Eğitim Bölümü ve Çocuk Eğitimi Forumundan Okulöncesi Dönemde Özbakım Becerileri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Okulöncesi Dönemde Özbakım Becerileri

    Reklam





    OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE ÖZ BAKIM BECERİLERİ


    Duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü, ilişkilerin dengeli sürdüğü aile ortamında,
    yeterli güven, sevgi ve sevecenlik içinde büyüyen çocuklar, gelişimleri için gerekli deneyimleri elde edebilirler. Bu tür aile ortamlarında, aile üyelerinin kendilerine düşen sorumlulukların bilincinde olarak, çocuğa bağımsızlık yolunda yeterli fırsatları sunması, onun sağlam bir kişilik yapısına sahip olmasının yanı sıra yaşamını devam ettirmede önemi olan bazı temel alışkanlıkları kazanmasını da sağlayacaktır. Çok erken dönemden itibaren temelleri atılmaya başlanan; yemek yeme, giyinme-soyunma, temizlik, tuvalet vb. öz bakım la ilgili alışkanlıkları kazandırmada özellikle annelere büyük görevler düşmektedir.
    Normal çocuklar, öz bakım ve günlük yaşam becerilerini zihinsel gelişim düzeylerine ve bedensel olgunluklarına paralel olarak kazanırlar. Çocuğun becerileri kazanması iki biçimde olur birincisi çocuğun yetişkinleri gözlemleyerek onları model almasıyla olur; ikincisi de yetişkinlerin çocuğa destek vermesi sonucu gerçekleşir. Yetişkinin desteği olmasa bile çocuk geç de olsa becerileri kazanır. Özel gereksinimli çocuklar sistematik öğretim uygulamaları olmadan öz kabım ve günlük yaşam becerilerini ya çok geç öğrenmekte veya hiç öğrenememektedirler.
    Öz bakım becerileri ile günlük yaşam becerileri birbirileriyle ilişkilidirler ve bu beceri gruplarını birbirinden ayıran kesin çizgiler bulunmamaktadır. Kimi, giyinme becerilerini öz bakım becerisi olarak ele alırken kimi de günlük yaşam becerisi olarak kabul etmektedir. Öz bakım ve günlük yaşam becerileri şöyle sıralanabilir

    36-60 Ay
    1. Düğmesiz ve bağsız giysileri yardımsız giyinir.
    2. Yardımla saçını tarar.
    3. Giysisindeki büyük düğmeleri ilikler-çözer.
    4. Giysilerinin önünü-arkasını ayırt eder.
    5. Ellerini yıkar.
    6. Dişlerini fırçalar.
    7. Sözel ipuçları ile tabakları, peçeteleri, çatal ve kaşıkları doğru yerleştirerek sofra kurmaya yardım eder.
    8. Boyuna uygun bir askıya ceketini veya hırkasını asar.
    9. Masada kirlettiği kendine ait yeri temizler.
    10. Gece gereksinim duyduğunda uyanır ve tuvalete gider.
    11. Burnunu mendille siler.
    12. Ev ilerine yardım eder.
    13. Kendisine ait eşyaları toplar.
    14. Yardım ile bıçak kullanır

    60-72 Ay
    1. Elini, yüzünü yıkar, kurular.
    2. Kendi kendine giyinir-soyunur.
    3. Giysilerindeki düğmeleri çözer-ilikler.
    4. Yemek yerken uygun araç-gereci kullanır.
    5. Dişlerini fırçalar.
    6. Saçlarını tarar.
    7. Bıçakla yumuşak nesneleri keser.
    8. Bıçakla ekmeğine yumuşak nesneleri sürer.
    9. Ayakkabılarını bağlar.
    10. Tabağına servis tabağından yiyecek alır.
    11. Duruma ve hava şartlarına uygun giyecekleri seçer.
    12. Tuvalet gereksinimi ile ilgili işleri yapar.

    Temel berilerden sonra ileri derecede öz bakım becerileri kazanılır. Temel becerilerin kazanılması, üst düzey becerilerin kazanılmasını kolaylaştırmaktadır. Öz bakım ve günlük yaşam becerilerine sahip olan çocuklar, aileleri tarafından daha az istismar ve ihmal edilmekte ve aile bireyleri tarafından daha çok sevilmektedirler. Aynı zamanda sosyal kabul düzeyleri yükselmekte ve sosyal ortamlara daha çok girmektedirler.
    Öz bakım becerilerini kazanamamış bir çocuk ailesi için büyük bir yüktür. Çocuğun aileye bağımlılık düzeyi, öz bakım becerilerini kazanma düzeyi ile aynı doğrultudadır. Öz bakım ve günlük yaşam becerilerini kazanan bireyin başkalarına olan bağımlılığı azalır ve ayakları üzerinde durmayı ve yaşamını bağımsız sürdürmeyi öğrenir.
    Yaşamın ilk altı yılını kapsayan dönem çocukların gelişimlerinin hızlı olduğu, karakter ve kişilik yapısının şekillenmeye başladığı en önemlisi bazı temel alışkanlıkların kolayca kazandırılabildiği çocuğun yaşamındaki en önemli yıllardır. Bu dönemde çocuğa kazandırılacak temel alışkanlıklar, zamanla, yönlendirmeyle ve özellikle de tekrara bağlı olarak kazanılmış davranışlara dönüşmektedir. Kazandırılan bu temel alışkanlıklar; bireyin yaşadığı doğal ve toplumsal çevreye uyumunu sağlayan davranışlardır, bu davranışlar bir kez kazanıldıktan sonra tekrarlanarak çoğu kere yaşam boyu varlıklarını sürdürürler.
    Çocuğa bu önemli dönemin başlangıcında iyi ve doğru alışkanlıkların kazandırılmaya çalışılması çok önemlidir. Bu konuda aileye ve okulöncesi eğitimcilerine büyük görevler düşmektedir.
    En hızlı gelişme çağı olan okulöncesi dönemde, çocuğa kazandırılacak olan öz bakım becerileriyle ilgili temel bilgi ve alışkanlıklar onun sağlıklı bir birey olarak yetişmesini sağlayacak ve gelecek yaşamda bağımsız, kendine yeten, topluma uyumlu, olumlu davranışlara sahip bir birey olmasına zemin hazırlayacaktır. Çocuğun yaşamındaki bu kritik dönemde yemek yeme, giyinme-soyunma, temizlik, tuvalet, tehlikelerden korunma gibi öz bakım becerilerinin kazanması gerekir.


    Öz bakım becerilerinden biri olan yemek yeme konusundaki tutumlar çok erken yaşta ortaya çıkar ve zamanla gelişir. Çocuğun okulöncesi çağlarda kazandığı yemek yeme alışkanlığı hayatının daha sonraki dönemlerini etkileyecek, yaşanılan olumsuzluklar ileride ortaya çıkabilecek beslenme sorunlarının temelini oluşturacaktır. Çünkü beslenme çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal gelişmesini ve sosyal davranışlarını doğrudan etkilemektedir.


    Çocuğun kazanacağı öz bakım becerilerinden olan giyinme, beceri isteyen bir takım davranışların birbiri ardına yapılmasını gerektirmektedir. Belirli olgunluğa erişmeden giyinme soyunma ile ilgili davranışların yapılması çocuktan beklenilmemelidir. Çocukla ilgili diğer tüm davranışlarda olduğu gibi giyinme-soyunma ile ilgili davranışların kazandırılmasında da sabırlı olmalı, çocuk özgür bırakılmalıdır. Son yıllarda giyim sektörü okul öncesi çağı çocukları için üretilen giysilerde, bu yaş çocuğunun kendi başına yardım almadan giyinebileceği şekilde
    kolaylıklar yapmıştır. Bu da çocuktan daha fazla beceriyi başarmasını beklememizi sağlamaktadır. Ancak, özellikle annelerin bu konudaki
    becerilerin gelişmesi için çocuklara gereken fırsatları vermeleri oldukça önemlidir.


    Çocuğun sağlıklı bir hayat sürmesinde önem taşıyan temizlik ve tuvalet alışkanlığı kazandırılırken, ebeveynlerin tutumları bu becerilerin
    yerleşmesinde önemli rol oynamaktadır. Çocuğa iyi model olmanın yanı sıra onun bu alışkanlıkları ile ilgili davranışlarını gözlemlemek ve gerektiğinde onu istenilen davranışa yönlendirmek, alışkanlıkların kazanılmasını çabuklaştırarak kalıcı olmasını sağlayacaktır. Çocuğun vücudu ve vücut fonksiyonlarına karşı duyarlılığı, bu becerilerin
    çocuk açısından ne denli önemli olduğunu ortaya koymakta, tuvalet vb. becerilerin kazandırılmasında bizlere yardımcı olmaktadır

    Çocukların küçük yaşlardan itibaren kazanmaları istenilen bir başka öz bakım becerisi de tertip düzendir. Çocukla kurulan iyi bir iletişimle
    bu konuda kazandırılmak istenenlere ulaşılabilir. Beş yaş çocuğunun belirgin özelliklerinden birisi, yetişkinin yaptığı her şeye karşı büyük ilgi
    duymasıdır. Bu nedenle oyunlarında daha çok yetişkinin günlük etkinliklerini taklit eden kız ya da erkek çocuk, evde anneye yardım etmekten, sofra kurmaktan, çamaşır toplamaktan, toz almaktan vb. büyük zevk duyar. Bu tür etkinliklerde çocuğun bu konularda beceri kazanmasını kolaylaştırır.


    Çocukluk yılları, çocuğun dikkatsizliği, ilgisizliği, aceleciliği nedeniyle birçok tehlikelerle karşılaştığı dönemdir. Bu dönemdeki kazalar zaman zaman tüm yaşamı etkileyebilecek sağlık problemleriyle sonlanabilir. Yaşamın ilk yıllarında ev, çocukların ilk kaza tecrübelerini yaşadıkları yerdir. Çocukların evde ve yakın çevrelerinde maruz kalabilecekleri birçok kaza vardır. Bu konuda ebeveynlerin çocuğu bilinçlendirmesi onun kendini tehlikelerden korumasını sağlayacaktır.


    Çocuğa okul öncesi dönemde kazandırılacak öz bakım becerileri, bir yönüyle onun gelecek yaşantısına güvenle bakılmasını sağlayacaktır.
    Bu konuda bilinçli olarak verilen eğitimin katkıları büyüktür. Yapılan çalışmalar, annelerin eğitim düzeyinin yükselmesinin, çocukların öz bakım becerilerine olumlu katkılar sağladığını ortaya koymaktadır. Okulöncesi eğitim kurumuna giderek sistemli eğitimden yararlanan,
    gün içindeki rutin etkinliklerle öz bakım becerilerine yönelik davranışları tekrarlama fırsatı bulan çocukların, öz bakım becerilerine yönelik davranışları yapmalarında okul öncesi eğitim almayan
    çocuklara göre farklılıklar olduğu görülmektedir. Bu konuda annelere düşen sorumluluk oldukça fazladır.



    Paylaş
    Okulöncesi Dönemde Özbakım Becerileri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    HİJYEN VE TEMİZLİK

    Bugün her uygar insanin kendi sağlığı başta olmak üzere toplum sağlığını düşünmek gibi bir misyonu vardır. Her birey gerekli hijyen kurallarını öğrenmeli, ağız ve diş sağlığı başta olmak üzere yaşamını sağlıklı olarak yürütebilmek için gerekli önlemleri almalı ve bunun için gerekli alışkanlıkları kazanmalıdır.
    Rutin sağlık kontrollerinin önemi, diş sağlığı, kişinin kendi kendine uygulayabileceği basit ilk yardım teknikleri, sağlığını tekrar kazanmada gerekli bilincin oluşması çok önemlidir.
    Ayrıca ülke ve dünya sağlığını tehdit eden hastalıkları tanımalı ve bunlarla ilgili gerekli önlemleri alma konusunda bilinçli davranmalıdır.

    4-5 YAŞ GRUBU İÇİN;

    Okulda Yapılabilecek Etkinlikler
    Bu sabunları ben yaptım
    • Sabun parçalarını su ve gıda boyası ile karıştırarak renkli sabun kalıpları yapılır.

    Evde Yapılabilecek Etkinlikler
    • Çocuğun ellerine resim çizin veya boyayın ve ellerini yıkayarak temizlemesini destekleyin.
    • Başlangıçta, çocuğa ellerini ve yüzünü sabunla nasıl yıkayacağını gösterin ve gerekirse ona fiziksel yardımda bulunun

    5-6 YAŞ GRUBU İÇİN;

    Okulda Yapılabilecek Etkinlikler
    Bedenimizi Temiz Tutalım
    AMAÇ: Beden temizliğinin önemin kavrayabilme, gerekli bilgi ve becerileri kazanabilme
    MATERYAL: Beden temizliğini içeren resimler, tırnak makası, sabun, mendil gibi temizlikle ilgili araç-gereç resimleri
    UYGULAMA: Çocuklarla birlikte beden temizliği ve kullanılan araç-gereç ve malzemeleri içeren resimleri kullanarak aşağıda önerilen özellikler doğrultusunda deneyimlerimizi paylaşalım.
    BEDEN TEMİZLİĞİ
    • Neden banyo yapıyoruz?
    • Banyo sırasında neler yapıyoruz?
    • Banyo sırasında hangi malzemeleri kullanıyoruz?
    DİŞ TEMİZLİĞİ
    • Diş temizliği neden önemli?
    • Dişlerimizi temiz tutmak için ne yapmalıyız?
    • Diş temizliğinde hangi malzemeleri kullanırız?
    • Günde kaç kez, ne zaman dişlerimizi temizlemeliyiz?




  3. 3
    YETERLİ VE DENGELİ BESLENME

    Büyümenin hızlı ve özel olduğu durumlarda (doğum, emziklilik gibi) beslenme
    ihtiyacı farklılaşır. Çocuğun sağlıklı büyümesinde düzenli beslenmenin rolü büyüktür.
    Beslenme çocuğun gelişimini doğrudan etkileyen bir faktördür. Yetersiz ve dengesiz
    beslenme, çocuğun sosyal, bilişsel, fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkiler. Sağlıksız beslenme vücut direncini azaltarak bireyin hastalıklara yakalanma riskini daha da artıracaktır. Büyüme çağında iyi beslenemeyen çocuklarda gelişim geriliği, zayıf bünye, dayanıksızlık, ileride düzeltilmesi imkânsız vücut bozuklukları oluşabilir. Yeterli besin alamayan, düzenli yemeyen, yemek seçen, yemeklerden sonra kusma nöbeti geçiren çocuğun gelişmesi olumsuz etkilenir. Sağlıklı gelişmenin ilk şartı yeterli ve dengeli beslenmedir.

    Çocuğun beslenmesinde amaç;
    *Gelişmeyi sağlayacak düzeyde enerji, vitamin ve mineral sağlamak,
    * Diş sayısına ve sindirim sistemine uygun çeşitli miktar ve kıvamdaki besinleri
    seçerek çocuğa sunmak,
    *Olumlu beslenme alışkanlığı kazandırmak olmalıdır.

    Çocuğun yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazanabilmesi için ailenin çocuğa örnek olması gerekmektedir. Bu alışkanlığı kazandırmak için evde aile, okulda öğretmen çeşitli destekleyici çalışmalar yapabilir.

    Evde Yapılabilecek Etkinlikler

    Sözel ipuçları ile tabak,peçete,çatal,bıçakları doğru yerlere koyarak sofra kurabiliyorum.

    Etkinlik Önerileri:

    1. Çatal, bıçak ve kaşıkları çekmecede ayrı gözlere koyun. Bu çocuğun neyi alacağım ayırt etmesine yardım eder.

    2. Çocukla beraber kaç kişilik sofra kuracağınızı belirleyin..

    3. Çocuk tabaklara kolayca ulaşabilsin diye tabakları aşağı raflarda bulundurun veya bankonun üstüne koyun.

    4. Başlangıçta birkaç kez sofrayı çocukla beraber kurun ve zamanla yardımlarınızı azaltın.

    5. Yardımları için çocuğu övün. Aile bireylerine çocuğun sofra kurmaya nasıl yardım ettiğini
    anlatın.

    6. Çocuğa örnek olması için bir kişinin yemek servislerini koyun. Diğerlerini çocuk koysun.



    Bıçakla Yumuşak Besinleri Kesebiliyorum(Sosis, Muz, Pişmiş Patates )

    Etkinlik Önerileri:

    1. Çok keskin olmayan kahvaltı bıçağı kullanın.

    2. Nasıl keseceğini çocuğa gösterin. Çocuğun elini keserken destekleyin. Beceri kazandıkça
    yardımlarınızı azaltın.

    3. Aile için yemek pişirirken çocuğun muz, sosis veya diğer besinleri dilimlemesine izin verin. Çocuğu övün.

    4. Kum havuzu içinde ıslatılmış kum keserken çocuğu yönlendirin.

    5. Oyun oynarken oyun hamurundan yassı kek hazırlayın. Lolipop sopası veya plastik bıçakla hamuru parçalara kesmesi için ona yardım edin. Yavaş yavaş yardımlarınızı azaltın.
    Kendime Sandviç Hazırlayabiliyorum
    Etkinlik Önerileri:
    1. Çocuğun ihtiyacı olacak olan şeyleri kolayca erişeceği yerlere koyun.
    2. Çok keskin olmayan bir kahvaltı bıçağı kullanın.
    3. Başlangıçta çocuk sizin yaptığınız aşamaları taklit etsin, sonra kendi sandviçini hazırlasın.
    4. Çocuğun kurabiye kalıpları ile ekmek, peynir ve salam gibi malzemeleri kesip, üst üste koyup özel şekilli sandviçler hazırlamasına izin verin.
    Kendime Soğuk Sütle Mısır Gevreği Hazırlayabiliyorum

    Etkinlik Önerileri:

    1. Mısır gevreğini ve kâseleri kolayca ulaşabileceği bir yere koyun. Sütü kolay boşaltılabilen bir kaba koyun.

    2. Kırılmayan kâseler kullanın.

    3. Kendi başına mısır gevreği hazırlayınca onu övün.


    4. Çocuğa adım adım kendi mısır gevreğini nasıl hazırlayacağını anlatın. Beceri kazandıkça kendi başına hazırlamasına izin verin.

    5. Kendi başına hazırlayınca ona özel ödül olarak mısır gevreğinin üzerine koyması için kuru üzüm veya muz veriniz.


    Okulda Yapılabilecek Etkinlikler

    Makarna Adam

    Amaç: Kendi yiyeceğini hazırlayabilme
    Materyal: haşlanmış makarna, zeytin, salatalık, rendelenmiş havuç, plastik tabak ve çatallar
    Uygulama: Bu etkinliği uygulamadan bir gün önce çocuklara evden haşlanmış makarna, zeytin, soyulmuş salatalık, rendelenmiş havuç, plastik tabak ve çatal getirmelerini söyleyin.
    • Tabağa makarnaları yayarak makarna adamın yüzünü oluşturma,
    • Gözler için iki tane zeytin yerleştirme,
    • Burun için bir parça salatalığı dikey olarak yerleştirme,
    • Ağız için bir parça salatalığı yatay olarak yerleştirme,
    • Rendelenmiş havuçla yüzün üstü kısmında saçları oluşturma,
    • Çocuklara makarna adama isim bulmalarını isteyin.

    Meyve Salatası Yapalım

    Amaç: Yiyecek hazırlama ve gerekli araç- gereci kullanma becerilerini kazanabilme
    Materyal: Elma, portakal, muz, vb. meyveler, kâseler, plastik bıçaklar
    Uygulama: Çocukların ellerini yıkamalarını sağladıktan sonra, meyveleri iyice yıkamalarını söyleyin. Yıkanmış meyveleri kabuklu ise kabukların soyarak bıçakla küçük parçalara bölmelerini, daha sonra hepsini kâseye koyarak karıştırmalarını isteyin.

    Çocuklar meyve salatasını yerken aşağıdaki özellikler hakkında tartışın:
    • Meyvelerin renkleri,
    • Meyvelerin şekilleri,
    • Sulu susuz meyveler,
    • Kabuklu kabuksuz meyveler,
    • Çekirdekli çekirdeksiz meyveler,
    • Meyvelerin tadları,
    • Meyvelerin ham ya da olgun oluşu, meyveleri ne zaman yememiz gerekir,
    • Kurutulmuş meyveler,
    • Meyveleri başka nerelerde kullanabiliriz( pasta süslemede, meyve suyu olarak vb.)




  4. 4
    UYKU VE DİNLENME

    Çocuğun sağlıklı büyümesinde düzenli uykunun önemli bir yeri vardır. Gün içinde
    evde ya da okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için uyku saatleri olmalı, uyumakta
    zorluk çeken çocukların yatarak dinlenmeleri sağlanmalıdır. Oyun çocukluğu döneminin
    özellikle ilk yıllarında öğlen uykuları pek çok çocuk için vazgeçilmezdir. Halk arasında
    “Çocuklar uykuda büyür.” ,”Uyusun da büyüsün” gibi deyişler vardır. Büyüme hormonu
    uykuda salgılandığından çocukların büyüme ve gelişmesinde düzenli ve yeterli uykunun
    önemi büyüktür. Gün içinde sürekli hareket halinde olan çocuklar dinlenemediği zaman
    dikkat eksikliği, huzursuzluk ve aşırı hareketlilik ve sosyal gelişme geriliği
    göstermektedirler. Bu durum okulda öğretmeni, evde aileyi çoğu zaman zor durumda
    bırakmaktadır. Yeterli miktarda gece uykusu uyumayan çocuklar için fiziksel ve zihinsel
    gelişme geriliği kaçınılmazdır. Bu yüzden çocukların gündüz ve geceleri yeterince uyumaları
    ve dinlenmeleri sağlanmalıdır.

    Uyku ve Dinlenme Saatleri

    36–72 aylık çocukların geceleri en az 9-11 saat arası uyumaları gerekir. Tam gün
    eğitim veren okul öncesi eğitim kurumlarında, öğle yemeğinden sonra çocukların uyumaları
    ya da dinlenmeleri sağlanmalıdır.
    Okul öncesi eğitim programındaki uyku ve dinlenme saatlerinde çocukların uyuma
    zorunluluğu yoktur. Yatak ya da kampetlerine uzanarak uyumadan dinlenebilirler. Öğretmen
    bu süre içinde çocuklara sakin bir müzik dinletebilir, hikaye anlatabilir, kaset ya da CD’den
    masal dinletebilir. Bu süreyi yatarak, hareketsiz ve dinlenerek geçirmelerini sağlayabilir. Bu
    nedenle eğitimcilerin çocukları, uyumaları için zorlamaları doğru değildir. Uyku ve
    dinlenme saati sonunda çocukların teri kontrol edilmeli gerekirse çamaşırları
    değiştirilmelidir. Uyku odaları gürültüden uzak, havalandırılmış, ılık, loş olmalı, çocuklar
    için tehlike doğurabilecek donanımdan kaçınılmalıdır.

    Evde aile tarafından yapılabilecekler;

    • Çocukların her gece ortalama 9- 11 saat uyuması sağlanmalı,
    Düzenli bir uyku saati belirlenmeli,
    • Akşam geç saatlere kadar uyanık kalmasına izin verilmemeli
    • Çocuğun televizyon karşısında uyuya kalmasına izin verilmemeli
    • Uyku zamanına yakın kafeinli gıdalar (kola, çikolata vs.) almaması sağlanmalı
    • Çocukların uyku öncesi birtakım alışkanlıkları kazanmasını sağlanmalı (örneğin
    uyumadan önce düzenli olarak yapılacak diş fırçalama, vs gibi işleri hep aynı
    sıra ve şekilde yapması gibi),
    • Çocuğun yatağına özen gösterilmeli (yastığı yüksek olmamalı, kullanılan çarşaf,
    battaniye vs. temiz olmalıdır),
    • Çocuğun yatak odasının ısısı kontrol edilmeli, uyurken oda ısısı 20- 22 derece
    de olmalıdır.






    Okulda yapılabilecekler;

    • Okulun başladığı ilk günlerde uyuması için ısrarcı davranılmamalı,
    zorlanmamalıdır.
    • Okula uyumu sağlandıktan sonra, çocuğun uyuması değil de dinlenmesi
    istenmelidir (zaten uzandığı yerde hareketsiz kalan çocukların birçoğu
    kendiliğinden uykuya dalmaktadırlar).
    • Uyku odasını düzenleme işi çocukla birlikte yapılmalıdır.
    • Çocuğa dinlenemediği zaman yeterince güçlü olamayacağı ve bazı faaliyetleri
    yaparken zorlanacağı anlatılmalıdır.
    • Dinlenmenin yararları çocuklarla tartışılabilir.
    • Çocukla neden uyumak istemediği hakkında konuşulmalıdır.
    • Bütün uğraşlara rağmen uyumamakta direniyorsa aile ile iş birliğine
    gidilmelidir.

    36- 72 Ay Çocuğuna Uyku ve Dinlenme Alışkanlığı Kazandırmaya
    Yönelik Etkinlik Örnekleri

    Yastık öykü

    Eğitici,uyku, dinlenme saatine geçilmeden önce öğretmenler çocuklara sınıfta oyunlar
    oynatabilir, pijamalarını giydikten sonra çeşitli hayvan taklitleri yaparak yataklarına
    gitmelerini isteyebilir. Uzandıklarında bir mağazanın oyuncak reyonunda olduklarını hayal
    etmelerini, almayı istedikleri oyuncakları düşünmelerini isteyebilir. Daha önceden hazırlamış
    olduğu yastık biçimindeki hikaye kitabını uyku ve dinlenme etkinliğinde kullanabilir.

    Davranış Değiştirme Panosu

    Öğretmen uyku ve dinlenme etkinliğiyle ilgili sorunu olan çocuk için bir grafik
    hazırlayıp, bu grafik üzerinde kendisini değerlendirmesini isteyebilir. Hazırlanan grafik aylık
    olmalı ve çocuğun kendisinin işaretlemesi istenmelidir. Bu tablo davranış değişikliği
    oluşturmak üzere hazırlanan bir tablodur. Bu nedenle, 1 aydan önce davranış değişikliği
    beklenemeyeceğinden, tablo aylık olarak hazırlanır.
    İlk haftada çizilen 2 gülen yüze bir ödül vaat edilir. Ödül çocukla birlikte
    kararlaştırılır. Kitap, yap-boz,dergi,sinema bileti vs. ödül olarak belirlenir. 2. hafta 2 , 3.
    hafta 3 ve 4. hafta 5 gülen yüz çizebilirse ödül alır.Ödüller küçükten büyüğe doğru yada
    çocuğun en çok istediği ödül büyük ödül olarak belirlenir. Ertesi ay tablo yenilenebilir..


    Etkinlik -1. Yastık Sürprizi
    Materyal: Hikaye kitapları
    Uygulama: Eğitimci Çocukları uyku odasına götürmeden önce her çocuğun yastığının
    altına değişik hikaye kitapları yerleştirir. Yataklarına yattıktan sonra öğretmen onlara seçmiş
    olduğu bir hikayeyi sakin bir ses tonu ile okur. Yastıklarının altında bir sürpriz bulunduğunu
    söyler. Çocuklar hikaye kitaplarını ellerine aldıktan sonra sessizce resimlerine bakmalarını
    ister. İncelemesi biten çocuk kitabını yastığının altına koyar ya da öğretmenine verir. Aynı
    uygulama ara sıra tekrarlanır.


    Etkinlik -1. Rüya Görmece
    Materyal: Kasetçalar
    Uygulama: Eğitimci çocuklar dinlenme saatinde uzandıktan sonra çocuklara şunları söyler.
    • Gözlerinizi kapatın!
    • Şimdi ailenizle Lunapark’a gittiğinizi düşünün.
    • Bakalım rüyanızda Lunaparkta neler yapacaksınız der.
    Kasetçaları kısık sesle açarak çocuklara; uygun bir müzik dinletir.
    Uyku dinlenme saati bitiminde çocuklarla gördükleri rüyalar anlattırılır.




  5. 5
    GÖRGÜ VE NEZAKET KURALLARI
    Çocuğa zorlamadan kazandırılan nezaket kuralları, toplum tarafından onay görür. Onay gören çocuğun aidiyet duygusu artar, özgüven duygusu gelişir.
    Toplum hayatında insan ilişkileri önemli bir yer tutar. Nezaketi, inceliği, tabiatının bir gereği haline getiren; önce kendisine sonra da karşısındakine saygılı olmasını bilen insanların, ihtiyaçlarını daha kolay temin edecekleri ve daha çok mutlu olacakları açıktır.
    Kimi zaman bir teşekkür, kimi zaman bir çiçek, hallolması zor birçok meselenin üstesinden gelebilir.
    Geleceğe uzanan çizgide çocuklarımızın edepli, nazik hanımefendiler ve beyefendiler olması için aile içi ilişkilerde eşler arası uyum, nezaket ve çocuğa yaklaşım tarzı büyük önem arz etmektedir. Nezaket kurallarının birçok tezahürü var. Onları burada sayacak değiliz. Ancak aile içi ilişkilerde incelik ve samimiyetin topluma yayılacağı mukadderdir. Özellikle okulöncesi dönemde ailelerin çocukların bilinçaltı müktesebatına kazandırması gereken birtakım nezaket kuralları vardır.


    Çocuğa nezaket eğitimi nasıl verilmeli?

    Çocuğa nezaket kuralları ve saygı eğitimi nasıl verilmeli? İşte yapılması gerekenler:
    1- Yetişkinler iyi bir model olmalı
    Edebin ilk muallimleri anne-baba olduğu için ebeveynler öncelikle birbirine karşı edepli ve nazik olmalılar. Bu nedenle çocuğunuz, eşinize karşı saygılı olduğunuzu görsün ve bunu hissetsin. Hayatın akışı içerisinde zaman zaman eşler arasında tartışmalar çıkabilir. Burada eşler birbirini çocuğa şikâyet ederek, çocuğu hakem tayin etmemelidir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da çocuk tartışmaya şahit olmuşsa aynı konunun çözümlendiğine de şahit olması gerekir.
    2- Nezaket, saygı aile içinde de olmalı
    Ebeveyni ve öğretmeni tarafından kibar davranılan çocukların görgü kurallarını öğrenmeleri daha kolay olur. Kimi yetişkinler sosyal kabul için aile ortamının dışında nazik ve kibar olurken maalesef aile içerisinde aynı nezaket ve inceliği göstermiyorlar. Dışarıdaki insanlara "teşekkür ederim", "lütfen" gibi ifadeleri nasıl kullanıyorsanız aynı ifadeleri çocuğunuza hitap ederken de dilinizden düşürmemelisiniz. Ayrıca çocuklar zaman zaman çevresindekilerce, "hadi şu amcaya bir küfret" gibi ifadelerle argoya zorlanabilmektedir. Ebeveynler, bu tür ortamların oluşmasına izin vermemeli ve aile içerisinde "lan, hişt..." gibi kelimelere perhiz getirmelidirler.








    3- Erken yaşlardan başlayarak eğitim
    Bebeklik döneminden başlayarak yumuşak dokunuşlar ve nazik kelimelerle çocuk öğrenmeye başlar. Örnek olarak çocuğunuz canınızı acıtacak şekilde elleriyle saçınızı çektiğinde ona bağırmayın. Bunun yerine, çocuğun yumruğunu yavaşça gevşeterek ve sakin bir şekilde "bunu yapmak yok", "nazik ol" gibi ifadelerle çocuk eğitilebilir. Çocuğun bu tür davranışlarına sesinizi yükselterek tepki verdiğiniz zaman çocuk ürker ve korkar. Bundan sonraki davranışlarında ürkek, korkak ve stresli durumlar gözlenebilir. Çocuğa aile içerisinde ve okulda yaşına göre provalarla zorlamadan aşağıda sıralanan konular işlenmelidir.
    Tanışma nasıl olur? Çocuğunuzun kendi cümleleriyle kendini tanıtmasını sağlayabilirsiniz. (2 yaşından sonra)
    Nasıl selam verilir ve teşekkür edilir? (Çocuğun konuşmaya başlamasıyla birlikte öğretilebilir.) Bu yaşta çocuk selamın anlamını çok bilmese de bu davranışıyla toplumda sosyal kabul görür. Bu da çocuğun hem özgüven gelişimini destekler hem de bu davranışlar çocuğun tabiatının bir yanı haline gelir.
    Neden ve nasıl özür dilenir?
    (3 yaşından itibaren işlenebilir.)
    Sofra adabı nasıl olmalıdır?
    (3 yaşından itibaren işlenebilir.)
    Misafir karşılama ve uğurlama nasıl olmalıdır? (4 yaşından itibaren işlenebilir.)
    Kapı çalma şekli nasıl olmalıdır?
    (3 yaşından itibaren işlenebilir.)
    4- Baskı yapmayın, çocuğu bir başkasıyla karşılaştırmayın
    Çocuğunuzu topluluk önünde kibar davranma konusunda utandırmayın. Bu tür davranışlar çocuğunkendisine ve size karşı saygısını zedeler. Kızgınlık ve öfke duygusundan başka bir işe de yaramaz. Görgü kuralları baş başa sakin bir ortamda öğretilmelidir. İlla ki bir şeyler söylenecekse çocuğu nazikçe bir kenara alarak, utandırmadan ifade edilmelidir.
    5- Sınırlarınızı kontrol edebilir
    Çocuğun özellikle 4-6 yaşları arasında muziplikleri artar ve inat davranışlarıyla sizi kışkırtır. Bu durum çocuğun gelişiminde bir süreçtir. Çocuk bu tür davranışlarıyla sizin disiplin sınırlarınızı kontrol ederek kişiliğini oluşturmakta, sınırları ve yasakları öğrenmektedir. Çocuğun bu sınırları ve yasakları öğrenmesi sizin tavırlarınıza bağlıdır. Çocuğun muzipliklerini ve kışkırtmalarını gülerek karşılarsanız ve bu tür davranışlarını zekâsına bağlarsanız, çocuk kendi karakter sınırlarını gamsız, saygısız, aşırı rahat tavırlarla belirler. Çocuğun bu davranışlarını tam tersi, katı disiplin ve şiddetle karşılarsanız bu defa da katı itaat kültürüyle yetişmiş, kendine güvenmeyen ve hakkını aramaktan çekinen, saygı ve itaatte sosyal sınırların ne olduğunu ayırt edemeyen kişilikler olmaktadırlar. Uygun olan yaklaşım, anne-baba ortak tavırla, kıvamında bir otorite ile çocuğa, yanlış olan ve yapmaması gereken davranışlarla doğru olan ve yapması gereken davranışları fark ettirmektir.




    6- İyi davranışlarını takdir edin
    Çocuğa beklentilerinizi ifade ederken neleri yapmamalarını değil, neleri yapmalarını istediğinizi söyleyin ve iyi davranışlarını takdir edin. Örnek olarak; "Ellerinle yemek yeme yerine, lütfen çatalı kullanır mısın? Çatalını ne kadar kibar tutuyorsun. Yemeğini kendi önünden yemen ne kadar güzel" gibi ifadeler çocuğunuzu nazik davranışlar için yüreklendirir.
    Evde ailenin,okulda da öğretmenin örnek davranışları çocuğun nezaket ve görgü kurallarını pekiştirmesinde yardımcı olur.


    ÖĞRETMENİN YAPMASI GEREKENLER:
    • Çocuğun, arkadaşlarına ve öğretmenine nezaket kuralları içinde davranmasını sağlamak.
    • Arkadaşlarının haklarına saygı göstermesini sağlamak.
    • Kendi davranışları ile çocuğa örnek olmak.
    • Çocuğun nezaket kurallarından uzak konuşmasını ve davranmasını önlemek için nezaket dışı istemlerini reddetmek.Ancak kibarca rica ettiğinde arkadaşlarının ve kendisinin onun istediklerini yerine getirebileceğini söylemek.
    • Bir şey isterken ‘rica ederim’,ona bir şey verildiğinde ‘teşekkür ederim’,bir hata yaptığında ‘özür dilerim’ gibi sözc




  6. 6
    GÜVENLİ DAVRANIŞ
    . Çocuklar yaşadıkları çevreyi tanımak ister. Bu çocukların zihinsel gelişimini sağlaması için gereklidir ancak diğer yandan tehlikeli bir deneyim olabilir Bu yaşta güvenlik önlemleri daha ziyade artan hareketlilik ile bağlantılı olacaktır. Örneğin ağzında çubuklu şeker varken koşmamak ya da sokağa fırlamamak gibi. Bunun yanında uygun bir oto koltuğunda oturmasına ve emniyet kemerinin her zaman bağlı olmasına da özen gösterilmelidir. Bu keşif sırasında çocuklarımızı engellememeliyiz. Anne-baba olarak da güvenlik önlemlerini almalıyız. Yapabilecek en önemli şey örnek olmaktır.

    Güvenlik önlemleri için 3 önemli davranış önerilmektedir.

    1. Örnek olmak: Sizin oluşturduğunuz güvenlik davranışlarını taklit ederek. Çünkü çocuklar taklit ederek öğrenirler.

    2. Bilgilendirmek ve uygulatmak: Çocuğumuzu ürkütmeden tehlikeleri açıklamak ve oyun şeklinde çocuğumuza uygulatarak öğrenmesini sağlamak.

    3. Güvenli ortam: Bizim gözümüzde önemsiz görülen birçok şey çocuğumuz için tehlike kaynağı olabilir. Evinizi çocuğunuzun gözüyle incelemelisiniz.

    Acil durumlarda en çok karıştırılan, iletişim bilgileridir. Acil durumlarda aramanız gereken numaraları görünür bir yere ya da telefonunuza kayıt edin. Buzdolabı üzeri gibi bazı kolay ulaşılır yerlere bu numaraları yapıştırın.

    Ambulans-112

    Polis-155

    İtfaiye-110

    Zehir danışma hattı-114

    Çocuk doktorunuzun telefon numarası.

    En yakın hastanenin telefon numarası.

    Sizin (anne-baba) iş ve cep telefon numarası.

    En yakın komşu ve arkadaşınızın telefon numarası.

    Evdeki bakıcınızın veya diğer kişiler için evinizin açık adresi ve telefon numarası.




  7. 7
    GİYİNME SOYUNMA BECERİLERİ
    Çocuğun kazanacağı öz bakım becerilerinden olan giyinme, beceri isteyen bir takım davranışların birbiri ardına yapılmasını gerektirmektedir. Belirli olgunluğa erişmeden giyinme soyunma ile ilgili davranışların yapılması çocuktan beklenilmemelidir.
    Giyinme, giysileri giyme ve çıkarmayı kapsar. Giyinme ve soyunmayla ilgili daha ileri düzeydeki beceriler, giysileri yerine yerleştirme, asma, kirli ve temiz kavramlarını anlama ayırma ve katla mayla ilgili yaşantıları içermektedir
    Çocukla ilgili diğer tüm davranışlarda olduğu gibi giyinme-soyunma ile ilgili davranışların kazandırılmasında da sabırlı olmalı, çocuk özgür bırakılmalıdır. Son yıllarda giyim sektörü okul öncesi çağı çocukları için üretilen giysilerde, bu yaş çocuğunun kendi başına yardım almadan giyinebileceği şekilde kolaylıklar yapmıştır. Bu da çocuktan daha fazla beceriyi başarmasını beklememizi sağlamaktadır. Ancak, özellikle annelerin bu konudaki becerilerin gelişmesi için çocuklara gereken fırsatları vermeleri oldukça önemlidir.
    Diğer bütün beceriler gibi öz bakım becerilerinin öğretimi de zamanında yapılmalıdır. Bu anlamda ne kadar erken harekete geçilirse, çocuğun becerileri öğrenme düzeyi ona paralel olarak yükselir.
    GİYİNME SOYUNMA İLE İLGİLİ ETKİNLİK ÖRNEKLERİ
    4-5 YAŞ SINIF İÇİ ETKİNLİK ÖRNEĞİ
    Etkinlik Türü: Drama
    Etkinlik adı: Nerden anladın?
    Amaç: Giyinme soyunma becerisi kazanma
    Materyal:………..
    Uygulama: Çocukların tümü daire şeklinde sınıfta yere oturtulur. Öğretmen gönüllü olan bazı çocukların rollerini kulaklarına fısıldar.Seçilen çocuklara giyinme soyunma ile ilgili roller verilir.(örneğin;ayakkabı bağlama çözme, pantolon giyinme çıkarma ,ceket giyme çıkarma, bere giyme çıkarma, atkı eldiven giyme çıkarma)Rol oynayacak olan çocuklar ortaya geçip birer birer rollerini oynarlar.bir çocuğun rol oynaması bitince diğer çocuklara “arkadaşlarının ne yaptığı sorulur.Cevap alınınca diğer çocuklarında aynı hareketi yapmaları istenir.Drama oyunu,tüm çocuklar rollerini oynayana dek aynı biçimde devam eder.
    Drama oyunu sonunda çocuklar gerçek giysileriyle giyinme soyunma alıştırmaları yaparlar.



    4-5 YAŞ AİLE KATILIM ÖRNEĞİ
    Etkinlik Türü: Aile katılım.
    Etkinlik adı: Giyeceklerimi askıya asabiliyorum.
    1. Elbiselerini asmayı, çocuğunuzun günlük yaşamının bir parçası yapın.
    2. Hatırlatmadan elbiselerini asınca çocuğunuzu övün.
    3. Dolap askısını çocuğunuzun ulaşabileceği şekilde ayarlayın.
    4. Çocuğunuza elbiselerini asacağı küçük askılar verin.
    5. Çocuğunuza giyeceklerini nasıl asacağını gösterin ve gerektiği kadar sözel ve fiziksel yardım sağlayın.

    6 YAŞ SINIF İÇİ ETKİNLİK ÖRNEĞİ
    Etkinlik Türü:Oyun
    Etkinlik Adı:Giysilerle oyun
    Amaç:Giysileri ve aksesuarları tanıma, onları giyip çıkarma ,insan yaşamındaki önemi kavrayabilme
    Materyal:Kadın erkek çocuk giysileri,şapka kemer, kolye vb.3 adet büyük boy poşet büyük boy ayna.
    Uygulama:
    1. Önce çocuklarla birlikte topladığınız giysileri inceleyin.Daha sonra önceden hazırladığınız 1,2,3 numarası verdiğiniz poşetlerle özelliklere dikkat ederek yerleştirin.
    2. 1 numaralı poşet içine ceket, kazak ,etek,elbise pantolon şort,yelek, hırka vb. giysileri koyun.
    3. 2numaralı sepet içine ayakkabı, çizme, terlik,spor ayakkabısı vb. koyun.
    4. 3 numaralı poşet içine kolye şapka kemer, kravat, şal, eşarp vb. koyun
    5. Sepetlerin yanına büyük boy boy aynası koyarak iki çocuk seçin. Çocukların gözlerini bağlayın ve her üç torbadan istedikleri giysi ve aksesuarları seçerek uygun şekilde giymelerini söyleyin.Giyinme işlemi bitince aynada kendilerini incelemelerini isteyin.Giysileri doğru giyip giymediklerini diğer çocuklarla tartışın.Oyunun bitiminde herkesin sepetten bir giysi seçmesini ve onları giyip çıkarmasını sağlayın.





    6 YAŞ AİLE KATILIM ETKİNLİK ÖRNEĞİ
    Etkinlik Türü: Aile katılım.
    Etkinlik adı: Elbise veya pantolonumdaki, ayakkabımdaki tokaları çözüp bağlayabiliyorum.

    1. Çocuğun tokaları açıp kapatmasına fiziksel yardımda bulunun. Zamanla yardımlarınızı azaltın.
    2. Masa üzerinde kemerle alıştırma yaptırın. Çocuk bunu yapınca kendi üzerinde denetin.
    3. Başlangıçta büyük tokalı kemer kullanın. Çocuk bunu öğrenince yavaş yavaş kendi yaşına uygun büyüklükte tokalı kemere geç in.
    4. Çocuğun giyinme-soyunma oyununda kullanması için: ona eski kemerleri verin. Kendisine büyük gelen etek veya pantolonların belini sıkabilmesi için ona kemer kullandırın ve tokasını açıp kapamasını denetin.




  8. 8
    ÇEVRESEL DUYARLILIK

    Gelişimsel özellikleri nedeniyle meraklı, keşfetmeye istekli ve hevesli olan okulöncesi dönem çocukları, doğayla iç içe olarak bu isteklerine bir çıkış noktası bulabilirler. Doğayı aracısız keşfetme ihtiyacı tüm çocukların yaradılışında var olan bir özelliktir. Doğa, çok çeşitli materyali, değişken ve ilginç ortamlarda çocuklara sunmaktadır. Bu yönüyle doğa, çocukların gelişimlerini destekleyen bir sınıftır. Çocuklara düşen görev ise sadece çevreyi keşfetmektir.
    Çevre bir çok özelliği içinde barındırmaktadır. Zengin çeşitlilik, değişimin gözlenmesi, canlı ve cansız her öğe, her eylem ve her süreç için bir işleve sahip olması, karmaşık olması, renkli olması ve estetik olması (Türksoy 1991). Çevreye duyarlılık, tüm bu özelliklerin farkında olmayı ve bu yönleriyle çevreyi keşfetmeyi gerektirmektedir
    Mevsimsel farklılıklar da çocukların çevresel farkındalıklarını artırmada eğitimcilere sınırsız kolaylıklar sağlamaktadır. Karda insanların ve hayvanların ayak izlerini izlemek, bu izleri saymak, izlerdeki ayak büyüklükleri hakkında fikirler üretmek ve bu izleri çocukların kendi izleri ile karşılaştırmak diğer zamanlarda karşılaşamayacağımız fırsatlar tanımaktadır. Böyle fırsatları değerlendirerek çocukların kelime hazinelerinin ve mantıklarının gelişmesi sağlanmış olmaktadır. Saymak ve karşılaştırmalar yapmak, çocukların matematiksel becerilerini de artırmaktadır (Galvin, 1994, Dighe, 1993).
    Zamanların çoğunu çocuklarla birlikte geçiren eğitimcilerin çocukların çevreye duyarlılığını artırmak için özellikle üzerinde durması gereken bir çok nokta bulunmaktadır; İlgi çekici öğretim yöntemi geliştirme : Eğitimciler, çocuklarda var olan merak, istek ve hevesleri, farklı öğretim yöntemlerin kullanarak ellerinden geldiğince desteklemelidirler. Oluşturulan uyarıcı ortam ve bu ortam da çocuklara sağlanan olanaklar ve malzemeler, onların meraklarını tahmin etmelidir. Bu öğretim yönteminde, çocuklar düşünmeye araştırmaya ve keşfetmeye teşvik edilmeli ve eğitimcilerle deneyimleri paylaşılmalıdır.
    Çevre gezileri düzenleme : Çevre gezileri, çocuklara doğayla ilgili bilgileri sunmak için mükemmel bir olanaktır. Çocuklarla beraber çevre gezilerine çıkılarak doğayla iç içe olmaları ve gözlem yapmaları sağlanmalıdır. Çocuklar ayrıca doğayla ilgili soru sormaları için yüreklendirilmeli ya da eğitimci tarafından konu ile ilgili sorular sorularak merak uyandırılmalıdır. Eğitimciler, onların minicik kafalarını birazcık karıştırıp gezi sırasında konuya ilgi çekerek düşünmelerini sağlamalıdırlar. Çocukların Bu ne?, Neden?, Niçin? vb sorularını derhal yanıtlamanın onların öğrenmesine bir yararı olmadığı gibi çocukların düşünmelerini sağlamadığı için verilen cevabın kalıcı olmayacağı da unutulmamalıdır. Yetişkinlerin çocukların sorularına hemen cevap verme alışkanlıkları, çocukların bağımsız bir biçimde doğayı keşfetme ve bilgilerini kendilerinin inşa etme isteklerini engellemektedir (Galvin, 1994).






    Gezi öncesinde çocuklara orada nelerle karşılaşacakları önceden açıklanırsa, çocukların dikkatlerinin eğitimsel hedeflere çekilmesi daha kolay olacaktır. Ayrıca gezi sırasında fotoğraflar çekmek ve bazı kayıtlar yapmak, daha sonra gördüklerini tartıştıklarında hatırlamalarına ve o anda kaçırdıkları detayları görmelerini sağlayacaktır (Taylor ve ark. 1997).
    Erken yaştaki çocukları doğada bir yürüyüşe çıkarttığımızda onlara sunacağımız bir çok fırsat vardır. Böyle bir gezi için önceden hazırlıklar yapılmalı, büyüteçler, toplanan materyalleri koyabileceğimiz torbalar ya da plastik, içi görünebilen bardaklar alınmalı, kağıt kalem bulundurulmalıdır. Bu geziler sırasında öncelikle çocuklar, duyularını kullanmaları için motive edilmelidir. Geziye çıkmadan önce eğitimcilerin de bazı hazırlıklar yapmaları gerekmektedir. Mevsim özelliklerine göre bitkiler ve hayvanlardaki değişimlerin neler olduğu, nedenleri göz atılması gereken bilgilerdendir. Gezi sırasında çocukların her yeni buluşuyla ilgilenilmeli ve çocuğa sorular sorulmalıdır. Fakat karşılaşılan böcekleri onlara zarar vermeden incelemek en önemli kural olmalıdır. Farklı havalarda dolaşarak (örneğin yağmurlu, güneşli) çocuklarda mevsimsel farklılıkları fark etmeleri, tabiata ait olma duygularını yakalamaları, hayal güçlerini kullanmaları ve bu geziler sırasında kazandıkları deneyimleri ifade etme yeteneklerini geliştirmeleri sağlanabilir. Çocukların gezi boyunca yaptıkları denemeler oldukça ilginç olmaktadır. Çamur birikintilerini adımlarla veya ağaç dalları ile ölçmek, su içinde yaprağın kaç tane taş yüzdürebileceğini denemek ve bunu daha büyük ve küçük yapraklarla karşılaştırmak sadece bir kaç örnektir (Fenton, 1996).
    Çevre gezilerini değişik zamanlarda tekrarlamak her seferinde çocukların farklı şeyler keşfetmelerini sağlayacaktır. Örneğin; kışın ördekleri beslemek amacıyla yakın çevredeki bir parka gidildiğinde, donmuş bir gölle, aynı gezi bahar aylarında planlandığında ise çocuklar farklı deneyimlerle karşılaşacaklardır. Bir dağa, seraya yada bir çiftliğe yapılan gezilerde bu değişimleri yakalamak mümkün olacaktır (Taylor ve ark. 1997).
    Geziler sırasında eğitimcilerin görevi, çocuklara uygun çevrede uygun araçlar sağlayarak doğa ile güvenli bir ilişki kurma fırsatını yaratmaktır. Eğitimciler doğayı ve doğa ile ilgili olayları iyi bilmelidir ki çocukların keşiflerini ve deneyimlerini ona göre yönlendirebilsinler (Fenton, 1996). iyi planlanmış bir çevre gezisinde eğitimciler, emniyet için gerekli kuralları ve uygun davranışları, nereye gidileceğini, ne görüleceğini ve oraya nasıl gidileceğini çocuklara önceden açıklamalıdırlar (Taylor ve ark. 1997). Ayrıca eğitimciler, yapılan gezilerde çocukların canlı bir şeyleri toplamalarını ve koparmalarını değil dinlemeleri, dokunmaları, koklamaları, göstermeleri ve gözlemlemeleri üzerinde durmalıdırlar (Dighe, 1993).



    Çevre ile ilgili kitaplar okuma:
    Çevre eğitimi ya da fen-doğa ile ilgili kılanlar okunarak, çocuklarda çevre bilinci oluşturulmalı, çevrelerine karşı ilgili, duyarlı ve keşfetmeye istekli olmaları sağlanmalıdır. (Dighe, 1993). Çevre ile ilgili kitaplar aracılığıyla çocuklarda konuya merak uyandırarak çevrelerini keşfetmeleri sağlanmalıdır. Zaman zaman hayal dünyaların geliştirici anlatımlara ve örneklemelere de yer verilmelidir.
    Çevre ile ilgili konuları oyunlaştırma:
    Doğa ve çevre ile ilgili konulara program içerisinde yer vererek, çocukların bunları oyunlaştırmaları desteklenmelidir. Böylece olayları somutlaştırarak çocukların yaşayarak – yaparak öğrenmeleri sağlanmış ve kolaylaştırılmış olur. Bu oyunlara eğitimcilerin de katılması, oyun içinde yönlendirme yapmalarını, ortaya çıkan fırsatları değerlendirmelerini sağlayacak ve çocukların kendilerini ifade etmelerine yardım edecektir.
    Sanat eğitimi verme:
    Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara sanat eğitimi verilerek güzelliklere karşı duyarlılık artırmalı, gözlem yapma yeteneği geliştirilmelidir. Sanatın hayatın bir parçası olduğu mesajı, çocuklara verilmelidir. Ayrıca sanatsal etkinliklerde gerçek sebze-meyve ve tahıl-kurubaklagillerin kullanımını engellemek, onların baskılarda ya da kolay çalışmalarında kullanılması yerine yiyerek tüketilmesi de çevreye duyarlılığın önemli bir boyutudur (Dighe, 1993). Artık materyallerin ve geri dönüşümü olan kağıtların kullanımı ya da beğenilmeyen resimlerin yapıldığı kağıtların yırtılması yerine arka yüzlerinin kullanımı etkinliklerde dikkat edeceğimiz çevresel boyutlardır.
    Sınıf etkinliklerini dışarıya taşıma:
    Zaman zaman sınıf içinde yer verdiğimiz etkinlikler dışarıya taşınmalı, çocukların doğayla iç-içeyken şiir yazmaları, hayallerini resme dökmeleri ya da değişik tasarımlar yapmaları sağlanmalıdır. Hikaye kitabı okumak da , doğada yapılabilecek bir diğer etkinliktir. Okunulan öykülere uygun olarak çocukların yaratıcı bir şekilde düşünmelerini sağlayacak oyunlar da oynanabilir (Fenton, 1996). Doğa ile ilgili öyküleri canlandırırken yapılan gözlemlerden yararlanarak kostümler de hazırlanabilir. Hazırlanan kostümlerin basit ama çocukların el emeği olmasına ve gerçeğe yakın hazırlanmasına da özen gösterilmelidir. Ayrıca, müzik, dans ve sanat etkinlikleri de dışarıda yapılabilir (Dighe, 1993). Bazı zamanlarda yemekleri ve ara öğünleri doğayla baş başayken yemek, eğer varsa balkon ve terası kullanmak, piknik yapmak da çocuklar açısından yararlı olacaktır. Çocuklar dışarıdayken içeride olduğundan daha fazla doğayla ilgili deneyim kazanacaklardır. Güneşin sıcaklığının, rüzgarın gücünün, gölgenin serinliğinin farkına varacaklardır. Etkinliklerini gerçekleştirirken açan çiçekleri, çiçekten çiçeğe konan böcekleri ve mevsimlerin farklılığını da yaşayacaklardır. Dışarıda planlanan etkinliklerde çocuklar, doğadaki nesnelere dokunma, koklama ve o nesneleri görme şansını da yakalayacaklardır. Böylece gerçek boyutlarını öğrenecek ve karşılaştırmalar yapabileceklerdir.




    Oyun alanlarını iyi planlama:
    Çocukların doğayı tanımaları ve doğal dünyayı öğrenmelerini sağlayan en uygun yerlerden biri de oyun alanlarıdır. Oyun alanları bazı çiçeklerin ve serbestçe dolaşan evcil hayvanların bulunmasına olanak kılacak kadar geniş olmalıdır. Dikkat edeceğimiz tek şey, evcil hayvanların çevresinin onların doğal yaşam koşullarına uygun olmasını sağlamaktır. Hayvanlara özgü bazı davranışları ve yaşantıları anlamak, bitkilerin nasıl büyüdüğünü gözlemek ve bakımlarının nasıl yapıldığını öğrenmek ve tüm bunlara bağlı olarak doğaya saygı duymak birincil amaç olmalıdır. Oyun alanının engebeli yerlerine plastik borular yardımıyla tüneller inşaa etme, çocukların bu gibi yerlerde barınan hayvanların yaşantılarını öykünmelerine yardım edecektir. Ağaçları büyük dalları arasına iki çocuğun oynayabileceği tahtadan evler inşaa etmek, hem kuş yaşantılarını incelemek hem de kendi oyun çevrelerini oluşturmaları açısından yararlı olmaktadır.
    Bahçe içinde oyun alanının biraz dışında bir yerlerde çevresi belirlenmiş ekip biçmeye elverişli bir yerde soğan, domates, marul, maydanoz, biber, çilek, patlıcan vb. yiyecekler yetiştirilebilir. Böylece çocukların bitki yetiştirmenin aşamalarını öğrenmeleri sağlanmalıdır. Ekmeden önce toprağı kazmak, taş parçalarından ve eski köklerden toprağı arındırmak, tohumu ekmek ve üstünü toprakla kaplamak ve beklemek. Zaman zaman organik maddelerle toprağı beslemek, sulamak ve gelecek ekim için nasıl hazırlamak gerektiği konusunda çocuklara bilgi vermek de gerekmektedir. Topraktan ilk filiz görün-düğündeki heyecan, çocuklarla paylaşılmalıdır (Dighe, 1993). Bahçede eski materyallerden de yararlanılabilir. Örneğin; eski bir akvaryum kaktüs bahçesi oluşturmak için kullanılabilir. Fakat çocukları dokunmak için değil sadece seyretmek için olduğu konusunda uyarmak gerekir (Wilson ve ark, 1996). Bahçecilikle çocukların ilgilenmelerini sağlamak için bazı kurallara dikkat etmek gerekmektedir. Öncelikle küçük yaşlarda başlamak, basit sorumluluklar vererek yardım etmesini sağlamak, ekmesi kolay olacağı için iri tohumları tercih etmek, kısa zamanda sonucunu göreceği tohumlar kullanmak, çocukların ektikleri tohumlara ya da fidanlara etiketler koymak, çocukların boyutlarına uygun aletler kullanmak, eğer uygun bir yer varsa sınırları belirlenmiş ayrı bir yeri kullanmasına izin vermek, nasıl büyüdükleri, nelere ihtiyaçları olduğu gibi sorular sorarak düşünmelerini sağlamak ve onların sorularına cevaplar vermek, ortaya çıkan ürünü pişirip yemek, iyi model olmak ve en önemlisi bu işten zevk almalarını sağlamak (Clemens 1996; Miles 1989).
    Çevreyi iyi düzenleme:
    Çocukların doğal çevreye ait bilgilerini ve farkındalıklarını artırmak için yapılabilecek bir şey de, onların etraflarını bitki ve hayvan resimleri ile donatmaktır. Bu amaç için eski dergilerden kesilen manzara resimleri kullanılabilir. Çocuklar bu resimlerdeki gerçek nesneleri ne zaman ve nerelerde gördükleri hakkında konuşmaları için cesaretlendirilmelidirler (Wilson ve ark.,



    Model olma:
    Çocuklar yetişkinleri pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da model alarak ve onların davranışlarını gözlemleyerek, çevreyi sevmeyi ve çevre ile ilgilenmeyi öğrenirler. Yetişkinler ağaçlarla, çiçeklerle ya da böceklerle ilgilendiğinde ve onlara gereken özeni gösterdiğinde, çocuklarda çevre bilincinin doğup gelişmesi sağlanabilir ve çevresel farkındalık geliştirilebilir (Galvin, 1994). Ayrıca çocuklar gereksiz kağıt, su ve ışık kullanımından kaçınmak gibi çevreyi korumaya yönelik davranışları da yetişkinlerden model alırlar.

    Aşağıdaki öneriler, okulöncesi çocukların çevreye duyarlılığını artırmak amacıyla hazırlanmıştır.
    • Okul öncesi eğitim programları içerisinde, bilim ve çevre ile ilgili konulara ver
    merak duyması sağlanmalı ve çevreyi nasıl koruyacakları hakkında bilgi verilmelidir.
    • Sınıflarda doğa ve bilim köşelerine yer verilmeli,
    • Müzeler, oyun alanları vb. yerlerde bazı kısımlar, her yaştaki çocukların dokunabilecekleri, aktif olarak katılabilecekleri fırsatlarla donatılmalı (örneğin, gördüklerini o anda resimleyebilecekleri yerler, kağıdı üstüne koyup izini çıkarabilecekleri mekanlar, hayvanları yakından gözlemleyebilecekleri yerler vb.)
    Okulöncesi eğitimcilerinin ve ebeveynlerin çevreye duyarlı olmalarını sağlayıcı eğitimden geçirilmeleri de oldukça yararlı olmaktadır.




  9. 9
    İnşallah bu bilgiler yararlı olur hanımlar



öz bakım becerilerinin gelişimini etkileyen oyunlar,  özbakım becerileri ile ilgili etkinlikler,  öz bakım becerileri ile ilgili oyunlar,  özbakım becerileri ile ilgili oyunlar,  özbakım becerilerine uygun oyunlar,  öz bakım becerileriyle ilgili oyunlar,  özbakım becerileri ile ilgili hikayeler