Çocuk Büyütürken ve Çocuk Sağlığı Forumundan Çocuklarda Döküntülü Hastalıklar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuklarda Döküntülü Hastalıklar

    Reklam




    Kızamık, kızıl gibi hastalıklar ülkemizde kaçınılmaz çocuk hastalıkları olarak kabul ediliyor. Deri yüzeyine serpilmiş gibi duran kırmızı beneklere sebep olduğu için "döküntülü hastalıklar" denilen bu rahatsızlıkları çocuklukta geçirmeyenimiz yok gibidir. Bir kısmı günümüzde aşı ile korunulması mümkün olan hastalıklar arasına giren ancak diğerleri halen çocukluk çağında önemini koruyan bu hastalıklarla ilgili bilinmesi gerekenleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu anlattı.
    Döküntülü hastalıkların büyük kısmı virüs ve bakterilerle oluştuğu için bulaşıcı özelliğe sahiptir. Bu tip hastalıklar hem çocuğu yatağa düşürür, hem de gerekli tedbirler alınmadığında başka ağır rahatsızlıklara sebep olabilir.




    KIZIL

    Bu hastalığın etkeni olan bakteriler eritrojenik toksin oluşturan A grubu B hemolitik streptokoklardır. Bulaşması ağız-burun damlacıklarıyla ve çatal, kaşık, havlu gibi kişisel eşyaların kullanılmasıyla olur.
    Hastalık, etken bakteri ile temastan ortalama 3 gün sonra titreme, karın ağrısı, boğaz ağrısı, kusma ve yüksek ateş gibi belirtilerle başlar. Bu belirtilerden I gün son ra döküntüler çıkar. Bunlar kırmızı ve iğne ucu şeklindedir. Deriye kaz derisi görünümü verir. Koltuk altı, kasık ve boyundan başlar, 24 saatte tüm vücuda yayılır. Yüzde döküntü yoktur ama yaygın bir kırmızılık vardır. Ağız çevresi soluktur. Parmak kıvrımları, kasık, diz ve dirseğin ön kesimlerindeki çukurluklarda kırmızılıklar daha yoğundur. Döküntü bir hafta sürdükten sonra deri soyularak iyileşir. Ateş 5-6 gün içinde azalarak düşer. Hastalığın ilk 1-2 gününde dilde beyaz bir tabaka oluşur, buna beyaz çilek dili denir. Birkaç gün sonra kırmızılaşır, buna da kırmızı çilek dili denir. Ayrıca boyun kızarık ve şiştir.
    Kızılın sebep olabileceği diğer hastalıklar; sinüzit, ortakulak iltihabı, zatürre, böbrek iltihabı ve romatizmal ateştir. Kızılın aşısı yoktur. Doktor kontrolünde penisilin tedavisi çok etkilidir. Uzun dönemde çıkabilecek sonuçlar olan nefrit ve romatizmal kalp hastalıklarından korunma için tedavinin 10 gün boyunca düzenli yapılması önemlidir.
    SUÇİÇEĞİ

    Etkeni Herpes grubundan Varicella Zoster virüsüdür. En sık görülme yaşı 5-9 olup doğrudan temas ve damlacık enfeksiyonu yoluyla bulaşır. Bulaştırıcılık süresi döküntüler çıkmadan 24 saat önce başlayıp döküntülerin hepsi kabuklanana kadar geçen süredir. Kuluçka süresi 11-21 gündür. Çocuklarda genellikle prodromal dönem yoktur, başlangıç bulguları ve döküntü aynı zamanda başlar. Adolesan ve erişkinlerde döküntü öncesi, 1-2 günlük ateş, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık gibi prodramal devre fark edilir. Döküntü gövdeden küçük kırmızı papüller şeklinde başlar. Papüller kısa sürede gözyaşı damlası şeklinde zemini kızarık, içi sıvı dolu vezikül hale gelir. Vezikül içindeki sıvı 24 saat içinde bıılanıklaşır ve daha sonra döküntü kabuklanır. Döküntüler 3 gün süre ile çıkmaya devam eder; santral dağılımlı olup gövdeden başlayan döküntü kol ve bacaklara doğru yayılır. Saçlı deri ve tüm mukozalarda da döküntü olması tipiktir. Bir anatomik bölgede değişik aşamalarda döküntüler saptanabilir. Döküntülerin çıkrığı 3-4 gün içinde hastanın ateşi yüksektir. Nadir olarak döküntüler kanamalı olabilir. Kaşıntı belirgindir ancak eğer iyileşirken ikincil enfeksiyonlar olmamışsa ve kabuklar erken kaldırılmamışsa iz bırakmaz. Suçiçeği kalıcı bağışıklık bırakır. Bağışıklık bozukluğu olan kişiler haricinde komplikasvonlar nadirdir.
    Korunma için zayıflatılmış canlı virüs aşısı 12 aylıktan sonra uygulanabilmektedir. Bu aşı kortizon alanlara ve lösemililere de başarıyla uygulanmaktadır. Ayrıca korunma için varisella zoster immünglobulini de kullanılmaktadır. Bu korunma ancak risk altındaki yenidoğanlara ve bağışıklık eksikliği, lösemi gibi durumlarda uygulanmaktadır. Tedavi semptomatiktir. Aspirin kullanılmamalıdır. Bağışıklık eksikliği olanların enfeksiyonunda antiviral ajan olan asiklovir kullanılabilir.
    5. HASTALIK

    Etken Parvovirüs B19 adı verilen virüstür. Solunum yolu ile bulaşır, 1 haftalık kuluçka dönemi sonrasında hafif ateş, baş ağrısı, halsizlik ve üst solunum yolu enfeksiyonu semptomlarından oluşan çok hafif bir prodrom dönemi olur. Bu dönem o kadar hafiftir ki çoğu zaman fark edilmez. Hastalığın en önemli belirtisi karakteristik döküntüdür. Döküntü 3 dönemden oluşur fakat her zaman dönemler ayırt edilemez. İlk dönem tipik olarak yanaklarda "şamar vurulmuş" gibi diye tanımlanan belirgin kızarıklık ile başlar. 2. aşamada kırmızımsı deriden hafif kabarık noktasal bir döküntü hızlıca gövdeye, kol ve bacakların üst kısımlarına yayılır ve ciltte yaygın ödem görülür. Döküntülerin santral kısmı solarak döküntülere dantel gibi bir görünüm kazandırır. El içi ve ayak tabanı korunur ve döküntü uzuvların dış yüzlerinde görülür. Döküntülerde egzersiz, sıcak banyo ve heyecanlanmaları izleyen artmalar fark edilir. Periyodik artma ve kaybolma ile birlikte döküntü 2-39 gün arasında devam eder. Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, nezle gibi semptomlar birlikte bulunabilir. Spesifik tedavisi ve aşısı yoktur, kalıcı bağışıklık bırakır.
    6. HASTALIK

    Etkeni Human Herpes virüs olan, çocukluk çağı döküntülü hastalıklarından biridir. 2 yaş altında, özellikle 6-12 ay arasında sıktır. Asemptomatik erişkinlerin tükrükleri ile solunum yolundan bulaşır. Kuluçka süresi yaklaşık 10 gündür. Hastalık 41 "C'ye kadar yükselen ateşle birdenbire başlar. Ateşe boyun ve ensedeki lenf bezlerinde şişme gibi bulgular eşlik edebilir. 3-4 gün devam eden ateş aniden düşer. Ateş dışında hastanın genel durumu oldukça iyidir. Döküntü ateşin tamamen düşmesiyle veya 1 günlük ateşsiz dönemin sonunda başlar. Döküntüler birkaç saatten, 1-3 güne kadar değişen sürelerde devam edebilen, kırmızı renkte, deriden hafif kabarık ve 2-3 mm çaplıdır. Basmakla solar ve nadiren birleşir. Önce gövdeden başlar, sonra boyun, kollar, yüz ve bacaklara doğru yayılır. Sadece gövde, boyun ve yüzde de sınırlı kalabilir. Döküntüler, renkte koyulaşma ve soyulma görülmeden iyileşir. Aşırı yüksek ateşin varlığı ve kan tablosunda tanı koydurucu tipik bulgu olmaması nedeniyle ciddi bakteriyel enfeksiyonlarla karış-tırılabilir. Genelde ateş düşürüldüğünde genel durum çok iyi seyreder. Ateşli dönemde ateşe bağlı havale geçirilmesi olasıdır. Tedavide ateş düşürücüler dışında ilaç gereksizdir. Havale durumunda tıbbi gözlem altında bulundurmak gerekir. Aşısı mevcut değildir, geçirildiğinde kalıcı bağışıklık bırakır.
    Çocukların genel sağlığı ve gelişimi açısından bu hastalıklardan korunma ve hastalık sırasında bilinçli bakım çok önemlidir. Aşı programlarına aileler tarafından gerekli uyumun sağlanması, hasta çocuk sayısını her geçen gün azaltacaktır.
    Kaynak: Çocuğum ve Ben Dergisi


    KIZAMIK

    Sebebi kızamık virüsüdür. Virüs, burun ve yutak salgılarında bulunduğundan öksürme, hapşırma ve konuşma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Çok bulaşıcıdır. Salgınlar özellikle ilkbahar ve sonbaharda ortaya çıkar. Ancak aşı uygulamasının yaygınlaşmasıyla sıklığı azalmıştır.
    Bebekler, annelerinden hamilelik sırasında aldıkları antikorlar sayesinde 6 aylık olana kadar kızamığa karşı dirençlidirler. Bu hastalığa 6 aylıktan büyük bebekler ve çocukların yanı sıra, aşılanmamış ve hastalığı daha önce geçirmemiş ergen ve yetişkinler de yakalanabilir.
    Bulaştırıcılık, kızamık virüsü alındıktan 7 gün sonra başlar ve ciltte kırmızılıkların oluşmasını izleyen 5. güne kadar devam eder. Virüsün kuluçka dönemi 10 - 12 gündür. Bu dönemde hastalık belirtisi yoktur. Burıun ardından 3-4 gün süren halsizlik, ateş, burun akıntısı, öksürük, gözlerde sulanma ve ışığa bakamama gibi belirtilerle seyreden prodrom dönemi başlar. Bu dönem soğuk algınlığıyla çok karıştırılır. Belirtilerin ortaya çıkmasından 2-3 gün sonra yanakların iç kısmında, koplik lekeleri denilen kirmızı-beyaz renkli lekeler belirir. Bu lekeler kızamık teşhisini koydurur ve ortalama 14 saatte kaybolur. Prodrom dönemi sonunda ateşin 40-40.5 dereceye yükselmesiyle birlikte kırmızı kahverengi renkte döküntüler belirir. Döküntülerin 2. gününde ateş düşer. Döküntüler kulakların arkasında, saç çizgisi boyunca, yanakların kulaklara yakın bölümü ve boynun yanlarında görülmeye başlar. Başlangıçta ciltten kabarık olmayan bu döküntüler ilk 24 saatte yüze. boyuna, kollara ve göğüse yayıldığında kabarık hale gelir. İkinci 24 saatte ise karına, sırta ve bacaklara yayılarak 3. günde yaygın hal alır. Bu dönemde genel durum iyileşir, ateş düşmeye başlar. Yüz, boyun ve gövde üst kısmındaki döküntüler birleşme eğiliminde iken gövde alt kısmındaki ve kol ve bacaklardaki döküntüler tek tektir. 5-6. günlerde döküntüler yüzden başlayarak belirdiği sırayla solar. Solarken hafif soyulma ve daha sonra kaybolan kahverengi renk değişikliği gözlenebilir. Hastalık geçirildiğinde kalıcı bağışıklık bırakır.



    Destekleyici tedavi dışında kızamık için özel bir tedavi yöntemi yoktur. Komplikasyonlar izlenmelidir.
    Kızamık, en sık ortakulak iltihabına neden olur. Zatürreye de yol açabilir. Binde bir oranda olsa da, beyin iltihabına sebep olduğu da gözlemlenmiştir. Kızamığın beyinde yaptığı başka bir hasar daha vardır ki, bu yıllar sonra belirlenebilir ve yavaş ilerler. Çocukta davranış ve bilinç değişiklikleriyle kendini belli eder. O zamana kadar normal zekaya sahip olan çocukta yavaş yavaş gerileme ortaya çıkar, istemsiz kasılmalar başlar. Çocuk zamanla yatağa bağımlı hale gelir.
    Sık görülmese de bu kadar ciddi komplikasyonları olan kızamığın önlenmesi için ülkemizde uygulanan aşı takvimine göre 9. ayda kızamık aşısı uygulanır ve 15. ay ve 6 yaşta tekrarlanması önerilmektedir.


    Paylaş
    Çocuklarda Döküntülü Hastalıklar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Genel olarak çocukların çok sık yakalandığı hastalıklardan en çok görülenleridir. Bazılarında önlem alarak hastalığın önüne geçilirken bazılarında ise bu mümkün olmamaktadır.



bebeklerde el ve ayaklarda kızarıklık,  bebeklerde bacaklarda kızarıklık,  ateşsiz döküntülü hastalıklar,  atessiz dokuntu,  çocuklarda ateşsiz döküntü,  bebeklerde kol ve bacaklarda kızarıklık,  ateşsiz döküntü