Makale ve Şiirler ve Dini Yazılar/Makaleler Forumundan Mutluluk Saadet Mi, Şekavet Mi? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Mutluluk Saadet Mi, Şekavet Mi?

    Reklam




    Allah Tealâ Hûd suresinin 105. ayetinde mahşer günü bir araya toplayacağı kullarının bazılarını “saîd”, bazılarını ise “şakiyy” diye adlandırıyor. Devamındaki ayetlerde ise hesaba çekildikten sonra “saîd” yani mesut yahut mutlu olanların cennete, “şakiyy” yani mutsuz olanların ise ateşe gönderilecekleri haber veriliyor. Mutluluk anlamına “saadet”, mutsuzluk anlamına da “şekâvet” kelimeleri bu adlandırmalardan hareketle girmiş dilimize. Tabiatıyla bu kavramların muhtevası da aynı ayetler çerçevesinde belirlenmiş.

    Buna göre saadet, “kişinin Allah’ın hidayeti ile nihaî iyiye, en yüksek hayra ulaşmakla yaşadığı sürur hali” demektir. Nihaî iyi, en yüksek hayır, cennet ve Cemâl’e nailiyettir. Şu halde gerçek ve ebedî saadet ahirettedir.
    Fakat “iki cihan saadeti” niyazımızdan da anlaşılacağı üzere ahiret saadeti yanında bir de dünya saadeti vardır. Dünya saadetini, adına ve günümüzdeki yanlış algıya aldanarak “dünyalık elde etmek suretiyle yaşanan haz”, bir eli yağda bir eli balda olma hali gibi anlamamak gerekir. Dünya saadeti de ahirete nispetledir ve maddi hazlardan yüz çevirip akla ve vahye uygun yaşamanın verdiği derunî memnuniyet hissi demektir.


    Nitekim insanlık tarihinde belki en fazla yokluk, eza, cefa ve meşakkate maruz kalan Sahabe-i Kiram efendilerimizin yaşadığı zamana “Asr-ı Saadet” denildiği malumdur. Dünya saadetini bir ahlâk konusu olarak ele alan ulemamız, bunu, “ilim, hikmet, güzel ahlâk ve salih amelle uhrevî saadeti kazandıracak kemalâta ulaşma çabasının manevi hazzı” diye tarif etmişlerdir. Yine bu cümleden olmak üzere dünya saadetinin marifetullaha erme nispetinde yaşanacağı, marifetullahın en yüksek derecesine cennette ulaşılacağından, saadetin de en kâmil halinin ahirette tadılacağı söylenmiştir.
    Şekavet ise kulun dünyaya aldanarak, kulluğunu unutarak, günah ve isyanla ahirete varması halinde yaşayacağı korku, panik, çaresizlik ve fayda vermeyen pişmanlık duygusudur.


    Dalalet ehline yaptıkları yanlışlar dünyada iken güzel gösterildiği, böyleleri bir türlü kendilerine gelip akledemediği için, şekavet hali bu dünyada onlara saadetmiş gibi görünür. Bu hususta uyanık olmak lazımdır. Zira insanı beşeriyetinden ibaret kabul eden, ahiretin varlığına inanmayan modern anlayış, mutluluğu “beşerî ihtiyaçların en üst seviyede karşılanmasından, nefsin arzularını tatminden alınan haz” diye tanımlamakta, bu tanım bazı müslümanlarca da benimsenmektedir.
    Mutlu olmak için gerçekleştirmek istediğimiz bir talebimizin peşine düşmeden önce, bunun bizi ahirette saidler safına mı yoksa şakiyyler safına mı dahil edeceğinin hesabı iyi yapılmalıdır


    Ahmet Nafiz Yaşar



    Paylaş
    Mutluluk Saadet Mi, Şekavet Mi? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Nimetler her geçen gün artmasına rağmen insanların refah düzeyi yükselmesine rağmen insanlarda bir sıkıntı bitmek bilmiyor. Mutluluğu maddiyata arandığı sürece okyanus kadar her şey olsa da içinde boğuluruz şükür bunu dengeleyicisidir.