İslam Dini ve İman Bölümü ve Allaha İman Forumundan Allah sevgisi , Sizin gönül dostunuz Allah'tır... Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Allah sevgisi , Sizin gönül dostunuz Allah'tır...

    Reklam




    ALLAH SEVGİSİ

    2/165: İman sahipleri, Allah'a sevgi de çok şiddetlidir ler
    5/54: Allah, sevdiği ve Kendisini seven
    59/10: Rabbimiz, Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!
    5/55: Sizin gönül dostunuz Allah'tır

    Allahü Teâlâ "Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim de Beni bilsinler diye varlıkları yarattım " kutsal hadisinin sırrı ile belirmiş ve kâinatı yaratmıştır Bütün bu oluşumun sebebi aşktır Aşk, Allahü Teâlâ'nın Zat'ına ait bir özellik, bir sır ve görüntünün de bir sembolüdür Cenâbı Allah'a korku ile veya çıkar sağlama ile değil, ancak sevgiyle ulaşılabilir İnsanların gerçek dostu, velisi, sevgilisi onları " Kendi sûreti üzre yaratan " ve halifelik veren Cenâbı Hakk'tır Var oluşları gereği sevgi ile dopdolu olan kullar, yaratılanları güzel bulup sevebilirler Özellikle kadınlara, oğullara, servete karşı sevgi duyulabilir Bunlar, İlâhî Aşk yolculuğunun ilk hazırlığı olan mecâzî aşk (geçici aşk) devresidir Ancak gerçek sevgi ise, Mutlak Varlık'a duyulandır Ayette : " İman sahipleri, Allah'a sevgide çok şiddetlidirler " diye buyrulmaktadır Şiddetli sevgi ise aşktır İnsanın insanı sevmesi, gönlündeki sevgi penceresinin açık olduğunun ve imanda yücelebileceğinin işaretidir " Allah, sevdiği ve Kendisini seven " ayeti; Yüce Yaratıcı ile kul arasındaki ilişkilerin esasını sevginin oluşturduğunu belirlemektedir İlâhî Aşk'ı hissetmenin temelinde, ana-babaya sevgi ve hizmet yatar Onlara gösterilen şefkat, Allah'a gösterilmiş gibidir İmanda kemale erişin üst noktası da, Peygamber Efendimize duyulan sevgidir

    Hazırlık devresi sevgileriyle olgunlaşan kul, ayrıldığı bütününe karşı sonsuz hasret ve özleyiş içine girer Nefs arınıp İlâhî Sıfat'larla yüceldikçe, ruhun sonsuz yüzdeki iletişimlerini perde perde sezmeye başlar Muhtelif devreleri olan bu şiddetli seziş ve duyuş iki kutupta toplanır Bir kutbunu İlâhî Sevgi ve Güzellik'in Kaynağı Cenâbı Hakk, diğer kutbunu ise imanda kemal mertebesine gelerek gönlünde, Allah bir nur olarak belirmiş kul teşkil eder Sevgide ilk hareket, mutlaka İlâhî Aşk'ın kaynağı Yüce Yaratıcı'dan gelir Sonunda sevgi akımı tamamlanarak Hakiki Aşk'a ulaşılır Allahü Teâlâ'ya kavuşan kul, çokluk aleminden tekliğe erişmiş, Varedenle varolan birleşmiştir

    İnsanlar ve yaratılanlar sevilmeden Allah sevgisine erişilemez İnsanlar ve varlıklar, Cenâbı Allah'ın sonsuz isim sıfatları nın manalarının karışık oluşarak yoğunlaşmasından meydana gelmiştir Her bir yaratılanın, Mutlak Varlık'tan kaynaklanan bir yaratılış sebebi vardır Oluş sırları ile donanmış bu yaratılışın en üstüne de insan oturmuştur Cenâbı Allah; dilediği Yüce Özellikler'ini insana yansıtmış, bir bakımdan kul Yaratıcı'nın aynası olmuştur İnsanlar birbirine ancak sevgi ile yaklaşmalıdır Sevgi, parçadan (insandan) bütüne (Allahü Teâlâ'ya) giden yolun kılavuzudur

    Sevgi, yalnız insanlara değil, Cenâbı Allah'ın görüntüleri olan bütün yaratılmışlara da gösterilmelidir İman edenlerden başlayarak bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler ve bilip bilmediğimiz bütün varlıklar sevilmelidir Bu gerçek, büyük tasavvuf şairi Yûnus Emre'nin sözleriyle en güzel ifadesini bulmuştur : " Yaratandan ötürü, yaratılanları severim"

    İman sevilmeden Allah sevgisine ulaşılamaz Cenâbı Allah; insanlara doğuştan akıl, gönül ve Rabbini bilme özelliği vermiştir Kullar; Allahü Teâlâ'yı ancak gönüllerinin eşsiz duyguları ile hissedebilmektedirler ki, buna iman diyoruz Cenâbı Allah, insanların gönüllerine uyarıda bulunarak imanı sevdirmiştir Hucurât 49 / 7 : " Allah, imanı size sevdirmiş ve onu gönüllerinizde süslemiştir" Din, kutupları Yüce Yaratıcı ile insan arasında bulunan bir sevgi olayıdır " Dinde zorlama yoktur " prensibiyle inanç serbest bırakıldığından, insanların bir kısmı da iman etmemişlerdir Yûsuf 12 / 103 : " İnsanların çoğu iman edici değillerdir "

    Allahü Teâlâ'ya giden yol, iman sevgisinden geçmektedir İman; gönülde bir ışıkla başlar,mertebe mertebe duyularak İlâhî Aşk'a ulaşır İnsanlar, imanı sevdikleri ölçüde yücelirler Enfal 8/2 : " İnanmış olanlar o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperip titrer ve onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu onların imanlarını arttırır " Yine Kur'ânı dinleyelim Fetih 48/4: " Allah, mü'minlerin gönüllerine, imanları beraberinde iman getirsinler diye, mutluluk ve huzur indirdi" İmanı sevmenin en üst noktasını, kulun Allah Aşkı'na ulaşması teşkil eder Bakara 2/165: "İman sahipleri, Allah'a sevgi de çok şiddetlidir" İlâhî Güzel'e ulaşma, akıl ve ilmin sınırlarının üstünde, gönül penceresinden girmekle ve imanı sevmede aşk mertebesine yükselmekle mümkündür

    Peygamber sevilmeden Allah sevgisine ulaşılamaz Allahü Teâlâ, sevgisine ulaşabilmeyi ancak Resulüne uyma şartına bağlamıştır Cenâbı Hakk'ın aynası ve canlı Kur'ân olan elçisinde çok güzel örnekler bulunmaktadır Ahzâb 33/21: " And olsun; Allah'ın Resulünde sizin için, Allah'ı ve Ahiret Günü'nü arzu edenlerle, Allah'ı çok ananlara güzel bir örnek vardır " İmanı en derin olan, Hz Resul'ü en iyi taklit edendir Kul, ancak kemale erişte Peygamber sevgisinin zirvesine ulaşır Allah'ı sevmek, en mükemmel görüntüsünü sevmek ve uymakla mümkündür Âli İmrân 31: " Resulüm deki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah'ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın"

    İmanda kemale erişmeden Allah sevgisine ulaşılamaz Allah sevgisi; Yaratıcı ile kul arasında bir duvar gibi duran nefs perdesinin kalkması ile mümkün olur Nefsin; kötü sıfatlarını terkederek ilâhî sıfatlara bürünmesi, güç bir mücadeleyi gerektirir Bu da ancak takva yaşamı ile gerçekleşmektedir (Bkz Bu Kitap, Allah'ın Sevdikleri, Takva Yaşamı) Dünyanın geçici nimetlerinin çekiciliğinden yavaş yavaş kurtulan nefs; ilâhî özelliklere yani sevgi, infak, namaz, tövbe, sabır, muhsin olma, ahde vefa, ilim gibi ilâhî sıfatlara bürünür Mutlak Varlık'a duyulan sevginin ve güvenin esas olduğu, yaratılanlara beslenen duyguların ancak basamak teşkil ettiğinin bilincine erişilir Bir kutsal hadiste şöyle buyrulmuştur: " Ben mekanlara evrenlere sığmam, ancak mü'min kulumun kalbine sığarım " Kulun kalbinde kor ateş gibi yanan Allah sevgisinin gücü nisbetinde nefs perdeleri de erimeye başlar, küçülerek de kaybolur Hz Peygamber'imizin; " Ölmeden evvel ölün " sözünün sırrına erişilir Cenâbı Hakk'ın ilminden vermesi ile ilâhî görüş ve farkediş gücüne kavuşan kul, Dünya planındaki makamların en yücesine yükselmiştir Fecr 89/2730: " Ey huzura kavuşmuş can! Dön Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak Gir kullarımın arasına, gir Cennetime "

    Sevgili Gençler! Bizleri annebaba, eş ve evlattan da daha çok düşünen, koruyan, seven bir KUDRET (Allah'ın ezeli gücü) vardır: YÜCE ALLAH En büyük sıkıntılarımızda, ancak O'na sığınırız Bize bıraktığı Kur'ânı çok iyi okuyarak anlamalı ve yaşamımıza da mutlaka onun rehberliğinde yön vermeliyiz ki Cenâbı Hakk'ın rızasına ve sevgisine erişebilelim

    Yüce Rabbim! İznin ve lütfunla bizlere de bu makamı nasip et



    Paylaş
    Allah sevgisi , Sizin gönül dostunuz Allah'tır... Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Her şeyimizi bilen geçmişimizi geleceğimizi bu anımızı ve bugüne kadar ağzımızdan çıkan her sözü bilen odur. Bütün bunları bilen ve kusurlarımıza rağmen rahmeti ile tecelli eden rabbimizden daha güzel bir dost mu var?



yüce allahın varlıklara sevgisi