Sağlık Bölümü / Adım Adım Sağlık ve Genel Sağlık Bilgileri Forumundan Ramazan-ı Şerif -Ramazanda Sağlık Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ramazan-ı Şerif -Ramazanda Sağlık

    Reklam




    İFTAR SOFRASI VE SAĞLIK


    İftar sofraları sağlığımıza uygun olmalı Ramazan’da nasıl beslenmeli?

    AYŞE MUTLU

    Ramazan ayı kış mevsimine denk geldiği için oruçlu saatlerimiz daha azdır. Bu yüzden metabolizmamızda çok büyük değişiklikler meydana gelmez.

    Bu ay boyunca her zamanki normal yeme düzenini değiştirmeden, mümkün olduğu kadar hızlı sindirilen yiyeceklere göre lif ihtiva eden ve yavaş sindirilen gıdaları tüketmek oruç tutmayı kolaylaştırır. Çünkü yavaş sindirilen besinler 8 saatte sindirilirken, hızla sindirilen gıdaların sindirimi 3-4 saate düşer. Lifli gıdalara hububat, yulaf, irmik, fasulye, mercimek ve kabuklu pirinci örnek gösterebiliriz. Bu besinlerin sindirimi yavaştır. Böylece karnımız iftara doğru daha az acıkır. Hızlı sindirilenler ise beyaz un ve şeker ihtiva eden besinlerdir. Bu besinler çabuk yakılarak iftarı daha aç bir şekilde beklememize sebep olur. Orucun fizyolojik etkileri kan şekeri düşüklüğü, kolesterol düşüklüğü, büyük kan basıncındaki düşüklüktür. Müslüman ve Müslüman olmayan bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre oruçlularda pek çok tıbbî hastalıkta iyileşme gözlenirken, oruç tutmakla herhangi bir hastalığın kötüleştiğine dair bulgu tespit edilmedi. Ayrıca oruç tutan insanlarda önemli psikolojik değişiklikler de gözlenir. Oruçlu insan daha sakindir. Nefsine hakimiyet duygusunun verdiği özgüvenle kendisiyle daha barışıktır. Bireylerdeki bu hava topluma da yansır. Ramazan ayında suç oranları düşer. Bunda, yılda on bir ay içki içen şahısların bile Ramazan ayı boyunca da olsa alkol almaktan vazgeçmesinin rolü büyüktür.

    İftarda hafif yemekler yiyin
    Orucun detoksikan, yani toksinlerden temizleyici etkisi olduğu biliniyor. Oruç tutan insanlar, belirli bir şekilde beslendikleri için, organizma 1 ay boyunca dinleniyor. Bir anlamda sağlığına kavuşuyor. Oruç tutan insanların dikkat edecekleri birkaç nokta var. En önemlisi, iftarda ve sahurda birdenbire ve çok fazla yemekle mideyi doldurmamak. Ani mide gerginliği, hem tansiyon yükselmesine hem de nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına yol açar. Az ve sık aralıklarla yemek en idealidir. Yemeklerin seçiminde ise, çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı gıdalardan kaçınmak gerekir. Bunların yerine hazmı kolay, mide bağırsak sisteminde uzun süre kalacak lifli ve selülozlu yiyecek tercih edilmeli. Maddi imkanlar el verdiğince iftar sofraları zeytin, hurma, çorba, sebze yemeği, meyve ve tatlıyla donatılır. Ağır tatlılar, reçeller, pastırma, sucuk, zeytin gibi tuzlu gıdalar, 12 saat aç kalmış bir mideye ağır gelir. İftar sofrasında tadımlık türden yiyecekler olmalı. En iyisi hafif bir çorba, bir sebze yemeği, etli de olabilir; ama fazla yağlı olmamalı. Mutlaka yoğurt ve meyve tüketilmeli. İftarda yemeğe başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba çok uygun bir yiyecektir. Ramazan aynı zamanda çeşit çeşit tatlıların sofralarda mutlaka yerini aldığı bir zamandır; ama çok ağır ve yağda kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. İftarda yenen ağır yemekler yağa dönüşür İftardan sonra az az ve sık yenilmeli. İftardan sahura kadar geçen vakitte bir öğün eklenip hafif gıdalar alınabilir. Gece metabolizma hızı düştüğü için iftarda yenen ağır yemeklerin çoğunun yağa dönüşme ihtimali yüksektir. İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanması, normal yemeğe ise saat 20.00-21.00 sıralarında geçilmesi daha iyi olur. Normal bir insanın günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir. O nedenle mümkün olduğu kadar 6-8 bardak kadar su, gece boyunca mutlaka tüketilmeli. Bunun yanında meyve suyu, ayran gibi sıvı içecekler de alınabilir. Bir diğer önemli konu ise, iftardan sonra ve dolu mideyle kılınan teravih namazı. 20 rekatlık bu namazı kılanlar için hayati tehlike söz konusu olabiliyor. Benim tavsiyem, oruç tutanların, yiyeceklerinin bir kısmını teravih namazından sonraya bırakmaları.

    Oruçluların karşılaştığı
    sağlık sorunları

    KABIZLIK:
    Aşırı rafine gıda alan, az su içen ya da lifsiz beslenen oruçlularda görülebilir. Kabızlık nedeniyle hemoroid ve karın şişmesi de oluşabilir. Önlem olarak çikolata, pasta gibi rafine gıdalardan sakınılmalı, su içmeyi artırmalı ve lifli gıdalar alınmalı.
    TANSİYON DÜŞMESİ:
    Öğleden sonraları oruçlu insanlarda tansiyon düşmesi olabilir. Az sıvı alınması ve tuzsuz yenmesi tansiyon düşmesini artırabilir.
    BAŞ AĞRISI:
    Özellikle iftara doğru baş ağrısı görülebilir. Eğer düşük kan basıncı ile birlikteyse baş ağrısı ciddi olabilir ve iftar öncesi kusma yapabilir.
    KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ:
    Halsizlik, titreme, kötü konsantrasyon, fiziksel aktivite yapamama, baş ağrısı, çarpıntı, kan şekeri düşmesinin sonuçlarıdır. Sahurda aşırı şekerli yemek ensülin salınımını artırarak gün içinde kan şekeri düşmesine sebep olabilir.
    MİDE YANMASI,
    ONİKİPARMAKBAĞIRSAĞI ÜLSERİ:
    Ramazan’da boş midede oluşan asit salgısının artması mide hastalıklarını ortaya çıkarabilir. Kahve, kola ve acılı yemekler de mide hastalarına olumsuz etkide bulunur. Özellikle mide şikayeti olanlar doktoruna danışarak oruç tutmalıdır.
    Sahura mutlaka kalkın
    Sahura kalkmak yerine gece yiyip yatmak hiç doğru değil. Sahurda da mutlaka su içilmeli ve sıvı alımına dikkat edilmeli. Yiyecek olarak da çorba tarzı, az yağlı yapılmış sebze, zeytinyağlı yemekler veya hafif kahvaltılardan biri seçilebilir. Pilav veya hoşaf doğru bir tercih değildir. Kan şekerinin düşmesini önlediği için de mutlaka ekmek yenmeli.
    Ramazan ayında
    kısıtlanması gereken durumlar
    Kızartmalar ve yağlı yiyecekler
    Çok şekerli yiyecekler
    Sahurda aşırı yemek yeme
    Sahurda çok çay içme (Çay daha fazla idrar oluşturur ve bazı değerli minerallerin idrarla kaybına yol açar).
    Sigara içmek
    İftarda aşırı yemek yeme (İftarda az miktarda karın doyurulduktan sonra yatmadan 1 saat önce meyve suları, yoğurt veya daha hafif yiyecekler alınması uygun olur).
    Hurma,
    badem ve muz
    Şeker, fibrin, karbonhidrat, potasyum ve magnezyum kaynağı hurma; protein ve fibrinden zengin badem ve yine potasyum, magnezyum ve karbonhidrattan zengin muz, Ramazan’da yenmesi tavsiye edilen besinlerdir. Ayrıca, iftar ve sahur arasında mümkün olduğu kadar sıvı ve meyve suları içilmelidir. Böylece vücudun su ve elektrolit dengesi muhafaza edilmiş olur.
    Şeker hastaları doktora
    danışmadan oruç tutmamalı

    Türkiye’de sayıları 2,5 milyonu bulan şeker hastaları için Ramazan ayının özellikle dikkat isteyen ayrı bir boyutu var. Ensülin bağımlısı olan şeker hastaları, sürekli diyet ve egzersiz isteyen bir yaşam sürdürüyorlar. Oruç tutmak sağlıklı insanın metabolik dengesini değiştirmez. Şeker hastaları için ise oruç tutmak sakıncalı olabilir. Ensülin bağımlısı bir diyabetik, enjeksiyondan 30 dakika sonra bir şeyler yemek zorundadır. Yapılan ensülinin günlük dozuna göre en az 5-6 öğün yemesi şart. Bunu yapmazlarsa, şeker düşüklüğü sonucu hayati tehlike söz konusu olabilir, oruç zorunlu olarak bozulur. Şeker hastalarının diyetleri, ‘çok öğünlü yemek’ esasına dayanır. Özellikle şeker hastalarına oruç kesinlikle tavsiye edilmemeli. Şeker hastalığı olup olmadığını bilmeyenler, tok karnına şeker tahlili yaptırmalı.
    Oruç, bir kilo verme yöntemi değildir
    Oruç tutmak, sağlıklı insanlar için farzdır. Kesinlikle kilo verme yöntemi değildir. Zayıflamak için diyet yapan insan, Ramazan ayında da devam eder, ama kilo vermek için oruç tutan insanların kilo veremedikleri biliniyor. Hareket azaldığı için kilo vermeleri de zorlaşıyor. Aç kalarak yaptığımız tek şey, metabolizmayı zayıflatmaktır. Bu da tam tersi, zayıflamayı zorlaştırır. Oruç tutup zayıflamak isteyenler çok ağır beslenmesinler. Bir iftar yemeği en az yarım saat sürmeli ve aşırı yükleme önlenmeli. Çünkü, mideyle beyin arasında, tokluk hissi veren bilgi alışverişi 20 dakikada gerçekleşiyor. Ağır yemenin faydası burada. Kesinlikle yiyeceklere saldırmayın. İftardan birkaç saat sonra meyve yenebilir. İftarda kahvaltılık yendiyse, birkaç saat sonra ana yemek alınabilir.
    ÖNERİLER
    İftar ve sahur arasında bol su içilmeli. Mümkünse çay ve kahve, yemeklerden yarım saat sonra içilmeli; açık ve şekersiz olmasına dikkat edilmeli. Sahura kalkmak ihmal edilmemelidir. En azından gece geç saatte bir şeyler yenilmeli. Yemekler iyi hazmetmek için sakin sakin yenmeli. Stres, sindirimin bir numaralı düşmanıdır. Yemek yerken işinize ara verin. Tartışmaktan ya da işleri düşünmekten kaçının. Sindirim ağızdan başlar. Yediklerinizin iyi hazmedilmesi için öncelikle ağızda iyi çiğnenmesi gerekir. Lokmaları iyice öğütünceye kadar çiğneyin. Lokmaları iyi çiğnemek yeterince tokluk duygusu vereceğinden, daha az yemek yemenizi sağlar. (Yemek yerken konuşmamaya çalışın. Hava yutmak, mide ve bağırsaklarda gaz oluşmasına neden olur). Böylece yemek sonrası mide rahatsızlıklarından da kurtarır. Yemek yerken dik oturun. Rahat bir şekilde oturun; sırtınız dik olsun, bacak bacak üstüne atmayın. Böylece sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını ve iyi hazmetmesini sağlarsınız.


    Paylaş
    Ramazan-ı Şerif -Ramazanda Sağlık Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ramazan, Vücudu Disipline Sokuyor


    Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, sağlıklı beslenmek şartıyla her sağlıklı kişinin oruç tutabileceğini, önceden aşırı alkol ve sigara içen kişilerin bu sayede bu alışkanlıklarından kurtulabileceğini söyledi. Çünkü Ramazan ayı, insan sağlığı açısından vücudun belli bir disipline girmesi anlamına da geliyor.
    Önceden aşırı alkol alıp, bir ay süre ile almayanlarda karaciğer açısından faydalı sonuçlar gözlediklerini belirten Prof. İlgün, normalde aşırı sigara içip bu ayda azaltanların da kendilerini zinde hissederek bu alışkanlıktan vazgeçebildiklerini ifade ediyor. Ayrıca Ramazan ayında aşırı yemek yemeyip kilosunu azaltan kişilerin de kan yağlarında düşüşler gözlediklerini söyleyen Prof. İlgün, Ramazan ayında insan sağlığı açısından bazı risklerin de bulunduğuna değinerek bunları şöyle sıraladı:

    - Uzun süre midenin boş kalıp iftarda fazla doldurulması
    - Hızlı yemek yeyip iyi çiğnememek
    - Sahurda fazla ve uygunsuz gıdalar yeyip hemen yatmak
    - Mevcut uzun süreli ve önemli bir hastalığın olması
    - Devamlı alınması gereken ilaçların olması ve onların alımındaki aksaklıklar
    Az Yiyin, Şarküteri Ürünlerini Az Tüketin
    Ramazan ayında bilinçli beslenmenin nasıl yapılacağı, oruç tutanların en çok merak ettiği konu. Bu ayda oruç tutacak kişilerin pratikte zor uygulanacak önerilerden uzak durması gerekiyor. Ramazan’da sağlıklı beslenmenin tarifini yapan Prof. Koptagel İlgün, “Az yemek yemek, şarküteri çeşitlerini daha az tüketmek, yavaş ve iyi çiğneyerek yemesi, iftar ve sahur arasında sıvı ihtiyacının karşılanması ve sahurda da muhakkak ve özellikle tok tutabilecek gıdalar alınması sağlıklıdır” diye konuştu.
    Tansiyon ve Şeker Hastaları Dikkatli Olmalı
    Şeker hastalığı düzenli yemek yemeyi gerektiren bir hastalık olduğundan, hastaların mutlaka ara öğün tüketmesi gerekiyor. Gün içinde yaklaşık 15 – 16 saat hiçbir gıda almayanlarda şeker normalin çok altına düşüyor. Ağız yoluyla şeker ilacı kullananlarda bu düşüş daha da fazla oluyor. İftarda fazla yenen bir yemek de şekerdeki denge bozukluğunu iyice artırıyor. Prof. İlgün, şeker ve tansiyon hastalarının oruç tutmamalarının sağlıkları için yararlı olacağını belirterek şöyle konuştu: “Çok dengeli seyreden, insülin kullanmayan ve ayrıca oruç tutmazsam ruhsal durumum bozuluyor diyen hastalarımız var. Bu hastalara sık sık şeker kontrolü yapmaları kaydıyla oruç tutmalarına izin versek de, vücut kendi biyoritmi içerisinde gerekli tepkiyi gösterince kişinin bu durumda oruç tutmaması gerekir. Aynı şeyi günde 1 defalık doz ilaç ile tansiyonu dengelenen tansiyon hastası için de söylemek mümkündür. Ama bu iki hastalıkta da bir kereden birşey olmaz diye tatlı ve tuzlu gıdalar fazla tüketilirse elbetteki doğru sonuç elde edilemez.”
    Kimler Oruç Tutmamalı?
    Ramazan ayında oruç tututlaması gereken özel durumlar var. Prof. Dr. Koptagel İlgün, bu durumları şöyle sıralıyor:
    - Parkinson, Alzheimer, sara, psikiyatrik bozukluk, kanser hastalığı
    - Mide şikayetleri olanlar (daha önce mide ülseri ve kanaması geçirmiş olan kişiler)
    - Reflü şikayetleri olanlar (oruç tutmadan önce şikayetlerini doktorları ile paylaşıp aldıkları önerilere uymaları gerekir)
    - Şeker hastaları
    - Kronik böbrek yetmezliği olanlar
    - Kalp ve tansiyon hastaları
    - Yaşlı ve vücutça düşkün kişiler
    - Mide ve barsak hastalığı olanlar
    - Düzenli olarak ilaç kullanması gerekenler
    - Ameliyatlı veya ameliyatın dinlenme döneminde olan kişiler
    - Hamile veya çocuk emziren kadınlar
    - Grip, zatürre, yüksek ateş, ishal yani mevsimlere veya vücut direnç düşüklüğüne göre ani başlayan rahatsızlığı olanların da hiç olmazsa hastalık günlerinde oruç tutmamaları gerekiyor.
    Diyetisyenler Ne Diyor?
    Ramazan ayında, beslenme ve diyet uzmanlarının önerilerine de kulak vermek gerekiyor. International Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin, Ramazan ayında öğün sayısının azalmasıyla birlikte metabolizmanın da yavaşladığını ve kilo alındığını belirtiyor. Ramazan döneminde insanlar belki bir yılda yemediklerini iştahlarının açılmasıyla birlikte bir ayda tüketiyorlar. Oruç tutmak isteyenlere mutlaka sahur yapmalarını önerdiklerini belirten Dilem İrkin, “Ramazan ayında en çok yapılan hataların başında sahura kalkmamak geliyor. Aç kalınan süre çok uzun olduğundan sadece akşam yemeğiyle oruç tutanlar gün içinde çok zorlanıyorlar” dedi.
    Ağır Akşam Yemeği, Kalp Spazmı Yapabilir
    Akşam yemeğinde yağlı, hamur işi, kızartma türü yiyeceklerin tüketilmesini önermediklerini belirten İrkin, “Bu ağır yiyeceklerin yenmesi, iftarda kalp spazmlarının yaşanmasına, tansiyonun yükselmesine, gün içinde baş dönmesi, tansiyon düşmesi, akşam yemek yenilmesiyle birlikte şeker yükselmesine bağlı baş ağrısı ve mide spazmına yol açabiliyor” diye konuştu.
    Ramazan’da Beslenme Önerileri
    Gün boyu oruç tuttuktan sonra orucu açma zamanı geldiğinde, birdenbire yemekleri hızlı bir şekilde yeyip masadan kalkmamak gerekiyor. Bütün gün boş kalan mide, tıka basa yenilen yemeklerle doluyor ve hazımsızlık şikayetleri de ortaya çıkıyor. Dilem İrkin, bu nedenle şu beslenme önerilerinde bulunuyor:
    - Orucunuzu hafif bir çorbayla açın.
    - Çorbadan yarım saat sonra yemeğe devam edin.
    - Ana yemeği yerken, ekmek ve yoğurt da tüketmeye özen gösterin.
    - Ana yemekten 1-2 saat sonra meyve ya da sütlü tatlı tüketilebilirsiniz.
    - Sahurda beyaz peynir, kepekli ekmeği mutlaka tüketin. Çünkü esmer ekmek, kan şekerini dengede tutup, tok kalmaya yardımcı olur.
    - Ekmek yerine sahurda 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, iki tane ceviz, bir bardak süt içebilirsiniz.
    - Sahurda domates, salatalık tüketmek kabızlığı önlemede etkili olacağı gibi, yumurta tüketmek de tokluk hissi verir.
    - Sahurda yağda kızartmalardan uzak durun ve bol bol su içmeye özen gösterin.
    - Akşam yemeği ve sahurda, ağır hamur işlerinden kaçının.
    - Ayva, kabak ya da süt tatlılarını akşam öğününden 1-2 saat sonra alabilirsiniz.
    - Haftada bir kez şarküteri tüketebilirsiniz, ancak her gün yemeyin.
    - Aç karnına spor yapmayın, ama iftardan 1-2 saat sonra, imkanınız varsa hafif bir yürüyüş, bol su içmek, meyve tüketmek kabızlığı da önler.




  3. 3
    İftardan hemen sonra çay içmeyin


    Uzmanlar, çeşitli yemeklerle donatılan iftar sofrasında hızlı yemenin sağlık sorunlarına yol açacağını belirterek, iftardan hemen sonra çay içmeyin önerisinde bulundu.

    Uzmanlar, çeşitli yemeklerle donatılan iftar sofrası ve hızlı yemenin çeşitli sağlık sorunlarına yol açacağını belirterek, ” İftar ve sahurda ağır ve yağlı gıdalar yerine hafif, posalı ve sebze ağırlıklı besinler tercih edilmeli” uyarısında bulundu.
    Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyet Uzmanı Ayşe Bulca, Ramazan ayı boyunca beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, dengesiz beslenenlerde halsizlik, depresyon gibi birçok sağlık probleminin görüldüğünü söyledi.
    Ramazanda sağlık açısından, yiyip içerken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında açıklamalarda bulunan Ayşe Bulca, “Dengesiz beslenen kişilerde halsizlik, depresyon, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi görülebiliyor.

    Sahura kalkmamak veya sahurda fazla miktarda yağlı besinler almak, iftarda ise, çok miktarda ve çok çeşitli yemekler, kan şekerini hızla yükselten gıdaları almak, hızlı yemek yemek ve yeteri kadar su içmemek yanlıştır. İftar ve sahurda ağır ve yağlı gıdalar yerine hafif, posalı ve sebze ağırlıklı besinler tercih edilmeli” dedi.
    Ramazan ayı boyunca beslenme konusunda oruç tutacaklara tavsiyelerde bulunan Bulca, besin yönünden dengeli bir iftar sofrası hazırlamaya dikkat edilmesinin önemine işaret etti. İftarda, ilk önce hafif, az yağlı gıdalar yenmesi gerektiğine temas eden Bulca, “Çok yemek, boş olan mideye yüklenilmesine sebep olur. Bu durumda sindirim zorlaşır, midede ağırlık, ekşime, yanma, bulantı, bağırsaklarda kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri yaşanır. Bunun için ilk oruç açıldığında hurma, peynir, domates, zeytin, kepek ekmeği gibi kahvaltılıklar veya çorba, etli sebze yemeği gibi hafif yemeklerle iftara başlanmalı, sindirime zaman tanıyarak 15-20 dakika sonra az yağlı ızgara, et yemeği, kuru baklagiller, sebze yemeği, salata, ayran, cacık gibi yemeklerle devam edilmeli. Bir anda yemek yenmemeli ve iftarı gece boyunca yaymalıdır. Mutlaka sahura da kalkmalıdır” diye konuştu.
    İftardan hemen sonra çay ve kahve içmenin doğru olmadığını da anlatan Bulca, “Bu tür yiyecekler demirin emilimini azaltır. Bu yüzden yemekten en az 2 saat sonra içilmesi uygundur. Tatlı yemek isteniyorsa, iftardan iki saat sonra, hamurlu ağır tatlılar yerine, sütlü tatlılar ara öğün olarak seçilmeli. Çay ve kahve yanında bisküvi, kurabiye atıştırmayı hiç önermiyoruz. Kuruyemiş isteniyorsa, yemekten sonra ara öğün olarak 5 fındık, 2-3 ceviz alınabilir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve hafif besinler
    tüketilmeli” şeklinde konuştu.

    İha



ramazan menüleri,  mükemmel iftar sofrasi