Mumine.com ve Anketlerimiz Forumundan En Güzel Tesettür Nasıl Olmalıdır? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 15

    Reklam

    Reklam




    Olumlu yazılar kendini gösteriyor. Böyle tartışmalarla bir yere varılmaz.
    Allahın emri ortada, Yeterki usulune göre örtünün. Çarşaf normal tesettür giysilerinden biriyken, işte bu yersiz tartışmalar, insanları çarşaf giymekten soğutuyor. Belli cemaatin bünyesinde gibi hissettiriyor. bizler hayalı olalım, aynı zamanda ilim sahibi vatana millete faydalı bir müslüman olmaya çalışalım. Vesselam

    Şunu da unutmayın tesettür, emirleri, Kuran, sünnet, icma gibi konularla, devrin islam alimleri tarafından çözümlenir. Belli bir cemaat tarafından yönetilmez. Bu ülkenin Diyanet İşleri Başkanlığının fetva kurulu denen bir mercii var. Danışabilirsiniz kitaplarını okuyabilirsiniz.

    İçiniz rahat etmedi, Bildiğiniz yeterle bilgi sahibi hocalara sorabilirsiniz, 'Hocam nerede yazıyor beraber okuyalım' diyebilirsiniz. Dört mezhebe göre görüşleri alırsınız ona göre hareket edersiniz.

    Siz siz olun sadece şekilciliğe dalmayın. Dini, islamiyete reyting malzemesi yapan insanlara kanmayın



  2. 16
    Reklam




    Bende çarşaf diyorum ama pardesü giyiyorum başörtüsüde büyük olunca oldu diyorum ama içimde genede bir soru işareti her zaman oldu inşALLAH çarşafada gireriz



  3. 17
    inşallah Rabbim o güzelliği nasip eder size bacım...
    Aslında insan dışarı çıkmadan önce aynanınn karşısına geçip güzel oldum mu diye düşündüğü an iş biter... Keşke aynaya baktığımızda tesettürüm oldu mu? biryerlerim açılıyor mu ki diyebilsek ve kıyafet alırken rengine desenine değil de ilk önce tesettüre uyup uymamasına bakabilsek...



  4. 18
    Ne zaman Fethi Paşa Korusu'na gitsem, başörtülü genç kızlar, yanlarındaki yeni yetme oğlanlarla laubali biçimde fingirdeşiyorlar. Bakıyorum, karşımdan bir bayan geliyor. O da ne? Başını örtmüş, gerisi açıkta. Gülmek geliyor içimden, fakat üzüntü ağır basıyor. Şu başörtüsü işi böylesine sulandırılmamalıydı. Bir şey maksadından soyutlanarak algılanırsa olacağı budur. Bunda en büyük suç, tesettürü kadının kişiliğini öne çıkaran bir onur değil de erkeği kadından koruyan bir emir olarak algılayan geleneğimizin ve geleneksel kafalarındır. Önce mütearifeler:

    1. Din insan içindir.

    2. Dolayısıyla, tüm dini emir ve yasaklar Allah'ın değil, insanın çıkarı içindir.

    3. İşte bu yüzden, tüm dini emir ve yasaklar uygulanırken, onu uygulayan insanın bundan elde ettiği çıkarı iyi bilmesi gerekir. Bu çıkarı bilerek emre uymak, insanı "tatmin eder" ve imanı "sorumluluk bilincine" dönüştürür.

    4. Bunun için de ilahi mesajı ve buyrukları maksadını gözeterek okumak şarttır. Çünkü Allah amaçsız düzenleme yapmaz, hikmetsiz iş buyurmaz.

    Peki tesettür emrinin maksadı nedir?

    Bu sorunun cevabını verebilmek için tesettürü emreden ayet olan Ahzab 59. ayetin devamındaki "onların tanınmaları için en uygun olun budur" ibaresi üzerinde yoğunlaşmak şart. Burada altı çizilen kadın kimliğinin hicab yönü ilk saldırıya uğrayan noktadır. Aslında "hicab" sorunun anahtar kavramı. Hicabı "baş örtüsüne" indirgemek yanlış bir kere. Bizde böyle bir şey var. Hatta hicabı baş değil beden örtüsüne indirgemek. Kur'an'ın yaklaşımına kıyasla yanlış bir anlamadır. Çünkü Kur'an takva örtüsünü ön plana çıkarıyor. "Takva elbisesi, işte budur en önemlisi!" ( 7.26) Yani, bedenin tesettürü takva örtüsünden, yüreğin ve zihnin tesettüründen ayrı değerlendirilmemelidir. Hicab; kimlik ve kişiliği öne çıkarmak için. Öncelikle, Kur'an'ın böyle bir bütüncül bakış açısı olduğunu görmekteyiz. Bedenin tesettürünü, zihnin ve kalbin tesettüründen ayrı düşündüğümüz zaman Kur'an'ın bütüncül bakış açısını parçalamış oluruz. Ahzab 59'da geçen 'li yu'rafne' (tanınmaları için), bu tek kelime, Arap dilinde, kendi içinde tamamlanmış bir cümledir. Bu tanınmaları için bir gerekçedir. Yani 'Bu emri niçin verdin Ya Rabbi?' diyene bir cevaptır. Cevapta iki gerekçe var, iffetli olarak kalmaları ve tanınmaları için. Ama asıl vurgu yapılması gereken kavram, bu 'tanınmak' kavramıdır, "li yu'rafne." Bu kavramın kök kelimesi 'arafe'dir. 'Arafe' anlam alanı ile düşündüğümüzde "maruf, arif, tarif, marifet" kavramları karşımıza çıkar. Bu hem bir bilince tekabül eder, hem de bir kimliğe tekabül eder. Dolayısıyla buradaki tanınmak sıradan bir "görünce ayrımsamak, fark etmek" değildir. Buradaki tanınmak, çok daha derin ve kendi bağlamı içerisinde sıradan basit bir ayrımsama, ayırdetmeden öte bir kimlik, bir kişilik, bir bilinç, bir şahsiyet vurgusudur. Dolayısıyla bu ayet ve tesettürle ilgili diğer ayetlerdeki örtünme emrinin temelini kadının kişiliğini şeffaflaştırmak için bedenini örtmek teşkil eder. Kadının kişiliğini şeffaflaştırmak için tanınmak anlamı sıkıştırılmış (zipli) bir ifadedir ki, zaten Kur'an'ın dili sıkıştırılmış bir dildir. İcaz buna denir, Kur'an'ın icazını çözdüğümüzde doğal ve zorunlu biçimde o sıkıştırılmış ifadenin bize daha farklı bir kelime grubu ile yansıması şarttır. Yani aradaki boşlukları doldurmamız gerekir. Onun için "li yu'rafne" ibaresini açarak anlamaya çalışırsak, bu tamamen "kişiliğini şeffaflaştırmak için bedenini örtmek" anlamına gelir.

    "Kişilik"le "dişilik" arasında kadın.

    Bu, tarihte kadına yapılmış en büyük ikramdır. İnsanların önüne çıkaracak bir erdemi, bir kimliği, bir kişiliği bulunmayan bir kadın ille de farkedilmek istiyorsa, insanlara "dişiliğini" gösterecektir; kişiliği yerine dişiliğini. Yani tesettürü emreden Kur'an'ın kadına verdiği açık mesaj şudur: Dişiliğinizle kendinizi görünür kılmak yerine kişiliğinizle/şahsiyetinizle erkek egemen dünyada hak ettiğiniz saygın yeri alın. Onun için tesettür, kadının insan kimliğini teninin önüne koymak demektir.

    Tesettür emri, ancak bu yaklaşımla doğru anlaşılabilir. Tesettüre karşı çıkanlar, bilerek veya bilmeyerek kadını kimliksiz ve kişiliksiz yapmak isteyenler, onun teninden haksız kazanç sağlamak isteyen, onu metalaştıran, onu hep edilgen ve zevkine hitap eden bir nesne olarak görmek isteyenlerdir. Neden böyle isterler? Dikkat ederseniz, kadını kimliksiz ve kişiliksiz görmek isteyenlerin hemen hemen tamamına yakını nefsine kul olmuş erkeklerdir. Neden? Çünkü kimliksiz bir kadının bedenini, estetiğini daha çabuk istismar edebilirler, örseleyebilirler, ondan yararlanabilirler. O sebeple kadının örtüsüne yönelik her düşmanlık, farkında olunsun ya da olunmasın, aslında kadının bedenini istismara açmak isteğinden başka bir şey değildir.

    Sonuç: Modern kadın, dişiliği erkekler tarafından tepe tepe sömürülmek amacıyla kişiliği yok edilen kadındır. Eğer Müslüman kadın, tesettürü kişiliğin öne çıkarılması için dişiliğin örtülmesi olarak görmeyip, onu dişiliğini öne çıkarmanın bir aracı kılıyorsa, o tesettür tesettür değildir. Ona "örtülü çıplak" derler.

    Siz kendi değerlerinizi dalgaya alıyorsanız, sizi kim ciddiye alır?

    11 Eylül 2000 - Akit

    bu yazı MUSTAFA İSLAMOĞLU hocamıza ait.



  5. 19
    Olumlu yazılar kendini gösteriyor. Böyle tartışmalarla bir yere varılmaz.
    Allahın emri ortada, Yeterki usulune göre örtünün. Çarşaf normal tesettür giysilerinden biriyken, işte bu yersiz tartışmalar, insanları çarşaf giymekten soğutuyor. Belli cemaatin bünyesinde gibi hissettiriyor. bizler hayalı olalım, aynı zamanda ilim sahibi vatana millete faydalı bir müslüman olmaya çalışalım. Vesselam

    bence çarşaf tesettüre uygundur ama geniş pardesülerde giyinebilir bende çarşafın dikkat çektiğine inanıyorum






    Allah c.c razı olsun hale kardeşim

    konunun hemen altına mustafa islamoğlu yazman yeterli

    arka arkaya mesaj yazmak yasaktır mesaj birleştirildi



  6. 20
    Allah razı olsun Hale kardeşim yazıyı beğeni ile okudum ...



en güzel tesettür,  güzel tesettür,  tesettürlü nasıl güzel