Soru ve Cevaplarla İslam ve Fetvalar Forumundan Şafi mezhebine göre zıhâr ile ilgili hükümler nelerdir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Şafi mezhebine göre zıhâr ile ilgili hükümler nelerdir?

    Reklam




    Şafi mezhebine göre zıhâr ile ilgili hükümler

    A) Tan
    ım
    ı
    Zıhâr kelimesi, "kişinin karısını, kendisine ebedî surette mahrem olan ka*dınlardan birine veya o kadının vücudunun organlarından birine benzetme-si"dir. Câhiliye döneminde Araplar, zıhârı boşama şekillerinden biri olarak ka*bul ederlerdi. Ama İslâm dini zıhârı başka bir yaklaşımla ele alarak ona boşa*madan başka hükümler yüklemiştir.

    B) H
    ükmü
    Zıhâr yapmak dinimizce haram kılınmıştır. Zıhârla ilgili olarak yüce Allah şöyle buyurmuştur: "İçinizden kadınlarına zıhâr yapanlar bilsinler ki, o kadın*lar onların anneleri değildir. Onların anneleri ancak, kendilerini doğuran ka*dınlardır. Şüphesiz onlar (zıhâr yaparlarken)hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar." (Mücâdile 58/2.)

    C) Z
    ıhârla İlgili Kelimeler
    Zıhârla ilgili kelimeler sarih ve kinayeli olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Sarih olanlar, zıhârdan başka mânaya gelmeyen kelimelerdir. Örneğin kişinin karısına, "Sen bana annemin sırtı gibisin" demesi gibi. Bu sözü söyleyen kişi, zıhâra niyet etmiş olsa da olmasa da karısına zıhâr yapmış olur.Kinayeli kelimeler ise zıhâr mânasını taşıdıkları gibi, başka mânalar da taşıyabilirler. Örneğin bir erkeğin karısına, "Sen benim için annem gibisin" ve*ya, "Kız kardeşim gibisin" demesi kinayeli bir sözdür. Bu sözü sarfetmekle zı*hâr yapmayı kastetmişle, karısına zıhâr yapmış olur. Ama bu sözü söylemek*le karısını çok sevdiğini ve beğendiğini ifade etmek istemişse, zıhâr yapmış sayılmaz.

    D) Z
    ıhârla İlgili Hükü
    mler
    • Talâk (boşama) kelimesini kullanmakla zıhâr meydana gelmez.

    • Zıhâr kelimesini kullanmakla boşama meydana gelmez. Buna göre bir kişi boşama niyetiyle karısına, "Sen bana annemin sırtı gibisin" derse karısı boşanmış olmaz. Çünkü bu sözlerin her biri, evlilikte açık anlamlıdır. Değişik niyetlerle söylenmiş olmaları, bunları asıl anlamlarının dışına çıkarmaz.

    • Bu cümleden olmak üzere bir kişi, hiçbir şeye niyet etmeden karısına; "Sen annemin sırtı gibi boşsun" derse, "boşsun" dediği için karısı boşanmış olur ve, "Anamın sırtı gibi" sözü de hükümsüz kalır.

    • Hiçbir şeye niyet etmeksizin karısına hitaben, "Sen annemin sırtı gibi bana haramsın" diyen kişi zıhâr yapmış olur. Çünkü sarfetmiş olduğu bu söz, zıhârla ilgili sarih sözlerdendir. Ayrıca bu sözünü "haramsın" kelimesiyle de pekiştirmiştir. Ama bu sözü, boşama niyetiyle söylemişse, karısı boşanmış olur.

    • Zıhâr yapan kocanın, zıhâr kefareti vermeden karısıyla cinsel ilişkide bulunması haramdır.

    • Kadın, kendisine zıhâr yapan kocasından kendisiyle cinsel ilişkide bu*lunmasını talep etme hakkına sahiptir. Ancak kocasının kefaret vermeden ön*ce kendisinden cinsel bakımdan yararlanmasına engel olması da gerekir.

    • Zıhâr yapan kişinin karısıyla evliliğini devam ettirebilmesi için kefaret vermesi gerekir. Bu hususta yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Kadınlarından zı*hâr yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbir*lerine dokunmadan önce bir köle azat etmelidirler." (Mücâdile 58/3.)

    Konuyla ilgili bir rivayette Havle bint Sa'iebe'nin şöyle dediği bildirilmek*tedir: Kocam Evs b. Sâmit benim hakkımda zıhâr kelimesi kullandı. Ben de onu şikâyet etmek üzere Resûlullah'ın (s.a.v) huzuruna vardım. Resûl-i Ek*rem de onun hakkında benimle tartışıyor ve, "Allah'tan kork! O senin amcaza-dendir"diyordu. Derken Kur'ân-ı Kerîm'deki Mücâdile sûresinin, "Allah koca*sı hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işit-miştir" ifadesiyle başlayan 1-3. âyetleri nazil oldu.Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v), Havle'ye, kocasının (kefaret olarak) bir köle azat etmesini söyledi. Havle, kocasının köle bulamayacağını söyledi. Re-sûl-i Ekrem, öyle ise iki ay peş peşe oruç tutması gerektiğini söyleyince Havle,"Ey Allah'ın Resulü! O çok yaşlıdır; oruç tutacak güçte değildir" dedi. Re*sûlullah (s.a.v), "Öyle ise altmış fakire yemek yedirsin"buyurdu.

    Havle, "Onun başkalarına sadaka verecek bir şeyi yoktur" dedi.Havle sözüne devamla diyor ki: "O esnada Hz. Peygamberin huzuruna bir zenbil hurma getirildi. Ben, "Ey Allah'ın Resulü! Buna bir zenbil de ben ek*lerim" deyince Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Güzel söyledin. Git, bunu altmışdüşküne yedir ve amcazadene (kocana) geri dön." (Ebû Davud, Talâk, 17.)

    Yukarıdaki âyet-i kerîme ve hadis-i şeriften de anlaşılacağı gibi zıhâr ke*fareti, sırasıyla şu üç şeyden birini yapmakla yerine getirilmiş olur:

    1. Çalışıp kazanç sağlamasına engel bir kusuru bulunmayan mümin bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak. Ancak kölelik müessesesi tarihe karışmış olduğundan zamanımızda bu maddenin pratikte geçerliliği kalmamıştır.

    2. Köle bulup özgürlüğüne kavuşturma imkânı olmayan kişinin peş peşe iki ay oruç tutması. Bu orucun kefaret niyetiyle tutulması şarttır.

    3. Yaşlılık veya hastalık gibi sebeplerle oruç tutmaya muktedir olamayan kimsenin altmış fakiri veya düşkünü doyurması gerekir.

    Bu fakir ve düşkünle*rin zekât alma ehliyetine sahip kimseler olmaları; bunlara gıda maddesi ola*rak verilen şeylerinse, fıtır sadakası olarak verilmesi caiz olan gıda maddele*rinden olması şarttır.

    (Şirbînî,Mugni'l-Muhtâc, 5/40-51.)

    Sorularla islamiyet



    Paylaş
    Şafi mezhebine göre zıhâr ile ilgili hükümler nelerdir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Zıhar kefareti, bir erkek kendisi ile evlenmesi haram olan bir kimseye eşini benzetmesi ile eşi ona geçici olarak haram sayılır bu kefareti verdikten sonra yaklaşabilir.