.
    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,

    bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.



    Okumayı ögrendim.
    Kendime yazıyı ögrettim sonra...
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi ögretti bana...


    Gitmeyi ögrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi...
    Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi...

    Dünyaya tek başına meydan okumayı ögrendim genç yaşta...
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardım.
    Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektigine aydım.

    Düşünmeyi ögrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi ögrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yikarak düşünmek

    oldugunu ögrendim.


    Namusun önemini ögrendim evde...
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;
    gerçek namusun, günah elinin altindayken, günaha el
    sürmemek oldugunu ögrendim.


    Gerçegi ögrendim bir gün...
    Ve gerçegin acı oldugunu...
    Sonra kararında acının, yemege oldugu kadar hayata da

    lezzet kattığını ögrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının

    hayatı tadacağını öğrendim.

    Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
    Olur ya ...
    Kalp durur ...
    Akıl unutur ...
    Ben dostlarımı ruhumla severim.
    O ne durur, ne de unutur ...


    MEVLANA



    Mevlana’nın çok güzel bir şiiri.











    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.

    Işığı gördüm, korktum.

    Ağladım.


    Zamanla ışıkta yaşamayı ögrendim.
    Karanlığı gördüm, korktum.

    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladim sevdiklerimi. ..
    Ağladım.


    Yaşamayı ögrendim.
    Dogumun, hayatın bitmeye başladığı an oldugunu;
    aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu

    ögrendim.

    Zamanı ögrendim.
    Yarıştım onunla...
    Zamanla yarışılmayacagını,
    zamanla barışılacağını, zamanla ögrendim...

    Insanı ögrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler oldugunu...
    Sonra da her insanın içinde
    iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.

    Sevmeyi ögrendim.
    Sonra güvenmeyi...
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı oldugunu,
    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kuruldugunu

    ögrendim.

    İnsan tenini ögrendim.
    Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. ..
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde oldugunu ögrendim..


    Evreni ögrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını ögrendim.
    Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni

    aydınlatabilmek gerektigin ögrendim.

    Ekmeği ögrendim.
    Sonra barış için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini.
    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,

    bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.



    Okumayı ögrendim.
    Kendime yazıyı ögrettim sonra...
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi ögretti bana...


    Gitmeyi ögrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi...
    Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi...

    Dünyaya tek başına meydan okumayı ögrendim genç yaşta...
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardım.
    Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektigine aydım.

    Düşünmeyi ögrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi ögrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yikarak düşünmek

    oldugunu ögrendim.


    Namusun önemini ögrendim evde...
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;
    gerçek namusun, günah elinin altindayken, günaha el
    sürmemek oldugunu ögrendim.


    Gerçegi ögrendim bir gün...
    Ve gerçegin acı oldugunu...
    Sonra kararında acının, yemege oldugu kadar hayata da

    lezzet kattığını ögrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının

    hayatı tadacağını öğrendim.

    Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
    Olur ya ...
    Kalp durur ...
    Akıl unutur ...
    Ben dostlarımı ruhumla severim.
    O ne durur, ne de unutur ...


    MEVLANA



mevlana sözleri,  mevlana,  mevlananın görüntülü aşk sözleri