Eğitim Bölümü ve Çocuk Eğitimi Forumundan Babasının Oğlu Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Babasının Oğlu

    Reklam




    Babasının Oğlu

    Bir zamanlar meşhur bir kılıç ustası varmış. Yaşadığı yörede en iyi kılıç kullanan ve kılıçta yenilmez bir usta. Bu ustamızın üç oğlu olmuş ve tabii ki herkes iyi çocuk babasının izinden gider, onun gibi başarılı olur mantığı ile bu çocukların da iyi birer kılıç ustası olacaklarına inanmışlar. Nitekim düşündükleri kısmen gerçekleşmiş çünkü üç oğuldan ikisi meşhur ve yenilmez kılıç ustaları olmuşlar. Tıpkı babaları gibi! Tabi buraya kadar okuyan herkes üçüncü oğlu merak ediyor. Hemen devam edelim öyleyse. Üçüncü oğul babası ve kardeşleri gibi kılıç ustalığı için mücadele etmemiş. Küçük yaşlarda bir çay ustasının yanında çalışmaya başlamış. Onun bu farklı konu ilgisini çekmiş. Çay ustasının tecrübesi ile kendi tutkusunu ve arayışını harmanlayarak genç yaşta iyi bir çay ustası olmuş. Tabii ki o yıllarda henüz Çaykur kurulmamış olduğu için, çayı, çay ustaları değişik otlardan değişik karışımlar oluşturup demlerlermiş. Çay ustası mutlu mesut hayatını sürdürürken bir gün karşısına aşması gereken önemli bir sorun çıkmış.

    Benim Gibi Bir Babanın Oğlu Bunu Nasıl Yapar…
    Bizler anneler, babalar ve kardeşler olarak hep arkamızdan gelen ve bize bağlı olan nesilleri bize benzetmek istiyoruz. “Bak ağabeyin gibi çalışkan ol sen de doktor ol”, “Benim gibi babanın oğlu bunu nasıl yapar”, “Yıllardan beri saçımı süpürge ettim çocuğumu bu günlere getirdim. Üstüne bir de kariyer yaptım. Şimdi çocuğuma bakın” gibi cümleler maalesef ama maalesef bizim cümlelerimiz. Üstelik bu sözlerin çoğunu çocuğumuza, küçüğümüze, miniciğimize söylüyoruz. Onun oturmamış ama volkan gibi kaynayan kimliğini düşünmeden söylüyoruz. Farkında mıyız bilmiyorum ama küçüğümüz söylediklerimizin çoğunu duymuyor, duysa da kaydedemiyor. Yaşından ya da konuşmayı bilmediğinden değil bu kastettiğim. Farklı frekanslarda konuşuyoruz. Onun seviyesinde değiliz. Ona açılmıyoruz. Onla paylaşmıyoruz. Ona danışmıyoruz. Çoğu zaman sadece ve sadece hesap soruyoruz. Süreç değil sonuç önemli bizim için.

    Çocuğumuzla konuşmak için çok az fırsatımız var ve bu fırsatı onu kazanmak için kullanmıyoruz. Verdiğimizin karşılığını bekliyoruz, hesabımızı soruyoruz, ödül veya cezamızı veriyoruz, bir daha benzer bir konuda “görüşürüz” diyerek ayrılıyoruz. Görüşürüz diye biten bir konuşma eğer olumsuz ise bir sonraki görüşmenin sağlıklı başlayabileceğini düşünüyor musunuz? Sağlıksız başlayan görüşmenin sağlıklı geçeceğini düşünüyor musunuz? Hayır. Ne yapmalıyız biliyor musunuz?

    Çay ustamız yine bir gün çayhanesinde çayını demlerken, çayhaneye gelişinde hayır olmayan bir adam çıkagelmiş. Kendisi oraların hakimi, sahibi gibi tanıttıktan sonra, bundan sonra her hafta geleceğini ve haracını alacağını söylemiş. Tek ustalığı çay demlemek olan çay ustamız korkmuş ve aklına tabii ki babası gelmiş ilk önce. Varmış babasının yanına durumu anlatmış ve ondan yardım istemiş. O yaşa kadar oğlunu özgür bırakan ve kendi inandığı meslekte gelişmesini kibir yapmayan babamız çocuğunu dinlemiş ve ona kendisinin yardım edemeyeceğini söylemiş. Nasıl yani demeyin. Hayatın her safhasında mücadele devam ediyor. Engeller hep çıkıyor. Aşmak için de mücadele gerekiyor. Tamam tamam devam ediyorum kızmayın. Babamız oğluna diyor ki “oğlum şimdiye kadar hep işini en iyi şekilde yaptın ve bundan sonra da böyle devam edeceksin. Bu meseleyi de aşacaksın yeter ki sen işinin en iyi şekilde yap” babasının gelip adamı haklamasını bekleyen çay ustamız aldığı nasihat ile geri dönmüş ama çıkış yolunu da bulmuş.

    Onu düşünün ve onu düşündüğünüzü göstermek için lütfen baskı uygulamayın.
    Çocuğumuz bizim en değerli varlığımız çoğumuza göre. Onu büyütmek yaşatmak en büyük arzumuz. Onu hep korumak, ona en iyi şartları sağlamak için çalışmak görevimiz. Tamam. Tamam olmasına tamam da, bunlar bize onun her şeyine karışma hakkı vermez ki. Biraz da onu kendi haline bıraksak, kendisini büyütse, kendisini geliştirse, kendisini korusa kısacası kendi hayatına kendisi de yön verebilse. Kendisi de diyorum; çünkü, tabii ki sizin de söyleyecek sözleriniz var. Ona tavsiyelerde bulunun, hikayeler anlatın, iyiyi kötüyü doğruyu yanlışı gösterin, tecrübelerinizi paylaşın yani onu yönlendirin. Ama kesin çizgilerle değil. Başkalarına benzetmek için değil. Onu yönetmek için değil. Sizler çocuğunuzu sizin kadar kimse düşünemez merak etmeyin. Onu düşünün ve onu düşündüğünüzü göstermek için lütfen baskı uygulamayın. Ona sadece, onu gerçekten düşündüğünüz ve sevdiğiniz hissini, bunun onun anlamasına fırsat vererek hissettirin.
    Hikaye keyfinizi de allak bullak ettim. Özür dilerim ama söz bu sefer bitiriyorum.

    Çay ustamız haraç günü geldiğinde her zamanki gibi otları ile ilgileniyormuş ve kaba adamımızın gelip gelmemesi de umurunda değilmiş açıkçası. Neyse adam çıkıp gelmiş ve haracını istemiş. Çay ustamız adamı güler yüzle karşılamış ve kendisine bir fincan çay ikram etmeyi teklif etmiş. Düşünmüş ve kabul etmiş kaba adam. Çay ustamız çayını ikram etmiş kaba adam çaydan bir yudum almış ve… kesmeyeceğim merak etmeyin. Çay, kaba adamın çok hoşuna gitmiş. Bir yudum derken bir yudum daha bir yudum daha bitirivermiş fincanı. Kaba davrandığı çay ustasının kendisine böyle güzel bir çay ikram etmesiyle duygulanan kaba adam, çay ustasından özür dilemiş. Kendisinden haraç almak şöyle dursun eğer bir başkası ona musallat olursa onu koruyacağını söylemiş. Son bir isteği daha varmış kaba adamın, çay ustamızın her zaman böyle güzel çaylar demlemeye devam etmesi.

    Yüreğinizin çocuk sevgisi ile dolu kalması temenni ederim.


    Not: Yüreğinizdeki çocuk sevgisi yalnızca kendi çocuğunuzla sınırlı kalmasın. Lütfen tüm çocukları sevin. Ve onlara yardım edin. Unutmayın sizin yardımınıza ihtiyacı olan ve her biri sizin gibi mukaddes anne ve babaların yavruları olan çocuklarımız da var.

    Doğa Koleji




    Paylaş
    Babasının Oğlu Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Her çocuğun farklı karakter ve kişiliğe sahip olduğunu bu özellikleri ile toplum içinde kendini en iyi şekilde yansıtacak bir birey olacağını düşünmeli ve onun başkaları gibi olması gerektiği akıldan çıkarılmalıdır.