Makale ve Şiirler ve Dini Yazılar/Makaleler Forumundan Mutsuzluk ki çaresi var... Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Mutsuzluk ki çaresi var...

    Reklam




    Tutunamıyoruz hayata…
    Tutamıyoruz hayatı
    Gittikçe büyüyen acı bir gerçek var çevremizde; insanlar mutsuz ve hayattan kopuklar
    Yorgun ve yenilmiş insan manzaraları o kadar çok ki!
    Sanki yanlış bir çağda, yanlış bir zamanda, yanlış bir mekânda yaşıyor gibiyiz
    Aslında sorun çağda, zamanda, mekânda değil, tek tek insanlarda
    Hayata dair acemiliklerimiz var, bilgisizliğimiz var
    Bu acemilik içinde derin bir anlam problemi yaşıyoruz
    Anlam yükleme ve anlam yüklenme probleminin oluşturduğu kaosla birlikte insan, insanlığa ait olmaktan çıkıp ten kafesine düşüyor

    Çığ gibi büyüyor mutsuz kalabalıklar
    Olmuyor
    Mutsuz ve umutsuz hiç olmuyor
    Bizden bir şey olmuyor, gelip gelip gidiyoruz dünyadan iz bırakmadan
    Kalıcı bir insanlık hali düşmüyor zamanın ruhuna bizden
    Büyük acılar da eğitemiyor örselenmiş ve cilalanmış ruhumuzu
    Bir kıvamsızlıktır yaşadığımız
    Yaşamamış gibi yaşıyoruz
    Buraya hiç uğramamış, bu dünyada hiç doğmamış gibi ölüyoruz
    Meydanlar alabildiğine boş olsa da dikemiyoruz ruhumuzun heykelini
    Gül bitirmek varken neden yakarız gülleri?
    Neden çöle çeviririz bin bir renkli bahçeleri?
    Sular çekilir, yağmur kesilir, toprak taşlaşır bizimle
    Niye bu kadar bereketsiziz, niye bu kadar şükürsüzüz?
    Olmuyor
    Kaslarımızdan en önce düşüncelerimiz, ruhumuz çok zayıf
    Büyük iddiaların ve büyük ideallerinin ardında geçmiyor hayatımız
    Adanmışlık yok bizde, yenilmişlik var
    Büyük düşlerin içine düşmüyoruz gölgelerimiz
    İnsan ki, merhamete muhtaçtır Çekildiğinde merhamet üzerimizden yeniliriz, kimi zaman kendi gücümüze, kimi zaman da kendi dışımızdaki güçlere
    Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer yok bizde
    Dirilişe çağıran şairin, şairlerin sesleri değmiyor içimize
    Zaferleri ki, tarih kitaplarında, eski meydanlarda, müzelerde, fermanlarda bırakalı çok oldu
    Ne masal, ne menkıbe ne de bir şiir üretemedik yıllar boyu
    Ağıttır bize düşen, dilimize pelesenk olan
    Büyük düşleri düşleyemez olduk
    Kendine takılı kalan bir küçüklüktür halimiz
    Takıntılıyız
    Zayıfız, aciziz, çaresiziz, kırılganız, dayanıksızız
    Küçük de olsa bir isyan kıpırtısı var damarlarımızda dolaşan
    Bu bir ışıktır ve yeri gelmişken mutsuzlara ve mutsuzluğa soruları sıralamaya devam edeyim
    Neden büyük ideallerin insanı değiliz?
    Neden bizden kahraman çıkmaz?
    Neden çağlara ulaşmaz sesimiz?
    Neden düşmanız kendimize?
    Niye acınaklı, kenarda kalmış bir hayatı yaşamayı yeğleriz?
    Neden yabancıyız içimize?
    Neden tanımayız kendimizi?
    Neden fırsat vermeyiz aklımıza, duygularımıza, ellerimize, bedenimize, gözlerimize
    Neden derin değiliz?
    Neden sevmiyoruz kimseyi?
    Neden firar etmeyiz sevgisizlik zindanlarından?
    Neden hicretle yola koyulmayız bahar ülkesine?
    Güneşe giden yolcu çıkmaz mı aramızdan?
    Karanlığa mahkum mu kaderimiz?
    İrfan ve idrak çok mu uzakta bizden?
    Şimdi bir kere daha, bir medeniyet tasavvurumuz, bir insanlık duruşumuz, çağa gerilmiş değerlerimiz, estetiğimiz, mimarimiz, müziğimiz, sözümüz, özümüz neden olmasın?
    Yontulmamış bir ağaç parçası gibi üstümüze yapışan kabalık, köksüzlük ve ruhsuzluk yakışıyor mu insana?
    Ama böyleyiz
    Ya hayat bizi beğenmiyor ya da biz hayatı
    Tutunamıyoruz hayata…
    Tutamıyoruz hayatı…
    Çünkü iyi beslenmiyoruz
    Gövdemizin aksine fikrimiz ve ruhumuz iyi beslenemiyor
    Açız aç…
    Çağlara seslenen büyük insanlık sesinden, büyük insanlık durumlarından, büyük dalgalardan habersiziz
    Eşyaya mahkûm bir hayatın içinde, ne zindanlarda şahlanan büyük hayatları, biliyoruz, ne de saraylarda tükenen küçük hayatları
    Bir umut filizlenmiyor bu açlıkta, bu sessizlikte, bu mevsimde, bu dedende, bu zamanda, bu yabancılıkta…
    Neden hayatı ıskalıyoruz?
    Neden sonsuza uğurlamak-uğurlanmak varken ölümü öldürüyoruz
    Ölüm ki terbiye eder, açlığımızı giderir, doyurur bizi
    En büyük ihaneti kendimize ettiğimizden olacak, büyük hayal kırıklıkları, büyük acılar, büyük yenilgiler peşimizi bırakmıyor
    Boğuluyoruz bir kaşık suda
    Başarıları tek kişilik yaşar, acıları on kişilik çekeriz omuzlarımızda
    Gittikçe ağırlaşırız, bir daha uçma iradesi belirmez düşüncelerimizde
    Unuturuz uçmayı, olmayı, varmayı
    Olumsuzluğu ve başarısızlığa demirleriz hayatın geriye kalanında
    Yalnız yaşar ve yalnız ölürüz biz
    Kimse için bir anlam taşımadığımız gibi, kimsenin de bizde anlamlı olmasına izin vermeyiz
    Sevgisizliktir sebebimiz
    Sevgisizlik bencilleştirir, bencillikle bir kere daha yenilir ve kenara atılırız
    Hayatı zorlaştırmaktır marifetimiz
    Çünkü başarısızlığımıza, yenilgimize, mutsuzluğumuza, dağınıklığımıza bir mazeret gerektir
    Kendine yoğunlaşmak yerine, yerli yersiz herkesi yolumuzun üzerinde rakip görmeye ne kadar yatkınız
    Kendi varlığının sırlarına erememiş, kendi arşına yürüyememiş biz emeksiz ve çilesizler için mutsuzluk, umutsuzluk, idealsizlik göklerden gelen bir ikazdır
    Bu ikaz ki, ölüleri diriltmek içindir
    Ölmüş duyguları, düşünceleri, idealleri diriltmek için
    Şevk ve Aşk gelip de bizi heva havuzundan çıkartmadıkça bu ikazın cezaya inkılap etmesi an meselesidir
    Mutsuzluk ki çaresi; hayatı-ölümü ve ikisi arasına gerili duran insanı ciddiye almaktan geçer
    İnsan ki, eşsiz bir sanat eseridir, isterse çağları delip geçer ve hep var olur, var edenin adıyla
    İnsanı yaşatan anlamdır, insanlığa aidiyet duygusudur, idealleridir, sevgidir, aşktır, yanmamış güllerdir…

    Yorgun ve yenilmiş insan manzaraları o kadar çok ki! Sanki yanlış bir çağda, yanlış bir zamanda, yanlış bir mekânda yaşıyor gibiyiz Aslında sorun çağda, zamanda, mekânda değil, tek tek insanlarda Hayata dair acemiliklerimiz var, bilgisizliğimiz var Bu acemilik içinde derin bir anlam problemi yaşıyoruz
    mehmed gündem


    Paylaş
    Mutsuzluk ki çaresi var... Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allah razı olsun Hicran



  3. 3
    Kayıtsız Üye
    Müthiş....



mutsuzluk nasıl yenilir