Mumine Ahlak ve Edep ve Görgü Kuralları Forumundan Kadın Çocuk Doğurmaz, Toplumu Doğurur Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kadın Çocuk Doğurmaz, Toplumu Doğurur

    Reklam






    İslam, Müslümanlar arasında toplumsal ahlaki kişiliği geliştirmeyi amaçlar. Bu konuya ilişkin nassların çokluğu da İslam'ın ahlaka ve toplumsal kimliğe ne kadar önem verdiğini gösterir.
    Olgun ve kamil manada nasıl bir toplumun sağlanması gerekiyorsa, İslam tüm bunların üzerinde bir bir durarak, gerekeni yapar. Dinimizin temelleri arasında yer alan bu toplumsal ahlak, o manada kapsamlı ve şumulludür ki, başka herhangi bir toplumsal eğitimin programlarında ve metotlarında görmek mümkün değildir. İslam'ın üzerinde hususiyetle durduğu bu görev de insana verilerek, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın "hayırlı toplum"un oluşumu sağlanmaktadır.
    İslam literatüründe, kadının da, erkeğin de ruhunun Allah'tan olduğu gerçeği "Ey insanlar! Sizi bir tek candan yaratan, o candan kendi eşini yaratan ve bu ikisinden çok sayıda erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının." (Nisa, 4/1) hükmüyle kanıtlanmıştır. Bu da gösteriyor ki, "hayırlı toplum"un oluşturulmasında kadın ve erkek omuz omuza çalışacaktır. Çünkü İslam sosyal hayatta, kadın ve erkeğin seviyelerini eşit tutmuştur. Erkek yaşamak için ne gibi haklara sahipse, kadın da aynı haklara sahiptir. Kur'an'da yer alan "Birbirinizdensiniz" (Ali İmran, 3/195) prensibi, kadınla erkeği bir bütünün iki parçası kabul etmiştir. "Her canın kazandığı iyilik kendi yararına, işlediği fenalıklar da kendi zararınadır." (Bakara, 2/286) prensibi de bu hususta esas alınmıştır.
    İslam dininde kadın ve erkeğin durumları ayrı ayrı değerlendirilmiş ve erkekten farklı olarak kadına verilen roller olmuştur. Bunlardan biri; kadının toplumdaki yeri itibarıyla bir tarlaya benzetilmesidir. (Bkz. Bakara, 2/223) Yani insan neslinin devam etmesi için tarlalık görevi kasti bir şekilde ve özel olarak Allah tarafından kadına verilmiştir. Demek oluyor ki, kadının toplumdaki nispeti, tarlanın insana nispeti gibidir.
    Bu da gösteriyor ki kadın, şeytanın oklarından bir ok, toplumu ifsat eden bir silah olabileceği gibi toplumun ahlakının emniyeti ve istikrar unsuru da olabilir. Bu da ancak İslam'la olur. Bu bağlamda Müslüman kadını ele alacak olursak; hayatta taşımakta olduğu ödevleri bakımından, sosyal yönünün bulunması, sosyal faaliyetlere katılması, bulunduğu toplumda etkin rol alması gerekir. Hayat ona ne türden görev vermiş, imkanlar ne nispette fırsat sağlamışsa, bunun gereklerini yapmalıdır. Müslüman kadın, gücü nispetinde, toplumda, hanımlar arasında görev alacak, onların arasına katılarak, onlarla ilişkisini İslam'ın yüce ahlaki esaslarına göre sürdürecektir. O taşıdığı İslami ahlak ile öteki kadınlardan farklı olduğunu kanıtlayacaktır. Bunun için de öncelikli olarak kendini buna hazırlayarak iyi bir donanıma sahip olmalıdır.
    Toplumun eğitiminde aktif rol alması gereken Müslüman kadın, öncelik sırasını iyi belirleyecek ve topluma kazandıracağı fertleri eğitmeyle işe başlayacaktır. Yani anneliğini, birey ve toplum açısından en ideal şekilde gösterecek, anneliği, basit ve sıradan bir iş gibi görmeyecektir. Çünkü anne olma yetisi, bir rastlantı sonucu verilen bir görev değil, bilinçli bir çaba gerektiren, bilgiye ve beceriye dayanan, toplumsal bakış açılı bir olgudur.
    Müslüman kadın için annelik, insani sorumluluğu taşıyan bir bütün olmalıdır. Çocuklarıyla ilgilenmesinin, bütün insanlığa, topluma karşı duyduğu ilgi ve sorumluluğun kendi payına düşen önemli bir parçası olduğunu bilmelidir. Çünkü o, ev kadını ve anne olarak dünyanın dışında değildir.
    Diğer yandan, evde oturup çocuk yetiştirmesinin ötesinde, kendisine kimi yeteneklerinden dolayı ihtiyaç duyulan alanlarda çalışmak istemesi durumunda, eşiyle de bu konuda bir birlikteliğe varmışsa ve yapacağı çalışma topluma fayda sağlayacak, kendinden de İslami bakımdan bir şeyler kaybettirmeyecekse, bu alanda da kendine ihtiyaç olduğunun bilinciyle hareket etmelidir. Buna günümüzde vereceğimiz birçok örnek isim vardır. Bu şekilde hizmet eden ve aynı zamanda anneliklerini sürdüren birçok kadın vardır. Mesela, Mısırlı gazeteci ve televizyon yapımcısı Safinaz Kazım. Iraklı Amine Sadr'da hem anne hem de yazar. Mısırlı Zeynep Gazali hem hizmet eden bir yazar hem de evliliğini sürdüren bir hanım. Bunların sayısını çoğaltmak mümkün ama önemli olan biz nasılız? İşte biz de, kendi yeteneklerini köreltmeksizin, toplumsal faaliyetlerde bulunurken, bir yandan da iyi bir eş ve iyi bir anne olmayı da başarabilmeliyiz. Çünkü öncelikle kadın ve anne olduğumuzu unutmamalıyız. Bizim yetiştireceğimiz o çocuk, yarın bu toplumun bir ferdi olacaktır. Ve topluma kazandırılacak hayırlı evlatlar sayesinde, toplumun refahı sağlanacaktır. Yani kadın çocuğunu eğitirken, toplumu da eğitmiş olacak ve böylece kadın, çocuğu değil, toplumu da doğurmuş olacak.
    Bunların yanı sıra Müslüman kadın tüketiciliğe ağırlık veren bir yaşam tarzı yerine, gereksiz tüketimi sıfıra indirmeyi hedefleyen yalın bir yaşantıyı yeğlemekle de topluma en büyük katkıyı sağlamış olacaktır.
    Müslüman kadın, topluma yön vermek istiyorsa kendi gibi topluma yön veren Müslüman hanımların hayatlarını okumalı ve kendine düşen görevin bilincinde olmalıdır.
    Nene Hatunların, Nesibe Hatunların, şair ve yazar kadınların, iyi anne ve iyi eş olan kadınların özelliklerini bünyesinde barındırmayı bilmelidir.
    Kadın, her türden fazilet ve değeri, kahramanların gönlüne nakşedendir. En yüksek değerleri o kazandırır. Hayatın yaşanırlığını, sevgiyi, saygıyı, merhameti, güzelliği hep kadın verir. Kısacası evlerdeki rahat ve huzurun sevgi ve kararlılığın kaynağı kadındır. Ve bu kaynağı topluma aşılayacak olan da odur. Işte bütün bunları hazırlayacak olan yegane ve tek kadın sadece ve sadece "İslam kadını"dır.
    Emanet edilmesi gereken en "Emin"e emanet olunuz!

    Yasemin Yalcin Aktosun..


    Paylaş
    Kadın Çocuk Doğurmaz, Toplumu Doğurur Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Çocukta babadan çok etkin rol oynayan annedir. Bir insanı güzel bir huy ile yetiştirmek toplama kazandırılmış en güzel eserdir. O insanda etrafındaki insanları etkileyerek faydalı olur.