Makale ve Şiirler ve Anı, Gezi, Deneme Yazılarınız Forumundan İslamiyeti Nasıl Ve Neden Seçtim? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İslamiyeti Nasıl Ve Neden Seçtim?

    Reklam




    Müslümanolmaya karar verdiğimde 27 yaşındaydım. Annesi babası Müslüman bir ailenin kızıiçin ne kadar geç bir yaş... Babam ateistti ve düşüncelerini her fırsattabizlere aşılamaya çalışan biriydi. Babamınpeygamberimize ettiği küfürleri dinleyerek büyüdüm. Sürekli dinin insanlarınasıl bir baskı altında tuttuğunu anlatıyordu. Annemse İslam’ın yalnızca özelgünlerde yaşandığı bir ailede yetişmiş, bana ve ablama İslam’ı hakkıylaanlatamasa da, Allah sevgisini bizlere aşılamayı babamın olanca baskısınarağmen başarabilmişti. Bugün Müslüman olmamıannemin çabasına borçluyum. Erken yaşlarımdan itibaren Allah’a inanan birisioldum; hiçbir zaman ateist olmadım. Biz bu evrene tesadüfen geldik diyedüşünmedim. Aileminbelki benim açımdan en olumlu hali, benim istediğim dini seçebilme hürriyetinibana vermiş olmalarıydı. Yirmili yaşlarımdayken öncelikle Hristiyan olmayıdüşünmüştüm. Fakat ne yaparsam yapayım Hristiyanlığın hiçbir şeyi bana yakıngelmiyor, hayata dair sorularıma bir yanıt vermiyordu. Sonunda dönüp dolaşıpİslam’a çıkıyordu bütün kapılar... İslamiyetise bana en başlarda hep olumsuz geliyordu. Modern bir hayat yaşıyordum.Çevrem, arkadaşlarım genellikle ya Allah’a inanmayanlar veya inanıp daMüslümanca bir hayat yaşamayanlarla doluydu. Camiye gitmekten hoşlanmıyordumçünkü insanlar camiye temiz gelmiyorlardı; iş yerinde müdürün bile karşısınaçıkarken ceketini ilikleyen veya saçını başını yıkayıp gelen insanlar, Allah’ınkarşısına üç günlük çoraplarıyla, değiştirmedikleri iç çamaşırlarıylaçıkabiliyorlar, ter kokabiliyorlardı. Kadınları düşününce, öyle ya, Kur’an dörtkadına izin veriyordu, kadınlar dövülebiliyor, sonra kara çarşaf giymek zorundabırakılıyorlardı. Türban takanları da vardı üstelik. Bütün bunları düşününcebunalıyordum, İslam’ın medeniyet dışı olduğu düşüncesine karşı savaş veriyordumadeta. Nereye dönersem döneyim Allah’ın yüzünü gördüğümün farkında değildim. Birgün İslam’ı başkalarının yaşadığı şekliyle değil, kendi algılayışımla dayaşayabileceğime karar verdim. Allah hepimize bir akıl vermişti ve o veya bukişi o şekilde İslam’ı yaşıyor diye, ben de o şekilde yaşamak zorunda değildim.Böylece öncelikle Müslüman olmak için Kelime-i Şahadet getirdim. Sonrasında da Allah’ınyardımıyla dinimi daha detaylı öğrenmeye başladım. Bu esnada eski hastalıklar yakamıbırakmıyor, babamın “Dinle çok fazla ilgilenme, sonra onun geri dönüşü yokmeczup olur kalırsın başımıza” sözleri kulağımda çınlıyordu. Kafam karışmayabaşlamıştı. Sürekli Hz. İsa’nın Tanrının oğlu olup olmayacağını düşünüyordum.Acaba Müslümanlar yanılıyor muydu? Birgece bir rüya gördüm. Çölde tek başınaydım. Hepimizin bildiği tipik dini film mekanı.Çölde tek başıma gökyüzüne doğru bağırıyordum. “Hayır Hz. İsa Allah’ın oğludeğil, Allah’ın oğlu değil.” Bir anda gökyüzünü bulutlar kapladı ve korkuylauyandım. Uyandığımda “Eğer İslam değil, Hristiyanlık doğruysa sen bana doğruyunasılsa göstereceksin Tanrı’m” diye dua ettim. Hz. İsa Allah’ın oğlu olabilirmiydi? Yoksa Müslümanların düşündüğü gibi bir peygamber miydi? Öğlen saatiodama girdim, kitaplığımda Kur’an ayetlerinden oluşan bir dua kitabım vardı, içindenrastgele üç sayfa açtım. Karşıma çıkan ayetler şunlardı: (Onlarşöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizieğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin." (Ali İmran: 8) ŞüphesizAllah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları,dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz derin birsapıklığa düşmüştür. (Nisa, 116)SeninRabbin, kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerdenuzaktır, yücedir. Peygamberlere selam olsun. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’amahsustur. (Saffat, 180-182)Tekyapabildiğim gözyaşlarına boğulmak oldu. Allah sesimi duymuş, gönlüm bir kereİslam’ı seçtikten sonra yanlış yollara sapmaktan Rabbim beni korumuştu. O an inanamadımhala inanamıyorum. İnanamama sebebim Allah’ın bunu yapacak kudrette olmasındanduyduğum şüphe değil, haşa, ancak kendimi öylesine karışık duygular içindebulmuştum ki, ancak İslam’la huzura varabileceğimi, yıllardır aradığımmutluluğun ancak Müslüman olmakla, Müslümanca yaşamakla mümkün olabileceğiniartık anlamıştım. Bundansonra ilk iş Kur’an-ı Kerim’i baştan sona okudum. Anlamadığım yerleri başkakitaplardan okuyarak öğrenmeye devam ettim. Pek çok konuda kafam netleşti.Namaz kılmayı da iyi kötü öğreniyordum. Beş vakit kılmayı hala başaramadım.Çünkü maalesef her kafadan bir ses çıkıyor ve ülkemizdeki ilahiyatçılar her günyeni bir tartışma açıyorlar. Buna rağmen her gün Allah’a ellerimi açıp duaediyorum, şükrediyorum. Onun yardımıyla namazımı da beş vakit kılacağımbiliyorum. İslamsayesinde hayatım eskisinden çok daha güzel hale geldi. Eskiden de diğerinsanları, benden daha zor durumda olan insanları düşünürdüm ama Müslümanolduktan sonra onlar için bir şeyler yapmak cesareti geldi. Artık başkalarınada yardım etmek için çabalıyorum. Allah’ın karşısına çıktığımda banaverdiklerinden başkalarına da pay çıkartmış olmak istiyorum.Tekbir noktada şu an belki bir çoklarınızın eleştirilerine hazırım. Saçlarımıörtmedim. Çünkü örtmek konusunda ikna olmuş değilim. Bir çok ilahiyatçı başörtüsünün Kur’an’da açıkça yer aldığını söylerken, bir çoğu da açıkça yeralmıyor diyor. Bu kadar birbirinden farklı yorumlanmasını anlayamıyorum. Amayine de kıyafetlerime çeki düzen verdim. Eskiden de çok açık saçık giyinen birkız değildim ama şimdi artık göğüs dekoltesine dikkat ediyorum veya mini etekgiymiyorum. Bazı konularda daha dikkatli davranıyorum. Tesettür kişinin öncebeyninde başlar diye düşünüyorum. En azından geç bulduğum İslamiyet’te elimdengeldiği kadar çabalıyorum. Umuyorum ki Allah’ın bu dünyada da, öte dünyada dahoşnut olduğu kullarından olurum. Bu yazıyı okuyanlarınız için de aynı duayıediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Hepiniz bu dünyada da, öte dünyada dakardeşlerimsiniz. Sevgilerimle,


    Paylaş
    İslamiyeti Nasıl Ve Neden Seçtim? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Çok şükür ki Müslüman olarak doğduk zamanla her şey sorgulandığı gibi dinin de sorgulandığı oluryor. Öyle de olması lazım yoksa ezberden öteye gitmezdi. Sorgulandıkça hakikate daha çok yaklaşılıyor her öğrenilen Allah'a gifiyor ve her öğrenilen bilgi ile aslında hiç bir şey öğrenmediğini gösterir.