İslam Dini ve İman Bölümü ve Allaha İman Forumundan Allah'ın cemâli Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Allah'ın cemâli

    Reklam




    Tüm güzellikleri yaratan Rabbimizi görmek, O’nun cemalini seyretmek, selamını dinlemek kadar büyük bir saadet olabilir mi? Bu büyük buluşmanın gerçekleşmesi akla göre mümkün, kaynaklarımıza göre kesin olduğu halde bazı insanlar bu konuda şüpheye düşebiliyorlar

    Allahu Tealâ’nın müminler tarafından görüleceği konusunda şüphesi olanlar şu soruları soruyorlar: Gözümüz bunca mesafeden güneşe bile bakamıyor Güneşi ve bütün alemleri yaratan Yüce Allah’ın zatına bu göz nasıl bakacak, buna nasıl dayanacak? Ayrıca bir şeyi görmek için onun bir yönde bulunması gerekir Allah hangi yönde gözükecek? Oysa Rabbül Alemin için o şu yönde bulunur demek mümkün değil

    Bu tür sorular her zaman sorulabilir Bunlar bir müminin aklına da takılabilir Bu durumlarda hemen şüpheye düşüp inkâra gitmek yerine, problemi çözmenin peşine düşüp, meseleyi incelemek gerekir

    Ahiret şartları dünya ile aynı değil

    Önce, konumuzu aydınlatacak temel esasları hatırlayalım:

    İmanın esası, gayba iman etmektir Gayb, yok olan değil, var olduğu halde görülemeyendir Çok şey var ki, onları görmediğimiz halde kabul ediyoruz Var olduklarını çeşitli kanıt, işaret ve belirtilerden anlıyoruz İşte Yüce Yaratıcımız, melekler, akıl, ruh görmeden kabul ettiğimiz varlıklardır

    İdrak ve algılama bakımından, içinde yaşadığımız dünyanın şartları ile ahiret aleminin ve cennetin şartları aynı değildir Yüce Yaratıcımız zatını ahirette gösterecektir; ve elbette kullarına da o duruma uygun özellikler verecektir

    Bir şeyi görmek onun her şeyini görmeyi gerektirmez Mesela biz, bir insana bakarken onun sahip olduğu her şeyi, her özelliğini görmüş olmayız Gök yüzünü görürüz, fakat tamamını görmüş ve anlamış olmayız Rasulullah AS Efendimiz de, Allahu Tealâ’nın, zatını, Adn Cenneti’nde Kibriye örtüsüyle perdeleyerek göstereceğini haber veriyor (Buharî, Müslim, Tirmizî)

    Yani Cenab-ı Hak, mümin kullarına zatını gösterecektir Fakat bu görme O’nun zatının tamamen anlaşılması, hiç noksansız görülmesi manasında değildir

    O’nu görmenin zevki kişiye göredir

    Allahu Tealâ’yı görmek, O’nu bilmek, tanımak ve sevmek gibidir Hiç kimse Cenab-ı Hakk’ı tam olarak bilmiş, tanımış ve sevmiş değildir Ancak, her kul irfan derecesine göre O’nu sever O’nu tam olarak görmek de mümkün değildir Fakat farklı derecelerde de olsa görmek mümkündür Bu da gören gözleri aydınlatmaya, seven gönülleri vuslat neşesiyle mest etmeye yetecektir

    Rasulullah AS Efendimiz’in belirttiği gibi, Allahu Tealâ yüce zatını nurla perdelemiştir Eğer o perdeyi açacak olsaydı bütün alem yanardı (Müslim, İbnu Mace) Bu durum, dünya şartlarında böyledir Gözlerimiz dünyada O’nu görmeye güç yetiremez Allahu Tealâ’nın cemalini görme saadeti cennette gerçekleşecektir Allahu Tealâ cennette müminlere ayrı bir güç ve özel bir kabiliyet verecek, cemalini öyle gösterecektir Ancak her kulun Yüce Mevlâ’ya yakınlığı ve Cemalullah’ı seyirdeki zevki bir olmayacaktır Herkes, dünyadaki iman, irfan ve edebine göre farklı tatlar alacaktır

    O, yönlerle sınırlı değildir O’nu görmek de

    Allahu Tealâ’yı görmek için bir mekâna ve yöne de ihtiyaç yoktur O şu anda bizi ve bütün varlıkları görmektedir Bu görmesi bir yön, mekân ve zaman ile sınırlı değildir O herşeyi yöne, zamana ve mekâna bağlı olmadan görür Görmesi göz gibi bir vasıta ile değildir Kendisini de ahirette bütün yönlerden uzak, zaman ve mekândan arınmış bir şekilde, bildiğimiz şartlara bağlı olmadan gösterecektir Bu haktır, gerçektir Buna inanmak ve hazırlanmak gerekir Allahu Tealâ’nın ahirette görülmesi Kur’an, Sünnet ve alimlerimizin görüş birliği ile sabittir İnkâr eden, cahil veya gafildir Cezası da bu nimetten mahrum olmaktır

    Rasulullah AS Efendimiz’in belirttiği gibi, Yüce Rabbimiz’i görmek için ölmek gerekir (Müslim, Tirmizî)

    Kim Allahu Tealâ’ya kavuşmayı sever ve isterse, Allah da ona kavuşmayı sever Kim Allahu Tealâ’ya kavuşmayı sevmezse, Allah da ona kavuşmayı sevmez (Buharî, Müslim, Tirmizî)

    Onun için aşık müminler, bir an önce O’na kavuşmak için can atarlar

    “O gün nice yüzler rablerine bakarlar”

    Şimdi, bizlere Allah’ın cemalini görme nimetini müjdeleyen ayet ve hadisleri görelim Böylece hem konuya daha çok vakıf olacak, hem de şevkimiz artmış olacaktır

    Yüce Rabbimiz buyurur ki: “O gün nice yüzler nur içinde parlamaktadır Rablerine bakmaktadır” (Kıyame/22-23)

    “Allah için güzel amel işleyenlere en güzel karşılık (Cennet) ve bir de fazlası (Allah’ın cemalini seyretme) vardır” (Yunus/26)

    Rasulullah AS Efendimiz bu ayeti okuduktan sonra şöyle buyurmuşlardır:

    “Cennet ehli cennete, cehennemlikler de cehenneme girdikten sonra, Allah tarafından görevlendirilmiş bir melek şöyle seslenir:

    - Ey Cennet ehli! Allahu Tealâ’nın size verdiği bir sözü var, şimdi onu yerine getirmek istiyor Bunu duyan Cennet ehli:

    - Allah bizim yüzümüzü parlattı, terazimizi sevaptan yana ağır getirdi, bizi cennetine koydu, cehennemden kurtardı ya! derler

    O anda Alleh cemalinden perdeyi kaldırır O’nu seyrederler Vallahi Allah onlara, cemaline bakmaktan daha güzel ve gözü aydınlık edecek bir nimet vermemiştir” (Müslim, Tirmizî, Nesaî)

    Ashabtan bazıları, “Ya Rasulallah! Ahirette Rabbimiz’i görecek miyiz?” diye sordular Rasulullah AS Efendimiz de,

    “Siz bulutsuz bir gecede dolunayı görmek için bir zorluk çekiyor musunuz? diye sordu Ashab,

    “Hayır ya Rasulallah” dediler Efendimiz tekrar:

    “Bulutsuz bir günde güneşi görmekte bir zorluğunuz olur mu?” diye sordu Ashab,

    “Hayır!” dediler Rasulullah AS Efendimiz de,

    “İşte Rabbiniz’i de bu rahatlık ve netlikte göreceksiniz” buyurdu (Buharî, Müslim, Ebu Davud, Nesaî, İbnu Mace)

    Cerir b Abdullah RA anlatıyor: “Gece vakti Rasulullah AS Efendimiz ile birlikte oturuyorduk Efendimiz bir ara ondördündeki dolunaya baktı, peşinden şöyle buyurdu: ‘Hiç şüphesiz şu dolunayı rahat ve açıkça gördüğünüz gibi Rabbiniz’i de göreceksiniz Siz, gücünüz yettiğince güneş doğmadan ve batmadan önceki namazları muhafaza etmeye çalışın’

    Allah Rasulü AS peşinden şu ayeti okudu: Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbin’i hamd ile tesbih et ki, O’nun hoşnutluğuna ulaşasın” (Taha/130) (Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî)

    Bu hadiste, cenneti ve Cemalullah’ı isteyenlerin namaza sarılması gerektiğine işaret vardır

    Cennette Allahu Tealâ’nın cemalini seyretme cuma günleri olacaktır O gün cennet ehlinin bayramıdır (Ebu Ya’la, Heysemî)

    Allahu Tealâ cennette müminlerle konuşacak, onlara selam verecektir (Yâsin/55-58) Bu ne büyük mutluluktur!

    Talep eden, isteğine kavuşur

    Bütün bunlar doğru ve sağlam bir imanın ve Allah rızası için yapılan salih amellerin neticesidir Rabbini seyretmekle şereflenecek gönlünü ve gözünü temiz tutanlara ne mutlu!

    Rasulullah AS Efendimiz Allahu Tealâ’yı miraçta görmüştür Sahih olan ve kalplerin huzur bulduğu görüş budur Bu saadet, dünyada Efendimiz’den başkasına nasip olmamıştır

    Dünyada arifler, Allahu Tealâ’nın zatını değil, azamet ve kudretinin tecellilerini görürler Buna müşahede denir Yüce Rabbimiz’le dünyada konuşmak mümkündür

    Allahu Tealâ’yı rüyada görmek mümkündür Bu caizdir ve gerçekleşmiştir Efendimiz AS Rabbimiz’i çok defa rüyasında görmüştür Mezhep imamlarından ve salihlerden çoğu Allahu Tealâ’yı rüyada gördüklerini anlatırlar

    Efendimiz AS’ın diliyle dua edelim:

    “Allahım! Senden ölümden sonraki hayatın rahatlığını, cemalini seyretmenin lezzetini ve sana kavuşmanın şevkini isteriz”

    Nurullah Toprak
    Menzilnet'ten alınmıştır



    Cennet'te duygular tatmin olunca,
    Herkes rahat, herkes huzur bulunca,
    Gözler, gönüller, nefisler doyunca,
    Eşler karşılıklı mutlu olunca,
    Ve tüm zevkler en doruğa çıkınca,
    Cennet nimetleri tamam olacak
    Ama ruhlar, yine garip kalacak!
    Ancak Cemâl ile tatmin olacak
    Allah yiyiniz, içiniz diyecek,
    Ne dilerseniz vereyim diyecek
    Nefisler, bedenler yeter diyecek,
    Bütün nimetlerin tamam diyecek
    Ruhlar bu hitaba aşık olacak,
    Hem bedeni, hem Cennet'i aşacak
    Seni isteriz, seni diyecekler,
    Göster bize cemâlin diyecekler
    Madde ötesi varlık olan ruhlar,
    Madde ile nasıl tatmin olsunlar?
    Cennet ruhlara yetersiz kalacak,
    Onlar Allah aşkı ile yanacak
    Allah, mü'minlere hitap edecek,
    Kullarım sizden razıyım diyecek
    Ruhlar ve gönüller daha coşacak,
    Allah'ın aşkı onları yakacak
    Ya Rab! seni isteriz diyecekler,
    Göster bize cemâlin diyecekler
    O an Cennet'i bir nûr kaplayacak,
    Ama o nûr, başka bir nûr olacak
    Cennetlerde ruhsal feyiz olacak,
    Tüm mü'minler Allah diye yanacak
    Ruhlar, Cemalullah ile yanarken,
    Mevlam! seni isteriz, seni derken,
    Rabbü'r-Rahîm'den selamlar gelecek,
    Allah kullarına selam verecek
    Bu selamı tüm duygular duyacak,
    Hücreler tek, tek selamı alacak
    Bu selamla Cennet ehli coşacak,
    Güzel Cennet, daha güzel olacak
    Ruhsal zevkler maddeleri aşacak,
    Cennet ehli gerçek aşkı tadacak
    Aşkla yanan gönüller yalvaracak,
    ''Len terânî'' ye razı olmayacak
    Gönüller Tûr-i Sîna'yı aşacak,
    Ve makamı mi'rac'a ulaşacak
    Ruhlar, yana, yana kemal bulunca,
    Velayet makamları aşılınca,
    Gönüller cennetlerden arınınca,
    Ruhlar yalnız Allah diye yanınca,
    Ruhsal seyr-u sulûk tamamlanınca,
    Manevi perdeler tek tek kalkacak!
    Aşıklar, maşûkuna kavuşacak



    Paylaş
    Allah'ın cemâli Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Allahu tealayı yaratılan herhangi bir şeye benzetmek doğru değildir. Onun nuru güzelliğinden şüphemiz yoktur. Nitekim insan ve diğer yaratılan her şeyde kusursuz güzellikte yaratılması onun güzelliğini merak ettirir.