Din Ve İman Bölümü ve Esma-ül Hüsna (Allah c.c isimleri) Forumundan El-Esmaü'l-Hüsna Gerçeği Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    El-Esmaü'l-Hüsna Gerçeği

    Reklam




    İnsanlardan üstün olan Varlık; insan, hayat ve kainatı, benzersiz olarak yaratan, Zat'ı ve güzel isimlerinde eş ve benzeri olmayan Allah'tır. O, herşeyin tek Malik'idir. O, iman edilmeye ve kendisine kulluk yapılmaya layık tek İlah'tır.
    Allahu Teala'nın emirlerini yerine getirdiğimiz takdirde Allah (cc) bizleri yaptıklarımızın karşılığında kat kat ödüllendirecektir, çünkü O eş-Şakir'dir.
    Allahu Teala Rahman'dır, Rahim'dir. Varlığına ve birliğine iman ettiğimiz Allah'u Teala'yı, Kuran'ı Kerim'de bildirdiği güzel isimleri ile övmekteyiz. Nitekim Allah (cc) Araf suresi 180. ayette şöyle buyurmaktadır:
    وَلِلَّهِ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُوا الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي أَسْمَائِهِ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
    "En güzel isimler (el-esmaü'l-hüsna) Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin."
    Ayetleri ve hadisleri incelediğimizde, Allahu Teala'nın 99 ismi olduğunu görmekteyiz. 99 ismiyle, Yaratan kendini yaratılana tanıtmaktadır.
    Allah (cc) kendini kullarına tanıtmaktadır, vasıflarından bahsetmektedir ki kulları O'nu iyice tanısınlar. O'na gereğince kulluk etsinler, O'ndan gereğince korksunlar ve O'nu gereğince sevsinler. Ve Allah (cc) kullarına karşı o denli merhametlidir ki sadece tek bir isimle değil tam 99 farklı isimle kendini tanıtmaktadır. Yani El-esmaü'l-hüsna, Allah'ın kullarına büyük bir lutfüdur.
    Allah (cc) insanlığı ve kainatı yarattıktan sonra, bizleri karanlıklar içerisinde bırakmamıştır.Yüce Rabb'imiz bizleri başıboş bırakıp, belirsizliklere sürüklememiştir. Kıyamet suresi 36. ayette Allah (cc) şöyle buyurmaktadır:
    أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
    "İnsan kendisinin başıboş bırakılacağınımı sanır!"
    Kıyamet suresinde de belirtildiği gibi insanlar dünyaya indirildikleri ilk günden bu yana hiç başıboş bırakılmamışlardır. Bu noktada son peygamber olarak, İslam dini ile Muhammed Mustafa (sav) gönderilmiştir. Peygamber Efendimize (sav) indirilen Kur'anı Kerim'de neye, nasıl iman edilmesi gerektiği vahyedilmiştir.
    Bazı ayetler ve hadislerde önceki peygamberlerden bahsedilmekte, önceki kavimlerin kıssaları aktarılmakta, melekler vs. anlatılmaktadır. Bazı ayetler ve hadislerde ise orucun ve namazın farziyetinden, zekat vermekten vs. bahsedilmektedir.
    Kur'anı Kerim'de ki ayetleri ve Peygamber Efendimizin (sav) Sünnetullahını incelediğimiz zaman hükümler arasındaki bir fark dikkatimizi çekmektedir. Dikkatle incelendiğinde bazı ayetlerin ve hadislerin sadece kalple ilgili görevler içerdiklerini görebiliriz. Buna bir örnek Bakara suresi 285. Ayetidir.
    ءَامَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
    "Rasül ve inananlar, ona Rabbinden indirilene inandı. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına, rasullerine inandı."
    Bazı ayetler ise fiilleride ilgilendirmektedir. İstenilen sadece kalben itikat değil aynı zamanda ayetlerde ve hadislerde geçen mevzuların fiillerle, amele dökülmesidir. Allah (cc) bizlerden kalplerimizde bulunan inanca uygun yaşamamızı talep etmektedir. Allahu Teala bu konu ile alakalı çeşitli ayetler indirmiştir. Bunlardan bir kaçı:
    وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلاً مِّمَّن دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
    "(İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve ‘Ben Müslümanlardanım' diyenden kimin sözü daha güzeldir?" (Fussilet 33)
    Yukarıda belirtilen ayetlerden anlaşılacağa üzere, sadece iman değil aynı zamanda Müslümandan amel etmeside beklenmektedir. Hatta Allah Azze ve Celle kalpteki inanca göre amel etmemekten bizi men etmekte ve en şiddetli şekilde bizleri böyle bir davranıştan sakındırmaktadır. Yüce Kitab'ı Kur'an'ı Kerim'de, Allah (cc) Ümmeti Muhammed'i şöyle uyarmaktadır:
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ
    كَبُرَ مَقْتاً عِندَ اللَّهِ أَن تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُون
    "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır." (Saf 2-3)
    Konumuza tekrar dönecek olursak, Allahu Teala'nın isimlerini incelediğimizde, iman ve aynı zamanda ameli içerisinde barındaran bir özelliğe sahip olduğunu görebiliriz. Allahu Teala'nın bir kaç isminin izahı ve hayatımıza yansıması gereken noktalar: El-Halık, el-Bari, el-Musavir, el-Hallak:
    هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
    "O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir." (Haşr 24)
    El-Halık: خلق kökünden gelmektedir. Yaratmak, yoktan var etmek, şekil vermek, şekillendirmek anlamına gelmektedir. Halık (cc) içindekiler ile birlikte, tüm kainatı yoktan vaar eden, hakimiyetiyle düzene koyan, onlara şekil verendir. Hiç kimse O'nun yaptığını yapamaz, yoktan vaar edemez. Müslüman bunu bir an dahi unutmamalı ve tefekkür etmelidir. Kendisine sunulan bütün dünya nimetlerinin Allahu Teala'dan geldiğini ve bunlara sadece O'nun hakim olduğunu sürekli hatırlamalıdır. Bu düşünce benliğini sarmalı ve hayatında cisimleşmelidir.
    El-Vahid, El-Ehad:
    قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
    "De ki: Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir." (Rad 16)
    El-Vahid: وحد kökünden gelmektedir. Tek, yalnız, eşsiz, birtane olmak anlamını taşır. Halık olan Allahu Teala Vahid'dir. Bütün kullar, akide olarak, O'nun mutlak mükemmeliğine ve tekliğine iman etmelidirler. O'nu birlemeliler ve her türlü kulluğu ve ibadeti sadece O'na yönelik, O'nun için yapmaları gerekmektedir. Kınayıcının kınamasından korkmadan, sadece O'nun rızasını gözetmelidirler.
    El-Vedud:
    وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُ
    "O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (Buruç 14)
    El-Vedud: ود kökünden gelmektedir. Çok seven, aşırı sevgisi olan, tutkun, düşkün, katıksız sevgi, hem seven, hemde sevilen anlamına gelmektedir.
    Allah (cc) yarattıklarını, peygamberlerini , meleklerini ve mümin kullarını sever ve onlar tarafındanda sevilir. Allahu Teala'yı sevmek farzdır. Bir müminin en çok Yaratıcısını, yani kendisini yoktan vaar edeni sevmesi gerekmektedir. Müslümanın kalbindeki Rabbına olan sevgisi bütün sevgileri geçmeli, diğer bütün sevgilere galip gelmeli ve diğer sevgilerin hepside O'nun sevgisine bağlı olmalıdır. Dahası sırf Allah için farzlar yerine getirilmeli ve sırf Allah helalleri sevdiği için helaller sevilmelidir. Sırf Allah için günahlardan uzak durulmalı ve sırf Allah haramları sevmediği için haramlar buğz edilmelidir.
    Örnek olarak verdiğimiz bu birkaç isimden de anlaşılacağı üzere her şeyi Yaratan, dolayısı ile her şeyin en iyisini bilen Allah'tır (cc). Hüküm koyucu, hakim Allah'tır (cc). Kulluk sadece Allah'adır (cc). Kullarını seven ve kayıtsız şartsız sevilmesi gereken ise Allah'tır (cc).
    İslam ideolojisinin haritası: El-esmaü'l-hüsna
    El-esmaü'l-hüsna incelendiğinde göze çarpan bir diğer özelliği ise, İslam ideolojisinin adeta haritası gibi olmasıdır.
    Söz konusu harita, El-Evvel ismiyle insanın dünya yolculuğuna çıkmadan önce bulunduğu başlangıç noktasını aydınlatmaktadır.
    El-Evvel:
    وَ الْأَوَّلُ
    "O her şeyden öncedir..." (Hadid 3)
    El-Evvel: اول kökünden gelmektedir. İlk, başlangıç anlamına gelmektedir. Kainatın, insanın ve hayatın başlangıcında Allah (cc) vardır. Herşey O'ndan (cc) gelmiştir.
    Dünya yolculuğunun aydın, güvenli ve rahat şekilde geçmesini sağlayacak gerekli bilgilerde mesela El-Hakim ismiyle bu haritada yerini almaktadır:
    El-Hakim
    وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ
    "O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır." (Enam 18)
    El-Hakim: حكم kökünden gelmektedir. Hakim olmak, hükmetmek, emretmek, buyurmak, yasaklamak demektir. Hakim ise hükmeden, yönetici, kanun koyucu anlamına gelmektedir.
    Hakim; geniş ilmi olan, işlerin başlangıcını ve sonucunu bilen, eksiksiz güç ve kudret sahibidir.
    Allahu Teala'nın bu ismi doğrudan şerri hükümlerle alakalıdır. Allahu Teala'nın koyduğu tüm hükümler hatasızdır. Hükümlerde ne bir fazlalık nede bir eksiklik vardır. Çünkü hangi kanunun insan fıtratına uygun olduğunu sadece O bilir. Sadece Allah (cc) emreder veya yasaklar! Zira insanoğlunun koyacağı kanunların her zaman için hatalı ve eksik olacaktır. Ve nihayetinde dünya yolculuğunun sonu, yani kulun varış noktası da El-Ahir ismiyle bu haritada yerini almıştır.

    El-Ahir:
    وَالْآخِرُ
    "...kendisinden sonraya hiçbir şeyin kalmayacağı son'dur..." (Hadid 3)
    El-Ahir: اخر kökünden gelmektedir. Sonuncu, nihai, son anlamını taşımaktadır.
    Varış Allah'adır (cc). Tüm yaratıkların dönüşleri mutlaka O'nadır (cc). Ve her şey bittiği an O (cc) var olmaya devam edecektir. Hiç bir zaman yok olmayacak güç yalnızca Allah'tır (cc). Hesap soracak ve en hızlı şekilde hesapları görecek olan ise yine Allah'dır (cc).

    Bu haritayı takip eden herkes, İslam dininin tüm hayatı kapsayan bir ideoloji olduğu görecek ve yolunu karanlıklar içerisinden rahatlıkla bulabilecektir.
    İslam davasını taşıyanlar ve El-esmaü'l-hüsna
    İslam davasını taşıyanlar için El-esmaü'l-hüsna'nın ayrı bir anlam ve önemi vardır. Zira El-esmaü'l-hüsna, davalarını taşımaları esnasında, sesi çok uzaklardan dahi duyulan coşkun bir çağlayan gibidir. Suyunun sesi, serinliği ve gücü ile bu çağlayan dava taşıyıcısının gücüne güç katmakta, azmini arttırmaktadır. Ve ebediliği ile hiç bir zaman bitip tükenmeyen bir güven kaynağıdır.
    Mesela El-Veli ismi kalplere serin sular serpmektedir.

    اللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ
    "Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır."
    (Bakara 257)

    El-Veli: ولي kökünden gelmektedir. Destek veren, yardımcı, dost, arka çıkan, müttefik, koruyucu, malik anlamına gelmektedir. Veli, bir işi üzerine alan, idare eden ve gerçekleştiren için kullanılır.
    Allah (cc) müminlerin velisidir, dostudur. Müminleri korur, gözetir. Kullarını kesinlikle yarı yolda bırakmaz. Asla kullarının kötülüğünü istemez. Bu dünyada bizlere ayrılan hayat süremizi idame ettirirken sürekli, sadece Allahu Teala'nın bizleri karanlıklardan aydınlığa çıkartacağı bilincinde olmalıyız. Başımıza gelen çeşitli olaylar bizleri ümitsizliğe düşürmemelidir. O'nun (cc) bizlerden talep ettiği şeylerin mutlaka bizlerin hayrına olduğu zihinlerimize yerleşmeli, fiillerimize yansımalı ve mefhumlaşmalıdır. Allah'ın (cc) emirlerine göre yaşamak bizlere sıkıntı vermemelidir. Aksine, O'nun bize olan karşılıksız ve katıksız sevgisinden ötürü O'nun emirlerine göre yaşamak hususunda azami titizlik göstermek, şahsiyetimizin en önemli dışa yansımalarından biri haline gelmelidir.

    El-Hadi, dava taşıyıcısının büyük bir güven duygusu içerisinde sırtını dayayabileceği, Allahu Teala'nın isimlerinden sadece biridir.
    مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
    "Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür." (Teğabun 11)
    El-Hadi: حدي kökünden gelmektedir. Rehberlik etmek, doğru inancı göstermek, hakkı göstermek anlamını taşır. Hadi; yol gösterici, rehber, kılavuz, lider anlamına gelmektedir. Hadi, kullarını her türlü faydalı şeylere yöneltir. Her türlü zararlı şeylerden uzaklaşmaları ve korunmaları için onlara, lütuf ile rehberlik eder. Allahu Teala, sadece hayırlara götürecek şeyleri emretmekle kalmayıp, aynı zamanda Müslümanları hayırlardan uzaklaştıracak kötülükleri göstermektedir. Bunlardan uzak durmaları için gönderdiği dinler ve peygamberler ile insanlara rehberlik etmektedir.
    El-Hadi ismini adeta tamamlayan bir diğer güven kaynağı ise El-Mübin

    يَهْدِي بِهِ اللَّهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِهِ وَيَهْدِيهِمْ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ
    ismidir. يَاأَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثِيرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُو عَنْ كَثِيرٍ قَدْ جَاءَكُمْ مِنَ اللَّهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُبِينٌ
    "Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir." (Maide 15-16)
    El-Mübin: بين kökünden gelmektedir. Ortaya çıkmak, görünmek anlamını taşır. Bir şeyi söz veya fiil olarak açıkladı demektir. Beyyine, delil anlamına gelir. Beyan, birşeyi açığa çıkarmak anlamına gelir. Yani Mübin olan Allahu Teala kullarına, doğru yolu beyan edip açıklamış, yaptıklarında kendilerine sevap kazandıracak ve terk ettiklerinde kendilerine günahı müstahak kılacak amelleri delilleriyle açık ve net açıklamıştır. Bu noktada da Allah'ın (cc) kullarına olan merhameti tecelli etmiştir. Zira Allah Azze ve Celle kullarından neler istediğini delilleriyle izah etmiştir yani zihinleri sorularla dolu, bulanık bırakmamıştır. Bu durumda Allahu Teala'ya bağlılık daha sağlam ve samimi olacaktır.
    Evet, El-esmaü'l-hüsna'nın gerçeğini bir kaç örnekle anlatmaya çalıştık. Anlaşıldığı gibi El-esmaü'l-hüsna sadece 99 kutsal isim değil, bunun yanı sıra İslam ideolojisinin haritası ve bu ideolojiye daveti yüklenenlerin dayanağıdır. Allah (cc) El-Kafi'dir.

    Esma Sıddık



    Paylaş
    El-Esmaü'l-Hüsna Gerçeği Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allahu tealanın isimleri hem güzel hem de onun kudretini de en güzel yansıtan isimlerdir. Güzel olduğu kadar yücedir. Yaratılan her şey onların tecellileri ve yansımalarıdır.