Soru ve Cevaplarla İslam ve Fetvalar Forumundan Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır?

    Reklam




    Soru:
    Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır?

    Cevap:
    İslam dini insanın, yaratılıştan gelen (tabîî, fıtrî) ihtiyaç ve eğilimlerine uygun bir yönlendirmeyi tercih ediyor, insanların uyumda zorluk çekecekleri teklifleri -buna dinin insana yönelik yüce amaçlarıyla ilgili- zorunluluk bulunmadıkça insanlara yüklemiyor. Bu cümleden olarak kadınların dış görünüşlerine daha çok önem verdiklerini ve süslenmeye eğilimlerinin erkeklerden daha fazla olduğunu göz önüne alarak, süslenmenin vazgeçilmez bir aracı olan zineti (altın, gümüş, mücevher veya âdi maddelerden yapılmış süs eşyasını) kadınların kullanmalarına izin veriyor. Erkeklere altın ve gümüş zineti, her iki cinse altın ve gümüşten yapılmış ev ve mutfak âletlerini (eşyasını) yasaklıyor. Yasaklıyor çünkü hem altın ve gümüşün ekonomik değerleri sebebiyle sandıklarda ve vücutlarda değil -özellikle nakit olarak kullanıldıkları devirlerde- piyasada bulunması gerekiyor, hem de erkeklerin süslenmeye değil, sadeliğe ve gerektiğinde savaş insanları olarak heybete ihtiyaçları bulunuyor.

    Hayrettin Karaman




    Paylaş
    Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ALTIN TAKMAK ERKEĞEDE KADINADA HARAMDIR !!!!!!!

    1)
    Ebu Hureyre
    (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Herkim sevgilisine ateşten bir yüzük takmaktan hoşlanırsa ona altından bir yüzük taksın! Herkim sevgilisine ateşten bir gerdanlık takmaktan hoşlanırsa ona altından bir gerdanlık taksın! Herkim sevgilisine ateşten bir bilezik takmaktan hoşlanırsa ona altından bir bilezik taksın! Ancak size lazım olan gümüştür onu takınız’ buyurdu.”
    Ahmed 8919, Ebu Davud 4236, Hatip Tarih 8/459, İbni Münzir 1/273, Albânî Zifaf 244
    (2) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Hubeyre’nin kızı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına elinde büyük yüzükler olduğu halde girdi.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elindeki çubukla onun eline vurmaya başladı ve:
    −‘Allah’ın eline ateşten yüzük takması seni sevindirir mi?’ buyurdu.
    Hubeyre’nin kızı bu durumu şikâyet için Fatıma (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdi.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Fatıma (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdi.
    Sevban dedi ki:
    −Ben de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraberdim. Fatıma (Radiyallahu Anha) boynundaki zinciri çıkararak:
    −Bunu bana (kocasını kastederek) Hasan’ın babası hediye etti dedi.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −‘Ya Fatıma! İnsanların Muhammed’in kızı Fatıma’nın elinde ateşten bir zincir var demeleri seni sevindirir mi?’ buyurdu.
    Sonra kızını şiddetle kınadı ve oturmadan çıktı. Fatıma (Radiyallahu Anha) o zinciri sattı, yerine bir köle aldı ve onu azat etti.
    Bu haber Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ulaştığında:
    −‘Fatıma’yı ateşten kurtaran Allah’a hamd olsun’ buyurdu.”
    Nesei 5155, Ahmed 5/278, Hakim 4725, Tabarani Mucemu’l-Kebir 1448, Albânî Zifaf 244
    (3) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elimde altından iki bilezik gördü ve bana:
    −‘Onları at...’ buyurdu.”
    Albânî Zifaf 232, Kasım es-Serkasti Garibu’l-Hadis 2/76, Nesei 5158, Hatib Tarih 8/459, Bezzar 3007, Tabarani 23/ 641
    (4) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Boynumda arpa taneleri şeklinde altın bir kolye vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içeri girdi. Kolyeyi istemediğini göstererek ondan yüzünü çevirdi. Şunun süsüne bakmayacak mısın? dedim.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −‘Onun süsünden yüzümü çeviriyorum’ buyurdu.
    Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) dedi ki:
    −Onu kopardım, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana yüzünü çevirdi ve:
    −‘Biriniz gümüşten bir takı edinse onu zağferanla sarartsa ve o şekilde kullansa ne zararı olur!’ buyurdu.”
    Ahmed 26744, Heysemi el-Mecma 5/148, Tabarani Mucemu’l-Kebir 23/968, Abdurrezzak 11/71, Harbi Garibu’l-Hadis 5/30, Albânî Zifaf 244
    (5) Muhammed bin Sîrîn (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) kızına:
    −Altın takma! Senin aleyhine alevli ateşin hararetinden korkarım derdi.”
    Abdurrezzak 19938, Albânî Zifaf 244
    (6) Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “İbni Asâkir şu haberi tahric etmiştir:
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’a kızı şöyle dedi:
    −Genç kızlar beni ayıplıyorlar ve bana:
    −Baban seni altınla süslemiyor diyorlar.
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) kızına:
    −Sen onlara, babam benim aleyhime alevli ateşten korktuğu için beni altınla süslemiyor diye cevap ver dedi.”
    İbni Asâkir Tarih-i Dimeşk 19/124/2, Abdurrezzak 19935, Albânî Zifaf 244
    (7) İbni Abdilhakem (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “Ömer bin Abdulaziz (Rahmetullahi Aleyh)’in kızı ona bir inci tanesi gönderdi ve:
    −Eğer onun eşini bana gönderirsen kulağıma takacağım dedi.
    Ömer bin Abdulaziz (Rahmetullahi Aleyh) ona iki tane kor ateş gönderdi sonra:
    −Bu iki koru kulağına takmaya dayanabilirsen sana onun eşini gönderiyorum dedi.”
    Albânî Zifaf 245, Siretu Ömer bin Abdulaziz 163
    Not: Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “Delil zannettikleri kendilerinde oluşan şüpheler sebebiyle âlimlerden birçoğu bu hadislerle amel etmekten yüz çevirmiştir. Hali hazırda çoğunluk, yukarıda zikrettiğimiz hadislerle amel etmemeyi mubah kılar hüccetler sanarak o şüphelere sımsıkı tutunmaya devam etmektedir.
    Bu sebeple onların şüphelerini serdedip sonra onlara cevaplar vermeyi gerekli gördüm. Hatta hadislerin arasını cem yollarını bilmeyen kimseler, mezkur şüphelere aldanıp, delil ve hüccetsiz sahih ve muhkem hadislere muhalefet etmesin.



  3. 3
    Altını Kadınlara Yasaklayan Hadislerin Mensuh Olduğunun İddiası ve Reddi

    Mensuh: Sonra gelen hükme muhalif, kendisiyle amel caiz olmayan mukaddem şerî hükümdür. Yani: Mensuh, kendisinden sonra gelen şerî bir hükümle geçerli hüküm olmaktan çıkan.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:
    ‘Ümmetimin kadınlarına altın ve ipek helal kılındı…’ gibi sözleriyle, altını haram kılıcı yukarıda zikrettiğimiz hadislerin mensuh olduğunu iddia etmiştir. Bu batıl bir iddiadır. Çünkü neshin âlimler indinde birçok şartı vardır.
    1) Nesh edici hüküm, nesh edilmiş hükümden tehir etmiş olması o şartlardandır.
    2) Nesh edici ve nesh edilmiş hüküm arasında cem imkânının olmaması da yine o şartlardandır. Bu iki şart burada bulunmamaktadır.
    Birinci şarta gelince: Altını mubah kılıcı hadisle onu haram edici hadislerden hangisinin tehir ettiği bilinmemektedir.
    İkinci şarta gelince: Zikredilen hadis ve onun manasındaki hadislerle altını haram eden hadislerin arasını kolaylıkla cem etmek mümkündür. Çünkü altını mubah kılan hadisler mutlaktır, altını haram kılan hadisler ise ziynet olan küpe, bilezik ve kolye olmakla kayıtlıdır. Kadınlara haram olan bu nevi altındır. Bunların dışında ki altın kadınlara mubahtır.
    Altının kadınlara helal olmasıyla ilgili hadisten irade olunan da budur. Bu mutlak hadis, işaret olunan hadislerle mukayyet olmuştur. İki hüküm arasında muhalefet yoktur, dolayısıyla nesh de yoktur. Bu sebeple nasıh ve mensuh mevzuunda kitap telif edenlerden hiç kimseyi yukarıda zikrettiğimiz hadisleri onlar mensuh diye kitabına aldığını görmedik.
    Nasıh ve mensuh mevzuunda kitap telif edenlerden Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzî “İhbâru Ehli’r-Rusuhi Fi’l-Fikhi Ve’t-Tahdisi Bi Mikdârı’l-Mensûhi Fi’l-Hadis” isimli risalesi, Hafız Ebu Bekir el-Hazimî “el-İ’tibar Fi’n-Nasıh Ve’l-Mensûh Mine’l-Asâr” adlı kitabı ve bu ikisinin dışındaki kitaplar bunlardandır.
    İbnu’l-Cevzî mezkur risalesinin mukaddimesinde, bu hadislerin mensuh olduğu iddiasını ret etmeye işaret ederek şöyle demektedir: “Bu kitapta mensûh olduğu sahih olan veya mensûh olma ihtimali olan hadisleri zikrettim, onlardan mensuh olma vechi bulunmayan veya mensuh olma ihtimali olmayanlardan yüz çevirdim. Kim bu kitapta olmayan aleyhine mensuhtur iddiası bulunan bir haber işitirse, bilsin ki o iddia asılsızdır. Mensuh hadisleri araştırdım onları yirmi bir hadis olarak buldum.”
    İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demiştir:
    “Mensuh olduğunda ümmetin üzerinde icma ettiği hadis sayısı on tane ve onun yarısı bir adede ulaşmamıştır.”
    Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle devam etti:
    Sonra İbni Kayyım mensuh hadisleri zikretti. Bizim yukarıda zikrettiğimiz hadislerin hiç biri onlardan değildir. Bizim hadislerin kesin mensuh olması bir tarafa, onların mensuh olma ihtimali de böylelikle ortadan kalkmış oldu.
    Kadınlara altın takmayı haram eden hadislerin mensuh olduğunu iddia eden söz, üzerinde delil olmayan bir şeydir. Bilakis o, ilmî usûle muhaliftir. Vacip olan kadınlara altın takmayı haram eden hadislerle, altını kadına mubah kılan hadislerin arasını cem etmektir.
    Cem ise; izah ettiğimiz gibi, mutlak manalı hadisleri mukayyet manalı hadislere yahut âmm manalı hadisleri hâs manalı hadislere hamletmekle olur. Bu cem neticesinde altın, genel olarak kadınlara helal, onun ziynet olarak takılan kısmının ise onlara haram olduğu hükmü elde edilir. Bu aynen âlimlerin ittifakıyla altın kapları kullanmanın haramlığına benzemektedir. Dolayısıyla kadınlara altın takmayı yasaklayan hadislerde nesh diye bir şey yoktur…”
    Albânî Adâbu’z-Zifaf 237, 254
    Sonuç: Kadınların altın takması HARAMDIR!!!



ewrkegin gümüş kadının altın takması,  erkegin altin takmasi neden haramdir hayrettin karaman,  kadın ziynet eşyalarının zekatı ile ilgili hadisler