Makale ve Şiirler ve Dini Yazılar/Makaleler Forumundan Adil Yöneticilere çok Muhtacız .. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Adil Yöneticilere çok Muhtacız ..

    Reklam




    ADİL YÖNETİCİLERE ÇOK MUHTACIZ

    Her şeyin sahibi ve maliki, her şeye kadir, sonsuz kerem ve ihsan sahibi Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdler olsun.

    Kâinatın sertacı, merhamet ve heybet peygamberi Sevgili Peygamberimiz aleyhisselatu vesselama; Onun pak Ehl-i Beytine, seçkin Ashabına ve tüm takipçilerine salat ve selam olsun.

    “Muhakkak ki Allah, adaleti ve ihsanı emreder.” (1)

    Yönetenler ile yönetilenler arasında gönül bağı oluşturacak en önemli vasıta ‘adalet’tir. Adaleti tesis etmede en önemli görev ise, yöneticilere-idarecilere düşmektedir. Özellikle günümüz şartlarında insanlığın, adil yöneticilere-devlet reislerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Çünkü günümüz dünyası zalim ve zorba yöneticilerin-yönetimlerin elinde yaşanılamaz bir hale gelmiştir.

    Sıkıntılarımızın giderilmesi ve zulmün üzerimizden kalkması için adalet örneği olacak yönetimlere ve adil yöneticilere çok ihtiyacımız vardır. Adalet örneği olan İslam Peygamberinin mirasını koruyacak, kibir ve gururdan uzak mütevazi idarecilere hasret kaldık. Ümmet, insanlık hasret kaldı. İşte adalet timsali yöneticilere duyulan ihtiyaçtan dolayı Sevgili Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam yöneticilik sorumluluğunu her müslümana yüklemiştir:

    “Herbiriniz birer çobansınız ve sürünüzden sorumlusunuz. İmam (devlet reisi) çobandır ve yönettiği kimselerden sorumludur...” (2)

    Evet, her Müslüman emri altındakileri korumak, haklarını savunmak ve aralarında adaletle hükmetmekle sorumludur. Bu bilinç her ferde yerleşirse adalet elbette yaygınlaşacaktır. “Hiç şüphesiz ki Allah size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (3) İşte bu öneminden dolayı Cenab-ı Allah, adil yöneticilere hususi ayrıcalıklar ve makamlar va’detmiştir. Sevgili Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam meşhur olan şu hadis-i şerifinde adil devlet başkanının Allah katındaki değerine işaret etmiştir:

    “Yedi sınıf var ki, Allah (c.c.) kendi gölgesinden başka gölge olmayan bir günde onları kendi gölgesinde barındıracaktır: 1) Adil imam (devlet başkanı). 2) Allah’a ibadet ederek yetişen genç. 3)Gönlü mescitlere bağlı olan kimse. 4) Allah rızası için birbirini seven ve toplanmaları ile ayrılmaları Allah için olan iki kişiden her biri. 5) Şeref ve mevki sahibi güzel bir kadın kendisini nefsine davet ettiği halde ‘Allah’tan korkarım’ diyerek bu teklifi reddeden kimse. 6) Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği bir şekilde sadaka veren kimse. 7) Tenha ve ıssız mekanlarda Allah’ı hatırlayıp da gözleri yaşla dolup taşan kimse.” (4)

    Öne çıkmış belirgin hasletleriyle diğer insanlardan ayrılan ve Allah’ın rahmet ve inayetine mazhar olan bu yedi sınıf insanı yakından tanımak ve onlardan olabilme çabasında olmak, inananlar için bir ölçü olmalıdır. Bu arayış sıradan bir hadise değildir. Herkesin ‘nefsi, nefsi’ diye feryat ettiği, gözlerin başın tepesine çıktığı, çoğu kişinin ter içinde gark olduğu, insanların akibetlerini düşünerek tir tir titrediği ve şaşkınlık içinde kaldığı bir günde ve mekanda Allah’ın gölgesinden istifade edebilmek ve kurtuluş müjdesini alabilmek; elbette basit bir sonuç değildir.

    Yönetimi ele alıp, insanları idare etme yetkisine sahip olanların adil olmaları ve adaletle hükmetmeleri karşısında Cenab-ı Allah kendilerine rahmetini ihsan edecektir: “Ailesine ve idaresi altında olanlara adaletle hükmeden adil kimseler, Allah katında nurdan minberler üzerine otururlar ve yüksek mekânlara çıkarlar.” (5)

    Geçici birkaç günlük dünya hayatı için elde ettikleri makam ve yetkileri zulüm ve zorbalık vasıtası olarak kullananlar; Allah’ın adalet sahiplerine sunacağı ikramı, ilgiyi ve makamı düşünüp de adalete yönelmezler mi? Allah’ın iltifatı kendilerini hoşnut etmiyor mu? Bunu da idrak edemeyen kıt akıllı yöneticilere yazıklar olsun!

    Cenab-ı Allah’ın kulları arasında istemiş olduğu ölçü, adalettir. Adalet, toplumda fertler arasında var olması gereken bir denge unsurudur. Hak ihlalini engelleyen bir terazidir. Bu terazide oluşacak bir arıza toplumdaki dengelerin sarsılmasına sebep olacaktır. İnsanlar arasındaki kaynaşmayı kuvvetlendirmede son derece etkin olan adaleti tesis etmede, adil yöneticilere ve liderlere çok büyük görevler düşmektedir. Yetki ve gücü elinde bulunduranlar adaletle hükmederlerse, toplumun ıslahı daha da kolaylaşacaktır.

    İktidara ve yönetime talip olacak olanların sorumluluğu çok ağırdır. Onlar, artık şahsi ve nefsani uygulamaları tamamen terk etmeli ve kişiler arasında ayrımcı tavırlardan özenle kaçınmalıdırlar. Çünkü kendileri artık büyük bir yükü omuzlamışlardır. Omuzladıkları bu mukaddes vazife, bizzat ilahi ölçülerle belirlenmiştir:

    “Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı ... emreder...” (6)

    “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle de: Allah’ın indirdiği kitaba inandım ve aranızda adaletle hükmetmekle emrolundum.” (7)

    “Ey inananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olun, bu Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden haberdardır.” (8)

    Yükü çok ağır olan ‘Müslümanların idaresini ele alma’ vazifesini layıkıyla yerine getirecek liderlere ve yöneticilere ne mutlu! Onlar için hem dünya saadeti hem de ahiret saadeti vardır. Onlar, Allah’ın koruması altında olacaklardır:

    “Kıyamet günü, insanlardan Allah’a en sevimli olanı ve meclis bakımından en yakını adil imam (Müslüman topluluğunun reisi), Allah’ın en sevmediği ve meclis bakımından en uzağı ise zalim imam (yönetici)’dir. (9)

    “On kişiye idareci olmuş her kişi kıyamet gününde elleri boynuna bağlı olarak gelir. Eğer onlara adaletle hükmetmişse serbest bırakılır. Yok, zulmetmişse onun azabını çeker.” (10)

    Adaletle hükmeden Müslüman idareciler Hz.Peygamber aleyhisselatu vesselam katında da önemli bir iltifata mahzar olacaklardır. Çünkü adil yöneticilerin, İslamı hayata geçirmede ve sünneti icra etmede çok büyük fonksiyonları ve etkileri vardır. Hz.Muhammed aleyhisselatu vesselam şöyle buyuruyor:

    “Kıyamet gününde insanlardan yeri bana en yakın olanlar, adil idarecilerdir.” (11)

    Evet, İslam toplumunun, Müslüman cemaatlerin idaresini elinde bulunduranlar; her zamankinden daha çok adalete ve Müslümanların haklarını korumaya özen göstermelidirler. Özellikle tevazuyu ve muhtaçlardan yana olmayı ihmal etmemelidirler. Adil bir yönetici idaresi altında olanlara tepeden bakmamalı, kendini sıradan bir fert gibi görmeli, olumsuzluklar karşısında köpürüp insanların kalbini kırmamalı ve herkesten daha çok sabır ve sebat göstermelidir.

    Allah; hakkı ayakta tutan, Müslümanların hakkını koruyan ve adaleti tesis etmede bütün imkanlarını seferber eden adil yöneticilerin idaresi altında yaşamayı ve adil yöneticiler yetiştirmeyi bizlere nasip etsin.

    Dip not:
    1) Hucurat: 9
    2) Buhari
    3) Nisa: 58
    4) Rıyazus-Salihin: 662
    5) Rıyazus-Salihin: 663
    6) Nahl: 90
    7) Şura: 15
    8) Maide: 8
    9) Tirmizi
    10) Beyhaki
    11) Beyhaki
    Adem Gönül


    Paylaş
    Adil Yöneticilere çok Muhtacız .. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yönetici olan insanların çok iyi olması değildir asıl olan adil olmalarıdır onlarda aranan. Adalet çok zor tesis edilen fakat devlet yönetiminde çok önemli bir kavramdır.



adil idareci,  adil olmayan idareci,  adil olmayan yönetici