Çocuk Büyütürken ve Çocuk Sağlığı Forumundan Çocuklarda Beslenme ve Yeme Sorunlari Nedenleri,Sebebleri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuklarda Beslenme ve Yeme Sorunlari Nedenleri,Sebebleri

    Reklam




    Çocuklarda Beslenme ve Yeme Sorunlari Hakkinda - Cocuklarda Beslenme Hakkinda - Cocuk Beslenmesi - Cocuklarda Yeme Sorunlari




    Yaşamın en temel gereklerinden biri olan beslenme aynı zamanda anne çocuk arasındaki ilk ilişki biçimidir. Bu ilişki biçimi anne ve çocuğun bedensel ve ruhsal yapılarını direkt ilgilendiren yönüyle dikkat çekicidir. Yeni doğan bir bebeğin anne memesini emmeye başlamasıyla süt salınımı başlar. Emme işlevi bebeğin beslenmesi yanında, anneye temas sayesinde ruhsal doyum ve güven duygusunun oluşmasını sağlar. Biberonla beslenen bebeklerde de günün belli saatlerindeki beslenme alışkanlığı bu doyumu sağlamaya yöneliktir.

    Bebek 10-12 aylık oluncaya kadar beslenmesi için mutlaka başka birine ihtiyaç duyar. Bu dönemde bebek için anne her şeyden önce besin sağlayan bir varlıktır. Dolayısıyla çocuk

    Zihnine göre, yemek verilmesi (çocuğun beslenmesi) sevginin, verilmemesi ise cezanın belirtisidir. Benzer şekilde anne de, çocuğun yiyeceği kabulünü sevilme, reddini ise reddedilme, verilmeme olarak algılar. Anne ile beslenme işlevi arasındaki bu yakın ilişki nedeniyle, anne-çocuk arasındaki her türlü çocukta beslenme problemi olarak karşımıza çıkabilir.



    Bebeklik döneminde oluşabilecek beslenme sorunları

    Anne memesini veya biberonu kabul etmeme emme güçlüğü

    Bu durum doğum sonrası ilk birkaç gün içinde beslenme tekniğinde, yani bebeği tutuş pozisyonu, biberon emziğinin delik büyüklüğü vs. gibi hatalar nedeniyle geçici olarak oluşabilir. Ancak, emme güçlüğü olan, emmeyi beceremeyen ya da emerken çabuk yorulan bebeklerde, enfeksiyonlar, kalp-damar, sinir ve sindirim sistemi hastalıkları gibi bedensel hastalıklardan biri var olabilir.



    İshal-Kabızlık

    Aşırı beslenme, sindirim sistemi enfeksiyon hastalıkları, ilaçlar, süt alerjisi gibi nedenler ishale neden olabilir. Yetersiz sıvı alımı, bağırsak hastalıkları gibi nedenler de kabızlığa yol açabilir. Psiko-sosyal faktörler ishal ve kabızlık oluşumunda etkilidir.



    Kusma

    Aşırı beslenmeden kaynaklanan basit bir kusma olabileceği gibi bedensel bir hastalığın belirtisi olarak da görülebilir. Bazı psikolojik sorunlar kusma şeklinde belirti verebilir. Çocuklar da sık görülen psikolojik nedenli belirtiler içinde ön sıralarda kusma ve karın ağrısı yer alır.



    Karın ağrısı

    Başka belirtilerin eşlik etmediği ve bedensel neden bulunamadığı durumlarda karın ağrısı bir stres belirtisi olarak ele alınır. Bebekliğin ilk aylarında sık görülen ve bebeği oldukça rahatsız eden kolik ağrıları bu türden ağrılardır. Burada psikolojik etkenlerin bebek sindirim sisteminin çalışma biçimini etkileyerek ağlama krizleri ile seyreden rahatsızlığı oluşturduğu düşünülmektedir.

    Yukarıda sözü edilen sorunlarda öncelikle bedensel bir hastalık olup olmadığı araştırılır. Eğer bedensel bir neden bulunamazsa o zaman psikolojik nedenlere yönelinir.

    Doğum sonrasında annedeki isteksizlik, çabuk sinirlenme, tahammülsüzlük ya da istenmeden hamile kalınan bebeğe duygusal yatırımdaki eksiklik nedeniyle bebekte beslenme sorunları oluşabilir. Bebeğini her kucağa alışında sıkıntı yaşayan bir annenin bebeği de huzursuz olur, emmez, devamlı ağlar. Bu durum annenin sıkıntısını bir kat daha artırır. Annenin yapması gereken, bu sıkıntıları ve gerginlikleri azaltacak yolları bulmaya yönelik psikiyatrik yardım almaktır.

    Normal olarak çocuk 2-3 yaşlarına geldiğinde iştahı azalır. Buna çocuğun o yaştaki doğal negativist tutumu da eklenince anne ve baba huzursuz olur. Çocuk artık sevdiği ve sevmediği yemekleri ayırmaya başlar. Bu konuda taviz vermez. Ancak bu karşıt tutum geçicidir. Eğer Çocuğun iştahı doğrultusunda yemesine izin verilmezse ciddi yeme problemleri gelişebilir.

    Okul döneminde ise çocuğun iştahı yerine gelir. Bu yaştaki bir çocuk aile içi sorunlar nedeniyle emek yemeyi anne baba için adeta bir silah olarak kullanabilir.



    Büyüme geriliği

    Yaşıtları ile kıyaslandığında o yaştaki bir çocuğun olması gereken asgari boy ve kiloya ulaşamayan çocuklarda büyüme geriliğinden söz edilir. Büyümeyi belirleyen iki önemli faktör vardır: bunlar genetik (kalıtım) ve çevresel faktörlerdir, çevresel faktörlerin başında beslenme gelir. Gelişim döneminde çocuğun beslenmesini bozan her türlü süregen hastalık beslenme bozukluğu oluşturabilir. Ayrıca bu dönemde psikolojik etkenlerde büyümeyi engelleyebilir.



    Büyüme özellikle annenin çocuğuna yeterli ve kaliteli bir akım vermesine bağlıdır. Anne çocuk arasındaki ilişkiyi bozabilecek annedeki bunaltı, çökkünlük huzursuzluk ile çocuğu ret ve evlilik sorunları bu bakımın verilmesini zorlaştırır. Anne ve babanın var olan sorunlarını çözebilmeleri için psikiyatrik yardıma ihtiyaçları olabilir.

    İştahsızlık

    Yemek istememe ya da az yemek yeme olarak tarif edilen iştahsızlık günümüzde annelerin önemli bir kısmının şikayet ettiği konuların başın gelmektedir. İştahsızlık birçok hastalığın belirtileri arasında sayılır, Bu nedenle iştahsızlığın nedeni araştırılmalıdır. Ancak iştahsızlığın görece bir kavram olduğu unutulmamalıdır. Çocuk yaşının gerektirdiği ve ihtiyacı kadar besini alabilir. Bazı anne ve babalar çocuklarının iştahsızlığından söz ederken bu gerçeği görmezlikten gelir ve çocuğunun yaşının ve gelişiminin üzerinde besin almasını arzularlar. Çocuğun iştahsız olduğuna anne baba değil hekim karar vermelidir Yaşının gerektirdiği kadar besin alan çocuklar anne baba tarafından iştahsız olarak nitelenip yemek için zorlanabilmektedir. Bu durum ebeveyn çocuk arasındaki ilişkiyi zedelemekte ve çocuğun gerginliğini artırmaktadır Bir noktadan sonra çocuk yememeyi silah olarak kullanır ve ilişki daha da bozulur. Herşeyden önce yemek evde sürtüşme konusu olmaktan çıkarılmalı ve çocuk gerçekten iştahsız ise hekimin önerileri dahilinde beslenme programı uyulmalıdır.



    Şişmanlık

    Çocuğun olması gereken kilodan %20 daha fazla kiloya sahip olmasına şişmanlık denir. Şişmanlık çocukluk çağında ender değildir Özellikle gelişmiş ülkelerde ve ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocuklarında sık görülür. Şişman çocukların çoğu bebekliğinde de şişmandır. %60-80 kadarı erişkin yaşta da şişman olacaktır.

    Çocukta şişmanlık problemi genellikle aşağıda belirtilen şekillerde gündeme gelir.



    Öğretmen ya da aile dışındaki insanlar çocuğun şişman olduğunu söyleyebilirler.

    Aile çocuğun kilo aldığından endişelenebilir

    Özellikle yaşı büyük kız çocuklar kendisinin şişman olduğundan yakınabilir.



    Çocukta şişmanlığın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz.



    1- Hastalıklar: Bazı hormonal ve kalıtımsal hastalıklar çocukta şişmanlığa neden olabilir.

    2- Kalıtım: Ailesel olarak kilo almaya yatkınlık olabilir. Bu çocukların anne ve babaları da şişmandır.

    3- Fazla miktarda kalorili besin alımı: Çocuğun harcadığından daha fazla miktarda kalori alımı şişmanlığa yol açar. Bu çocuklar çok yer, az hareket ederler.

    4- Ailenin yeme alışkanlığı: Anne sütü yerine hazır mama alan çocuklarla, abur cubur yemeyi seven ve unlu mamüllerin tüketiminin fazla olduğu ailelerin çocuklarında şişmanlık riski fazladır.

    5- Stres: Çocukta stres oluşturacak olaylar aşırı derecede yemeye neden olabilir. Stres anında yemenin bilişsel kontrolünün azaldığından söz edilmektedir. Bazı anneler aşırı koruyucu ve kollayıcı bir tavırla adeta acıkmasına izin vermeden ellerinde bir tabak ile çocuğun peşinde dolaşırlar. Bu tavır çocuğun kendi yeme otonomisini (bağımsızlığını) kazanmasını engeller. Çocuk artık kendi denetimini yapamamakta ve önüne sunulan herşeyi yeme zorunluluğu hissetmektedir.



    Şişmanlıkları diğer çocuklar hatta erişkinler tarafından alay konusu edilen bu çocukların genellikle öz güvenleri azdır. Alıngan ve hassas yapılan nedeniyle kolay kırılır ve gücenirler. Anoreksi ve bulimi gibi hastalıklar için şişmanlık bir risk faktörüdür. Tedavide diet programlan ile davranış ve bilişsel psikoterapi yaklaşımları uygulanır.



    KATI GIDALARI YUTAMAMA

    Bebeklik dönemlerinde çocuklar yutkunma becerileri tam gelişmediği için katı gıdaları yiyemezler. Ancak 2 yaş civarında katı gıdaları çiğneyip yutma becerileri gelişir. Anneler katı gıdalar konusunda endişesi nedeniyle bazı çocuklarda katı gıdaları yememe ve mutlaka püre şeklinde yeme alışkanlığı gelişebilir. Bu durum ilerleyen yıllarda da devam eder ve çocuk 4-5 yaşlarına geldiği halde katı gıdaları reddedebilir. Bazen bu durum fobi halini alır ve çocuk katı gıdaları yutmaktan korkabilir. Ayrıca yediği bir şeyi nefes borusuna kaçıran ve tıkanan bir çocukta bu olayın getirdiği korku ile daha sonra yutma fobisi gelişebilir.



    Paylaş
    Çocuklarda Beslenme ve Yeme Sorunlari Nedenleri,Sebebleri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bebekler doğduktan sonraki ilk aktivitelerinin başında beslenme gelir. Anne sütü ile beslenmeye başlayan bebekler daha sonra ek gıdalara başlarlar. Çocukların beslenmesine dikkat etmeli değişik seçenekler deneyerek çocuğumuzun gelişimine katkıda bulunalım.