Hayırlı Günler, Geceler, Kandiler ve Diğer Önemli Günler Forumundan Üç Aylar Kur’anla’Yaşa Oku ve Yüksel Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Üç Aylar Kur’anla’Yaşa Oku ve Yüksel

    Reklam




    Üç Aylar Kur’anla’Yaşa Oku ve Yüksel


    Kur’an, eşsiz bir mucize ve sonsuz bir enerji kaynağı!
    O, bütün çağların kitabı!
    İnsanı dirilten bir kitab!
    Ferdlere ve toplumlara bir rahmet pınarı!
    Müminler, asırlardır o ilâhi pınardan doya doya içmiş, onunla izzet ve şerefe ermiştir
    İslâm’ın ilk nesli olan ashâbı kirâm hazarâtı o yüce kitabı canlarından aziz tutmuş, onu öğrenmek, öğretmek ve ilâhi ölçülerini hayata geçirmek için candan, maldan geçerek her şeylerini feda etmişlerdir
    Gece gündüz demeden hazarda ve seferde onu okuyarak gönüllerini Kur’an feyziyle doldurmuşlar ve namazda Rabbimizin huzurunda uzun uzun tilavet etmekten zevk almışlardır
    Hazreti Ebu Bekir Sıddık (ra) efendimiz gece yarısı kalkar, seher vaktinin sessizliğinde göz yaşı dökerek Kur’an okurmuş Onu dinleyenlerden çoğu müslüman olurmuş
    Useyd b Hudayr (ra) sabaha kadar Kur’an okuyarak gıdalanırmış Melekler Kur’an’ını dinlemeye gelirmiş Etrafını bir sis bulutu gibi rahmet ve ruhaniyet kaplayınca ürker, korkar bırakırmış Onun içli ve yanık okuyuşundan yanındaki atı bile yerinde duramaz şâha kalkarmış Okumasını kesince at sakinleşirmiş
    Abbad b Bişr (ra) Sevgili Peygamberimiz tarafından bir sefer esnasında gece nöbetine bırakılmıştı Herkes uyuyunca ortalığın sessizlik ve sakinliğinden faydalanarak namaza durup uzunca Kur’an okumuştur
    O, müşriklerin oklarına muhatab olmasına rağmen Kur’an okuyuşunu yarıda kesmemiş, namazını hemen bitirmemiştir
    O yüce kitabı okumaktan aldığı haz ve tatdan dolayı kendisine isabet eden oklardan acı dahi duymamış ve namazına devam etmiştir Ancak yaralandığı zaman arkadaşı Ammar ibni Yasir (ra)’a seslenmiştir
    Ammar (ra) kalkınca; vücudunda üç tane ok saplandığını görmüş Hemen onları çıkartmağa çalışmış ve: “- Niçin ilk ok isabet ettiğinde haber vermedin?” diye sorunca Abbad b Bişr (ra) şu cevabı vermişdir:
    “- Bir sûre okuyordum, onu bitirmeden namazımı bozmak istemedim Allah’a yemin ederim ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in korunmasını emrettiği bu yeri kaybetme endişesi olmasaydı, sûreyi yarıda bırakıp namazı kesmektense ölmeyi tercih ederdim”
    Ashâb-ı Kiram böylesine Kur’an-ı Azimüşşan’ın doyumsuz bir lezzeti içerisinde hayat sürmüşlerdir
    Onlar mübarek gün ve gecelerde hususiyle üç aylarda, Receb, Şaban ve Ramazan’da vakitlerinin çoğunluğunu ibadete ayırmışlar ve Kur’an’a yönelmişlerdir
    O yüce kitabı okudukca manen güçlendiklerini ve Rabbe yakınlık duygularının arttığını görmüşlerdir
    Sahabe-i kiram’ın bu mevsimde Kur’an’a yönelmeleri, Kur’an’ı daha çok okumaları bizlere örnek olmalı ve bizleri de gayrete getirmeli Anlayarak veya anlamadan da olsa Allah kelamı ile hemhal olup gözümüzü ve gönlümüzü o nurdan faydalandırmalıyız
    Tabiin neslinin büyük velisi Hasan Basri (ks) hazretleri sahâbenin Kur’an’a bağlılıklarını ve ona gösterdikleri hürmeti tasvir ederken şöyle buyurur:
    “- Sizden evvel yaşayanlar Kur’an’ı, Hak’tan kendilerine gönderilen bir mektub olarak bilirdi Gece üzerinde düşünür, gündüz de gereğine göre hareket ederlerdi Siz ise sadece onu okuyor, ama ona göre amel etmiyorsunuz”
    Kur’an-ı Kerim’i Rabbimizden gelen bir mektub gibi son derece sevgi, saygı ve hürmet dolu bir gönülle, Hazreti İkrime radıyallahu anh gibi her gün Kur’an-ı Azîmüşşân’ı elimize alıp: “Bu,benim Rabbımın kitabı! Bu, benim Rabbımın kitabı!” diyerek açıp okumalıyız
    Bu mübarek aylar, dünyevî meşguliyetler içinde kaybolan, hayat standartlarını yükseltmek için bir ömür tüketen insanımıza bir muhasebe fırsatı vermeli “Şifa kaynağı Kur’an’la” buluşmasına vesile olmalı
    Acaba o yüce kitab ile ne kadar hemhal oluyorum?
    Günlük proğramlarımın ne kadaranı Kur’an’la dolduruyorum?
    Bir mü’min olarak onu güzelce okuyabiliyor muyum? diye nefsini hesaba çekmeli
    Allah dostlarından Meymun el-Havvas (ks) hazretleri Kur’an okurken yaşadığı hali şöyle anlatır:
    “- Bir gün Kur’an okuyordum Bir türlü tad alamıyordum Kendi kendime:
    - Bunu tıpkı Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimizden öğreniyormuşsun gibi oku! dedim
    O duygular içerisinde okumağa çalıştım ve tadını almaya başladım
    Biraz daha ileri giderek nefsime dedim ki:
    - Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin Cebrail’den alıp okuduğu gibi oku!
    Bu hassasiyet ve tefekkür içerisinde okumaya gayret ettim
    Bu sefer önceki okuyuşumdan daha fazla tat aldım
    Sonra biraz daha ileri giderek nefsime:
    - Tıpkı âlemlerin Rabbından alıyormuş gibi oku! dedim
    O hal üzere okumaya çalıştım
    Daha çok tad aldım
    Okuyuşum birden değişti
    Gönlüme sonsuz ve doyumsuz bir lezzet geldi” (Şârâni, c1, s,203)
    Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz hadis-i şeriflerinde Kur’an okuyanlara ne güzel müjdeler veriyor:
    “- Kıyamet günü Kur’an gelip, (onunla hemhâl olan kişi için) şöyle der:
    “- Yâ Rabbi, onu süsle!”
    Bunun üzerine ona izzet, şeref tâcı giydirilir
    Kur’an:
    “- Yâ Rabbi ona daha fazlasını ikram eyle!” der
    Kur’an’ı okuyup yaşayan kişiye bu sefer kerâmet elbisesi giydirilir
    Kur’an:
    “- Yâ Rabbi ondan râzı ol!” der
    Allah Teâlâ da Kur’an ehli kişiden râzı olur ve ona:
    “- Oku ve yüksel!” denir
    Okuduğu her âyetle hasenesi artırılır” (Tirmizi, Fedâilü’l-Kur’an, 18/2915)
    Bir âbid Süleyman aleyhisselam’ı hükümdarlık izzeti içinde gördü de ona:
    “-Ey Dâvud’un oğlu Allah sana büyük bir mülk vermiş” dedi
    Süleyman aleyhisselam da ona
    “- Bir tesbih, Süleyman’ın içinde bulunduğu bu mülkten daha hayırlıdır Çünkü tesbih kalıcıdır Süleyman’ın mülkü ise fânîdir” diye karşılık verdi
    İsmail Hakkı Bursevi hazretleri “Ruhu’l-Beyan” tefsirinde bu sözü naklettikten sonra şöyle izahta bulunur
    “ Bir tesbih Süleyman (as)’ın mülkünden efdal olunca ilâhî kitabların efdali olan Kur’an-ı Kerim’i tilâvet etmenin, okuyup anlamanın mükâfat ve üstünlüğünü var sen düşün!
    Kur’an’ı bilmemek, onu öğrenmemek, ondan uzak yaşamak ne feci bir akıbettir!
    Bildiği halde okumağa ve üzerinde düşünmeğe vakit bulamamak ise ne büyük gaflettir!
    “Allahım! bizi feci akıbete düşmekden ve gaflet içerisinde ömür sürmekden muhafaza eyle!” diye niyaz edelim Rabbımıza Yalvaralım, yakaralım o Yüceler Yücesine
    Bu mübarek gün ve geceleri fırsat bilerek Kur’an’la tanışmak, onu sevgiliden gelen bir mektup heyecanıyla okumak, Kur’an ayı Ramazana hatimlerle hazırlık yapmak ve onun mesajlarından gönlümüze ve dağarcığımıza bir şeyler koyabilmek ne büyük saadettir
    Allah ve Rasülüne tam teslim olmuş bir mü’min, Kur’an-ı Azîmuşşan’la dost olmalı Kalbini onun nuruyla doldurmalı Devamlı onu okuyarak feyizlenmeli Hayatını o yüce kitabın mesajlarıyla donatıp, davranışlarını o ilâhi mesajlarla süslemeli
    Rabbimiz, Kur’an’la dost olabilmeyi, onu başucu kitabı kabul edip onun koyduğu hayat ölçüleri istikametinde yaşayabilmeyi cümlemize nasib eylesin Amin

    Hüseyin İmamoğlu



    Paylaş
    Üç Aylar Kur’anla’Yaşa Oku ve Yüksel Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İbadetlerin en güzellerinden bir tanesi olan kuranı kerimi hayatın bir parçası yapmak ve özellikle üç aylarda okumak yapılacak güzel ibadetlerden bir tanesidir.



  3. 3
    Allah nasip ederse Bereketli üç aylar bu sene 20 nisan perşembe 2015 tarihinde başlayacaktır.