Mumine Ahlak ve Güzel Ahlak / Güzel huy ve Sıfatlar Forumundan Islâm Ve Ahlâk Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Islâm Ve Ahlâk

    Reklam




    İSLÂM VE AHLÂK

    Konular:
    • Ahlâk Neye Denir
    • İslâm'da Ahlâk
    • İnanç ve İbadetlerin Ahlâkımıza Tesiri
    • Ahlâkı Güzelleştirmenin Yolu

    Ahlâk Neye Denir

    Ahlâk, insanın ruhuna yerleşen alışkanlıklardır Bu alışkanlıklar, fazla düşünmeye gerek olmadan fiil ve davranışlarımızı meydana getirir
    Ruhumuza yerleşen alışkanlıklar iki kısımdır:
    1) İyi alışkanlıklar,
    2) Kötü alışkanlıklar
    Organlarımızın hareketleri ruhumuza bağlıdır Ruhumuza iyi alışkanlıklar yerleşirse organlarımızın fiil ve davranışları iyi olur Bunlara güzel ahlâk denir Ruhumuza kötü alışkanlıklar yerleşirse davranışlar kötü olur Bunlara da kötü ahlâk denir Davranışlarımızın iyi, ahlâkımızın güzel olabilmesi için ruhumuzu kötü huylardan temizleyerek iyi huylar yerleştirmemiz gerekir


    İslâm'da Ahlâk

    İslâm Dininde ahlâkın büyük bir önemi ve değeri vardır İslâmın gayesi insanları güzel ahlâk sahibi yaparak olgunlaştırmaktır İslâm güzel ahlâk demektir Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuştur:
    «Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim» (88) Bir müslümanın değeri ahlâkının güzelliği ile ölçülür Peygamber Efendimiz:
    «Sizin bana en sevimliniz ve kıyamet gününde bana en yakınınız ahlâkı en güzel olanınızdır» (89) buyurarak bu gerçeği dile getirmiştir
    Peygamberimize:
    «Allah katında en sevgili kullar kimlerdir?» diye sordular:
    Peygamber Efendimiz:
    «Ahlâkı en güzel olanlardır» (90) buyurdu İbadetler nasıl dinimizin emri ise, güzel ahlâklı olmak da dinimizin emridir İslâm'da ibadetlerin bir gayesi de kişileri kötülükten sakındırmak ve iyi ahlâk sahibi yapmaktır
    İnanç ve İbadetlerin Ahlâkımıza Tesiri
    Gerçek bir inanca sahip olan insan, bütün davranışlarının Allah tarafından görüldüğüne ve bunların görevli melekler tarafından da yazıldığına inanır Dünyada yaptığı her iş ve davranışın kıyamet gününde kendisinden sorulacağını bilir İyilik yapanların bunun mükâfatını göreceğine, kötülük edenlerin de cezasını çekeceğine kesinlikle inanır
    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
    «Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür» (91)
    Bu inanç, insanı kötülüklerden uzaklaştırır ve iyilik yapmaya yöneltir Kalbinde böyle bir inanç ve sorumluluk duygusu taşımayan kimselerden ise kendi çıkarları olmadıkça iyilik beklenmez, bunlar fırsat bulunca kendi çıkarları için her kötülüğü yapabilirler
    Halbuki kalbinde sağlam bir inanç taşıyan bir müslüman bütün davranışlarına dikkat eder Kimseye kötülük yapmaz Elinden geldiği kadar iyilik etmeye çalışır İbadetler, hem kalbimizdeki imanı güçlendirir, hem de iyi ahlâklı olmamızı sağlar
    Beş vakit namaz, bize daima Allah'ı hatırlatır, her türlü çirkin davranışlardan vazgeçirir Oruç, şefkat ve merhamet duygularını geliştirir, elimizi haramdan, dilimizi yalandan korur Zekât cimrilikten kurtarır, başkalarına karşı iyilik ve yardımseverlik duygularını geliştirir, topluma faydalı bir insan haline getirir
    İnsanların çalıştığı iş kolları, kazanç yolları çeşitlidir Çalışıp kazanmada dikkat edeceğimiz husus: Kazancımızı helâl yollardan sağlamak ve rızkımıza haram karıştırmamaktır
    Peygamber Efendimiz;
    «İnsanın, malını nereden kazanıp nereye harcadığından kıyamet günü sorguya çekileceğini» (92) bildirmiş, kazancına haram karıştıranlar hakkında şu uyarıda bulunmuştur:
    «Bir müslümanı aldatan, yahut zarar veren veya hile yapan bizden değildir» (93)
    Çalışıp kazanırken doğru hareket edenler için de şu müjdeyi vermiştir:
    «Ticarette doğruluktan ayrılmayan kıyamet gününde Peygamberlerle beraber olacaktır» (94) Doğruluk, müslümanlıkta çok önemli bir ahlâk kuralıdır Müslümana yakışan, iş hayatında doğruluktan ayrılmamak, insanları aldatmaktan, karaborsacılıktan, kaçakçılığın her çeşidinden sakınmak, helâl ve temiz yollardan kazanmaktır
    İyi ahlâk sahibi insan, işini doğru yapar, kimseyi aldatmaz, hile ve dolandırıcılık yapmaz Üzerine aldığı görevi hakkıyle yapar, hem kendisine, hem de çevresine yararlı olur


    Ahlâkı Güzelleştirmenin Yolu

    Çocuk dünyaya tertemiz olarak gelir Eğer anne ve babası tarafından iyi terbiye edilir, güzel huylar kazandırılırsa iyi ahlâklı olarak yetişir Şayet iyi terbiye edilmez, ruhunu kötü huylar bir kara leke gibi kaplarsa ondan güzel ahlâk ve iyi davranışlar beklenmez
    Nasıl ki, bedenimizi rahatsız eden hastalıklar ilâçla tedavi edilirse, ruhumuz da çirkin huyların atılarak yerlerine iyi huyların yerleştirilmesi ile tedavi edilebilir
    Sevgili Peygamberimiz: «Ahlâkınızı güzelleştiriniz» (95) buyurarak kötü ahlâkın düzelebileceğini belirtmiştir
    Kendisinde bulaşıcı hastalık olan bir hasta ile oturup kalkan kimse aynı hastalığa yakalanabilir Kötü ahlâklı insanlarla arkadaşlık edenler de onların davranışlarından etkilenir ve zamanla iyi huylarını kaybederek kötü ahlâklı olurlar Bu sebeple, iyi ahlâk sahibi olmak ve bunu devam ettirebilmek için iyi bir ahlâk eğitimi görmek yanında bilgili ve iyi ahlâklı insanlarla arkadaşlık etmek, kötülerle düşüp kalkmaktan sakınmak lazımdır
    Sevgili Peygamberimiz:
    - İyi kimselerle arkadaşlık etmeyi, güzel kokular satılan bir dükkanda oturmaya benzetmiştir Dükkan sahibi o kimseye bir şey ikram etmese bile oranın güzel kokularından yararlanır
    - Kötü kimselerle arkadaşlık etmeyi de demirci dükkanında oturmaya benzetmiştir Orada oturan kimseye ya bir ateş kıvılcımı sıçrar, veya fena kokusundan rahatsız olur (96)
    İşte bunun gibi iyi kimselerle arkadaşlık edene, iyilerin güzel ahlâkı tesir eder, o da iyi huylu olur Kötü ahlâklı insanlarla arkadaşlık yapanlara da onların kötü davranışları tesir eder ve zamanla o kimsenin iyi huyları bozulur, kötü ahlâklı olur
    Bize düşen görev; arkadaş seçiminde dikkatli olmak, iyi ve bilgili kimselerle dost olmak, onların söz ve sohbetlerinden yararlanmak, kötü insanlardan uzak durmaktır Ancak; kötü davranışlardan kurtarmak amacı ile insanlara yaklaşmalı ve iyi ahlâk sahibi olmalarına yardımcı olmalıyız



    Paylaş
    Islâm Ve Ahlâk Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    AHLÂKÎ GÖREVLERİMİZ


    Konular:
    • Ahlâkî Görevlerimiz
    • Allah'a, Peygambere ve Kur'an'a Karşı Görevlerimiz
    • Kendi Şahsımıza Karşı Görevlerimiz
    • Bedenimize Karşı Görevlerimiz
    • Ruhumuza Karşı Görevlerimiz
    • Yemede ve İçmede Ahlâk Kuralları
    • Konuşurken Uyulması Gereken Ahlâk Kuralları
    • Diğer Organlarımızın Düzeltilmesi

    Ahlâkî Görevlerimiz

    İslâm dininde ahlâkî ğörevler başlıca beş kısımdır:
    1) Allah'a, Peygambere ve Kur'an'a karşı görevlerimiz,
    2) Kendi şahsımıza karşı görevlerimiz,
    3) Ailemize karşı görevlerimiz,
    4) Vatan ve milletimize karşı görevlerimiz,
    5) Bütün insanlara karşı görevlerimiz


    Allah'a Karşı Görevlerimiz

    Bizi yoktan var eden ve mükemmel organlarla donatan, yeryüzünde ne varsa hepsini bizim faydalanmamız için yaratan Allah'tır İnsana tanınan bu üstün özellikler hiçbir canlıya verilmemiştir Bu iyiliklere karşı yapmamız gereken görevler vardır
    Bu görevler:
    - Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak
    - İbadet vazifelerini yerine getirmek
    - Emirlerine uygun hareket edip yasak ettiği şeylerden sakınmak
    - Allah sevgisini her şeyden üstün tutmak
    - O'nun adını saygı ile anmak
    - Verdiği nimetlere şükretmek


    Peygambere Karşı Görevlerimiz

    Allah, İslâm dinini insanlara tebliğ etme görevini Peygamberimiz Hz Muhammed (sas)'e verdi Sevgili Peygamberimiz insanlığın kurtuluşu için çok çalıştı Bu uğurda birçok güçlüklerle karşılaştı İslâmın ışığı ile dünyayı aydınlattı İnsanlara mutlu olmanın yollarını gösterdi
    Bu sebeple;
    - O'nun son ve en büyük peygamber olduğuna inanmak,
    - O'nu çok sevmek, adı anıldığı zaman salevat-i şerife okumak,
    - O'nun gösterdiği yoldan yürümek,
    - O'nun güzel ahlâkını kendimize örnek alarak yaşamak
    Peygamberimize karşı yerine getirmemiz gereken görevlerdir


    Kur'an'a Karşı Görevlerimiz

    - Kur'an-ı Kerim'in Allah tarafından Peygamberimiz vasıtası ile gönderilen son kitap olduğuna inanmak,
    - Onu usulüne göre güzelce okumak,
    - Manasını anlamaya çalışmak,
    - Kur'an'ı okurken ve dinlerken son derece saygılı olmak
    - Kur'an'ın yap dediklerini yapmak, yapma dediklerinden sakınmak


    Kendi Şahsımıza Karşı Görevlerimiz


    İnsan beden ve ruhtan meydana gelen bir varlıktır Bu sebeple kendimize karşı görevlerimiz iki kısma ayrılmaktadır:
    1) Bedenimize karşı görevlerimiz,
    2) Ruhumuza karşı görevlerimiz
    1- Bedenimize Karşı Görevlerimiz
    a) Dengeli Beslenmek: Yiyeceğimize, içeceğimize dikkat ederek dengeli beslenmeliyiz Çünkü sağlıklı ve güçlü bir bedene sahip olabilmemiz buna bağlıdır Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır: «Ey İnsanlar; Yeryüzündeki temiz ve helâl olan şeylerden yiyiniz» (97)
    Peygamber Efendimiz: «Kuvvetli mü'min zayıf mü'minden daha hayırlı ve Allah katında daha sevimlidir» (98) buyurarak müslümanın güçlü ve kuvvetli olmasını istemiştir
    b) Sağlımızı Korumak: Vücudumuzu hastalıklardan korumak ve bunun için gerekli tedbirleri almak görevimiz olduğu gibi herhangi bir hastalığa yakalandığımız takdirde tedâvi olmak da görevimizdir Sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyuruyor:
    «Ey Allah'ın kulları! Tedâvi olunuz Çünkü Allah verdiği her hastalığın ilâcını da yaratmıştır» (99)
    İslâm Dini, vücudumuza zararlı olan alkollü içkileri ve uyuşturucu maddelerin kullanılmasını yasaklamış, sağlığımızı tehlikeye düşürecek her türlü davranıştan sakınmamızı emretmiştir
    Sağlığımız yerinde iken değerini iyi bilmeli, hastalıklara karşı daima tedbirli olmalıyız Çünkü insan çoğu zaman nimet elde iken onun değerini hakkıyle bilemez Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyuruyor:
    «İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlarda aldanmıştır (Yani bunların değerini bilmez) Biri sağlık, diğeri de boş vakittir» (100)
    c) Temizliğe Dikkat Etmek: Bedenimize karşı görevlerimizden biri de temizliktir Müslümanın bedeni, elbisesi ve çevresi temiz olmalıdır Temizliğin sağlığımızın korunmasında önemli rolü vardır Peygamberimiz:
    «Temizlik imanın yarısıdır» (101) buyurarak dinimizin temizliğe verdiği önemi belirtmiştir
    Sevgili Peygamberimiz diş temizliğine de büyük önem vermiş, bize de dişlerin temizlenmesini tavsiye ederek şöyle buyurmuştur:
    «Size ne oluyor da dişleriniz sararmış olarak yanıma geliyorsunuz? Misvak kullanınız» (102)


    2- Ruhumuza Karşı Görevlerimiz
    Ruhumuza karşı görevlerimiz şunlardır:
    - Ruhumuzu asılsız ve yanlış inançlardan temizlemek,
    - Doğru ve sağlam inançlar yerleştirmek,
    - Doğru ve faydalı bilgilerle donatmak,
    - Kötü düşünce ve çirkin huylardan arındırmak,
    - İyi düşünce ve güzel huylarla süslemek


    Yemede ve İçmede Ahlâk Kuralları
    - Yiyecek ve içeceklerin helâl olması,
    - Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak,
    - Yemeğe başlarken "Bismillâh", yemek bitince de "El-Hamdülillâh" demek,
    - Yemeği kendi önünden almak ve sağ el ile yemek,
    - Lokmayı ağıza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak,
    - Lokma ağzında iken konuşmamak,
    - Bir lokmayı yutmadıkça diğerini almamak,
    - Yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek,
    - Su içerken bardağın içine nefes vermemek,
    - Başkalarını tiksindirecek söz ve davranışlarda bulunmamak,
    - Yemekte israf etmemek, tabağa yiyebileceği kadar yemek koymak ve koyduğu yemeği bitirmek,
    - Toplu yemek yenirken herkes yemeği bitirmeden sofradan kalkmamak,
    - Yemeğe önce büyüklerin başlaması,
    - Sokaklarda yememek
    Yemek bitince şöyle dua edilir:
    «Bizi yediren, içiren ve müslüman olarak yaratan Allah'a hamdolsun»


    İslâm Dininde Yiyilmesi ve İçilmesi Helâl ve Haram Olan Şeyler

    Dinimiz, temiz ve yararlı olan şeylerin yenilmesi ve içilmesini helâl kılmış, zararlı, pis ve iğrenç olanları da haram kılmıştır Müslüman yiyecek ve içeceklerine dikkat etmeli dinimizin yasakladığı şeylerden sakınmalıdır
    Yiyilmesi haram olan şeylerin hepsini burada saymıyacağız Ancak bazılarını kısaca belirtmekle yetineceğiz


    Yiyilmesi haram olan şeylerden bazıları:
    1- Leş: Kendiliğinden ölmüş hayvan,
    2- Kan: Usulüne göre kesilen hayvanın vucudundan akan kan
    Dalak ve ciğer gibi organlarda kalan kan, akmış olmadığı için bu organlarla beraber yenir
    3- Domuz eti: Domuz etinin yenilmesi, dinimizce kesinlikle yasaktır Domuz, pis olan gıdaları sevdiği için vucüdunda fazla miktarda mikrop bulunur Bunların başında insan sağlığı için çok tehlikeli olan tirişin ve tenya gelir Modern Tıp, domuz etinin birçok zararını tesbit etmiştir Daha pek çok zararı ileride daha iyi anlaşılacaktır Bilmemiz gereken şudur:
    Domuz etini yemek haramdır dinimizce yasaklanan şeylerde mutlaka birtakım zararlar ve henüz bilemediğimiz sebepler vardır Eğer bunlar yararlı olsaydı bize bizden daha merhametli olan Allah, bunları yasaklamazdı
    Bizi yaratan ve yaşatan Allah'tır O, bize bizden daha merhametlidir Bize neyi emretmişse onda bizim yararımız vardır Neyi yasaklamış ise zararlı olduğu için yasaklamıştır Her geçen gün bunların zararları daha iyi anlaşılmaktadır
    Bu sebeple biz müslüman olarak dinimizin emrettiği şeyleri yapmak, yasakladığı şeylerden de sakınmak zorundayız


    4- Allah'tan başkası adına kesilen hayvan: Bir hayvan Allah'tan başkası adına kesilirse eti yenmez
    Allah, hayvanları da insanların yararlanması için yaratmıştır Hayvanı keserken Allah'ın adını anmak yani besmele çekmek gerekir
    Kur'an-ı Kerimde yiyilmesi haram olan şeyler hakkında şöyle buyurulmaktadır:
    «Allah size ancak ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı…» (103)
    İçilmesi haram olan şeyler:

    1- İçki: Sarhoşluk veren içeceklere denir Dinimiz sarhoşluk veren her türlü içkiyi haram kılmıştır
    Çoğu sarhoşluk veren alkollü içkilerin azını içmek de haramdır Bu sebeple «Sarhoş olmayacak kadar az içersem yine haram olur mu?» denilemez
    Peygamberimiz bu konuda şöyle buyuruyor:
    «Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır» (104)
    İçkinin pek çok zararları olduğu bilinen bir gerçektir
    Dinimizin alkollü içkileri yasaklamış olması, bizim iyiliğimiz içindir Müslüman, içkinin her çeşidinden mutlaka sakınmalı, kendisini içki içmeye teşvik edenlere aldanmamalıdır
    Yüce Allah, Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de içkinin kesinlikle haram olduğunu bildirmiş, (105) Peygamberimiz de «İçkiden sakının, çünkü o, bütün pisliklerin anasıdır» (106) buyurarak içkinin pek çok kötülüğün doğmasına sebep olduğunu duyurmuştur
    İçkinin vucüdu tahrip ederek birçok hastalıklara sebep olduğu bilinen bir gerçektir
    Alkollü içkiler, zihni faaliyetleri durdurduğu için insan kendini kontrol edemez hale gelir Ne yaptığının farkında olmaz, ne söylediğini bilemez İçki birbiri ile dost olan arkadaşlar arasında tartışmalara ve kavgalara sebep olur Sarhoşluk yüzünden çıkan kavgalar bazen cinayetle sonuçlanır İçkili vasıta kullananların trafik kazası sonucunda ölüme gittiğini ve pek çok kişinin de ölümüne sebep olduğunu hemen her gün görüyoruz
    Evine sarhoş olarak gelen ve ailesi ile gereksiz yere tartışıp, evde huzursuzluk çıkaran, hanımını ve çocuklarını döven ve bu yüzden aile yuvasını yıkanların sayısı az değildir
    Dinimizin alkollü içkileri yasaklaması, hem kişilerin sağlığı, hem de aile ve toplumun huzuru bakımından çok yararlı olmuştur


    2- Uyuşturucu Maddeler: Dinimiz uyuşturucu maddelerin hangi yoldan olursa olsun vucüda alınmasını ve kullanılmasını haram kılmıştır
    Uyuşturucu maddeleri kullanmak, alkollü içkilerden daha çabuk tahribat yapmaktadır
    Bunları kullananların ne hale geldiklerini, nasıl acınılacak duruma düştüklerini görüyoruz Beyaz zehir olarak adlandırılan uyuşturucu, insanlık için çok büyük bir tehlike halini almıştır Bütün dünya bu ölüm tuzağı ile mücadele etmektedir
    Bir defa kullananın artık bundan kurtulması çok zordur Onun için uyuşturucudan da, uyuşturucu kullanandan da mutlaka uzak durmak lâzımdır Bunlara yaklaşmak ateşe atlamak kadar tehlikelidir Uyuşturucu, en vahşi canavardan daha acımasızdır İşte dinimiz, insanı perişan ederek çırpına çırpına can vermesine sebep olan uyuşturucuyu yasaklamakla insanlığı büyük bir tehlikeden kurtarmıştır
    Alkollü içkileri ve uyuşturucu maddeleri yasaklayan, insana ve insan sağlığına büyük değer veren bir dine mensup olduğumuz için Allah'a şükretmeliyiz


    Aman Bu Ölüm Tuzağına Dikkat!

    Dinimiz, insan sağlığına büyük önem vermiş, beden ve ruh sağlığımıza zarar veren şeylerin içilmesini, kullanılmasını ve hangi yoldan olursa olsun vücuda alınmasını haram kılmış, kesinlikle yasaklamıştır
    İnsanın, kendi vücudunu kendi elleriyle bile bile tahrip etmesi ne kadar acıdır
    «Bir kere kullanmakla bir şey olmaz» diyerek uyuşturucu kullanmaya başlayanların bir daha ondan kurtulması çok zordur Çünkü bu, zehiri denemek demektir Zehir ancak bir defa tecrübe edilir İkinci tecrübesi yoktur Zira ilk tecrübe ölümle sonuçlanır Uyuşturucu da böyledir, tecrübe etmeye gelmez Uyuşturucu kullanmaya başlayan artık geriye dönüşü olmayan tehlikeli bir yola girmiştir Yolun sonunda ise acıklı bir ölüm vardır
    Öyle ise;
    Ey anneler, babalar!
    Çocuklarımıza sahip çıkalım Onların kimlerle arkadaşlık ettiklerini, kimlerle oturup kalktıklarını ve nerelerde gezip dolaştıklarını takip edelim Bizi ömür boyu evlat acısı ile kıvrandıracak olan bu felaketten çocuklarımızı mutlaka koruyalım
    "Benim çocuğum böyle şeyleri yapmaz" demeyelim Çocuğumuz çok iyi olabilir, ona çok da güvenebiliriz Ancak çocuklarımıza kurulan tuzaklardan haberimiz olmayabilir Biricik yavrularımızın, şer odaklarının sinsi ve hain tuzaklarından etkilenmeyeceğini nasıl temin edebiliriz? Temin edemeyeceğimize göre bu konuda çok duyarlı ve tedbirli olmamız gerekir
    Uyuşturucu kullanmak; kendini göre göre uçurumdan aşağıya atmak, bile bile ölüme gitmektir Uyuşturucu öyle bir tuzaktır ki ona yakalanan kişinin bir daha kurtulması çok zordur, hemen hemen imkânsızdır
    Bu sebeple, uyuşturucu tehlikesine karşı hep birlikte uyanık olmanın gereğini bir kere daha dile getirerek diyoruz ki;
    En iyi tedbir, bu korkunç tuzağa hiç yaklaşmamak, bu acımasız canavarın pençesine düşmemektir Bu beladan kurtulmanın tek ve kesin çaresi, onu hiç kullanmamaktır Bunu sakın unutmayalım
    Biricik varlığımız olan gençlerimize sesleniyoruz:
    Sevgili Gençler!
    Kendinizi düşünün
    Geleceğinizi düşünün
    Önünüzde güzel bir gelecek var
    Hayatınızın baharında kendinize yazık etmeyin
    Sizden hiç bir fedakarlığı esirgemeyen ailenizi düşünün
    Sizden büyük hizmetler bekleyen ülkenizi düşünün
    Ölümden sonraki ikinci ve sonsuz hayatı düşünün
    Dünyayı ve ahireti kendinize zindan etmeyin
    Sizden çok şey bekleyen milletimizi üzmeyin
    Gelin bu uyarılara kulak verelim
    Ve hep birlikte;
    «Ölüm tuzağı uyuşturucuya kesinlikle hayır» diyelim
    Konuşurken Uyulması Gereken Ahlâk Kuralları
    - Söyleyeceği sözün sonunu düşünerek ona göre konuşmak,
    - Dünya ve ahiret için yararı olmayan sözleri söylememek,
    - Sözleri ile kimsenin gönlünü kırmamak, konuşurken başkasının sözünü kesmemek,
    - İnsanların makam ve şahıslarına göre konuşmak,
    - Bir insanı öğerken aşırı gitmemek,
    - Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmamak,
    - Boşboğazlık, gevezelik etmemek,
    - Konuşurken ağzını eğip bükmemek, bilgiçlik taslamamak, başkalarının sözlerinde kusur aramamak,
    - Dilini kötü sözlere alıştırmamak, yalan söylemekten, yalan yere yemin etmekten, başkalarının aleyhinde konuşmaktan, koğuculuk yapmaktan, yalan yere söz vermekten sakınmak
    - Başkalarıyla alay etmemek, kimseye kötü bir ad takmamak,
    - Söylenmemesi istenen bir sırrı başkalarına söylememek
    Peygamberimiz, kurutuluş yolu nedir? diye sorana şu cevabı vermiştir: «Dilini muhafaza et» (107)
    Ashabdan biri Peygamberimize: Kendim için korkacağım en tehlikeli şey nedir? dedi Sevgili Peygamberimiz mübarek dilini eliyle tutarak: «İşte budur» (108) buyurdu
    Peygamberimiz (sas) bir hadisi şeriflerinde de şöyle buyurmuştur: «Allah'a ve âhiret gününe inanan kimse ya hayırlı söz söylesin veya sussun» (109)
    Görülüyor ki, dilimize sahip olmamız, söyleyeceğimiz sözlere dikkat etmemiz çok önemli bir ahlâk kuralıdır


    Diğer Organlarımızın Düzeltilmesi
    Dilimizden başka diğer organlarımızı da terbiye ederek davranışlarımızı düzeltmek, organlarımızı ahlâk kurallarına uygun olarak kullanmak kendimize karşı yerine getirmemiz gereken görevlerdendir Bu görevler kısaca şunlardır:
    - Ellerini ve ayaklarını haramdan, başkalarına zarar veren işlerden çekmek,
    - Kendisinin olmayan bir şeye kötü gözle bakmamak, gözleri ile başkalarının kusurlarını görmeye çalışmamak, gözü ile kimseyi rahatsız etmemek,
    - Kulakları ile yalan, gıybet, dünya ve ahirete faydası olmayan sözleri dinlememek,
    - Hiç kimsenin malına, canına, namusuna tecavüz etmemek


    Selâm Vermek
    Selâm, müslümanlar arasında sevgi ve dostluğa vesile olan güzel bir davranıştır Selâm, her türlü kötülükten uzak olma anlamındadır Selâm vermekle din kardeşimizin kötülüklerden korunmasını istemiş ve onun iyiliği için dua etmiş oluruz
    Selâm vermek sünnet, verilen selâmı almak farzdır
    Selâmlaşmak müslümanlar arasındaki sevgiyi artırır, kardeşlik duygularını kuvvetlendirir Peygamberimiz, selâmlaşmanın hayırlı bir ibadet ve birbirimizi sevmemize vesile olan iyi bir davranış olduğunu bildirmiştir
    Selâm; «Esselâmu aleyküm» cümlesidir
    Bu, «Selâmün aleyküm» şeklinde de söylenebilir Selâm veren bunlardan birini söyler Selâmı alan kişi de: «Ve aleykümüsselâm» veya «Aleykümüsselâm» diyerek selâma karşılık verir
    Selâmlaşırken;
    - Genç olan, yaşlıya,
    - Araçta olan, yaya olana,
    - Yürüyen, oturana,
    - Arkadan gelen, önden gidene,
    - Az olan topluluk, çok olan topluluğa
    selâm verir
    Bir topluluğa selâm verilince, topluluğun içinden birisi selâmı alırsa, bu, topluluk adına yeterlidir Eğer verilen selâmı hiçbirisi almazsa toplulukta bulunanların hepsi sorumlu olur
    Eğer selâmı veren bir topluluk ise, onlardan bir kişinin selâm vermesi yeterli olur Diğerlerinin selâm vermesi gerekmez
    Müslüman selâm vermekle din kardeşine değer vermiş ve saygı göstermiş olur Selâm iyi duygularla verilmeli ve aynı duygularla alınmalıdır Uyuyan kimseye ve tuvaletini yapana selâm verilmez
    Ezan okunurken selâm vermek mukruh olduğu gibi Kur'an okuyana ve okunan Kur'anı dinleyenlere selâm verilmesi de mekruhtur Namaz kılan kimseye de selâm verilmez Camiye girildiği zaman, namaz kılmayanlar varsa onlara selâm verilebilir




  3. 3
    AİLEMİZE KARŞI GÖREVLERİMİZ

    Konular:
    • İslâm'da Ailenin Önemi
    • Aile Fertlerinin Birbirine Karşı Görevleri
    • Karı-Kocanın Birbirine Karşı Görevleri
    • Anne ve Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri
    • Çocukların Ana ve Babalarına Karşı Görevleri
    • Kardeşlerin Birbirine Karşı Görevleri
    • Komşulara Karşı Görevlerimiz
    • Okul, işyeri ve Çevredeki Diğer Dinlere Mensup İnsanlarla İlişkiler

    İslâm'da Ailenin Önemi
    Karı-koca, ana-baba ve çocuklardan meydana gelen en küçük insan topluluğuna aile denir
    Ailelerin birleşmesinden Millet meydana gelir Bir Millet için ailenin önemi çok büyüktür Çünkü milletin temeli ailedir Aileler mutlu ve huzurlu olursa millet de güçlü ve kuvvetli olur
    Aile, bir milleti millet yapan milli ve manevi değerlerin, gelenek ve göreneklerin öğrenildiği bir okuldur Allah'a, vatan ve millete karşı borçlu olduğumuz vazifeler önce burada öğrenilir Küçükler ailede büyüklerin davranışlarını görerek taklid eder, devamlı olarak gördüğü hareketler ruhunda iyice yerleşir ve alışkanlık haline gelir Böylece çocuğun ahlâki yapısı ve kişiliği oluşur
    İnsanların davranışlarını bir fotoğraf makinesi gibi alan çocuğun temiz ruhunda iyi görüntülerin yer alması için, aile fertlerinin her zaman iyi hareketlerde bulunması gerekmektedir Bu sebeple, aile fertlerinin birbirlerine karşı ahlâki vazifelerini ve sorumluluklarını yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır Ailenin mutluluğu ve milletin geleceği buna bağlıdır
    Aile Fertlerinin Birbirlerine Karşı Görevleri
    Ailenin temeli karı-kocadır Aile önce bunlarla kurulur
    Peygamberimiz (sas) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    «Dikkat ediniz, sizin kadınlarınız üzerinde, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır» (110)
    Karı-Kocanın Birbirine Karşı Görevleri:
    - Her şeyden önce karı ile koca arasında karşılıklı sevgi olmalı,
    - Koca, ailesinin yiyecek, giyecek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalı, kazancı helâl olmalı,
    - Koca, ailesinin dini ve ahlâki vazifelerini yapmasında yardımcı olmalı, eksiklerini öğretmeye çalışmalı,
    - Erkek, hanımına karşı nazik ve yumuşak davranmalı, kaba ve kırıcı olmamalı,
    Bu konuda Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
    «Mü'minlerin iman yönünden en mükemmeli ahlâkça en güzel olanlarıdır Sizin en hayırlınız kadınlara karşı en iyi davrananınızdır» (111)
    - Kadın, kocasına sevgi ve saygı ile bağlanmalı, ev idaresinde ve çocukların terbiyesinde kocasına yardımcı olmalı,
    - Kadın, tutumlu olmalı, kocasının kazandıklarını israf etmemeli ve evine sahip çıkmalı,
    - Kadın, evine, yuvasına bağlı olmalı, namusunu titizlikle korumalıdır,
    Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
    «Kadın, beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse, kendisine: 'Hangi kapısından istersen cennete gir denilir» (112)
    «Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse cennete girer»(113)
    Anne ve Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri:
    Aile yuvasının süsü ve mutluluk kaynağı olan çocuk, anne ve babaya Allah'ın bir emanetidir Anne ve baba çocuklarının terbiyesinden hem Allah'a, hem de topluma karşı sorumludur Anne ve babanın çocuklarına karşı başlıca vazifeleri şunlardır:
    - Çocuklarını sağlıklı olarak besleyip büyütmek, çocukların beden ve ruh sağlığını korumak,
    - Çocuklarına haram lokma yedirmemek,
    Peygamber Efendimiz: «Allah yolunda harcanan paraların sevabı en çok olanı, aile fertlerine harcanan paradır» (114) buyurmuş
    «Bir insanın bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerini ihmal etmesi günah olarak kendisine yeter» (115) uyarısında bulunmuştur
    - Çocuğuna güzel bir ad koymak,
    - Çocuğu iyi terbiye etmek, ona ahlâk yönünden güzel örnek olmak,
    Peygamberimiz: «Hiç bir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır» buyurarak çocuk terbiyesinin önemini belirtmiştir
    - Çocuğu okutmak, geçimini sağlayıcı bir meslek sahibi yapmak,
    Hz Ali şöyle demiştir: «Çocuklarınızı bulunduğunuz zamandan başka bir zaman için yetiştiriniz Çünkü onlar, sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır»
    - Çocukları sevmek, onlarla ilgilenmek Çünkü çocukların yemek, içmek kadar sevgiye de ihtiyaçları vardır,
    Peygamber Efendimiz çocukları çok sever ve onlarla ilgilenirdi
    - Çocuklara sevgi gösterirken, hediye verirken ayırım yapmamak, eşit ve adaletli davranmak,
    - Evlenme çağına geldikleri zaman çocukları evlendirmek,
    Çocukların Ana ve Babalarına Karşı Görevleri:
    - Ana ve babaya iyilikte bulunmak,
    - Geçim sıkıntısı içinde iseler geçimlerini sağlamak,
    - Ana ve babayı söz ve davranışları ile hiçbir şekilde incitmemek, "Öf" bile dememek,
    - Ana ve babalarına karşı güler yüzlü, tatlı sözlü olmak, yüzlerine sert ve öfkeli bakmamak,
    - Çağırdıkları vakit hemen koşmak,
    - Ana ve babaların emirlerini (Bu emirlerde Allah'a itaatsizlik olmadıkça) dinlemek ve yerine getirmek,
    - Her işte onları memnun etmek,
    - Yanlarında yüksek sesle konuşmamak,
    - Ana-baba hizmete muhtaç duruma geldiklerinde onlara hizmet etmek ve bunu seve seve yapmak,
    - Onlardan izinsiz bir yere gitmemek,
    - Öldükleri zaman onları rahmetle anmak, dûa etmek, onların ruhları için hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babanın dostlarına iyilik etmek, anne ve babasına kötü söz söylenmesine sebep olmamak,
    Anne-baba hakları konusunda Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:
    «Allah'ın en sevdiği amel, vaktinde kılınan namaz ile anaya ve babaya iyilik yapmaktır» (116)
    «Allah'ın kıyamet gününde yüzlerine bakmayacağı kişilerden biri de anasına, babasına asi olandır» (117)
    «Allah, bütün günahlardan dilediklerinin (cezasını) kıyamet gününe tehir eder, yalnız ana-babaya yapılan isyanın cezasını Allah, sahibine ölmeden önce verecektir» (118)
    Kardeşlerin Birbirine Karşı Görevleri:
    Kardeşler arasında samimi bir sevgi ve birlik olmalı
    Kardeşler birbirlerini tamamlayan bir bütünün parçaları gibidir Hiç bir şey bu birliği bozmamalı, kardeşleri birbirinden uzaklaştırmamalı
    Miras, para ve mal gibi şeyler, maddi çıkarlar, kardeşlerin arasını açmamalı, aralarındaki birliği bozmamalı
    Büyük kardeşler küçükler için ana, baba gibidir Küçükler büyüklere saygı göstermeli, onlara karşı gelmekten, kırıcı söz ve davranışlardan sakınmalı Büyükler de küçükleri korumalı, sevgi ve merhamet göstermelidir
    Kardeşler birbirlerine iyilik yapmalı, birbirlerinin menfaatini kendi menfaati gibi gözetmelidir,
    Komşulara Karşı Görevlerimiz:
    Aile ve akrabalarımızdan sonra bize en yakın olan insanlar komşularımızdır Hemen her gün karşılaştığımız, çoğu zaman beraber olduğumuz komşularla iyi geçinmek dinimizin emridir
    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de komşulara iyilik yapmamızı emretmiş, Sevgili Peygamberimiz de:
    «Allah'a ve ahiret gününe inanan komşusuna iyilik etsin» (119)
    «Allah'a ve ahiret gününe inanan komşusuna eziyet etmesin» (120) buyurmuştur
    Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde de: Komşusuna eziyet edenlerin gerçek mü'min olamayacaklarını ve cennete giremeyeceklerini bildirmiştir
    Komşularımıza karşı başlıca görevlerimiz şunlardır:
    - Komşuların hakkına saygılı olmak, onları söz ve davranışlarımızla incitmemek,
    - Güler yüzlü, tatlı sözlü olmak, sevinç ve üzüntülerini paylaşmak,
    - Dert ve sıkıntılarını gidermeye çalışmak, gerektiğinde yardım etmek, ödünç vermek, hediyeleşmek,
    - Ses ve gürültü ile onları rahatsız etmemek,
    - Hastaları ziyaret etmek, ölenin cenazesine katılmak, başsağlığı dilemek,
    Özetle: Kendimiz için sevdiğimiz şeyleri onlar için de sevip arzu etmek, kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri onlara yapmamaktır
    Okul, İşyeri ve Çevredeki Diğer Dinlere Mensup İnsanlarla İlişkiler
    Dinimiz; müslüman olmayan kimselerin haklarına da saygılı olmamızı emreder, onlara zarar verilmesini ve haksızlık yapılmasını yasaklar
    Müslüman, yaşadığı toplumdaki insanlarla iyi ilişkiler içinde bulunmaya özen göstermelidir
    Arkadaşlarımız başka dinden olsalar bile onlarla iyi geçinmeli, kaba ve kırıcı davranışlardan sakınmalıyız
    Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
    «Mü'min uysaldır Başkaları ile iyi geçinir, kendisi ile iyi geçinilir İyi geçinmeyen, kendisi ile de iyi geçinilmeyen kimsede hayır yoktur» (121)
    Tarih boyunca müslümanlar, başka dinlere mensup insanlara iyi davranmışlar, onları rahatsız edecek söz ve davranışlardan sakınmışlardır İşte bu sayısız iyi davranış örneklerinden biri:
    Hz Ömer'in oğlu Abdullah bir gün hizmetçisine koyun kestirmişti Koyunun etlerinden bir kısmını komşulara dağıtmasını emretmiş ve önce müslüman olmayan komşuya vermesini istemiş ve bu isteğini üç defa tekrarlamıştı (122)
    Müslümanların güzel ahlâkı ve iyi davranışlarını görenler, geçmişte (hiçbir zorlama olmadan) kendi istekleri ile seve seve müslüman olmuşlardır
    İnsanlar daha çok gördüklerine inanır Bu sebeple biz, başka dinlere mensup olan komşularımız, okul ve işyerlerindeki arkadaşlarımızla İslâm ahlâkına yakışır bir şekilde iyi davranışlar içinde olmalıyız Sergileyeceğimiz bu davranışlar, hem Yüce İslâm Dini'nin güzelliğini gösterir, hem de tarihi şan ve şerefle dolu olan milletimizin daha iyi tanınmasını sağlar Böylece müslümanlar hakkındaki bazı yanlış kanaatler de düzelmiş olur
    Dinimize göre, bir müslüman, müslüman olmayan kimselerle tokalaşabilir, onlara yemek ikram edebilir Hristiyan ve Yahudilerin yemeklerini yiyebilir Başka dinden olanlarla alış-veriş yapabilir, hediye verip, verdikleri hediyeleri alabilir, hastalarını ziyaret edebilir (123)
    Bunlar, diğer dinlere mensup insanlarla iyi ilişkiler içinde olmamızın gereğini göstermektedir

    Dipnot:

    (89) Riyazü's-Salihin, c II, s 54 (90) Seçme Hadisler s 32 (91) Zilzal Sûresi, 7-8 (92) et-Terğib ve't-Terhib, c I, s 125 (93) 250 Hadis, s 159
    (94) 250 Hadis, s 62
    (95) A Hamdi AKSEKİ, Ahlâk Dersleri, s 19
    (96) Camiu's-Sağir
    (97) Bakara sûresi, 168 (98) Meşariku'l-Envar, c II, s 112 (99) Câmiu's-Sâgir
    (100) Câmiu's-Sâgir, "Nun" Maddesi" (101) Meşariku'l-Envar, c II s 107 (102) Beyhakî, Mesvâk: Suudi Arabistan'da yetişen "Erak" ağacının dallarından yapılan diş fırcasıdır Bugün temiz maddelerden yapılan diş fırçaları misvak yerine geçer Amaç dişleri temizlemektir (103) Bakara sûresi, 173 (104) Neseî, cVIII, s 300
    (105) Maide sûresi, 90
    (106) Camiu'l-Usul-Fî Ahadisir-Rasûl, c 5 s 103 (107) Riyazü's-Salihin, c III s 107 (108) age, c III s 106
    (109) age, c III s 103
    (110) Riyazü's-Salihin, c I, s 318 (111) Riyazü's-Salihin, c I, s 320 (112) 250 Hadis, s 186
    (113) Riyazü's-Salihin, c II, s 329 (114) Riyazü's-Salihin, c I, s 331 (115) Câmi'us-Sağir (116) Riyazü's-Salihin, c I, s 347 (117) et-Terğib ve't-Terhib, c III, s 327 (118) Seçme Hadisler, s 58
    (119) Riyazü's-Salihin, c I, s 343
    (120) Riyazü's-Salihin, c I, s 342 (121) 250 Hadis, s 85
    (122) Aliyyu'l-Kari Şerhu Ayni-l-İlm, c 1, s 291 (123) Fetava el-Hindiyye, c V, s 348, İbn-i Abidin, c II, s 108




insanları kötü davranışlardan sakındıran ayetler,  güzel ahlak kuralları,  insanların kötü davranışlarından sakınmaya yönelten ayetler,  dinimizde ahlak kuralları,  iyi ve güzel davranışlara yönelten ayetler,  insanların kötü davranışlarından sakındırmaya yönelten ayetler ,  kuran insanı hangi kötü davranışlardan sakındırır