Hayırlı Günler, Geceler, Kandiler ve Diğer Önemli Günler Forumundan Sadece arefe günü oruç tutulabilirmi, arefe günü yapılacak ibadetler nelerdir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sadece arefe günü oruç tutulabilirmi, arefe günü yapılacak ibadetler nelerdir?

    Reklam




    Sadece Arefe Günü Oruç Tutulabilir mi ?


    Değerli kardeşimiz;
    Sadece arefe günü oruç tutulabilir. Arefe, Kurban Bayramından bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Başka güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayramının bir önceki gününe de arefe denmiştir. Resulullahın (sav) bildirdiğine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246) Hazreti Aişe (ra) anlatıyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436) Resulullah(sav): "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nm kıymet verdiği günü hürmet ederek bilinçli bir şekilde yaşamaya gayret etmemizi istemiştir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle başlar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istiğfarla geçirmek kullarını arefe gününde bağışlayacağını müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve şükrün bir ifadesidir. (Deylemi) Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasında geçen konuşmada arefe gününün önemini göstermektedir: Hazreti Ömer'in halifeliği zamanında Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardık." dedi. O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştu: "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladım." Bu âyet, hicri onuncu yılda, Veda Haccı'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmuştu. Deve vahyin ağırlığına dayanamayarak yere çökmüştü. Hz. Ömer'e Yahudiden hangi âyet olduğunu öğrenince şöyle dedi: "Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail olduğu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu." demiş ve o günün bayramımız olduğuna işaret ederek arefe gününün önemini belirtmiştir. Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nın Arafat'ta buluştukları gündür. Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle, buyurmuştur: "Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer." Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Aynca geçmiş ve gelecek yılda yapılan tövbelerin kabul olmasına da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptır. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır." "Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir." "Aşure günü orucu bir yıllık, arefe günü orucu da, iki yıllık nafile oruca bedeldir." Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir." "Arefe günü tutulan oruç, biri geçmiş, biri de gelecek yılın günahlarına kefaret olur." Arefe günü özellikle bin adet İhlas okumak büyük zatlar tarafından tavsiye edilmiştir. Hadis-i şeriflerde İhlas sûresini okumanın kul borcu hariç diğer günahların affedilmesine vesile olacağı söylenmiştir. "Arefe günü Besmele ile bin İhlas okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur." "Peygamber (sav) arefe akşamı ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasına, 'Muhakkak ki ben zalimden başkasını mağfiret ettim.' diye cevap verildi. 'Zalimden ise mazlumun hakkını alırım.' buyruldu. Resul-i Ekrem: 'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatını verir zalime de mağfiret edersin.' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasına Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife'de aynı duayı tekrarladı. Bu defa duası kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra): 'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu. Resulullah(sav): 'Allah'ın düşmanı İblîs, Allahu Teâlâ'nın duamı kabul ederek ümmetimi affettiğini anlayınca toprağı alıp başına çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada başladı. İşte Şeytan'ın görmüş olduğum bu feryadı beni güldürdü, buyurdu." Arefe gününe saygılı olmalı, o gün hacılar Arafat'ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her şeyden uzak kalmak gerekmektedir. "Günümüzde arefe, bayramın bir önceki günü olduğu için dünyalık telaşların en yoğun olduğu bir gün olarak yaşanmaktadır. Oysa ki arefe insana verilen en kıymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacıların Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, ırk, ten ayırımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır." (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder." Allahu Teâlâ bazı geceler duaların reddedilmeyeceğini Peygamber Efendimize (sav) bildirmiştir. Rahmet kapılarının açıldığı dört mübarek gece şunlardır: 1- Fıtr (Ramazan) Bayramı gecesi, 2- Kurban Bayramı gecesi, 3- Terviye gecesi (Zilhicce ayının 8. gecesi), 4- Arefe gecesi, (Isfehani) Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir. Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacağı söylenmiştir. Arefe günü günahlardan uzak kalanın da bağışlanacağı Resulullah (sav) tarafından müjdelenmiştir. "Arefe günü Resulullahın (sav) yanında bulunan bir genç, kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu. Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi. Genç yine onları düşünmeye başladı. Resulullah (sav): - Kardeşimin oğlu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır, buyurdu." (Müsned) Arefe Günü Yapılması Tavsiye Edilenler: 1- Arefe gününün sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirleri getirilmeye başlanmalıdır. 2- Arefe günü oruç tutulmalıdır. 3- Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir. 4- Arefe günü çok dua ve istiğfar edilmelidir. 5- Arefe günü 1000 âdet İhlas-ı şerif okunmalıdır.

    Selam ve dua ile..



    Paylaş
    Sadece arefe günü oruç tutulabilirmi, arefe günü yapılacak ibadetler nelerdir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Arefe gunu hakkinda bilgi icin tsk



  3. 3
    Arife Gecesi okunması tavsiye edilen dualar


    Bilindiği üzere mübarek gün ve gecelerimizden biri de bayram gecesi ile bayram günüdür Resûl-i Ekrem Efendimiz arife gecesinde şu duâyı okuyana Cenâb-ı Hak istediğini vereceğini beyân buyurmuştur

    Duâ şudur:


    “Sübhânellezi fi’s-semâvâti arşuhu Sübhânellezi fi’l-ardı mevtıuhu Sübhânellezi fi’l-bahri sebîlühu Sübhânellezi fi’n-nâri sultânühuSübhânellezi fi’l-cenneti rahmetühu Sübhânellezi fi’l-kubûri kadâuhu Sübhânellezi fi’l-hevâi rûhuhu Sübhânellezi rafaa’s-semâe bi-gayri amedin Sübhânellezi vadaa’l-arda Sübhânellezi lâ melcee illâ ileyhi”

    İmam-ı Tirmizî, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in, “Duânın hayırlısı arife günü yapılan duâdır,”
    buyurarak Peygamberlerin arife günü duâsını şöyle okuduğunu haber verir:

    – Lâ ilâhe illâllahü vahdehu lâ şerîke leh
    Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ küli şey’in kadîr

    Buhâri’de geçen bir hadîsten öğrendiğimize göre arife günü şu duâyı okuyan, şeytanın tasallutundan kurtulur, kendini muhafaza altına almış olur


    “Allahümme’c’al fî kalbî nûran ve fî basarî nûran Allahümme’şrah lî sadrî ve yessir lî emrî”

    “Allah’ım, kalbimi, gözümü, gönlümü nûrlu kıl Allah’ım, kalbime genişlik, işlerime kolaylık ver”




  4. 4
    Arefe, Kurban Bayramından bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9 günüdür Başka güne arefe denmez Ülkemizde Ramazan Bayramının bir önceki gününe de arefe denmiştir


    Resulullahın (sav) bildirdiğine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdürFaziletçe cumaya benzer O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür" (Muvatta, Hacc 246)


    Hazreti Aişe (ra) anlatıyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der" (Müslim, Hacc 436)

    Resulullah(sav): "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür" diyerek Allahu Teâlâ'nm kıymet verdiği günü hürmet ederek bilinçli bir şekilde yaşamaya gayret etmemizi istemiştir Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle başlar Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istiğfarla geçirmek kullarını arefe gününde bağışlayacağını müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve şükrün bir ifadesidir (Deylemi)


    Hazreti Ömer (r a) ile Yahudi arasında geçen konuşmada arefe gününün önemini göstermektedir: Hazreti Ömer'in halifeliği zamanında Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardık" dedi O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştu:

    "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladım" Bu âyet, hicri onuncu yılda, Veda Haccı'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmuştu Deve vahyin ağırlığına dayanamayarak yere çökmüştü

    Hz Ömer'e Yahudiden hangi âyet olduğunu öğrenince şöyle dedi: "Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz Peygambere (sav) nail olduğu yeri biliriz Cuma günü arefede bulunuyordu" demiş ve o günün bayramımız olduğuna işaret ederek arefe gününün önemini belirtmiştir


    Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nın Arafat'ta buluştukları gündür Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denirPeygamber Efendimiz (sav) şöyle, buyurmuştur: "Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer" Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir


    Aynca geçmiş ve gelecek yılda yapılan tövbelerin kabul olmasına da sebep olur Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptır Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır"
    "Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir" "Aşure günü orucu bir yıllık, arefe günü orucu da, iki yıllık nafile oruca bedeldir" Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir"


    "Arefe günü tutulan oruç, biri geçmiş, biri de gelecek yılın günahlarına kefaret olur"


    Arefe günü özellikle bin adet İhlas okumak büyük zatlar tarafından tavsiye edilmiştir


    Hadis-i şeriflerde İhlas sûresini okumanın kul borcu hariç diğer günahların affedilmesine vesile olacağı söylenmiştir


    "Arefe günü Besmele ile bin İhlas okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur"


    "Peygamber (sav) arefe akşamı ümmetinin affedilmesi için dua ettiDuasına, 'Muhakkak ki ben zalimden başkasını mağfiret ettim' diye cevap verildi 'Zalimden ise mazlumun hakkını alırım' buyruldu


    Resul-i Ekrem: 'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatını verir zalime de mağfiret edersin' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasına Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi Sabah vakti Müzdelife'de aynı duayı tekrarladı Bu defa duası kabul edildi Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra): 'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu


    Resulullah(sav): 'Allah'ın düşmanı İblîs, Allahu Teâlâ'nın duamı kabul ederek ümmetimi affettiğini anlayınca toprağı alıp başına çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada başladı İşte Şeytan'ın görmüş olduğum bu feryadı beni güldürdü, buyurdu"


    Arefe gününe saygılı olmalı, o gün hacılar Arafat'ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak edilmelidir Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her şeyden uzak kalmak gerekmektedir


    Günümüzde arefe, bayramın bir önceki günü olduğu için dünyalık telaşların en yoğun olduğu bir gün olarak yaşanmaktadır Oysa ki arefe insana verilen en kıymetli vakitlerden biridir Bugünler ibadet ve affedilme günleridir


    Hacıların Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, ırk, ten ayırımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidirResulullah (sav) şöyle buyurmuştur:


    "Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır" (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarına nazar eder
    Zerre kadar imanı olanı affeder" Allahu Teâlâ bazı geceler duaların reddedilmeyeceğini Peygamber Efendimize (sav) bildirmiştir


    Rahmet kapılarının açıldığı dört mübarek gece şunlardır:


    1- Fıtr (Ramazan) Bayramı gecesi,


    2- Kurban Bayramı gecesi,


    3- Terviye gecesi (Zilhicce ayının 8 gecesi),


    4- Arefe gecesi, (Isfehani) Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir


    Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacağı söylenmiştir Arefe günü günahlardan uzak kalanın da bağışlanacağı Resulullah (sav) tarafından müjdelenmiştir

    Arefe günü Resulullahın (sav) yanında bulunan bir genç, kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu
    Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi Genç yine onları düşünmeye başladı
    Resulullah (sav): - Kardeşimin oğlu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır, buyurdu" (Müsned)