Soru ve Cevaplarla İslam ve Fetvalar Forumundan Evde Resimli Eşya Bulundurmanın Ve Resmin Hükmü Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Evde Resimli Eşya Bulundurmanın Ve Resmin Hükmü

    Reklam




    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etmezden önce ümmetine, akide ve ahkamdan, tuvalete girme adabına kadar ihtiyaçları olan her şeyi öğretmiş ve açıklanması gereken her şeyi de açıklamıştır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in, ümmetine beyan ettiği meselelerden birisi de resim yapmak, yaptırmak veya bulundurmakla ilgilidir.

    Müslümanlar bu konuda, özellikle yaşadığınız bu son yüzyılda kafirlerin etkisinde kalarak büyük bir musibete düşmüşlerdir!!! Kafirlerden o derece etkilenmişlerdir ki, artık İslam’ın bu meselelerdeki hükmünü dahi sormaz olmuşlardır!!! Hatta bazıları bu konuların din ile uzaktan yakından hiç bir ilgisinin olmadığını düşünmekte ve din ile resim, tiyatro, sanat, müzik ve benzeri şeylerin ne ilgisi var?! diye sormaktadırlar.
    Tabiî bunun nedeni, dini bilmemek ve Batı karşısında aşağılık kompleksine kapılmaktır. Müslümanların birçok meselede geri kalmasının nedeni; İslam’ın hayat sahasından çıkarılmasıyla inanç ve düşüncelerin bozulmuş olmasıdır. Resim ve fotoğrafın hükmünü açıkladığımız bu risaleyi, Allah’a ve ahiret gününe inanan kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz.

    Allah-u Teâlâ şöyle buyurur:
    هُوَ اللهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ

    “O, yaratan, var eden, şekil veren Allah’tır...”
    Haşr 24
    هُوَ الَّذِي يُصَوِّرُكُمْ فِي الأَرْحَامِ

    “Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O’dur…”
    Âl-i İmran 6
    وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ

    “Andolsun ki sizi yarattık. Sonra size şekil verdik…”
    Araf 11

    Yani bütün mahlukatı yaratıp onları dilediği gibi tasvir eden (şekillendiren), hakiki musavvir (şekil verici) Allah-u Teala’dır.

    1) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

    Bir gün üstünde bir takım resimler bulunan küçük bir yastık, bir şilte satın almıştım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu görünce kapının önünde durdu ve içeriye girmedi. Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzündeki hoşnutsuzluğu anladım ve:
    −Ya Rasulallah! Allah’a ve Rasulüne tevbe ederim. Ben ne günahı işledim ki? dedim.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Şu yastığın hali nedir?”
    Ben:
    −Onu sen üzerine oturasın ve yaslanasın diye, senin için satın aldım dedim.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Bu resimlerin sahipleri kıyamet gününde muhakkak ki azab edilirler. İçinde resim bulunan eve melekler girmez!”
    Buhari 1946, 1947, 3038, 3039, 5959, 5962, 5963, Müslim 2107/96

    2) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferden geldi. Ben de kapının üzerine, kendisinde kanatlı at şekilleri bulunan bir örtü asmıştım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıkarmamı emretti ben de çıkardım.”
    Müslim 2107/90, 94, Nesei 5317

    3) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferden geldi. Ben de üzerinde resimler bulunan bir perdeyi rafın üzerine örtmüştüm. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu görünce yerinden çıkarıp yırttı ve şöyle buyurdu:
    −“Kıyamet gününde insanların en şiddetli azablıları, Allah’ın yaratmasına benzetmeye çalışan kimselerdir!”
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Bende o perdeyi bir veya iki yastık yaptım.”
    Müslim 2109/98, Buhari 5957, 5958, Nesei 5320, 5321, 5322, 5328

    4) Ebu Talha el-Ensari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Melekler içinde köpek ve resim bulunan eve girmezler!”
    Ravi Zeyd ibn Halid dedi ki:
    “Bunun üzerine Aişe (Radiyallahu Anha)’ya geldim ve:
    −Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu haber veriyor:
    “Melekler içinde köpek ve resimler bulunan eve girmezler!”
    Sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bunu zikrettiğini işittin mi? diye sordum.
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    −Hayır, ben bunu işitmedim, lakin size Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığını gördüğüm şeyi size haber veeeceğim:
    −Ben kenarı saçaklı bir yatak örtüsü almış ve bunu kapı üzerine asmıştım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferden geldiğinde bu perdeyi kapıda gördü. Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzündeki hoşnutsuzluğu hissetmiştim.
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) perdeyi çektip yırttı ve şöyle buyurdu:
    −“Allah, bize taşlara ve çamurla kumaş giyindirmemizi emretmedi.”
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Bu örtüyü parçaladım da ondan iki yastık yaptım, bu iki yastığın içine hurma yaprakları doldurdum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim bu işimi bana karşı ayıplamadı.”
    Müslim 2107/87, Ebu Davud 4153

    5) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Cebrail (Aleyhisselam), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına inmeyi vaat etmişti ama inmedi! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun sebebini sordu ve Cebrail (Aleyhisselam):
    −‘Biz melekler içinde suret ve köpek bulunan eve girmeyiz!’ dedi.”
    Buhari 3040, 5960

    6) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’nin fetih edildiği gün Beyte yani Kâbe’ye girdi ve Kâbe’nin içinde İbrahim (Aleyhisselam) ile Meryem (Aleyhisselam)’ın resimlerini buldu da şöyle buyurdu:
    −“Dikkat edin! Bu Kureyş’e ne oluyor? Muhakkak ki onlar, içinde suret bulunan bir eve meleklerin girmeyeceğini işitmişlerdir. Şu İbrahim elinde fal oklarıyla suretlendirilmiş! İbrahim’in bunlarla kısmet araması nasıl olur!”
    Buhari 3145

    7) Said ibni Ebi’l-Hasen şöyle dedi:
    Ben, Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın yanında idim. Ona bir kimse geldi ve:
    −Ey ibni Abbas! Ben öyle bir insanım ki benim maişetim ancak elimin sanatından ibarettir. Ben şu resimleri yaparım, dedi.
    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    −Ben sana başka bir şey değil, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim bir hadisi söyleyeceğim:
    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Herkim bir suret yaparsa şüphesiz ki Allah o kimseye yaptığı surete can üfleyinceye kadar azab edecektir! Hâlbuki sureti yapan o kişi, yaptığı surete ebediyen ruh üfleyip can veremeyecektir!”
    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın bu cevabı üzerine o ressam kişi şiddetli bir hışıltı ile har har soludu, benzi sarardı.
    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) ona acıyarak şöyle dedi:
    −Vah sana yazıklar olsun! Muhakkak ki resim yapmak istiyorsan, şu ağaç ve kendisinde ruh olmayan her şeyin resmini yapmanı tavsiye ederim.
    Buhari 2060, 2061, 5964, Müslim 2110/99, 100, Nesei 5323, 5324, 5325, Tirmizi 1804

    8) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
    “Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah katında insanların en şiddetli azaplıları, suret yapanlardır!”
    Buhari 5955, Nesei 5329

    9) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Şüphesiz ki bu suretleri yapmakta olanlar, kıyamet gününde azap olunurlar ve onlara:
    −Haydi, yaptığınız suretlere can veriniz! denilir.”
    Buhari 5955, Müslim 2108/97, Nesei 5326

    10) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle etmiştir:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde, içinde haç resimleri nakşedilmiş bulunan hiçbir şeyi bırakmaz, muhakkak onu nakzedip bozardı.”
    Buhari 5956

    11) Ebu Zur’a (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    Ben bir kere Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) ile beraber Medine’de bir eve girdim. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) bu evin üst katında bir ressamın resim ve suretler yapmakta olduğunu gördü de şöyle dedi:
    −Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim şöyle buyurdu:
    −“(Yüce Allah şöyle buyurdu); Benim yarattığım gibi yaratmaya çalışan kişiden daha zalim kim vardır? Haydi, bir habbe yaratsınlar, haydi bir zerre yaratsınlar!”
    Buhari 5956, Müslim 2111/101

    12) Avn ibni Ebi Cuhayfe (Rahmetullahi Aleyh) babasında rivayet ettiğine göre babası hacamatcı (kan alıcı) bir köle satın almıştı. Babası bunun üzerine şöyle dedi:
    “Süphesiz ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacamat ücretinden, köpek bedelinden, zina kazancından nehyetti. Faiz yiyene, faiz yedirene, döğme yapan kadını, döğme yaptıran kadını ve resim yapanı lanetlemiştir.”
    Buhari 5963

    13) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    Cebrail (Aleyhisselam) geleceği bir saat hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile vâdleşti. Nihayet vâdleşilen bu saat geldi fakat Cebrail (Aleyhisselam) o satte gelmedi! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elinde bir deynek olduğu halde beklemekte idi. Deyneği elinden attı ve şöyle buyurdu:
    “Allah vâdinden dönmez! Rasulleride dönmezler!”
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arkasını döndü ve sedirinin altında bir köpek yavrusu gördü.
    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Ya Aişe! Bu köpek buraya ne zaman girdi?”
    Aişe (Radiyallahu Anha):
    −Allah’a yemin ederim ki bilmiyorum, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpeğin çıkarılmasını emretti, o da çıkardı. Akabinde Cebrail (Aleyhisselam) geldi.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:
    −“Bana geleceğin saati vâat ettin bende senin için oturup bekledim, fakat sen gelmedin!”
    Cebrail (Aleyhisselam) şöyle dedi:
    −Benim gelmemi evinde bulunan köpek men etmiştir! Biz melekler, içinde köpek ve suret bulunan eve girmeyiz!
    Müslim 2104/81, İbni Mace 3651

    14) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Cebrail aleyhisselam bana geldi ve şöyle dedi:
    −Dün sana gelmiştim, ancak kapının üzerinde hayvan sureti olan ince yünlü ve renkli bir perde vardı. Evde de köpek vardı. Evdeki suretlerin başlarının koparılmasını emret! O zaman ağaç şeklinde olur. Resimli perdelerin kesilerek yere serilip çiğnenen iki yastık yapılmasını emret!”
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bunu yaptı. Bu köpek Hasan ve Hüseyin (Radiyallahu Anhuma)’nın idi. Elbise gardolaplarının arkasında idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) emretti de köpek çıkarıldı.”
    Nesei 5330, Ebu Davud 4158, Tirmizi 2857

    15) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evde resim bulundurmayı ve resim yapmayı yasakladı!”
    Tirmizi 1802

    16) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “İçerisinde heykeller yahut resimler bulunan her hangi bir eve melekler girmezler!”
    Müslim 2112/102

    17) Hüseyin bin Ali (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duvarların perdelerle örtülmesini yasakladı!”
    Beyhaki 7/272, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 2384

    18) Muhammed bin Ka’b (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    Abdullah bin Yezid (Radiyallahu Anh) bir yemeğe davet olunmuştu. Davete gelince evi çeşitli kıymetli taşlarla süslenmiş olarak gördü. Evin dışında oturup ağladı.
    Muhammed bin Ka’b (Rahmetullahi Aleyh) dedi ki:
    −Seni ağlatan nedir?
    Abdullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ordu gönderdiği zaman onu yolcu eder ve Ukbetu’s-Seniyye mevkiine ulaştığında şöyle dua ederdi:
    “Estevdiğullahe Dînekum ve Emânetekum ve Havâtîme Ağmalikum.”
    Abdullah (Radiyallahu Anh) dedi ki:
    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün bir parça kumaşla bürdesini yamamış bir adam gördü. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güneşin doğduğu tarafa döndü ve şöyle buyurdu:
    −“İşte böyle üç kere dünya sizin üzerinize doğuyor.” (Yani size doğru geliyor.)
    Abdullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    −Nihayet biz dünyanın üzerimize düşeceğini zannettik.
    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Bu gün sizler hayırdasınız. Siz, yemek tabağının biri gittiği diğerinin geldiği, birinizin, bir elbiseyi giyip diğerine çıkarttığı ve Kâbe duvarlarının örtüldüğü gibi evlerinizin duvarlarını örttüğünüz zaman hayırda değilsiniz!”
    Duanın Manası: “Dininizi, eminliğinizi ve işlerinizin neticesini Allah’a ısmarlıyorum.”
    Beyhaki 14587, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 2384

    19) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın oğlu Salim şöyle dedi:
    “Babam, Abdullah ibni Ömer’in zamanında kendi düğünümün yemeğini tertip ettim. Babam, insanları davet etti. Daveti duyurduğumuz insanlar içerisinde Ebu Eyyub (Radiyallahu Anh)’da bulunuyordu. Evim yeşil Nicâd ile örtülenmiş idi. Ebu Eyyub (Radiyallahu Anh) gelip eve girdi ve beni ayakta gördü. Eve çıktı ve evi yeşil Nicâd ile örtülenmiş olarak gördü.
    Bunun üzerine:
    −Ey Abdullah! Duvarları da mı örtülüyorsunuz?! dedi.
    Babam utanarak:
    −Kadınlar bize galip geldi ey Ebu Eyyub dedi.
    Ebu Eyyub (Radiyallahu Anh):
    −Kadınların galip geleceğinden aleyhine korktuğum kimse kendim idim. Sana galip geleceklerinden senin aleyhine korkan değildim! dedi.
    Sonra:
    −Sizin yemeğinizi yemem, sizin evinize de girmem! dedi. Allah ona rahmet etsin ve çıkıp gitti.”
    Nicâd: En-Necd kelimesinin çoğuludur. Manası: “Halı, yastık ve minder gibi şeylerdir.”
    Tabarani, Beyhaki 14590, Begavi 9/148, Albânî Adâbu’z-Zifaf 201

    20) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Kıyamet günü cehennemden bir boyun çıkacaktır ki, onun gören iki gözü, işiten iki kulağı ve konuşan bir dili olacaktır.
    Diyecektir ki:
    −Ben üç kişiye tayin edildim:
    1) Her inatçı zorbaya,
    2) Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet eden her insana ve
    3) Musavvirlere (yani) canlı resmi ve heykeli yapanlara!”
    Tirmizi 2700

    21) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalanınca hanımlarından birisi Habeşistan’daki Mariye adlı bir kiliseden bahsetti. Ümmü Seleme ve Ümmü Habibe Habeşistan’a gitmişlerdi. Onlar bu kilisenin güzelliğinden ve kilisedeki resimlerden söz ettiler.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) başını kaldırarak şöyle buyurdu:
    −“Onlar aralarından salih bir kimse varsa, onun kabri üzerine bir mescid yaparlar, sonra da o gördüğünüz resimleri yaparlardı. İşte onlar kıyamet günü Allah katında yaratılmışların en kötüleridir!”
    Buhari 527, Müslim 528/16, İbni Ebi Şeybe 3/225, Nesei 702, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/51

    Hafız ibni Receb (Rahmetullahi Aleyh) Fethu’l-Barî’de şöyle söylemiştir:

    “Bu hadis, salih kimselerin kabirleri üzerine mescid inşa etmenin ve Hristiyanların yaptığı gibi orada bu salihlerin resimlerini yapmanın haram olduğunu göstermektedir! Bunlardan her birinin tek başına haram olduğunda şüphe yoktur!
    Hem Âdemoğullarının resimlerini yapmak, hem de mescidlere kabir yapmak haramdır! Ümmü Habibe ve Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’nın sözünü ettiği, kilisedeki resimler, duvar ve benzeri şeylerin üzerindeydi ve onların gölgeleri yoktu.
    Bereket ve şefaatlerini ummak ve aracı olmalarını istemek için Nebiler ve salihlerin resimlerini yapmak, İslam‘a göre haramdır! Bu, putlara tapmaya benzer! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in, kıyamet günü Allah katında, yaratılmışların en kötüleri olacaklarını bildirdiği kimseler bunlardır.
    Seyretmek, teselli bulmak, bununla vakit geçirmek veya eylenmek için resim yapmak haramdır! Bu, büyük günahlardandır! Bu şekilde resim yapan, kıyamet gününde, en şiddetli azaba uğrayan kimsedir! Çünkü o, Allah’tan başka hiçbir kimsenin yapmaya kâdir olmadığı Allah’ın fiillerinin benzerlerini yapmaya kalkışan bir zalimdir! Allah eş ve benzerden yüce ve münezzehtir. Zatı, sıfatları ve fiilleri yönünden, hiçbir şey Allah’a benzemez!”
    Kevakibu’d-Derâri 65/82, Albânî Tahziru’s-Sacid min İttihazi’l-Guburi Mesâcid

    İmam Nevevi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştie:
    “Ruh taşıyan (insan ve hayvan) herhangi bir şeyin resmini yapmak kesinlikle haramdır ve büyük günahlardandır!” Resmin haram olmasının nedeni şudur:
    Allah’ın yarattığına benzetmek, O’nun yaptığına benzer bir şey yapmaya çalışmaktır! Oysa Allah-u Teâlâ bu sıfatları kendisine hasretmiştir. Ressam, resim yaparak Allah’ın sıfatlarına tecavüz etmektedir ki bundan Allah’a sığınırız. Aynı şekilde bir diğer nedeni de, bunun resim ve heykellerin tazimine ve bunların Allah’tan başka ilahlar ve rabler edinilmesine vesile olmasıdır.”
    Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
    “Elle yapılan resimle, aletle veya fotoğraf çekmekle yapılan resimler arasında hiçbir fark yoktur. Hatta bunlar arasında ayırım yapmak, donukluk ve çağdaş bir zahiriliktir. Nitekim ben bunu, Adâbu’z-Zifaf, adlı eserimde açıkladım.”

    Albânî Tahziru’s-Sacid min İttihazi’l-Guburi Mesâcid 18, 19, 20

    Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) bu sözleri 1972 yılında şöylemiştir. Eğer o zaman cep telefonu olsaydı elbette onuda söylerdi.
    Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
    “İnsan veya daha başka ruh taşıyan varlıkların sureti/resmi ancak kimlik ve ruhsat gibi yahut hakikatin ispatı gibi zorunluluk veya ihtiyaç olan işlerde olabilir. Tazim, hatıra, bakmaktan faydalanmak veya lezzet almak için resim edinmeye gelince kesinlikle ben bunun mubah olduğunu söylemiyorum! Bunun heykel, işleme veya çizilmiş şekil olması fark etmez! Yine bunun el ile veya aletle yapılmış olması da fark etmez! Zira Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

    “Melekler içinde köpek ve resim bulunan eve girmezler!”

    Müslim 2107/87, Ebu Davud 4153
    Bu hadis genel kapsamlıdır. Ben bundan başka fetva vermedim! Kimin yanında hatıra için resim varsa onu yok etmesini emrettim ve eğer bu resim ölmüş bir kimseye aitse bu konuda daha da sert davrandım!
    İnsan veya diğer ruh taşıyan varlıkların resminin yapılmasına gelince, bunun haramlığında şüphe yoktur! Şüphesiz ki bu büyük günahlardandır! Çünkü bunu yapan kimseye Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dilinden lanet sabit olmuştur! İster timsal (yani cisimli) olsun, ister el ile çizilen olsun, bu husus açıktır.
    Ama resim çeken aletlere gelince, resim çeken kimsenin yüz veya cismin ayrıntılarını çizmesi söz konusu değildir. Şüphesiz ki hatıra ve benzer gayeler için resim çekmek ve resimleri bulundurmak mubah değildir! Aletle resim çekmek, vesilelerin haramlığından dolayı haramdır! Zaruret veya bir ihtiyaç için resim çekmekte sakınca yoktur. (Yani kimlik, ruhsat, ehliyet ve pasaport gibi yahut hakikatin ispatı gibi zorunluluk veya ihtiyaç olan işlerde olabilir.) Benim bu meseledeki görüşümün özeti budur. Eğer isabetliyse Allah’tandır, O’ndan bir lutuftur. Hatalı ise benim kusurumdan veya eksikliğimdendir. Allah’tan beni affetmesini ve beni doğruya hidayet etmesini dilerim.”
    Muhammed bin Salih el-Useymin Mecmuu Fetâvâ 2/287, 288
    Günümüzdeki insanlar şöyle diyorlar:
    “Falan alim şöyle fetva verdi, filan üstad şöyle dedi…” Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anha)’nın şu sözünü hatırlatmak istiyoruz:
    “Sizin helak olacığınız görüşündeyim! Ben size, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle söyledi diyorum ve siz bana, Ebu Bekir ve Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi, diyorsunuz!”
    Yemenli alimlerin yanı sıra, şeyh Muhammed bin İbrahim, Abdurrazzak el-Afifi, Bekr Ebu Zeyd, Abdullah es-Sad, Ali el-Hadir, Ali el-Karnî gibi alimlerde video ve kamera suretlerinin haramlığını dile getirmişlerdir. Ancak bu konu hakkında Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir Müslüman için Allah rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sözleri yeterlidir.
    Sonuç: Yukarıda geçen hadislerden ve âlimlerin sözlerinden şunlar anlaşılmaktadır:
    1) İnsan ve hayvan dışında her şeyin resmini yapmak caizdir.
    2) Nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport, evlenme cüzdanı, ruhsat, resmi belge vb. şeyler haricinde fotoğraf çekmek ve çektirmek resim yapmak ve yaptırmak haramdır!
    3) Evin duvarlarına, dolaplara ve kapının üstüne hayvan veya insan resmi olan herhangi bir şey asmak haramdır!
    4) Evin içinde köpek bulundurmak haramdır!
    5) Yukarıda geçen hadislerden, resim yapan kimselere Allah (Azze ve Celle)’nin kıyamet günü azap edeceğini ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in de lanet ettiğini anlamaktayız.
    6) Evdeki resimli kumaşların ve perdelerin kullanılması için resmin başının kopartılması gerekir.
    7) Fotoğraf makinası ve cep telefonu ile resim çekmek veya video kaydı yapmak haramdır!
    8) Hafız ibni Receb (Rahmetullahi Aleyh)’in de söylediği gibi, seyretmek, teselli bulmak, bununla vakit geçirmek veya eylenmek için resim yapmak haramdır! Bu, büyük günahlardandır! Bu şekilde resim yapan, kıyamet gününde, en şiddetli azaba uğrayan kimsedir!
    9) Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh)’in söylediği gibide, elle yapılan resimle, aletle veya fotoğraf çekmekle yapılan resimler arasında hiçbir fark yoktur.
    10) Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh)’in de söylediğini unutmamak gerekir:
    İnsan veya diğer ruh taşıyan varlıkların resminin yapılmasına gelince, bunun haramlığında şüphe yoktur! Şüphesiz ki bu büyük günahlardandır! Çünkü bunu yapan kimseye Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dilinden lanet sabit olmuştur! İster timsal (yani cisimli) olsun, ister el ile çizilen olsun, bu husus açıktır.
    Önemli Not: Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
    “Televizyon kanalı komisyonunun, benden televizyonda düzenli bir şekilde ders yapmamı istediler. Taleplerine olumlu bir cevap vermemin bir faydası yoktur! Çünkü insanlar benim suretimi görmeden de istifade edebilirler! Lakin onlara, televizyon olmaksızın, sesimi dinletmem mümkündür dedim.
    Bundan umulan fayda ve etki, şeklimin görünmesiyle değil, ancak sesimin işitilmesiyle olabilir. Öyleyse burada başka insanlara faydalı olmak için bu işi iyi görmekte büyük bir fayda yoktur! Bu iş televizyon yoluyla değil de, radyo yoluyla olabilir.”

    --------
    alinti




    Paylaş
    Evde Resimli Eşya Bulundurmanın Ve Resmin Hükmü Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kıyamet koptuğunda canlı olan bir şeyin resmini çeken kimselerden bu resimlerdekini canlandırmaları istenecektir. Ayrıca evde resim bulundurmak meleklerin o eve girmesini engeller.