Hayırlı Günler, Geceler, Kandiler ve Diğer Önemli Günler Forumundan Muharrem Ayında Olan Olaylar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Muharrem Ayında Olan Olaylar

    Reklam




    İslam tarihinin en önemli dönüm noktasından biride Muharrem ayıdır.


    Bu ayda insanlık tarihinin dönüm noktası olarak görülen pek çok olaylar vukuu bulmuştur.

    Hicri senenin ilk ayı olan muharrem ayının 10. günü aşure günüdür.

    Bugüne “Aşure” günü denmesinin sebebi; o günde Yüce Allahın 10 Peygamberine değişik ikram ve ihsanda bulunmuş olmasıdır.

    Dolayısıyla 10 Muharremde birçok peygamberlerin hayatlarında önemli hadiseler meydana gelmiş, sıkıntılar, zulümler baskılar görmüşler ve yine bu günde bu sıkıntılardan kurtulmuşlar, yeni ve güzel başlangıçlara, ilahi lütuflara mazhar olmuşlardır.

    Muharrem ayında meydana gelen hadiselerden biride hicret olayıdır. Hicret, Peygamberimizin (S.A.V.) Mekke'den Medine'ye göç etmesidir.

    Bu göç miladi takvim olarak 622 yılında vukuu bulmuştur. Mekke'den Medine'ye ilk hicret eden kafile kameri ayların ilki olan Muharrem ayında yola çıktıklarından, tarih başlangıcı olarak Muharrem ayı esas alınmış ve Hz. Ömer (r.a.) zamanında, Hz Ali (r.a.) efendimizin de teklifiyle, hicri takvim başlangıcı Muharrem ayı olarak kabul edilmiştir.

    Bu hicret asla bir kaçış değildi, sıradan bir göçte değildi. Ancak, Cenab-ı Hak Peygamberine tebliğ vazifesini sürdürebilmesi için yine O’nun müsaadesiyle açılmış olan yollardan biriydi.

    Tarihte hiçbir göç ve ayrılış onun kadar izzetli olmamıştır. Onun hicretinde baştan sona edep, muhabbet, coşku ve saygı vardır. Onun dışındaki bütün göçler bir kaçış, bir ayrılma iken, onun hicretinde vuslat ve sevinç gözyaşları vardır.

    Bu bakımdan hicret; İslam ve insanlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.
    Çünkü İslam toplumunun teşkilatlanma sürecinin ilk açılımı hicretle başlar. İslamiyet Mekke şehri hudutları dışına hicretle taşmış, dünyaya Medine ufuklarından yayılmıştır.

    Bu büyük olay, ilk Müslümanlar arasında, diğer olaylara nazaran hatırlanmaya o kadar değer bulunmuştur ki; bunu tarih başlangıcı olarak kabul etmişler, hicri takvimi gerek işlerinde ve gerekse ibadetlerinde esas almışlardır.

    Bundan dolayıdır ki; Muharrem ayı ve Aşure günü; inanç tarihimizde kutsal bir gün olarak kabul edilmektedir. Mü’minler bu günde oruç tutarak, aşure kaynatarak, dost, akraba ve kimsesizlere ikramda bulunurlar.

    On muharrem, tarihte gerçekleşen pek çok sevinç olayları yanında Müslümanları derinden sarsan bir keder ortamıyla da ciddi bir milat olarak hatırlanmaktadır.

    Sevgili Peygamberimizin güzide torunu Hz. Hüseyin ile hane halkının günlerce aç ve susuz Bırakılarak Kerbelada şehit edilmesi bu hüzün ve kederin başlıca kaynağıdır. Bu olay, istisnasız bütün müslümanları derin bir üzüntüye sevketmiştir.

    Bu hadisede şehit olanlar ve ehli beytin maruz kaldığı haksızlık, tarihte bize şunu gösteriyor ki; taşkınlıklar, aşırılıklar ve iktidar hırsı Peygamber ailesini bile hedef alacak kadar haddi aşabileceklerinin işaretlerini taşımaktadır. Bu acı olayı tasvip etmek ve bunu yapanların tezkiyesi mümkün değildir.
    Şüphesiz şehitler mükâfatlarını almışlar ve en yüce mertebelere ulaşmışlardır. Yüce Allahın zalimlere hak ettikleri cezayı en adil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kaderin hükmüne boyun eğen her mü’min bu olaya üzülmektedir. Ancak, itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez, duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Tarihin belli bir kesitinde meydana gelen bu üzücü olaylar artık tarihte kalmış ve tarihe mal olmuştur. Ancak Müslümanlarında bundan ders çıkarması gerekir. Bize düşen, bu tür olayların tekrarlanmaması için geçmişe gömülü kalmayıp, tarihi hadiseleri düşmanlık konusu saymadan mazide kalan bu olaylardan ibret almaktır.
    Ehli Beyt, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’in ailesidir. Yani onun neslini devam ettiren, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’dir.

    Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i Şeriflerde ehli beyte özel bir yer verilmiştir. Bütün Müslümanlar, onları sevip, saygı duymaya davet edilmişlerdir. Tarihten günümüze kadar her mü’min, bu davete kulak vermiş, ehli beyt sevgisini gönüllerine nakşetmişler ve bunu, birlik içinde yaşamanın ortak paydası olarak kabul etmişlerdir.

    Böylece bütün Müslümanların gönlünde ehli beyt sevgisi doruk noktaya ulaşmış, kuşaktan kuşağa geçerek günümüze kadar gelmiştir.

    Başta Seyyid-i Şüheda-yı Kerbela Hz. Hüseyin olmak üzere bütün Kerbela şehitlerini, vatan için feda-i can eden şehitlerimizi rahmetle anıyor, Muharrem Ayı ve Aşure gününün ülkemize, milletimize huzur ve barış getirmesini diliyorum.



    Niyazi ERSOY
    Mersin Müftüsü



    Paylaş
    Muharrem Ayında Olan Olaylar Mumine Forum

hz. hüseyin in .......şehit edilmesi bütün Müslümanların derin bir üzüntüye sevketmiştir.