Soru ve Cevaplarla İslam ve Fetvalar Forumundan Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir?

    Reklam




    Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir? Günümüzde verilen fetvaları uygulayabilir miyiz?


    Fetva ne hallerde/durumlarda verilir? Fetvayi veren zat ne gibi ozelliklere sahip olmasi lazım? Fetvayı veren Hadıs veya baska kaynaga dayanarak mı fetvayı vermesı gerekır yoksa Direk fetva verebılır mı? Kısaca fetva hakkında guzel bir bilgi verirseniz sevinirim.


    Değerli Kardeşimiz;

    FETVA

    Sorulan İslâmî bir soruya yetkili bir kimsenin verdiği cevap, bir meselenin hükmünü belirten veya zorlukla karşılaşılan bir olay hakkında güçlükleri çözmek için verilen kuvvetli cevap. Fetva veren kimseye müftî denir. İslâm hukuku metodolojisinde müftî, müctehid anlamında kullanılmıştır. Kendisi bizzat ictihad edecek durumda olmayan bir ilim sahibinin, diğer müctehidlerin söz ve fetvalarını alıp aktarmasından dolayı mecâz yoluyle müftî denir (ö. Nasuhi Bilmen, İstilâhât-ı Fıkhıyye Kamusu, I, 246). Fetva, ictihada göre daha özel bir anlam taşır. Çünkü ictihad herhangi bir soru sorulsun veya sorulmasın fıkhı hükümleri kaynaklarından çıkarmak anlamına gelirken, fetva gerçek veya muhayyel bir soruya verilen cevaptır. Gerçek fetva, ictihad şartları ile birlikte diğer şartları da taşıyan müctehid tarafından verilir.

    Bir kimse muhtaç olduğu İslâmî bilgileri ya kaynaklarından bizzat alır.

    Yahut bunu yapamıyorsa bilenlerden sorarak öğrenir. Kur'an-ı Kerîm de, "Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorunuz" (en-Nahl, 16/43) buyurulur. Ayet!erde fetva kökünden "yesteftûneke = sana soruyorlar" ve "yüftîkum = o size açıklıyor" gibi ifadeler kullanılmıştır .

    Bir ayet veya hadisi yorumlamak ve yeni çıkan bir problemi çözmek, bir takım ön bilgileri ve özel yetenekleri gerektirdiği için bunu yapacak kişilerde bazı vasıfların bulunması öngörülmüştür. Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) bir kimsenin müftî olabilmesi için kendisinde şu beş vasfin bulunması gerektiğini söyler:

    a) iyi niyet sahibi olmak ve yalnız Allah rızasını gözetmek. Çünkü kötü niyet, düşünceyi de kötüleştirir,

    b) İlim, hilim, vakar ve ciddiyet sahibi olmak,

    c) Kendisinden ve bilgisinden emin olmak,

    d) Halka kendi otoritesini kabul ettirmek,

    e) Fert ve toplum olarak insanları tanımak.

    Bu şartlardan da anlaşılacağı gibi müftînin fetva isteyenin psikolojik durumunu dikkate alması, halk nazarında itibar sahibi, basîretli vereceği fetvânın fert ve toplum üzerindeki etkisini kavrayacak bir görüşe sahip olması gerekmektedir (Muhammed Ebû Zehrâ, İslâm Hukuk Metodolojisi, Terc. Abdülkadir Şener, Ankara 1973, s.391 vd.).

    Fetva geleneği İslâm dininin doğuşu ile birlikte ortaya çıkmıştır. Sahâbe problemlerini bizzat Allah elçisine sorar, O da bu problemleri âyet veya kendi buyurduğu hadisle çözümlerdi. Fetva verme ve yargı (kaza) fonksiyonu Hz. Peygamberde toplanmıştı. O'nun vâli olarak Yemen'e gönderdiği Muâz b. Cebel (ö. 18/639) ve Mekke'ye gönderdiği Attâb b. Esîd . (ö. 13/634) o yörelerde fetva verme ve kendilerine gelen davaları hükme bağlama yetkisine sahiptiler (Ahmed b. Hanbel, V, 230, 236, 242; Tirmizî, Ahkâm, 3; İmam es-Şâfiî, el-Ümm, VII, s.273; es-Serahsı, el-Mebsût, XIV, s.36).

    Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve Ömer b. Abdülaziz gibi halifeler hem devlet başkanı, hem müftî ve hem de kadı itliler. Bu üç sıfat tek kişide toplanıyordu. Daha sonra devlet başkanlığı ile fetva ve kaza fonksiyonları birbirinden ayrılmıştır.

    Mezheplerin oluştuğu II. ve III.

    Hicrî yüzyılda, üzerlerinde genellikle devlet memurluğu gõrevi bulunmayan müctehidlerce İslâm hukuku tedvin edilmiş ve fıkıh kaynaklarına intikal etmiştir. Sahabe devrinde doğrudan âyet ve hadislere başvurulurken artık fıkıh kaynakları kanun yerini almaya başlamıştır. Ancak hukukî bir problemin hükmünü fıkıh kitaplarından çıkarmakta kimi zaman güçlük vardır. Bu nedenle daha önceden verilmiş hazır cevaplar (fetvalar) toplanarak fetva kitapları meydana getirilmiştir. Bunlar Kadîlerin elinde komprime hazır bilgiler olup, uygulamada kolaylık sağlamıştır. Osmanlılar devrinde tertip ve tedvin edilen fetva kitapları sayısının yüzleri astığı düşünülürse, İslâm hukuk doktrininin ne kadar işlendiği ve komprime bilgilerin çokluğu ortaya çıkar (Kâtip Çelebi, Keşfüz-zunûn, fetva kitabı niteliğindeki eserler; Bursalı Mehmet Tahir, Osmanlı Müellifleri, İstanbul 1333/1915, II, s.61 -64).

    Fetva ile meşgul olmak çok önemli bir iştir. Çünkü müftî, helâl, haram, sıhhat, fesat ve benzeri hükümleri İslâm adına açıklamış olur. Bu konuda gerekli araştırmayı yapmadan, kendi hevasına uyarak fetva vermek sorumluluğu gerektirir. Hele fetva, kul hakları ile ilgili ise daha dikkatli olmak gerekir. İctihad ve fevta vazifeleri büyük bir ilim ve ihtisas işidir. Ayet ve hadislerin manalarını sathi bir şekilde anlayabilen, hâfızalarında sınırlı birkaç hadis bulunan kimselerin bir müctehide tabi olmayıp da şer'î delillerden hüküm çıkarmaya kalkışmaları ve kendi namlarına fetva vermeleri caiz olmaz (ö. Nasuhi Bilmen, Hukûkî İslâmiyye ve İstilâhât-ı Fıkhıyye Kamusu, I, 250).

    Müftî, ictihad yapabilecek ve delillerin kuvvetli olanını seçebilecek durumda ise, mezheplerin görüşleri arasından tercih yapabilir. Ancak bunu yaparken üç şarta bağlı kalması gerekir: Delil bakımından zayıf olan görüşü seçmemelidir. Tercih ettiği görüş insanların yararına olmalı ve onları ne şiddete ve ne de gevşekliğe sevketmemelidir. Bu görüş, iyi niyete dayanmalı, sırf insanları memnun etmek ve onların keyfi arzularını tatmin etmek için seçilmiş olmamalıdır (Ebû Zehrâ, a.g.e., s.392-393).

    İctihad yapabilen müftî bütün dikkat, iyi niyet ve gayretini sarfettikten sonra, verdiği fetvada isabet etse de yanılsa da sevap kazanır. Hadiste şöyle buyurulur: "Hâkim ictihad yaparak hükmedip, bunda isabet ederse, onun için iki mükâfat vardır. İctihadla hükmedip de yanılırsa, onun için bir mükâfat vardır" (Buhâri, el-İ'tisâm, 21; Müslim, el-Akdiye, 15; Ahmed b. Hanbel, III, 187).

    Fetva kitaplarından bazıları:

    a) Hindiyye: "el-Fetâvâ'l-Hindiyye ve el-Alemgîriyye" ismini taşıyan bu meşhur fetva kitabı, Sultan Muhammed Evrengzîb Bahâdır Âlemgîr (ö. 1 1 18/1706)'in emriyle, Hindistan âlimlerinden bir kurul tarafından te'lif edilmiştir. Hanefi mezhebine ait, arapça olup, hükümleri delillerini kapsamına almaz. Meseleler fıkıh bablarına göre düzenlenmiştir. Eser birkaç defa basılmıştır (Bulak, I-VI, 1310/1892, el-Meymeniye, 1323/1905).

    b) Hâniyye: Ferganalı Fahruddin Hasan b. Mansûr (ö. 592/1196) tarafından te'lif edilmiştir. Hanefi mezhebi'ne göre verilen fetvalardan ibarettir. Çok yaygın olan ve sık sık meydana gelen meseleleri kapsamına alır. Hindiyye'nin kenarında basılmıştır.

    c) Bezzâziyye: Harezmli Muhammed b. Muhammed el-Kerderî (ö. 827/1424) tarafından te'lif edilmiş olup, el-Câmiu'l-Vecız adiyle yine Fetevây-ı Hindiyye'nin kenarında basılmıştır.

    d) Hulâsatü'l-Ecvibe: Çeşmizâde Muhammed Hâlis (ö. 1298/1881) tarafından on beş yıllık bir çalışma sonucu tertip edilmiş olup, bazı rumuzlar kullanılarak Feyziyye, İbn Nüceym, Abdurrahım, Behce, Ali Efendi ve Netice adlarını taşıyan altı fetvâ kitaplarının fetvalarını bir araya getirmiştir. "Cevapların özeti" anlamına gelen bu eser iki cilt hâlinde basılmıştır.

    e) Mahmud Şeltut, el-Fetâvâ: Muâsir Ezher âlimlerinden Mahmud Şeltut tarafından te'lif edilen bu eser, tek cilt olup, bazı çağdaş problemlere verilen fetvaları kapsamına almaktadır.

    Hamdi DÖNDÜREN


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör



    Paylaş
    Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    bu konuya değinmeniz iyi olmuş çünkü bazı kardeşlerimiz bilmyerek yanlış kişileri dinliyorlar ve yanlış bilgiler ediniyorlar. http://www.cubbeliahmethoca.tv/reddiye.html



  3. 3
    kimmiş sakıncalı hoca açar mısınız lütfen..verdiğiniz linke girdim ilk çıkan sevgi ve saygı değer hocam mustafa islamoğlu laf atıldığını gördüm esefle kınıyorum ayıp çok çok ayıp olacak işdeğil diyorum.... arkadaşım eğer böyle islam insanlarını birbirine düşüren insanlara mı inanacaz yaniii... arkadaşım yaptığın iş değil benden uyarması gerisi sana kalmış..hayatını Kurana adamış bir insana bu yapılmaz insaf derim ancak...



  4. 4
    ben kimseyle kavga etmiyorum ama hayatını kurana adamış bir insanın ispatımı olur..zaten cübbelinin zihniyetinde olan biriyle ne konuşulur ki..anlamsız zatennnn



  5. 5
    canım kardeşim sen yazıları baştan sona oku ve kararını kendin ver.ayrıca cübbeli hoca da çok saygıdeğer bir şahsiyettir.kuran hadis dışında bir sözünü duymadım.zihniyeti bence kuran hocamızın.bir kere oku ve dinle hak vereceksin.ben yanlış bilgiler öğrenmeyin diye uyarma istedim .



  6. 6
    kusura bakma arkadaşım cübbe giymekle kuran hadis okumakla müslüman olunmuyor.ilk önce müslüman kardeşini gıybetini yapmayacaksın...gıybet en büyük günahlardan senin hocan bunu daha iyi bilir herhalde..
    ben burada senin hocan benim hocam davasına girmek istemiyorum ..sadece insanlar hakkında konuşurken doğru olun sizler daha iyi bilirsiniz ne de olsa..
    ben üzülüyorum müslümanlar böyle yaparsa birbirlerine gayrimüslümlere bişi kalmıyor zaten..işte müslümanlarda böyle yerinde sayar durur..birbirimizle uğraşmaktan zaman kalmıyor kalkınmaya...vesselamm



  7. 7
    canım cübbe giyiyor diye inandığımı nerden çıkardın ki?ben doğru bir insan olduğu için yanlış birşey söylemediği için inanıyorum.hayatını bu yola adadığı için inanıyorum.hocamızın yaptığı gıybet değil ki?insanları yanlış bilgi verdiği için uyarıyor.bunu söylemek zorunda yani.bir ayeti hadisi inkar edersen bin rekat namaz kıl boşa gider.ben de benim hocam davasında değilim sizi sevdiğim için uyarıyorum.yoksa ki bana ne der geçerim.sen hocamın yazdıklarını okudun mu?



  8. 8
    canım bir de buna bak lütfen bir kere tamamen dinle http://video.google.com/videoplay?do...0271559127796#



  9. 9
    aynur arkadaşım baktın mı dediklerime



  10. 10
    zeytincim dinlemem yalan yanlış sözlerini sen inanmaya devam et canım arkadaşım..benim boş geçirecek vaktim yok..boşa kürek çekmektir.ne sen benim fikrimi değiştirebilirsin ne de ben seni ..bunu ben çok önceden öğrendim ama sayın hocama saldırı olduğundan susamadım..Allah biliyor kimin ne olduğunu başka söze hacet yoktur..hayırlı geceler...



  11. 11

    --->: Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir? Günümüzde verilen fetvaları uyg

    arkadaşım uzatma yaaa. ben mustafa hocadan dinledim bu konuyu yargısız infaz filan yapmıyorum ...sen hocanın her lafına inan ama benden uzak olsun dinlemem 5 dakka dayanamıyorum dinlemeye anlaşıldımı acaba...


    Muminem --->: Fetva verebilecek olan kimsenin özellikleri nelerdir? Günümüzde verilen fetvaları uyg

  12. 12
    kusura bakma ama anlayışım kıt değil at gözlüğüyle bakmıyorum hyata şimdi anlaşıldı mı




  13. 13
    anlaşıldı anlaşıldı hadi iyi uykular renkli rüyalar



  14. 14
    canım eğer kalbini kırdysam hakkını helal et ama hocama dediklerin beni çok üzdü hayırlı geceler kardeşim




kadınlar fetva verebilir mi,  fetva veren kiside bulunmasi gereken vaziflr,  hamdi döndüren fetvacida bulunmasi gereken vasiflar,  müslüman olan insanlarda olması gereken özellikler,  fetva verev kiside bulunmasi gerekenler