islamda Aile ve Aile hakkında yazılar Forumundan Misafir geliyor! Eyvah! :) Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Misafir geliyor! Eyvah! :)

    Reklam




    Misafir geliyor! Eyvah! İ nsan, doğumundan ölümüne kadar hayatı boyunca çeşit çeşit kisvelere bürünüyor. Önce ailesinin biricik evladı, sonra ilim yo- lunda ilk adımlarını atan bir talebe, ilerleyen yıl- larda insanların ümit bağladığı bir genç ve za- manla bir hüner sahibi, meslek sahibi bir yetiş- kin oluyor. Sıfatı ya öğretmen, ya hemşire, ya doktor, bahçıvan oluyor. Bir ev hanımı, bir ba- ba oluyor. Hayat boyu sıfatlarımız gibi, bu sıfat- ların üzerimize yüklediği sorumluluklarımız da çeşitleniyor. Evlat olarak bizden beklenen fark- lı, öğrenci, hoca, şoför, aşçı, terzi, ev hanımı olarak beklenen farklı. Bu kisvelerden biri de evlilik kisvesi. Evliliğin özellikle ilk zamanları bu kisveye alışmakla ge- çiyor. Orasından burasından çekiştiriyor ve - hâlâ- acaba üzerime tam geldi mi, yakıştı mı di- ye sorar buluyoruz kendimizi. Etrafımda epeyce bu libasa bürünmüş arkadaş var: yeni evliler. Yeni evli arkadaşlarla bir araya gelince konu dönüp dolaşıp ev eşyalarının fiyatı- na, karı-koca ilişkilerine, yemek tariflerine geli- yor. Bizim kuşağın kızlarının, anne yanında ge- çen vakitleri “okuduğu" zamanlara denk geldiği, sonrasında da bir şekilde evde durmadıkların- dan, yemek pişirmek noktasında yeterli pratiği yok. Bu konuda yeteneği ve pratiği olanlar he- men fark ediliyor ve sözü dinleniyor. Yemek yapmayı bilen insanların yüzü sanki daha parlak oluyor. Bir nevi bilge, bir alim gibi. Hele ki misa- fir kapıda ise... Bir kere, misafir davet eden yeni evli arkadaşla- rı bir telaş sarıyor. Fakat bu sadece acemilik ek- senli bir telaş değil. Yeni evlinin evi şık olmalı, düzenli olmalı, eşyalar son model/moda ve bir- birine uygun olmalı. Süs anlamında hiçbir eksik kalmamalı. Sofra düzeni zaten başlı başına bir iş. Kullanılan her eşya birbiri ile takım olmalı. Tuzluklardan, çatallara kadar. Peçeteler şık pe- çete halkaları ile sunulmalı vs. Yazarken bile in- san daralıyor. Detaylara, asıldan ziyade süse bu kadar kıymet verilmesinin tek bir suçlusu yoktur elbet. Fakat evine misafir geleceği halde rahat, günlük düzeninden fazla şaşmayan, evde ne varsa ikram edebiliriz düşüncesi ile mutfağa ba- kan kaç anne vardı ki? Gerçi annelerimiz bizlere göre çok daha iyi durumda. Çat kapı komşusu zile bassa, rahatça kapıyı açar içeri buyur eder. Biz, komşulardan da kaçıyoruz. Zaten komşula- rın da gözümüzün içine baktığı yok. Arkadaş, akraba vs. davetlerinde ise misafirin geleceği tarih önceden ayarlanıyor, Tanrı misafi- ri pek makbul sayılmıyor artık. Gelenler için de en az üç-dört gün öncesinden temizlik başlıyor. En az iki gün öncesinden de ikram faslı. Tabii ik- ram edilecek nevaleler için ön hazırlık da şart. Yemek blogları, siteleri, arkadaş tavsiyeleri, ye- mek kitapları, annelerden alınmış tarifler gözden geçiriliyor. Daha önce başka birinde ikram edi- len yiyecekler pas geçiliyor. Üstelik sadece mi- deye değil göze de hitap etmesi isteniyor sunu- lacak her şeyin. Zaten artık, sadece karnımızı doyurmak yeterli gelmiyor. Bunu aşalı(!) uzun zaman oldu. Tatlılar, tuzlular, salatalar, içecek- ler. İkram edilecek her nimet, çoğul faslında iş- gal ediyor sofrayı. Sonrasında ise büyük bir yorgunluk kalıyor insa- nın yanına. Kendini, evini, hazırladığı yiyecekleri beğendirme çabasının verdiği yorgunluk. Hal böyle olunca akşam çocuklara ve kocaya gös- terilecek güler yüz de tükeniyor, bir daha misa- fir kabul etme cesareti de. Musa (a.s.) ve ümmeti ile ilgili kıssadan öğrendi- ğimize göre Allah kişinin evine, misafir ile birlikte gelir. Ete kemiğe bürünüp fiziki bir geliş değil bu. Fakat Cenab-ı Hak, mümin kulunun kalbine sığ- dığına göre, her misafir yanında kalbini, kalbin- de de Rabb’ini getiriyor evlerimize. Ayrıca misa- fir ağırlamak demek, Allah’ın sıfatlarından olup da bize düşen kadarı ile merhametimizi, cömert- liğimizi konuşturmak demek. Biz ise , misafirin gönlünü değil, nefsini ağırlamak üzere gayret ediyoruz. Sonuçta yoruluyoruz. Nefisler ise za- ten doymaz, memnun olmaz. Neden şaşırıyoruz ki sehpanın tozunda, yemeğin tuzunda kusur bulan misafirlerimize. Onun nefsini ağırlamak ni- yetinde olursak, nefsi ile de karşı karşıya kalırız. En rahat ettiğiniz misafirliği hatırlayın. En lezzetli ikramı, en huzurlu sohbeti. Sanmam ki bunlar lüksle bağlantılı olsun. Kimi zaman tuz, su ve ekmek, ballardan tatlı olur. Kimi zaman bir yer minderi tahtlardan rahat olur. Çoğu zaman mü- tebessim bir garip, somurtkan zenginden daha ferahlatıcı olur. Tabii bunlar, kalbindeki ayar bir nebze de olsun işliyor olanlar için. Yoksa pekâ- lâ tam tersini makbul sayanlardan olabilir insan. İslam bir denge dini. Dünyada ve ahirette de iyi- lik istiyoruz Rabbimizden. Kalbinde dir(i)lik ola- nın işinde de birlik olur, diyoruz. Namazını dos- doğru kılan bir kimsenin, sözünün de eri olaca- ğına inanıyoruz. Namaz kılacağı yeri temiz tutan bir insanın, kapısının önünü de temizlemesini bekliyoruz. İki kanatlı bir kuş misali Müslüman, hem dünyası hem de ahreti mamur olacak. Ne misafir geliyor diye eteklerimiz tutuşacak, ne de kılımız kıpırdamayacak. Elbette misafire evimizin en güzel köşesini, en lezzetli lokmasını ikram et- mek gibi bir derdimiz olacak. Fakat her işte ol- duğu gibi bunda da niyetler önemli. Niyetimiz Allah rızası olursa, ne kendimizi saklarız misafir- den ne de evimizi. Ne misafirin bakışlarından korkarız ne de mevkisinden. Allah için karşılar, Allah için ağırlarız. Değil mi ki misafir de benim gibi bir insan. Ve ben onu bir kul olarak gördük- çe, ne ifrata ne tefrite düşmeden ağırladıkça, en güzel ikramın tatlı dil, güler yüz olduğunu unut- madıkça, inşallah yorgunluklar gönül huzuruna dönüşür. Bir gelen bir daha gelsin isteriz. “Ey- vah"larla değil, “Elhamdülillah"larla karşılarız mi- safir haberini... Rabia Gülcan Kardaş


    Paylaş
    Misafir geliyor! Eyvah! :) Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Misafir bereketi ile gelir diyerek misafir baş tacı edilmesi gerekmektedir. Peygamber efendimiz, yanına gelen misafirlere ooturmaları için altındaki minderi vererek kendisi hasıra otururdu. Bu da misafire ne kadar önem verdiğini göstermektedir.



eyvah misafir geldi salatalar,  cat kapı mısafıriram