Makale ve Şiirler ve Dini Yazılar/Makaleler Forumundan Mevlana ve Şems'in dostluğu Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Mevlana ve Şems'in dostluğu

    Reklam







    1244 yılında Konya’ya gelen Şemseddin Tebrîzî adlı bir zat, onun ilimle dolu dünyasında “aşk” ile yepyeni ufuklar açtı.

    Bu iki ilâhî âşık, bir müddet yalnızca bir köşeye çekilerek kendilerini tamamen Hakk’a verdiler. Günlerce, gecelerce sohbetlere daldılar. Birbirlerinde kendilerini ve Yüce Allah’ın eşsiz güzelliklerinin tecellîlerini gördüler. Buluştuklarında Hz.Mevlânâ 38, Hz.Şems 60 yaşlarında idiler.

    Artık Mevlânâ bütün zamanını Şems ile sohbete ayırıyordu. Bu ilâhî aşkı idrâk etmekten âciz olanlar, Hz.Mevlânâ’nın Şems’e olan ilgisini kıskanarak, ileri geri konuşmaya başladılar. Bu sözleri duyan Şems üzüldü ve 1246 yılında Konya’yı terk edip Şam’a gitti.

    Şems gidince Hz.Mevlânâ derin üzüntülere boğuldu. Şems’i tedirgin ederek uzaklaşmasına neden olanlar da Mevlânâ’nın bu hâli karşısında pişmân oldular.

    Hz.Mevlânâ bir mektup yazarak oğlu Sultan Veled’in de bulunduğu bir kâfileyi Şam’a gönderdi. Şems mektubu okudu ve Hz.Mevlânâ’nın dâvetini geri çevirmeyerek 1247 yılında Konya’ ya döndü.

    Şems’in dönmesine herkes sevindi. Hz.Mevlânâ artık gülüyor, ziyâfetler veriyor, sema’ meclisleri düzenliyordu. Şems’le sohbet günlere ve gecelere sığmıyordu.

    Fakat bu huzurlu günler uzun sürmedi. Dedikodular, çirkin sözler ve iftiralar yeniden başladı.

    1247-1248 yılında Şems aniden kayboldu. Onu bir daha ne gören, ne de izini bulan olmadı.

    Hz.Mevlânâ, Şems’i çok aradı. Ayrılığın büyük acısıyla şiirler söyledi, gözyaşları döktü. İki kere Şam’a gittiyse de izine rastlayamadı. Şems’in bedenî varlığını bulamayan Hz.Mevlânâ, onu mânâ yönünden kendinde buldu ve aramaktan vazgeçti. Bir şiirinde şöyle der:

    Beden bakımından ondan ayrıyım ama, bedensiz ve cansız ikimiz de bir nûruz.
    Ey arayan kişi! İster onu gör, ister beni. Ben O’yum, O da ben.
    -
    (Mevlana-Aşkın Dansı Film'inden)
    "Bir sabah olan oldu, Şems yoktu... Celalettin dostunun gidişiyle adeta yıkıldı... Büyük ıstıraplar içinde dosta onlarca beyit, şiir ve rubayi yazdı. İlahi aşkının ilk kıvılcımını başlatan biricik dostu Şems artık yoktu. Büyük acı, üzüntü ve keder vardı... "

    İlahi aşkı Şems, Mevlana ve Konya'yı terk edip Şam'a göçe karar verince, Mevlana "Etme" diye yakarır ona...


    Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
    Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

    Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin için
    Bizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.

    Ey, makamı var ve yokun üstünde olan
    Sen varlık sahasını terk ediyorsun, etme.

    Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
    Sen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

    Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bize
    Sen zehri şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.

    Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
    Ey Hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme!

    Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer,
    Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun? Etme!

    İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
    Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme

    alıntı



    Paylaş
    Mevlana ve Şems'in dostluğu Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allah razı olsun çok güzeldi



  3. 3
    Şems ile Mevlana ruhları için El-Fatiha..ALLAH(c.c) kabul etsin..Lütfen okuyun



mevlana şiirleri,  mevlana ve şems sözleri,  mevlana aşk sözleri,  şemseddin tebrizi,  hz. mevlana ve şems,  hz mevlana ve şems sözleri,  hz şems