Soru ve Cevaplarla İslam ve Fetvalar Forumundan Furkan görevini yapabilen ve bir akıl tasavvuru nasıl olmalıdır ? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Furkan görevini yapabilen ve bir akıl tasavvuru nasıl olmalıdır ?

    Reklam




    Selamın aleyküm hocam.Değerli vaktinizi almak istemiyorum fakat cevabını
    alamazsam helak olacağım.. Akıl ile ilgili bazı çıkmazlarım var. Herşeyi
    sorgulayan bir yapım var ve bu bana bazen çok acı veriyor. Cevabına
    ulaşamadığım sorular içimde bir engel oluşuturuyor ve takılıyorum.Akıl ile
    ilgili benim bilebildiklerim şunlar:


    Akıl kıyaslamalar yaparak sonuçlar üretir. Bu kıyaslamaları da uygun
    referans sistemiyle yaparsa ancak hakikate ulaşır. Bu referans sistemi de
    bizim anlayışımızda vahiydir. Peki hakikate ulaşmak için doğru referanslar
    gerekiyorsa buna sahip olamamış bir akıl doğru hüküm veremeyecektir. Peki
    hocam bir insanın mümin olabilmesi için kalbinin ve aklının beraber ikna ve
    mutmain olası gerekmez mi? Vahiyle tanışmamış bir akıl karşılaştığı yeni
    bir referans sistemini sorgulayarak ikna olması gerekiyor bu durumda. Doğru
    hüküm veremeyen bir akıl ile vahiy nasıl sorgulanabilir.? Cahiliye
    tasavvuruna sahip olan sahabe vahyi nasıl kabul edebilmiştir? Burada
    rasulullahın yöntemi ne olmuştur?
    Bir de Yeniden İnşa adlı kitabınızda aklın kendi koordinatlarını
    sorgulamasını evladın anasıyla bağlantısının meşruiyetini sorgulamasına
    benzetiyorsunuz. Kendi koordinatlarından emin olamayan bir aklın yolculuğunu
    sürdüremeyeceğini belirtiyorsunuz.Bu tam da beni anlatıyor.. Öğrendiğim
    herşeyi sorgulamak zorunda hissediyorum. Üstelik önemsiz meselelerde bile.
    Ve hayatı kendime daratarak kendimi boğduğumu farkettim. Adım atarken bile
    neden niçin sorusuna muhatap oluyorum. Sanki her kararımın bir nassa
    dayanması gerekliymiş gibi bir his oluyor.Yanlışa düşmemek için sorgulama
    tekniğini kullanıyordum ikna olmadığım şeyi kabul etmiyordum fakat insan
    ikna olmasa da kabul etmesi gereken aklının yetmediği şeyler var.Bu gerçek
    bende bir kırılma noktası oluşturdu. Madem aklım her zaman doğru hüküm
    veremiyor o zaman aklıma bile güvenmemeliyim gibi. ama bu ben de bir takıntı
    haline geldi. Açık bir nass arıyorum her bir şey için. Bulamayınca aklımla
    hüküm veremiyorum çünkü aklımın yanılma ihtimali var. öyle ki artık
    sorgulama yapacak mihenk taşlarımı kaybetmiş hissediyorum. bu konuda bana
    yardım eder misiniz? Akletmeden din yaşanmıyor. Ama her konuda teslim
    olmadan da mümin olunamıyor. Akıl ve teslimiyet arasında kalmış durumdayım..
    Furkan görevini yapabilen ve bir akıl tasavvuru nasıl olmalıdır hocam?
    Koordinatlarımı da sorgularsam nasıl hakkı batıldan ayırt edebilirim? Lütfen
    bana yardım ediniz.... Allah yar ve yardımcınız osun... Değerli vaktinizi
    aldım.. Hakkınızı helal ediniz...


    Aziz Kur'an talebesi,

    Aleyküm selam ve rahmetullah
    Akıl doğru kullanıldığında bir nimet, yanlış kullanıldığında bir bela, hiç kullanılmadığında büyük bir israftır. Vahiylerin gayelerinden biri de insanoğluna aklını doğru kullanmayı öğretmektir.
    Malum insan aklının çalışma şekli üçtür: Parçadan bütünü, bütünden parçaya, parçadan parçaya (dedüksiyon, endüksiyon, analoji). Diğer yollar bu üç sınıftan birine girer. Tarihte akıl konusunda iki aşırılık olmuştur:
    Birincisi aklı mutlaklaştıran ve akla sorgusuz sualsiz teslim olan "akılcı"


    görüş. Bu dengesizlik ve ifrattır. Akıl amaç değil araçtır. Her araç amaçlaştırıldığında yoldan çıkar. Akıl kendisini taşıyamaz olur. Tanrılaşır, küstahlaşır, haddini aşar, sınır tanımaz. Kur'an böylesi bir aklın faaliyetine fikir diyor. Yani sığ ve hakkı verilmemiş düşünce. Müddessir suresinin 18 ve devamında anlatılan aklı buna örnek verir. Diğerine tefekkür diyor. Derin ve hakkı verilmiş düşünce.


    İkincisi aklı atıl bırakan, onu çalıştırmayan ve kullanmayan, ona hep güvensizlik besleyen,
    hatta onu yeren dengesiz yaklaşım. Bu da tefrittir.

    Sizden bu tefritin kokusunu alıyorum.
    Şeytan boş durmaz. Hepimize arız olur hafizanallahu ve iyyakum. Size akıl konusunda vesvese veriyor. Anlaşılan bu. Öncelikle yapmanız gereken Şeytan'ın işvereni olmaktan vazgeçmeniz. Onu ücrete bağlamamanız. Onu işten çıkarmanızdır. Değil mi ama, hem Şeytan'ı işe alıp ücret vereceksiniz, hem de onun mesaisinden şikayet edeceksiniz. Bu olmaz. Bunun için de onun filmini seyretmeyecek, onun sahnesini terk edecek, aldığınız biletleri imha edeceksiniz. Sana benden ekmek yok diyeceksiniz ki yüz bulamasın.
    Her şeye açık bir nas arama çabanız da bir vesvesedir. Allah bile vahyi muhkem ve müteşabih diye ayırmış. Müteşabihler koşmuş. Zemahşeri Kur'an'da müteşabih'in varlığının hikmeti nedir sualini sorar ve şöyle cevap verir:
    "İnsanı düşünmeye ve aklını kullanmaya teşvik. Demek ki müteşabih ayetler akla verilmiş bir teşvik primi imiş. Fakir bu yaklaşımı "Onlar Kur'an üzerinde tedebbür etmiyorlar mı?" ayetiyle açıklar. Öyle ya, her şey ayan beyan tak ve şak diye açıklanmışsa, neyi düşüneceksiniz, neyi tedebbür edeceksiniz?
    Kur'an'da 800 yerde farklı formlarla akla, tefekküre, öğüt almaya atıf yapılır. Kur'an'ın bu kadar çok atıf yaptığı konu gerçekten azdır.


    Evet, akletmeden din yaşanmaz. Burada denge altın kural: Aklı dinin suvarisi değil, dinin atı yapmak lazım. Vahiy binici, akıl at, araba hayattır. Atı arabanın arkasına koşmamak lazım. Ama suvarinin sırtına da yüklememek lazım.
    Bu konuda dengeli tavır İbn Rüşd'ün ifadesiyle "bir annenin iki memesinden emer gibi" nakil ve aklı hikmet ve hakikatin iki memesi bilip onlardan beslenmektir. Birini kanser edip aldırmamaktır. Bunun için sizin vesveseden kurtulmanız lazım.
    İki şeye dikkat edin: Aklınıza karşı oynanan oyuna ve aklınızın size oyun oynamasına...
    Rabbimiz akleden kalbimizi korusun.

    Mustafa İslamoğlu



    Paylaş
    Furkan görevini yapabilen ve bir akıl tasavvuru nasıl olmalıdır ? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İnsana iradesi yanında duygu ve nefiste verilmiştir. Fakat İnsan akıl etmeden dini görevlerini yapamayacağı için hissetmesi için akıl edip bunları idrak etmesi lazım.