Çocuk Büyütürken ve Çocuk Sağlığı Forumundan Çocuklarda Dikkat Eksikligi ,Nedenleri,Sebebleri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuklarda Dikkat Eksikligi ,Nedenleri,Sebebleri

    Reklam




    Çocuklarda Dikkat Eksikligi ,Nedenleri,Sebebleri





    DEHB başta bireyin kendisi olmak üzere aileyi ve toplumu ilgilendiren yönleriyle,çocukluk çağının en önemli psikiyatrik sorunlarından biridir. Erken teşhis edildiğinde tedaviden elde edilen sonuçların yüz güldürücü olması, DEHB’nun başta sağlık ve eğitim alanında çalışanlar olmak üzere,çocuk ile ilgili tüm bireyler tarafından mutlak bilinmesi gerekli konular arasında yer alması gerektiği gerçeğini göstermektedir. DEHB aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti kümesinden oluşur.

    Günümüzde çoğumuzun hiperaktivite olarak işittiği bu klinik tablo,aslında ilk olarak 1900′lü yılların başında tanımlanmıştı. Ancak son 30 yılda yapılan bir çok sayıda bilimsel çalışma DEHB’nun yapısal bir sorun olduğunu ortaya koymuştur.



    DEHB’nun üç ana belirtisini açıklamaya çalışalım.



    1)AŞIRI HAREKETLİLİK (HİPERAKTİVİTE)

    Aslında her çocuğun hareketli ve enerjik olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak hiperaktivite denince,yaşıtlarına oranla daha kıpırtılı çocuk akla gelir. Her hiperaktif çocuk, düz duvara tırmanacak kadar hareketli ve kontrolsuz değildir. Hiperaktivite bir anlamda kıpırtılı olma, oturamama olarak tanımlanabilir. Okul öncesi dönemlerde (3-6 yaş arası) bu çocukların hareketlilikleri ve enerjileri daha fazladır. Oturmayı sevmezler, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamaz dolayısıyla derslerini masada çalışmayı sevmezler.

    2) DİKKAT EKSİKLİĞİ

    Dikkat eksikliği,çocuğun dikkat süresinin yaşına göre az olması ve özellikle okuma, yazma ve matematik gibi akademik alanlarda dikkatin kolay ve çabuk dağılması anlamına gelir. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne, baba ya da öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Çeşitli bahanelerle (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Ders çalışırken sürekli yanlarında birini isterler. Üzerlerine aldıkları bir işi bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden başka bir işe geçerler.

    İşitsel dikkati bozuk olan çocuklar sanki konuşulanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu bir kaç defa söyledikten sona yerine getirirler. Sınıfta öğretmeni dinlemezler,dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemeyle uğraşır, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle,sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak konuşma, arkadaşlarına laf atma ve garip sesler çıkarma gibi davranışlar sergileyebilirler. Ya da ders anlatılırken dalıp gider ve akıllarından başak şeyler geçirir, gün içi olanları yada olacakları düşünür hayaller kurarlar.

    Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilirler. Genellikle kelime uydurmalarına, hece atlama ya da eklemelerine sık rastlanır.

    Unutkan olabilirler öğrettiğiniz ve iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına,sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar da eklenir. Sabırsızlıkları ve çabuk sıkılmaları,sorulan soruları yanlış okuma ve dolayısıyla da yanlış anlamalarına neden olur. Çok iyi bildikleri soruyu dahi basit hatalarla yanlış cevaplayabilirler. Bazıları sınavları yetiştirme sorunu yaşarlar. Sonunda ,bilgileri ve bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.

    Dikkat eksikliği olan çocuklar,ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.



    3) DÜRTÜSELLİK

    Sonunu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan dürtüsellik, bu çocukların sosyal uyumlarını bozan en ciddi belirti kümesidir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemekte güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlememeleri tipik özellikleridir. Sonuçta kendileri ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zorlukları davranış sorunlarının ilk habercileri gibidir. Yaşıtlarıyla birlikte olduklarında olaylara aşırı tepki vermeleri, fiil ve sözle arkadaşlarını rahatsız etmeleri nedeniyle toplum içinde istenmeyen adam ilan edilirler. Bu çocuklar disipline olmadaki zorlukları nedeniyle kuralları sevmezler, kurallara ve otoriteye karşı gelirler. Kendi düşüncelerine göre hareket etmeyi sever ve yeğlerler.



    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu dendiğinde, yanlışlıkla sorunun sadece davranışlar ile ilgili dışa yansıyan kısmı akla gelir. Hiperaktif çocuk kavramı yalnız başına kullanıldığında bu yanılgıya düşülebilir. Oysa sorunun tıbbi adı tam olarak Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğudur. Aşırı hareketlilik kadar sorunun dikkat eksikliği boyut da düşünülmeli ve incelenmelidir. Bu nedenle DEHB üç ana başlıkta sınıflandırılmıştır. Klasik anlamda DEHB dendiğinde üç belirtinin de var olması beklenir. Hiperaktivite ve impulsivite belirtilerinin ön planda olduğu dikkat eksikliği belirtilerinin daha az gözlendiği tipte ders başarı sorunu yaşanmazken, daha çok uyum sorunu yaşanır. Dikkat eksikliği belirtileri belirgin iken hiperaktivite ve impulsivite belirtileri daha az gözlenir ya da gözlenmez. Genellikle ders başarıları iyi değildir, ancak uyum sorunları yok gibidir. Bu nedenle genelde tedaviye geç getirilirler.



    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu belirtileri genellikle 4-5 yaşlarında gözlenmeye başlar. Ancak çoğu çocukta okul dönemi ile belirgin hale gelir. Ancak, belirtilerin mutlaka 7 yaşından önce başlaması gerekir. DEHB ’na,erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlanır. Erkek çocuklarda genellikle hipreaktivite ve impulsivite belirtiler ön planda iken, kız çocuklarında daha çok dikkat eksikliği belirgindir. DEHB,her kültür ve toplumda görülen bir bozukluktur. Toplumda görülme sıklığı, farklı araştırmalarda farklı sonuçlar elde edilmesine karşın,yaklaşık %5-6 gibidir.



    Önceleri bu durumun,ailenin hatalı eğitim metodlarından kaynaklandığı düşünülse de, son 30 yılda yapılan bilimsel araştırmalar,DEHB ’nin yapısal bir sorun olduğunu ortaya koymuştur. Son yıllardaki araştırmalar beyin kan akımı ve glikoz (şeker) metabolizmasındaki bozukluklar üzerinde yoğunlaşmıştır. Beyindeki bu fonksiyonel bozulmaya hamilelikte kullanılan ilaç veya toksik maddeler, annenin gebelikte geçirdiği infeksiyonlar, zor doğum, düşük doğum ağırlığı ve bebeğin geçirdiği Merkezi Sinir Sistemi İnfeksiyonları (menejit, ensefalit gibi) neden olabilmektedir. Günümüzde ise bozukluğun genetik geçişi üzerinde durulmaktadır.



    Maalesef ülkemizde Çocuk Ruh Sağlığı Uzmanı sayısındaki yetersizlik ve ailelerin yeterli bilgiye sahip olmamaları,bu çocuklardan önemli bir kısmının zamanında tanınması ve tedaviye alınmasını engellemektedir. Toplumumuzda,hiperaktivite konusundaki yanlış ve eksik bilgiler tedaviyi engellemektedir. Halk arasında DEHB belirtileri,yanlış bir şekilde üstün zekalı olma, şımarıklık, terbiyesizlik, tembellik ve huysuzluk gibi terimlerle izah edilmeye çalışılır. Bu nedenle farklı çözümler aranır. Anne babaların sürekli birbirlerini suçlayarak, adeta sorunun nedeni ben değilim mesajını vermeye çalışmaları, ev içindeki huzuru bozarak çocuğa ulaşmamızı daha da güçleştirir. Başta eğitimciler olmak üzere,çocukla ilgili her kesimin DEHB hakkında temel bilgilere sahip olması gerekir.



    DEHB teşhisi klinik görüşme ile konur. Teşhisi destekleyici olarak,çocuğun dikkat bozukluğu derecesini ve öğrenme gücünü ölçen testlerden yardım alınabilir. Ancak,uygulanan hiçbir test klinik görüşmeden daha değerli değildir. Aileler genellikle teşhis için MR, EEG gibi tetkiklerin gerekip gerekmediğini merak ederler. Bu tetkiklerin DEHB ’nun teşhisinde, çok ender bazı durumlar dışında yeri ve gerekliliği yoktur.





    DEHB tedavisinin ilk şartı, aile okul ve hekim arasında sıkı işbirliği ve doğru bilgilenmedir. DEHB evde olduğu kadar okulda da sorun yaşanmasına neden olur. Öğrenmeyle ilgili sorunlar yanında arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve kurallara uyma güçlüğü, aile ve okulun ortak sağlıklı yaklaşımlarıyla aşılabilir. Çocukla olan ilişkimizi düzenleyebilmek için DEHB belirtilerini yanlış yorumlamamak gerekir. Çocuğun davranışlarını ya da derslerle ilgili zorluğunu yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlayan anne babalar,çocukla ilişkilerini bozacak derecede sürekli ceza verme eğilimindedirler. Oysa bu çocukların, cezalardan pek anlamadıkları kısa süre içinde görülecektir. Tedavide,çocukla yeniden sağlıklı ilişki kurabilmenin yolları aranır. Ailenin çocuğa yönelik tutumları gözden geçirilerek ,yanlışlar ayıklanmaya çalışılır. DEHB ’nun tedavisinde ilaçlar önemli yer tutarlar. Dikkat arttırmaya ve davranışların kontrol etmeye yönelik ilaç tedavisi uzun yıllardır kullanılmaktadır. İlaç tedavisinden elde edilen sonuçlar çocuğun yaşı, zeka düzeyi, ailenin tedaviye uyumu ve sebatı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Stimülan adı verilen uyarıcı ilaçların kullanılmaya başlamasıyla tedaviden elde edilen başarı oranı oldukça artmıştır. Stimülanlar; tedavideki başarıları yanında, güvenilir ilaç olmaları, çocuklarda bağımlılık yapmamaları ve yan etkilerinin az olması nedeniyle tercih edilirler. Ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanımı konusundaki yanlış bilgilenmeler DEHB olan çocukların gerektiğinde ilaç kullanmalarını da engellemektedir. Ailenin yan etkilerden korkarak ilacı reddetmesi, tedaviyi geciktirmekte ve sonradan geri dönüşümü olmayan sonuçlar doğurabilmektedir. Dikkat eksikliği nedeniyle, öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda özel eğitim programlarının uygulanması gerekebilir. Olumsuz davranışların düzeltilmesi ve yerine olumlu davranışların konulması için çeşitli destekleyici ve davranışçı tedavi teknikler uygulanabilir.



    Paylaş
    Çocuklarda Dikkat Eksikligi ,Nedenleri,Sebebleri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Çocuklarda görülen dikkat eksikliğinin çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Aşırı ses ortamında büyümesi, stresli bir ortamda büyümesi, sürekli televizyon izlemesi gibi nedenler de etkilidir.