Doğum Kadın ve Doğum ve Hamilelik Öyküleri Forumundan Doğum Hikayeleri-Herkese merhabalar, Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Doğum Hikayeleri-Herkese merhabalar,

    Reklam




    Herkese merhabalar,

    Ben tesadüfen hamile kaldım ve bunu öğrenmem bile çok komikti. Hemen anlatmaya başlayayım en iyisi.

    29 Ekim 2002 tarihinde işyeri izinli bense evde oturuyordum, eşim çalışıyordu. Çok fena halde karnımda ağrılar vardı ve hemen annemi de alıp Ankara - Kızılay da bir doktora gittik. Doktor sorun olmadığını muayene ve ultrason sonrasında söyledi. Bana 2 kutu ilaç verdi, “10 gün sonra tekrar gel” dedi. İçtim ve 10 gün sonra tekrar gittim. Ultrasonla bakarken "rahimde karartı" var dedi. o an öldüm korkudan "yara, ur vs...her şey geldi aklıma ve tabii sordum da, ama bilmediğini ve beni hocasına hemen göndereceğini söyledi. Ben zaten ultrason için suları içmişim kendimi zor tutarken, tekrar can havliyle koştura koştura doğru diğer doktorun yolunu tuttum. Neyse zor zahmet bulduk masaya kendimi zor attım, derken doktor "bu bebek kesesi" demez mi ayyyy nasıl sevinmişim nasıl anlatamam.Kötü bir hastalık olmadığına ve bir de bebek müjdesi eklenince sevinçten masada ağlayıvermişim. Doktora defalarca doğru olup olmadığını sordum benden yıldı yani. Derken içtiğim ilaç aklıma geldi 2 kutu ve 10 gün içilmiş bir ilaç.doktora hemen sordum. Zararı olabileceğinden bahsetti. Kafalar iyice karıştı, moralimiz bir anda bozuldu. Ağlamaklı olduk. Arabada ablam vardı. Müjdeyi eşimle ilk ona verdik ve doğru annemlere gittik, diğer aile fertlerine de müjdeledik. İlaç konusunda ailem aklıma kötü şeyleri getirmememi söyledi ama elimde değildi. İnternetten ve bulduğum tüm doktorlardan araştırmalara başladım. "ilacın illaki bir yan etkisinin olacağını ama ne olacağı konusunda belli bir görüş olmadığı kanaatine" vardık ve dua etmeye başladık. Vücutta öyle bir mekanizmaya sahip ki belki ilk 3 ay içinde vücut çocuğu kabul etmez atar düşük yoluyla bile dendi. Bunu aldırsam belki başka çocuğumuzun olamayacağı bile. Her doktor farklı sey söyleyince kafalar iyice karıştı ve Allah’a duadan başka çaremiz kalmadı. Araştırmalar falan filan derken bebişimize tam sevinemedik bile.

    İlk 3 ay sürekli bulantı, kusma vardı. Canım bir şey istemiyordu. İlk 6 ayda sadece 1 kilo almışım. Kokular felç ediyordu beni, özellikle arabalarda, yollarda aldığım kokular. Fakat zor şartlarda çalışmama rağmen hiç sıkıntım sıkıntım olmadı diyebilirim. 9 ay boyunca vitamin ve demir ilaçlarımı içtim. Kontrollerime devam ettim. Çok güzel bir anne olduğum söylendi. Doktor ilk 6 ay boyunca kızın olacak dedi. 8.ayda ise oğlan diyince bir de orda çelişki yaşadık. Zaman hızla akıp gidiyordu, belki çalıştığım için öyleydi. Birden kilo aldım tam 20 kilo aldım doğum yapana kadar. Son 2-3 ay iyice vücut ağırlaşıp su toplayınca ve kilo alınca artık dolmuş-otobüse de binemez oldum. Bir gün otobüsün orta kapısını bana bin diye açınca ben de hemen eve ulaşmak için atladım ama karnımı unuttum tabii, nasıl kalabalık adım atılmıyor. Otobüsün kapısı sırtıma küt diye vurunca benim karın gitti. Aradaki demire yapıştı. Nasıl canım acıdı ama kendi suçum ya ses de çıkaramadım, gözlerim doldu acısından. Sonra bir baktım çocuk 3 gün oynamadı, korktum doktora telefon açtım ve sordum meşhur reçetemi size de yazayım."ılık duş al, 2 çikolatalı gofret ye, üzerine vişne suyu 1 bardak iç, sonra sol tarafına uzan dedi" yaptım ve kıpırtılar başladı ama halen korkuyordum, neresine geldi diye. Acayip pimpiriklendim. Gerçi aileden gelen bir vesves olayımız da Mevcut. neyse, hamilelikte karnımdan sürekli pıt pıt diye kalp atışı sandığım sesler geliyordu meğer çocuğu hıçkırık tutuyormuş. Doğduktan sonra anladım çünkü halen sürekli hıçkırık oluyor, onu da demeden geçemem. İlaç için araştırma yaparken her şeyi ve her şeyi okuyup öğrendim işittim. Dolayısıyla doğumdan korkar oldum, sezaryen yapmak için araştırmalara giriştim. Kendi doktorum yapamayacağını söylediği için hem hastane hem de doktor araştırdım. Yalnızdım.eşim İstanbul’a iş nedeniyle gitmişti, bazen hafta sonları gelebiliyordu.

    İşten de izne çıkmıştım.yalnız başıma evde oturuyordum. Kurbanlık koyun gibi hissediyordum kendimi, tek tesellim oğlumun yanımda-karnımda olmasıydı. Bir doktor buldum. Bana tatile gideceğini döndüğü gün sabahına doğuma alacağını söyledi. 4 temmuz saat 08.00 ameliyat olacaktım. Eşim Ankara’ya geldi annem ve kardeşim ve bir gün öncesinden beri ağlayan-korkan ben kuzu kuzu 6’da yollara düştük. 06.20 geçe oradaydık. Lavman yaptılar, bebişimin kalp atışlarını dinlediler. Bebişimin kaç haftalık-aylık olduğunu ben de dahil kimse bilmiyorduk. Ultrasondan yapılan gelişimine göre alınacaktı, fakat son anda değiştirilen doktor, bebeğin son aylarda birden gelişmesi bebeğin erken alınmasına yol açtı. Anlayacağınız tamamen talihsizliklerle dolu bir doğum olayı. Neyse nerde kalmıştık sabah beni hazırladılar doktor yok! Yolda denildi. Benim yukarıda "yatış" işlemlerim bitti. Beni sedye ile en alt kattaki ameliyathaneye indirdiler. Bende bir korku-bir korku. Doktoru bekliyoruz 45 dk olmuş doktor yok. Yan sedyelerde yatanların doktorları geliyor hoş beş sohbet ediyor-hastasını rahatlatıp ameliyata götürüyor ben kalakaldım. Sonra bir pratisyen beni ameliyata hazırlayacaklarını, doktorun halen gelmek üzere olduğunu söyledi. Beni ameliyathaneye götürdü. 15 pratisyen belki daha fazla. Biri koluma tansiyon aletini bağlıyordu, diğeri öbür kolumu alıp ameliyata hazırlık yaptıklarını söyleyerek iğneler sokuyordu, biri başımla uğraşıyordu derken beni bayıltıp, ameliyatımı yapmışlar. Yani korkumdan sezaryen olsun-iyi doktor olsun diye evimi satıp yatırdığım ameliyatıma doktor gelemediği gibi prastisyen öğrenci doktorlar beni kandırıp yaptılar. Ahhh ahhh ne diyeyim. Bundan sonrasını söyle anlatabilirim:saat 10.00 da bebek odaya gelmiş mosmormuş. Bebeği eşime ve anneme verip gitmişler, yalnız bebek nefes almakta zorlanıyormuş, ağzından sarı sular akıyormuş ve de mormuş. Hemen bizimkiler hemşirelere verip göndermişler. (Bakar mısınız olaya muayene bile etmeden odaya gönderiyorlar ve ayrıca koridordaki lavaboda bebeği yıkıyorlar, hijyen falan yok yani?) Ben ameliyattayım aşağıda. 10,45 gibi ayılmam için odaya koydular gözlerim bir açılıyor bir kapanıyor Narkozdan ama nasıl üşüyorum anlatamam, bir de bebeğimi merak ediyorum.sağlığı yerinde mi? bu arada benim doktor tolga bey bitmeyen yoldan gelmiş ve ailemin yanına çıkmış ameliyata girmiş gibi, benim aşağıda olduğumdan bahsetmiş. beni odaya getirdiler, bebeğimi soruyorum.yoğun bakımda olduğunu soyluyorlar.ben narkozdan tekrar bayılıp gidiyorum.öğleden sonra ağrılar acılar biraz hafifliyor, doktorum geliyor "senin fıstık napıyor?" diye soruyor. Fıstık değil çünkü kızım olmadı ama ne bilsin ameliyata girmedi ki, yoğun bakımda olduğunu söylüyorum.2 gün görmüyorum bebeğimi bana anlatıyorlar, şuna benziyordu, buna benziyordu diye eşim ve annem onlarda 3-4 dk.ancak görebilmişlerdi. Acaba sağlığındaki sıkıntısı bebeğin doğum esnasındaki geç alınması veya yanlış alınması ile ilgili olabilir miydi? Artık 3.gün merak ediyorum bebeğimi üzüntüden sütümde gelmedi, görmeye çıktım küvezin içinde,ben tabi yine zırlıyorum. Durumunun iyi olduğu söylendi.gözlem altına alacaklarmış gün içinde iyi hali sürerse vereceklermiş denildi.

    Hemen çıkış işlemlerimiz yapıldı ve evimize geldik. Onu kucağıma almak-sarmak ne kadar güzel bir şeymiş.Canım oğlum-mis kokulu yavrum-ponpişim benim. Ona duygularımı anlatamıyorum. Bu kadar güzel bir duygu olduğunu bilsem daha önce doğururdum diye düşünüyorum. Şu an Kaan Mert'im 8.ayında, 3 aylıkken anne demeye başladı. Şu an dede-baba-gel diyor. Herkese gülüyor, ama her yerde herkes de onu sevmeden edemiyor. İyi ki doğurmuşum seni canım oğlum!

    Herkese sevgi ve saygılar

    Not:çocuk isteyen herkese de inşallah en kısa sürede bu sevinci Allah tattırsın diyorum.

    Ben doğurdum, sizde sıra!!!




    Paylaş
    Doğum Hikayeleri-Herkese merhabalar, Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bazı kişiler hiç beklemediği bir anda hamile kalırken bazı kişiler de her gün hamile kalma ihtimalini düşünerek ve bu hayalleri kurarak yatıp kalkmaktadır.



ultrasonda karartı,  hamilelikte 9 ay boyunca yatanlar,  gebelikte surekli yatanlar,  gebelikte ilk 3ay yatanlar,  zorlu doğum hikayeleri,  ultrasonda karartı ne an,  hamileliği suresince 9 ay yatanlar