Makale ve Şiirler ve Anı, Gezi, Deneme Yazılarınız Forumundan Sanat Eserlerinde Şekil ve Öz Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sanat Eserlerinde Şekil ve Öz

    Reklam




    Deneme


    Sanat Eserlerinde Şekil ve Öz



    Korkulur ki kurallar sanatçıyı mantık ve muhakeme yönüne itebilir. Halbuki sanatın mantık ve muhakeme ile en küçük alakası yoktur. İçimizin sesi çalışma metodumuz olmalıdır.'1'


    Ankara'da özel bir hastahanenin bekleme salonundaki uzun bir bekleyişin sıkıntısının saikiyle duvarlardaki resimleri incelerken genelde pek beğenmediğim hatta istihzayla yaklaştığım türden bir esere uzun bir süre bakakaldım. Büyük şehirlerdeki insanların yalnızlığını anlatan sanatçının gördüklerini kendi duygu dünyasında yeniden şekillendirerek yorumladığı (empresyonist) tablodan büyük bir haz duyduğumu hissettim. Resimde: gökdelenler, trafik keşmekeşi, çöp yığınları, mamur ve mazur her binadan yükselen televizyon antenleri, evlerin duvarlarını ve gençlerin önemli bir kısmının gönüllerini dolduran sanatçı posterlerini yollardaki ve stadyumlardaki kalabalıkları ve tüm bu kalabalıklar arasında yalnızlığın ve bunalımların haykırışını yaşayan bir insanı görmekteydim. O an hakikat bu şekilde de başarıyla anlatılabiliyormuş dedim içimden. Sanatta önemli olan şekil olmamalı demek ki diye düşündüm. Sonra aklıma Cenap Şahabettin'in "Mesele-i Evzan" makalesi geldi. Yıllarca tartışılagelmiş önemli bir konuydu bu. Sahi güzel şiir neydi, hangi vezinle yazılmalıydı? Güzel resim gördüğümüzün fotokopisi kadar gerçeğe yakın olanı mıydı yoksa sanatçının kendisinden bir şeyler kattığı mı? Ve şu soruların cevabını aradı zihnim resimde, şiir, nesir ve musikide güzelin ölçüsü ne olmalıydı? Kısacası sanat eserini başarılı kılan şekil unsurlar mıydı?


    Örneğin şiiri, şiir yapan unsurlarda şeklin önemi nedir? Kafiyeyi ve diğer şekli disiplinleri reddeden şiir anlayışı şiirimize neler getirmiştir? Konuyu uzmanların diliyle dinleyelim isterseniz. "Ben şahsen serbest nazmı çok severim; üstat elinden çıkmışsa... serbest nazım iplik tellerle saz çalmaya benzer, pek az hatta nadir birkaç sanatçıya nasip olmuştur."(2) Dikkat ettiysek üstat Ali Nihat Tarlan serbest nazmı reddetmiyor; sadece zordur diyor. Yani şiir için şekli bir formülü yok üstadın. Yakınlarda bir televizyon programında günümüz şiiri için "Pek akılda kalacak bir şeyler bulamıyorum. Mesela: "Dağlıyım; hem yanardağlıyım" gibi bir şeyler; Çarpıcı akılda kalacak mısralar göremiyorum." diyordu Atilla İlhan. O da şiiri formüle etmiyor ve şunları söylüyordu: "Barış Manço'nun müzikte yaptığını şairlerimiz şiirde yapsalardı bugün Türk şiiri başka yerlerde olurdu." Bu konuda son sözü T. S. Eliot'a verelim: "Serbest nazıma gelince, iyi bir eser yaratmak isteyen şair için, hiçbir nazım şeklinin serbest olmadığını söyleyerek bu konudaki görüşümü yirmi beş yıl önce ifade ettim. Serbest nazım adı altında pek çok kötü nesrin yazıldığını kimse benden daha iyi bilemez... Şiir şekilden önce gelir. Çünkü şekil muhtevadan doğar" (3) Batı edebiyatında eleştiri denince ilk akla gelen isimlerden olan Eliot da şiirde

    --------------------------------------------------
    Halk müziğimiz işin gerçeği basite alınırken asırlar ötesinden duyulan Köroğlu'nun gür sesi "Kiziroğlu"yla bastırıverdi nice sesleri. Bir Anadolu türküsünün "Bekar Gezelim" nakaratı dolduruverdi tüm Anadolu'yu ve Türk dünyasını. Çok seslilik veya tek seslilik değildir önemli olan. Keramet ne sazda ne gitardadır.
    ------------------------------------------------


    şeklin en önemli değer olmadığı kanısında. Oysa bizim bir kısım aydınımız değil şiiri bütün dallarıyla sanatı formüle etmek istedi yıllar yılı. Kelimeleri ve vezinleri daha eski ve yeni gibi kamplara ayırdık. Bir kısmımız müziğin tek seslisine lanetler yağdırırken bir kısmımız da Batıdan gelen her değere gözlerimizi kulaklarımızı kapatıp vazifemizi yaptık zannettik... Aruzla ve heceyle yazmak veya kelimeleri ve tarzları dışlamak sanatımıza çok şey kazandırmadı herhalde... Sanat eserini sevdiren Sir Philip Sidney'in cümlesinde gizlidir sanki "Yüreğine bak da söyle." Güzeli bul da hangi yoldan bulursan bul yeter ki güzele; orjinale eriş. Gerçek saat eseri orjinaldir. Orjinal olmaksa edebi eserde olsun müzikte olsun Doğulu tarz, Batılı tarz gibi ya da başka kalıplar gibi tabuları tanımaz. Y. Kemal'in dediği gibi: "Orjinal olmak başka ve ayrı olmak değildir. Hatta başka olmamak ve ayrı olmamaktır; öz olmaktır. Kendi olmaktır" Kendi olan ve evrenseli yakalayandır sanatçı ve sanat eseri...


    Edebiyatçıların sıkça duydukları sorulardandır: Bir hikayeyi veya romanı başarılı kılan özellikler nelerdir? sorusu. İyi bir roman hakimane tarzda mı olmalı (ben romanı) yoksa; o romanı mıdır (3. kişi) romanı roman yapan. Her ikisinden de izler taşıyarak da başarılı bir roman yazılabilir mi? Bugün Amerika'da roman ve hikaye yazmayı öğreten kuruluşlardan ne kadar başarılı romancı yetişti bilemiyoruz; fakat romanın da diğer sanat eserleri gibi formüle edilemeyeceğini belirli şekil ve kurallara dökülemeyeceğini biliyoruz. Örneğin bugün çoğunlukla yadsınan hakimane tarzda cümlelerle doludur Tolstoy'un ve Dostoyevski'nin eserleri : Nehlüdof onları daha bir yakından tanıyınca bunların bazı çevrelerde sanıldığı gibi toptan kötü, canavar ruhlu insanlar olmadığını anlamıştı."(5) "Başını kaldırarak bütün dikkatiyle Porfiri Petroviç'in yüzüne bakan Raskolnikov hayretle kendi kendine:" Neler söylüyor bu adam, beni ne sanıyor?" diye aklından geçirdi." Değişik tekniklerle yazıp dünya çapında başarılı olan onlarca romancı vardır elbette. Onları başarılı kılan en önemli etkenler şekle ait unsurlar olsaydı bugün genelde yadsınan tarzın temsilcileri olan Tolstoylar, Dostoyevskiler hala en çok okunanlar olurlar mıydı.


    Sözün özü: Güzel olan şekle bağlanmamalı, formüle edilmemeli sanat eseri... Yıllar yılı şiir aruzlamı yazılmalı heceyle mi konusu tartışıldı bu güzel ülkenin edebi mahfillerinde. Yıllar yılı müziğimiz teksesli mi olsun çok sesli mi meselesi geldi gündemlere, sazımızın telleri hor görüldü yıllar yılı. Oysa heceyle yazan Necip Fazıl veya bir tek şiiri hariç bütün o güzelim şiirlerini aruz ölçüsüyle yazan Y. Kemaller, aruzun ustası Haşimler şekillerin değil hayalin ve kelimelerin renkli ikliminde yakalamışlardı güzelli külkelerini "O Beldeleri". Halk müziğimiz işin gerçeği basite alınırken asırlar ötesinden duyulan Köroğlu'nun gür sesi "Kiziroğlu"yla bastırıverdi nice sesleri. Bir Anadolu türküsünün "Bekar Gezelim" nakaratı dolduruverdi tüm Anadolu'yu ve Türk dünyasını.Çok seslilik veya tek seslilik değildir önemli olan.Keramet ne sazda ne gitardadır. Hece ve aruz da "Birer alettirler birer vasıtadırlar sadece". Velhasıl şekil değil özdür sanatta önemli olan. Duygularımız, hayalhaneniz zenginse eserinize yansıyacaktır bu güzellik


    KAYNAKLAR

    1.Sanat ve İnsan. Dr. Vedat Erkul. Sy. 29

    2.Ali Nihat Tarlan. Edebi Meseleler. Sy. 63

    3.Tolstoy. Diriliş (Altın Kitaplar Yayınevi) Sy. 449

    4.Dostoyevski. Suç ve Ceza. (Altın Kitaplar Yayınevi), Sy. 276

    5.T. S. Eliot. Edebiyat Üzerine Düşünceler. Sy. 147.

    Tahir Taner



    Paylaş
    Sanat Eserlerinde Şekil ve Öz Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    • Sanat Eserlerinde Şekil ve Öz




şekil sanatı